Belçika'da anayasadaki boşluk, Müslümanlara yönelik ayrımcılığın kovuşturulmasını engelliyor

Belçika Eşit Fırsat Merkezi Direktörü Charlier, ülkede dini inançlara yönelik ayrımcılığa en çok Müslümanların ve özellikle başörtülü kadınların uğradığını ancak anayasadaki boşluk nedeniyle bu vakaların kovuşturulmasının

GÜNDEM 30.06.2023 13:30:00 28 0
Belçika

BRÜKSEL (AA) - Belçika Eşit Fırsat Merkezi (Unia) 1993'ten bu yana ayrımcılık, nefret söylemi ve nefret suçuyla mücadele alanında 'bağımsız federal kamu kuruluşu' niteliğiyle rol oynuyor.

Irk, milliyet, ten rengi, soy, ulusal veya etnik kökene dayalı her türlü ayrım ve dışlama, cinsel yönelim, medeni durum, maddi durum, yaş, dini veya felsefi inanç, sağlık durumu, engellilik, siyasi inançlar, fiziksel veya genetik özellikler, sosyal geçmiş alanlarında ayrımcılığa uğradığını düşünen her Belçika vatandaşı, Unia'ya başvuru yapabiliyor.

Ülkede bu anlamdaki tek başvuru merci olan Unia, şikayetleri değerlendiriyor, fail ile iletişime geçerek gerekli uyarı ve bildirimlerde bulunuyor. Başvuru sahibini mahkemede temsil ediyor, savunuyor ya da kendi adına kamu davası açabiliyor.

Irkçılıkla mücadele, Belçika'nın sömürgeci geçmişinin mirası olarak çok sayıda Afrika kökenli nüfusa sahip olması nedeniyle kuruluşun başlıca görev alanını oluşturuyor.

Unia, her sene yapılan başvuruları toplayıp kategorize ederek ülkede en çok hangi alanda ayrımcılığa rastlandığına dair raporlar hazırlıyor.

Geçen ay yayımlanan 2022 raporu, 7 binin üzerinde vaka tespit edildiğini, bunların büyük çoğunluğunun ırkçılıkla ilgili olduğunu ortaya koydu.

'Halen dini inancı dolayısıyla ayrımcılığa uğrayanlar olduğu bir gerçek'

Unia Direktörü Patrick Charlier, Belçika'daki ayrımcılık, nefret söylemi ve nefret suçlarıyla ilgili son duruma ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

'Belçika'da ayrımcılığın temelini oluşturan unsur, halen ırkçılıktır. 15 yıldır, açtığımız davaların çoğu ırkçılık, ırkçı ayrımcılık, bu anlamdaki nefret söylemi ve suçuyla ilgili.' diyen Charlier, bu sene ırkçılıktan sonra en çok dava açılan konunun engellilere yönelik ve sağlık hizmetlerinden yararlanmadaki eşitsizlikler olduğunu bildirdi.

Charlier, dini inançlara yönelik ayrımcılık davalarının 2020'ye kadar 3'üncü sırada geldiğini ancak ondan sonra 4'üncü sıraya düştüğünü aktararak, 'Eskisinden daha az dini ayrımcılık vakamız var ve bu konudaki nefret suçu ve söylemi vakamız da azaldı. Elbette bu, Belçika'da halen dini ayrımcılığın mevcut olduğu gerçeğini değiştirmez. Halen özellikle okullarda, kamu hizmetlerinde, istihdamda dini inancı dolayısıyla ayrımcılığa uğrayanlar olduğu bir gerçek.' diye konuştu.

'Ayrımcılığa en çok Müslümanlar maruz kalıyor'

Dini inançlara yönelik ayrımcılığa en çok Müslümanların ve onlar içerisinde en çok başörtülü kadınların maruz kaldığını vurgulayan Charlier, şöyle devam etti:

'Dini inançlara yönelik ayrımcılığa en çok Müslümanlar maruz kalıyor. Başörtülü kadınlar, şiddete ve saldırganlığa uğruyor. Çoğunlukla durum budur. Bir diğer konu da camiler. Müslüman topluluk, cami yaptırmak istediğinde çok olumsuz tepkiler oluyor. Cami söz konusu olduğunda çok milliyetçi ve çok ayrımcı bir akım olduğunu biliyoruz.'

'Durum iyiye gidiyor' tespiti

Bu konuda bir 'iyiye gitme' hali gözlemlediğini, bazı liselerin, kamu kurumlarının ve özellikle özel sektörün daha kapsayıcı bir yaklaşım sergileyebilmek için Unia'ya başvurup tavsiye istediğini aktaran Charlier, 'Belçika'da daha gelişmiş olan Flaman bölgesinde, işveren, işinin ehli çalışanlar arıyor. Bundan dolayı başörtüsüne çok fazla önem vermiyor. Ekonomi temelli nedenlerin yanı sıra Belçikalıların pragmatik olduğunu düşünüyorum. Toplumlarında çeşitliliği zaman içinde kabul etmeye başladılar. Fransızca konuşulan bölgede de bazı liselerin başörtüsü takılmasına izin verdiğini görüyoruz.' tespitinde bulundu.

Charlier, şu ifadeleri kullandı:

'Sorun yok' demek anlamsız olur. Elbette Müslümanlar, nefret suçu ve söylemine maruz kalmaya devam ediyor. Ancak Müslümanlara ve İslam'a karşı bir tür takıntının var olduğu 5 sene öncesine göre git gide azalıyor. Toplumumuz dini çeşitliliği giderek daha fazla kabul ediyor. Sorun yokmuş gibi göstermek istemiyorum ama Müslümanlara karşı hoşgörünün eskisinden daha iyi noktada olduğu hissine sahibim.'

Vakaların çoğu soruşturulmuyor

Charlier, ayrımcılık vakalarının büyük çoğunluğunun Belçika makamlarınca soruşturulmamasına değinerek, bunun birçoğunun kanıt eksikliği, diğer kısmının da isteksizlikten kaynaklandığını, özellikle failinin polis olduğu vakaların örtbas edildiğini söyledi.

Anayasa'nın 150. maddesinin değiştirilmesi gerektiğine dikkati çeken Charlier, şunları kaydetti:

'Söz konusu madde uyarınca eğer mevzu bahis ırkçılıksa, ırkçı nefret söylemiyse ilk derece mahkemelerinde dava açılabiliyor ama ırkçılıkla ilgili değilse, dini inançla ilgiliyse, ağır ceza mahkemesine gitmeniz gerekiyor ve bu çok zor. Açıkçası bu prosedür sorunu nedeniyle kovuşturmanın neredeyse imkansız olduğunu söyleyebiliriz. Kanunda bir boşluk var, Anayasa'da bir boşluk var, bu yüzden parlamentoyu bunu değiştirmeye zorluyoruz.'

Aşırı sağın söylemlerinin gelecek yılki seçimleri etkileyebileceği endişesi

Charlier, son dönemde özellikle Flaman bölgesinde etkili Vlaams Belang Partisi öncülüğündeki aşırı sağcı hareketin nüfuzunu tüm ülkeye yayma girişimlerine işaret etti.

Belçika'da 2024'te yapılacak federal seçimlerde sağcı Flaman N-VA ve Vlaams Belang gibi partilerin oylarını artırması ihtimalinden endişe duyduğunu belirten Charlier, 'Nefret söylemini ve suçunu kullanıyorlar. Aşırı sağ parti yükselirse, ülkede ayrımcılıkla, nefret suçu ve söylemiyle mücadele zorlaşır.' dedi.

Charlier, Belçika'da ayrımcılıkla mücadelede en önemli konuların istihdamda, eğitimde, sağlıkta, konutta yapısal ve sistemsel ayrımcılığın ele alınması olduğunu sözlerine ekledi.


Muhabir: Selen Temizer

Şehit subayın 111 yıllık emanetleri Çanakkale Deniz Müzesi'nde sergileniyor

Beşiktaş ile Kasımpaşa 46. randevuda

Adem Bonalı Philadelphia 76ers, deplasmanda Denver Nuggets'a yenildi

İnceelek tatlısı

Aşmalı yahni

Endonezya, bölgesel gerilim nedeniyle Gazze'ye asker konuşlandırma planını askıya aldı

AB liderleri Orta Doğu'daki gelişmeleri ve ekonomik etkilerini görüşecek

Liderlerin Ramazan Bayramı programı belli oldu

Berlin-Brandenburg Havalimanı'nda grev nedeniyle 57 bin yolcu mağdur oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çanakkale, inancın ve vatan sevgisinin bütün dünyaya ilan edildiği eşsiz bir destandır

Zeynep Sönmez, Miami Açık'ta 2. tura yükseldi

Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde bugün düzenlenecek toplantıya katılacak

Ember: Küresel elektrikli araç filosu 2025'te günlük 1,7 milyon varil petrol tüketimini önledi

Borsa güne yükselişle başladı

Basketbol Avrupa Ligi'nde 32. hafta maçları yapılacak

Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Karadağ: Anadolu Ajansının yıl dönümünde 1920 Koşusu'nu yapmak büyük bir gurur

Anadolu Efes, Avrupa Ligi'nde yarın Monaco'yu ağırlayacak

Real Madrid'de forma giyen milli futbolcu Arda Güler: Kazandığımız için çok mutluyuz

Kurtulmuş: Çanakkale Zaferi, milletimizin zor zamanlarda nasıl tek yürek olduğunu hatırlatan güçlü bir millî hafızadır

Ramazan Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak

Beşiktaş, Süper Lig'de yarın Kasımpaşa'yı ağırlayacak

Gençlerbirliği, Süper Lig'de yarın deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak

Küresel piyasalar jeopolitik risklerin gölgesinde Fed'in para politikası kararlarına odaklandı

İran, Ali Laricani'nin ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu

ABD Başkanı Trump'tan Joe Kent'in istifasına ilk yorum

Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara ve Ekibi Araştırdı: Türkiye'nin En Zeki Şehirleri Hangisi?

Now Tv’nin Medyapım imzalı sevilen dizisi Yeraltı kadrosuna Orhan Becerir dahil oldu.

Barrack: "ABD’nin Suriye’yi Lübnan’a asker göndermeye teşvik ettiği haberleri asılsızdır" İhlas Haber Ajansı

Borsa günü yükselişle tamamladı

Trump, NATO ülkelerinin İran'a yönelik saldırılara katılmasına "ihtiyaçlarının" kalmadığını belirtti

Yükleniyor

loading