Marmara Denizi'nde oksijen azalıyor, sıcaklık artıyor

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsünden bilim insanlarının yaz dönemi ölçümlerinin ilk bulgularına göre, Marmara Denizi'nde sıcaklık artarken oksijen seviyesi azalıyor.

GÜNDEM 5.09.2023 15:45:00 26 0
Marmara Denizi

İSTANBUL (AA) - Enstitüden bilim insanları, Alemdar 2 gemisi ile Marmara Denizi'nde oksijen, sıcaklık, mevsim etkileri ve denizin güncel durumunu inceledikleri yaz seferini tamamladı. Sefer kapsamında denizin 100'e yakın noktasından örnekler alınarak analizler yapıldı.

Elde edilen ilk bulguları AA muhabiri ile paylaşan İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, fiziksel, kimyasal ve biyolojik örneklemeler için bazı özel bölgeler seçtiklerini belirterek, 'Buralardan daha fazla veri sağlamak için özel şamandıra sistemleri de kurmayı düşünüyoruz. Böylece sürekli bu noktalardan örnek alarak ofis ortamında değerlendirebileceğiz.' dedi.

Yaptıkları örneklemelerin Marmara Denizi'nin temmuz ayına ait değerleriyle ilgili son derece önemli bilgiler sağladığını anlatan Gazioğlu, 'Üst tabakadaki prosesleri anlamamızı sağlayacak uygulamalar gerçekleştirdik. Marmara Denizi oksijen sıkıntısı olan bir deniz, üst tabakalarında oksijen tüketimi yüksek ve oksijen miktarı gittikçe düşüyor. Arzu etmediğimiz seviyelere kadar indiğini gördük. Alt tabakadaki Akdeniz suyunu temsil eden suda da oksijen değerlerinde istemediğimiz ama beklediğimiz sonuçlar var.' ifadelerini kullandı.

Denizin üst katmanında biyolojik faaliyetlerin yüksek olduğunu aktaran Gazioğlu, şöyle devam etti:

'Beklentimiz, bunun oksijeni yükseltmesi yönündeydi ama ortamda bulunan kimyasallar bu canlılığı çok besleyemiyor. Bu kendi içinde iyi bir şey olabilir ya da biyolojik olarak bazı organizmaların oradaki kimyasalları aşırı tükettiği sonucu da çıkabilir. Gördüğümüz oksijeni ilk tabakada tüketen bir proses var. Bu tüketim ilk kısımdan diplere doğru giderek Akdeniz suyuna yaklaştıkça çok kritik seviyelere kadar iniyor. Bu beklediğimiz ve arzu ettiğimiz bir şey değildi. Aşağıdaki düşük seviyedeki oksijen ise beklediğimiz ama arzu etmediğimiz bir şeydi.'

Gazioğlu, bu yıl hava sıcaklığındaki artışın geç ama şiddetli başladığına ve Marmara Denizi'nin Karadeniz gibi soğumadığına dikkati çekerek, 'İlk 25 metrelik katmanda bunu görebiliyoruz, yani Marmara Denizi'nin çok soğuyamadığını sıcak kaldığını görüyoruz. Artan sıcaklığın sonraki seneye de bir transferi söz konusu. Bunu besleyen Karadeniz, ısı transferini buraya aktarıyor. Oksijen sıkıntısı vardı, ısınma da sıkıntı haline geldi. Yüzeyde 24-25 dereceleri ölçtük, beklentimiz 22-23 dereceydi. Sıcaklık ağustos ayının sonuna doğru artış trendini sonlandırdı.' diye konuştu.

Marmara'da alınan tedbirlerin bir anda karşılık vermesinin çok kolay olmayacağı görüşünü paylaşan Gazioğlu, tedbirlerin artırılarak devam etmesi gerektiğini vurguladı.

'28 metre civarında oksijen minimum seviyede'

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fuat Dursun da ölçüm yaptıkları istasyonlarda benzer veriler elde ettiklerini dile getirdi.

Dursun, 'Özellikle 28 metre civarında oksijenin minimum seviyede, litrede 1 ila 1,5 miligram olduğunu gördük. Bu ilk verilerle tek başına değerlendirebileceğimiz bir şey değil. Aldığımız klorofil, besin ağı ve fitoplanktonla bu oksijen seviyesine hangi faktörler neden olabiliyor, bunun yanıtını analizler sonrası vermemiz mümkün. Bizim denizlerde en düşük oksijen seviyesi olarak litrede 5 miligram bir seviyemiz var, bizim ölçtüğümüz değerler ise litrede 1,5 miligram. Bunları karşılaştıracak olursak bir riskin varlığından söz etmemiz mümkün.' değerlendirmesinde bulundu.

Oksijenin deniz canlıları için yaşam kaynağı olduğuna işaret eden Dursun, şunları kaydetti:

'Denizlerdeki oksijenin temel üreticileri fitoplankton dediğimiz mikroskobik canlılar. Seferimizde bunların üzerine araştırmalar yapıyor, oldukları maksimum derinliklerde örneklemeler yapıp bunların hangi türler olduğunu belirlemeye çalışıyoruz. Oksijen düşüklüğü fitoplanktonla beslenen canlılar, diğer balıklar ve memelilere kadar bir zincir oluşturduğu için tüm ekolojik seviyede olumsuz sonuçları olacaktır.'

'Ekosistemin bütününün değişimine sebep olabiliyor'

İstilacı yabancı türlere de değinen Dursun, özellikle iklim değişikliğinin etkisi ve küresel ısınma ile daha önce karşılaşmamış oldukları türlerin Türkiye denizlerine giriş yaptıklarını aktardı.

Dursun, bu türlerin değişen iklim koşullarına adaptasyonla denizlerde daha fazla kalabildiklerinin altını çizerek şunları ifade etti:

'Bu, ekosistemin bütününün değişimine sebep olabiliyor. Bazı yabancı türler gemilerin balast sularıyla ülkemize girebiliyor ve küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yaşanan ısınma ile geldikleri bölgedeki koşullara ulaştıkları zaman burası da onlar için yaşam ortamı oluyor.

Normalde bir türün aşırı çoğalması 1 hafta 10 gün sürecekken bu, sıcaklık koşullarının değişmesiyle beraber 20-25 günü bulabiliyor. Bu da ekosistemin değişmesi açısından bir potansiyel yaratıyor. Deniz hızlı bir şekilde ısınmaya başladı. Bu, ekosistemi çok kısa sürede değiştirebilecek bir olgu. Bu mevsimler arasında daha önceden olmayan keskin farklar, türlerin değişimleri açısından ekosistemin üzerindeki baskıyı artırıyor.'


Muhabir: Gülseli Kenarlı

Borsa günü yükselişle tamamladı

Trump, NATO ülkelerinin İran'a yönelik saldırılara katılmasına "ihtiyaçlarının" kalmadığını belirtti

AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye'nin bir barış ülkesi olma iradesi en güçlü şekilde korunmaktadır

Fenerbahçe 3 puanı 4 golle aldı

İsrail ordusu Lübnan'a hava saldırıları başlattığını duyurdu

Bakan Fidan: Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi toplandı

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

A Milli Kadın Basketbol Takımı, 2026 Dünya Kupası'na katılmayı garantiledi

TRT'de Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yılına özel içerikler izleyiciyle buluşacak

İsrail, Mescid-i Aksa’yı 18 gündür kapalı tutuyor

Yasa dışı tütün operasyonlarında 337 şüpheli hakkında işlem yapıldı

STM, NATO'nun bilgi sistemleri projesine katkı sağlayacak

Yarım asırlık terzilik mesleğini huzurevinde sürdürüyor

Polonya: İran'a asker göndermeyeceğiz, bu çatışma güvenliğimizi doğrudan etkilemiyor

Diyarbakır'da su altındaki yaklaşık 2 bin 400 yıllık tarihi yapılar görüntülendi

Uzun yıllar sigara içenler poliklinik desteğiyle bağımlılıktan kurtuluyor

Fas’ta Kadir Gecesi’nde çocuklar geleneksel kıyafetlerle süsleniyor

Türkiye'de bisiklet 2026 sezonuna geniş yarış takvimiyle hazırlanıyor

ODAK Projesi kültür sanat alanındaki veri eksikliğini gidermeyi amaçlıyor

Vakıflardan ramazan boyunca "en özel" iftar

Giresunlu fındık kıran imalatçısı 87 yıllık patozu restore etti

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, ara tatilde ve bayramda ücretsiz gezilebilecek

Beşiktaş GAİN Genel Menajeri Nedim Yücel: Camiamıza bir kupa kazandırmak istiyoruz

Çanakkale destanının hatırası 1917'den beri Şanlıurfa'da yaşıyor

Sultan 2. Abdülhamid'in şehit yakınları ve gaziler yararına bağışladığı ahşap dolap restore edildi

Yükleniyor

loading