Tarih: 23.02.2026 12:52

İnşaat üretimi aralıkta tarihi zirvesine yükseldi

Facebook Twitter Linked-in

İSTANBUL (AA) - AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumundan (TÜİK) derlediği bilgilere göre, inşaat üretim endeksi Aralık 2025'te yıllık bazda yüzde 7,5 artış gösterdi.

Takvim etkilerinden arındırılmadan incelendiğinde 151,2 puanla en yüksek seviyesine yükselen endeks, takvim etkilerinden arındırıldığında 150,4 puan, takvim ve mevsim etkilerinden arındırıldığında ise 129,1 puan oldu.

Yüzde 7,5'lik artışa işaret eden endeks (150,4), verinin açıklanmaya başlandığı Ocak 2022'den bu yana görülen en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti.

Endeksin alt kırılımları incelendiğinde bina inşaatı endeksinin yüzde 8,4 artışla 175,1 puana, bina dışı inşaatların yüzde 5,8 yükselişle 97,4 puana, özel inşaat faaliyetlerinin ise yüzde 5,5 artışla 131,5 puana yükseldiği görüldü. Endeksin tüm alt kırılımlarında zirve yaşanması dikkati çekti.

"2024'te yavaşlayan üretim 2025'te telafi edildi"

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, AA muhabirine, inşaat üretiminin uzun süre dalgalı gittiğini, 2024'te özellikle finansman tarafındaki sıkışmanın üretimi baskıladığını söyledi.

Aralık itibarıyla inşaat üretim endeksinde 150,4 puanla tarihi zirvenin görüldüğünü dile getiren Hepşen, "Bu seviyeye çıkılması önemli. 2025'in ikinci yarısından itibaren şantiyelerde hızlanma zaten sahada hissediliyordu. Veriler de bunu teyit ediyor." dedi.

Hepşen, bina inşaatındaki yüzde 8,4'lük yükselişin konut tarafının hala sektörün lokomotifi olduğunu gösterdiğini kaydederek, "Bina dışı yapılarda yüzde 5,8 artış kamu yatırımlarının desteğini düşündürüyor. Özel inşaat faaliyetlerindeki yüzde 5,5 artış da tedarik zincirinin çalıştığını." diye konuştu.

Bu tabloyu "yeni bir sıçrama" olarak değil, "bir normalleşme" olarak okumayı tercih ettiğini anlatan Hepşen, "2024'te yavaşlayan üretim 2025'te telafi edildi. Firmalar bekleyen işleri tamamladı. Özellikle maliyet belirsizliğinin görece azalması, yarım kalan projelerin hızlanmasını sağladı. Diğer taraftan, üretim artışı var. Fakat bu veri tek başına talep sağlığını ya da karlılığı anlatmıyor. Üretim ile finansal dayanıklılık aynı şey değil. Bu ayrımı yapmak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"2026'da üretim artışı devam edebilir"

Prof. Dr. Ali Hepşen, bu yıl inşaat üretiminde aynı ivmenin sürmesinin kolay olmadığını belirterek, 2025'teki artışta gecikmiş üretimin tamamlanmasının etkisinin bulunduğunu, üretimde bu seviyenin devam etmesinin yeni proje başlangıçlarına bağlı olduğunu, bunun için de finansman koşullarının öne çıktığını anlattı.

Belirli fiyat segmentlerinde satışı yavaşlayan projeler olduğu için müteahhitlerin yeni projelere başlama noktasında daha seçici davrandığını dile getiren Hepşen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla birlikte sektörü tamamen yavaşlatacak bir tablo yok. Deprem bölgesi yatırımları, kentsel dönüşüm ve kamu projeleri belirli bir üretim seviyesini korur. Bu nedenle 2026'da üretim artışı devam edebilir ancak 2025'teki gibi yüksek ivme beklemiyorum. Daha sınırlı, daha dengeli bir artış olması muhtemel. Sonuç olarak bu zirve psikolojik olarak önemli. Sektör güvenle çalışmayı sever. Endeks yükseldiğinde tedarikçi rahatlar, bankalar daha az mesafeli davranır. Yine de hacim artışı tek başına başarı ölçütü değil. Veri olumlu fakat kalıcılığı finansman koşulları ve talep derinliği belirleyecek."

"(Artış) Ertelenmiş ihtiyacın üretime yansıdığını ortaya koyuyor"

Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de endeksteki artışa işaret ederek, "Veriler, sektörün ekonominin lokomotifi olma rolünü yeniden güçlü şekilde üstlendiğini gösteriyor. Özellikle bina inşaatındaki yüzde 8,4'lük artış, konut talebinin hala canlı olduğunu ve ertelenmiş ihtiyacın üretime yansıdığını ortaya koyuyor." dedi.

Bu yıla ilişkin beklentilerini paylaşan Ekiz, "2026 yılında da üretim tarafında hareketliliğin devam edeceğini düşünüyoruz ancak büyümenin daha dengeli ilerlemesi beklenmeli. Finansmana erişim, arsa maliyetleri ve kredi koşulları sektörün hızını belirleyen ana faktörler olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Ekiz, inşaat sektörünün yalnızca bina üretmediğini, istihdam oluşturduğunu, yan sektörleri harekete geçirdiğini ve şehirlerin geleceğini şekillendirdiğini kaydederek, "Bu nedenle sürdürülebilir büyüme için planlı üretim, doğru finansman modelleri ve kaliteli şehirleşme anlayışı büyük önem taşıyor." şeklinde konuştu.


Muhabir: Uğur Aslanhan




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-H1BEN5KZ8N