Tarih: 27.01.2026 13:39

Bankacılık sektöründe net faiz gelirlerindeki artış karlılığı desteklemeye devam edecek

Facebook Twitter Linked-in

İSTANBUL (AA) - AA muhabirinin, 2026-2028 dönemini kapsayan Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programı'ndan (ERP) yaptığı derlemeye göre, bu dönemde kalıcı refah artışına ve adil gelir dağılımına katkı sunacak şekilde fiyat istikrarının sağlanması, finansal istikrarın korunması ve ekonominin üretkenliğinin artırılması temel amaç olarak belirlendi.

Bu doğrultuda, makroekonomik ve finansal istikrarın güçlendirilmesi, mali disiplinin korunması ve orta vadede enflasyonun tek haneye düşürülerek fiyat istikrarının sağlanması hedeflenirken bu dönemde talep koşullarının enflasyonla uyumlu bir patikada seyretmesi ve arz yönlü büyüme dinamiklerini güçlendirecek politikaların hayata geçirilmesine hız verilmesi öngörülüyor.

Ekonomik Reform Programı, uzun vadeli büyüme potansiyelini güçlendirmek üzere üretkenliğin artırılması, AR-GE ve yenilikçilik kapasitesinin geliştirilmesi, yeşil ve dijital ekonomiye geçiş sürecinde teknolojik dönüşümün hızlandırılması, beşeri sermayenin güçlendirilmesi, iş gücü piyasasının daha etkin hale getirilmesi, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ekonomide kayıt dışılığın azaltılması yoluyla sürdürülebilir büyümeyi hedefliyor.

Bankacılık sektörü, çekirdek sermayenin ağırlıklı olduğu bir özkaynak kompozisyonuna sahip bulunurken yasal özkaynakların yüzde 77'si çekirdek sermayeden oluştu. Çekirdek sermayeyi oluşturan temel unsuru ise yüzde 75 pay ile yedek akçeler ve dönem net karı oluşturdu.

Güçlü net faiz gelirleri ve karlılıklar sermaye yapısını destekledi

2025 yılında yasal özkaynak kompozisyonu 2024 yılına benzer seyretti. Ödenmiş sermayedeki artış ve bankaların 2025 yılında gerçekleştirdikleri sermaye benzeri borçlanmalar yoluyla ilave ana sermaye ve katkı sermayelerini artırmaları, yasal özkaynakların desteklenmesine katkı sağladı.

Bankacılık sektörünün güçlü net faiz gelirleri ve karlılıkları sermaye yapısını desteklemeye devam etti. Kasım 2025 itibarıyla sektörün özkaynak karlılığı yüzde 28,4, aktif karlılığı ise yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşti.

Net faiz gelirlerindeki artışın sektörün karlılığına etkisi, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde belirginleşti. 2026 yılında da bu katkının sürmesi bekleniyor.

2025 yılı mart ayı ortasından itibaren finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmaların etkisiyle, yurt dışı yerleşiklerin TL pozisyonlarını azaltmaları ve mudilerin yabancı para mevduata yönelmesi sonucunda sistemdeki fazla TL likidite azaldı ve likidite açığı oluştu. Bununla birlikte, son dönemde artan yabancı yatırımcı ilgisi ve mudilerin TL mevduata yöneliminin güçlenmesiyle yeniden likidite fazlasına dönülerek, TCMB tarafından fazla likiditenin sterilize edilmesine yönelik adımlar atıldı.

Bankacılık sektörünün kur riski sürdürülebilir düzeyde seyrederken 2025 yılı içerisinde bazı firmaların kur riskini yönetmek amacıyla sınırlı ölçüde dövize yönelmesi ve kapanan Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları kaynaklı döviz talebi, yabancı para mevduatta kısmi bir artışa neden oldu.

Ayrıca avro/dolar paritesindeki yükseliş ile altın fiyatlarındaki artış, yabancı para mevduat bakiyesinin dolar cinsinden artışında etkili oldu.

Yabancı para kredi tarafında alınan makroihtiyati önlemlerin sıkılaştırılmasıyla birlikte kredi artışı sınırlandırılırken Kasım 2025 itibarıyla yabancı para net genel pozisyonu (YPNGP) 500 milyon dolar, YPNGP/özkaynak oranı ise yüzde 0,5 ile yasal sınırlar içerisinde gerçekleşti.


Muhabir: Ali Canberk Özbuğutu




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-H1BEN5KZ8N