Tarih: 04.02.2026 10:44

TCMB'den "2026 Yılı Tüketici Fiyat Endeksindeki Güncellemeler ve Etkileri" analizi

Facebook Twitter Linked-in

İSTANBUL (AA) - TCMB'de Ekonomist Dilara Ertuğ ve Kıdemli Uzman Nagihan Özlü tarafından hazırlanan "2026 Yılı Tüketici Fiyat Endeksindeki Güncellemeler ve Etkileri" başlıklı analiz, bankanın blog sayfası Merkezin Güncesi'nde yayımlandı.

Analizde, Ocak 2026 itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK), uluslararası kriterlere uyum kapsamında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) hesaplama yönteminde üç alanda metodolojik değişikliğe gittiği kaydedilerek, söz konusu değişikliklerin TÜFE'ye yansımalarının ele alındığı belirtildi.

Hanehalkının tükettiği mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki değişimini ölçen TÜFE'nin, TÜİK tarafından Avrupa Birliği (AB) standartlarıyla uyumlu biçimde hesaplandığı aktarılan analizde şu ifadelere yer verildi:

"Ocak 2026 itibarıyla TÜİK, uluslararası kriterlere uyum kapsamında TÜFE hesaplama yönteminde üç alanda metodolojik değişikliğe gitti. Bunları, tüketim harcama sınıflandırmasının değişmesi, TÜFE baz yılının 2025 olarak güncellenmesi ve harcama ağırlıklarının belirlenmesinde 'Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları'nın ana veri kaynağı olarak kullanılmaya başlanması olarak sıralayabiliriz."

Yeni sınıflama güncel tüketim yapısını daha iyi yansıtacak şekilde kategori sayısını artırdı

Analizde, eski sınıflandırmada harcama kalemlerinin 12 ana grup, 43 alt grup ve 407 madde olarak belirlendiği, zaman içinde tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve ürün çeşitliliğinin artmasıyla bazı kategorilerin güncelliğini yitirdiği aktarıldı.

Yeni ürün ve hizmetlerin sınıflandırılmasının da zorlaştığı belirtilen analizde, bu nedenle Birleşmiş Milletler (BM) tarafından oluşturulan ve AB ülkelerinde zorunlu hale getirilen yeni sınıflamaya geçildiği vurgulandı.

Analizde, yeni sınıflamanın güncel tüketim yapısını daha iyi yansıtacak şekilde kategori sayısını artırdığı ifade edilerek, şu değerlendirmeler yapıldı:

"Mal ve hizmet ayrımını da netleştirdi. Ayrıca çevrim içi hizmetler (paket yemek servisi, taşıma ücreti vb.) ve yeni tüketim biçimleri (elektrikli otomobillerin şarjı, çamaşır kurutma makinesi vb.) de kapsama dahil edildi. Buna ek olarak, harcama kalemleri eski grup sayısı olan 12 yerine 13 ana grup altında yeniden düzenlendi. Heterojen yapısı sebebiyle 'Çeşitli Mal ve Hizmetler' ana grubunda yer alan bazı kalemler ayrıştırılarak 'Sigorta ve Finansal Hizmetler' ve 'Kişisel Bakım, Sosyal Koruma ve Çeşitli Mal ve Hizmetler' başlıkları altında yeniden tanımlandı. Bunun yanı sıra 'Haberleşme' ana grubunun kapsamı genişletilerek 'Bilgi ve İletişim', 'Eğlence ve Kültür' ana grubu ise 'Eğlence, Dinlence, Spor ve Kültür' olarak yeniden sınıflandırıldı."

Sınıflandırma değişikliğiyle eş zamanlı olarak TÜFE'nin baz yılının da 2025 olarak güncellendiği vurgulanan analizde, endeksin yeni baz yılına göre yeniden ölçeklendirilmesinin, geçmiş aylık ve yıllık enflasyon oranlarını etkilemediği bildirildi.

Ağırlıklarda en belirgin değişim hizmet sektöründe görüldü

Analizde, eski sınıflandırmada ağırlıkların Hanehalkı Bütçe Anketi, kurumsal nüfus anketi, turizm anketi ve idari kayıtlardan elde edilen harcama ve ciro bilgileri ile Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları verilerinin değişim hızları kullanılarak hesaplandığı aktarıldı.

Yeni sınıflandırmayla birlikte TÜFE ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılan veri kaynaklarının da değiştirildiği belirtilen analizde, şunlar kaydedildi:

"Bu kapsamda, tüketim paylarının hesaplanmasında 'Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları' verileri ana veri kaynağı haline gelirken 'Hanehalkı Bütçe Araştırmaları' alt sınıf ağırlıklarında tamamlayıcı kaynak olarak kullanılmaya başlandı. Ulusal hesapların düzenli güncellenmesi tüketim kalıplarındaki değişimlerin daha hızlı yansıtılmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım, TÜFE ile GSYH deflatörü gibi fiyat değişimlerine ilişkin makroekonomik göstergeler arasında tutarlı bir ilişki olmasını sağlıyor."

Analizde, ağırlıklar, alt kalemler ve özel kapsamlı göstergeler bazında değerlendirildiğinde, en belirgin değişimin hizmet sektöründe olduğu ifade edildi.

Tüketim kalıpları ve ekonomideki yapısal dönüşüme paralel olarak, hizmet sektörünün payında 7,4 puan artışın söz konusu olduğu aktarılan analizde, bu artışta ulaştırma hizmetleri, lokanta ve otel ile diğer hizmetlerin ön planda olduğu bildirildi.

Analizde, eğlence, spor ve kültür ile finansal hizmetlerin tüketim payında da bir artış gözlendiği ifade edilerek, bu durumun, gelişmiş ülkelere yakınsama sürecinin bir yansıması olarak, millî gelir verilerinde hizmet sektörünün payında görülen artış ile uyumlu olduğu belirtildi.

Tüketim harcamalarında da hizmetlere doğru bir kayma izlendiği ifade edilen analizde, "Benzer bir artış hizmet istihdamında da var. Bu bakımdan, TÜFE'nin kompozisyonundaki değişimin diğer makro göstergelerle uyum içinde olduğu söylenebilir." denildi.

Analizde, hizmet grubu ağırlığındaki yükselişe karşın diğer ana grup ağırlıklarının 2025'e kıyasla azaldığı belirtilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

"En belirgin düşüş 3,2 puan ile enerji grubunda. Bu grupta şebeke suyu yanında sübvansiyonların da etkisiyle elektrik ve doğal gaz kalemleri öne çıkmakta. Temel malların 2026 yılında ağırlığında 3 puan gerileme var. Bunun sürükleyicisi dayanıklı mallar. Gıda grubu ağırlığında sınırlı bir gerileme olmasına rağmen alt kırılım bazında farklılaşan bir görünüm mevcut. İşlenmemiş gıdanın ağırlığı taze meyve-sebze kaynaklı olarak gerilerken işlenmiş gıdanın ağırlığı artıyor. Tüm bu gelişmeler neticesinde, B ve C göstergelerinin ağırlıkları 5,2 ve 4,5 puan yükselişle sırasıyla yüzde 79,3 ve yüzde 65,3'e ulaştı."

Analizde, ikili düzeydeki ana harcama gruplarında ise ağırlıkların bir önceki yıla kıyasla en fazla konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda azaldığı vurgulanarak, bunu bilgi ve iletişim ile sağlığın izlediği kaydedildi.

Ağırlıkların en fazla arttığı grupların ise değişen tüketim kalıplarının yansıdığı lokanta ve konaklama ile eğlence, dinlence, spor ve kültür grubu olduğu aktarılan analizde, diğer ana harcama gruplarında ise ağırlık değişimlerinin görece sınırlı olduğu bildirildi.

Hizmetler ağırlık değişiminin yıllık enflasyona yukarı yönlü etkisinin yaklaşık 1 puan olacağı öngörülüyor

Analizde, TÜİK tarafından yayımlanan en kapsamlı fiyat endekslerinin beşli hane düzeyinde olduğu, bu nedenle eski ve yeni ağırlıkları kullanılarak beşli hane düzeyinde hesaplama yapıldığı belirtilerek, "Bu hesaplamalar, endeksin ağırlık yapısındaki değişikliğin ocak ayı enflasyonuna etkisinin yaklaşık 0,1 puan azaltıcı yönde olduğuna işaret ediyor." ifadesi kullanıldı.

2025 yılında mallarda yıllık enflasyonun yüzde 25, hizmetlerde ise yüzde 44 seviyesinde gerçekleştiği aktarılan analizde, şunlar kaydedildi:

"2026 yılında da hizmet enflasyonunun mal enflasyonundan yüksek olabileceği düşünüldüğünde, hizmetlerin ağırlığındaki artışın bu seneki enflasyon oranını yukarı yönlü etkileme potansiyeli var. Diğer taraftan, 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da yıllık hizmet enflasyonunun mal enflasyonuna kıyasla daha hızlı gerilemesi muhtemel. Dolayısıyla, bu iki etki birlikte değerlendirildiğinde hizmetler ağırlık değişiminin yıllık enflasyona yukarı yönlü etkisinin yaklaşık 1 puan olacağı öngörülmektedir."


Muhabir: Mahmut Çil




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-H1BEN5KZ8N