İSTANBUL (AA) - Bursa'nın Keles ilçesi Gököz köyünde 16 Temmuz 1918'de dünyaya gelen usta sanatçı, geçim sıkıntısı yaşayan ailesiyle İstanbul'a 1930'da göç etti ve ilk eğitimine Mekteb-i Fakirede başladı.
Dönemin türkülerini henüz 6 yaşındayken hatasız söyleyen Senar, anne ve babasıyla gittiği bir düğünde şarkı okumasının ertesi günü kekelemeye başladı. Sanatçının "nazar" diye adlandırdığı ve 10 yıl süren bu kekemeliği, iyi şarkı söylemesine mani olmadı.
Senar, 2006 yılındaki bir röportajında kekemelik durumunu şöyle anlatmıştı:
"Nazar yüzünden oldu. 5 yaşında tutuldum. Düğüne gittim, oynamışım, şarkı söylemişim. Sabah uyandım ki konuşamıyorum. Her şeyi denedik. Doktora da gittik hocaya da, minareye çakıl taşı da koyduk. Nafile. Bir tek şarkı söylerken kekelemiyordum. Sonra kendiliğinden açıldı 15 yaşında."
1931'de Üsküdar Musiki Cemiyetine kaydolduMüzik öğretmeninin kendisini keşfetmesi üzerine annesinin teşvikiyle 1931'de Üsküdar Musiki Cemiyetine kaydolan Senar, burada Emin Ongan ile Necati Tokyay'dan usul, nota ve makam eğitimi aldı.
Bir yıl sonra Şark Musiki Cemiyetinde Hayriye Örs ve Kemal Niyazi Bey'den ders alan sanatçı, aynı dönemde Selahattin Pınar, Yesari Asım Arsoy, Osman Nihat Akın, Lemi Atlı gibi bestekarlarla tanıştı.
Henüz 12 yaşındayken İstanbul Radyosuna giren Senar'ı, genç yaşta yaptığı evliliği ve çocuğu dahi, kendisi için yaşam biçimi haline gelen müzikten koparmadı.
Türk gazino tarihinde solistlik müessesesini ilk başlatan sanatçı olduSenar'ın programını dinleyen dönemin ünlü gazinocularından İbrahim Dervişzade, gazinonun 1933 yaz sezonunun yıldızlar programına sanatçıyı da aldı. Senar, fasıl değil solo programı yapma şartını öne sürdü ve Türk gazino tarihinde solistlik müessesesini ilk başlatan sanatçı oldu.
Usta sanatçının müzik alanındaki kabiliyeti Mustafa Kemal Atatürk'ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez Atatürk'ün huzurunda Dolmabahçe Sarayı'nda şarkı söyledi.
Senar'ın dostu Radi Dikici, onun Atatürk ile tanışmasını "Müzeyyen Senar Efsanesi" kitabında şöyle anlatmıştı:
"Atatürk'ün gönderdiği araca eşiyle birlikte biner. Dolmabahçe Sarayı'na doğru yola çıkarlar. İçeri girince yaveri, Senar ve eşini Atatürk'e takdim eder. Atatürk, Senar'ı masaya davet eder. 'Kız Müzeyyen kendini çimdikle belki rüya ise uyanırsın dedim, tam masaya otururken onu da yaptım.' sözleriyle heyecanını aktaran Senar, Atatürk'ün kendisini sarayda bulunan kuaför ve makyöze gönderdiğini anlatır. Senar salona tekrar döndüğünde Atatürk, 'İşte şimdi mükemmel oldu. Müzeyyen Hanım, uzatın bakalım şu defterinizi. Herhalde şarkı defteridir, değil mi?' diye sorar. Bir şarkı seçer, 'Haydi bakayım, şunu oku da dinleyelim.' der. Senar, o gece sabahın ilk ışıklarına kadar Atatürk ve devlet erkanına şarkı söyler."
Radyo programlarını 1941 yılına kadar devam ettirdiÇok geçmeden ilk taş plağını da çıkaran Senar, Yesari Asım Arsoy'un "Ümitlerim Hep Kırıldı, Yarim Artık Gelmeyecek" parçasını kaydetti. İstanbul'un birçok ünlü gazinosunda sahne alan Senar, radyo programlarını 1941 yılına kadar devam ettirdi.
Özellikle 1950'li yılların en başarılı şarkıcısı olan Müzeyyen Senar, Arap filmlerinin dublajında Münir Nurettin Selçuk ile şarkı söyledi. Muhsin Ertuğrul'un yönettiği "Nasreddin Hoca Düğünde (1940)" filmiyle oyunculuğa da başlayan sanatçı, kamera karşısına geçen ilk şarkıcı oldu.
Senar, "Sihirli Define (1950)", "Ana Yüreği (1969)", "Sevgili Hocam (1972)" ve "Analar Ölmez (1976)" filmlerinde rol almasının yanı sıra pek çok filme şarkılarıyla eşlik etti.
Son konserini 2006'da verdiİlk yurt dışı konserini 1947'de Paris'te veren Senar, uzun soluklu sanat hayatına 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu'nda verdiği konserle noktayı koydu.
Usta sanatçı o dönemden sonra son konserini ise 5 Eylül 2006'da İstanbul'daki Sepetçiler Kasrı'nda verdi.
Rıdvan Akar'ın hazırlayıp sunduğu Müzeyyen Senar belgeselinde, sanatçının yorucu geçen sosyal hayatında ihtiyacı olan morali denizde aradığı ve 10 yıl boyunca da İstanbul-Göksu Deresi'nde yaşadığı belirtilerek, "Teknesinde yatar, teknesinde kalkar, kışın dahi soba kurarak sevdiği teknesinden ayrılmazdı." ifadeleri kullanılmıştı.
Aynı zamanda 2004 yılında Sezen Aksu tarafından düzenlenen ve sanatçı dostlarının da katıldığı gecede 72. sanat yılını İstanbul Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda kutlayan Senar'a, sahnede Emel Sayın, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Sibel Can ve Halit Kıvanç gibi ünlü isimler eşlik etti.
Senar'ın daha sonra Sezen Aksu, Tarkan, Nükhet Duru, Ajda Pekkan, Şebnem Ferah, Kubat, Levent Yüksel ve kızı Feraye ile düet olarak yaptığı "Bir Ömre Bedel" albümü büyük ilgi gördü.
Hayatı boyunca yaklaşık 500 plak ve albüm yapan Senar, geç verilen bir ünvan olması sebebiyle ilk başta reddetse de 1998'de "Devlet Sanatçısı" ünvanını aldı. 2006 yılında İzmir'deki evinde felç geçiren Senar, 8 Şubat 2015'te zatürre nedeniyle kaldırıldığı Ege Üniversitesi Hastanesinde 97 yaşında vefat etti.
Çok sayıda sanatçı için ekol olduHamiyet Yüceses ve Safiye Ayla ile kendine has sesleri nedeniyle dönemin sanatçılarından ayrılan Senar, sanatıyla Zeki Müren, Bülent Ersoy, Adnan Şenses, Behiye Aksoy ve Muazzez Abacı'nın da aralarında yer aldığı çok sayıda sanatçı için ekol oldu.
Sahnede kendince kuralları olan sanatçı, 5 veya 6 saz ile çıkar, kostüm değiştirmezdi. Senar, seyircinin asıl odaklanması gerektiğinin icra olduğuna inandığını söylemişti.
Usta-çırak ilişkisi içinde eğitimini meşk ederek alan ve bu geleneği uzun yıllar taşıyan Senar, sahnede belirli hareket imkanı veren uzun kablolu mikrofonu da ilk defa kullandı.
Ünlü sanatçının imza attığı taş plak ve albümleri arasında "Ümitlerim Hep Kırıldı/Aşk ve İnkisar", "Hey Pınar Derin Pınar/Oh, Oh Ne Güzel Şey", "Dertli Yarim/Urfa'nın Çevresi", "Gül Pembe Yüzün/Güller Arasında", "Bir Gizli Sözüm Var/Leyla", "Gül Yüzünü Saklama/Seni Ben Çok Bekledim", "Bahçemde Tek Gülüm Yok/Beter Ol", "Yine Bir Sızı Var İçimde", "Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel", "Ne Yaptım", "İkinci Dubleden Sonra", "Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar", "Müzeyyen Senar'la Faslı Muhabbet", "En Son Okuduklarım", "Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine", "Meşk", "Ayrıldı Gönül", "Söyleyin Güneşe" ve "Güller Arasında" yer alıyor.
Muhabir: Aişe Hümeyra Akgün