ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
Dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderildik. İmtihanımızı kazanmak için İslam’a uygun güzel ahlâklı bir hayatı yaşamalıyız ki, âhirette ebedi huzur ve mutluluğa kavuşabilelim. Dünya mahkemelerinde haksızlık etmeden yalana hileye başvurmadan berat etmekte önemlidir. Bazı davalarda menfaat karşılığı yalancı şahitlerle haklılar haksız, haksızlar haklı, zalimler mazlum, mazlumlar zalim gibi gösterilebilmektedir. Gazze de ve dünyanın dört bir yanında riyakâr batının gücü benimseyen yaklaşımları sonucu yaşananlar ortada. Vicdanının sesini dinleyen hangi inanca sahip olursa olsun bu zalimlikleri onaylayamaz ve karşısında durur. Haklı olanların değil güçlü olanların sözlerinin geçtiği dünya düzenini adalet ile tesis etmek için çalışmalıyız. Mahkeme-i Kübra da; kişinin ayakları şahitlik edip elleri konuşacağından İlahi adalet en doğru şekilde tecelli edecektir. Esasında bu anlamda; Mahkeme-i Kübra da Berât etmek için çalışmalıyız.
Berât, Arapça berâe/berâet kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Berât, kişinin bir yükümlülükten kurtulması, yükümlüğünün bulunmaması, sıkıntıdan, borçtan, suç ve cezadan beri olmak anlamına gelir. Müslümanların Allah (c.c.)’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye berât gecesi denmiştir. Berât gecesinde, günahlardan, işlenen manevi suçlardan kurtuluşumuz için ibadet-taat, duâ ile en güzel bir şekilde değerlendirmeliyiz. Hayatımızın her dönemini kulluk görevimizin şuurunda olmalıyız. Sadece önemli gün ve gecelerde değil, her zaman ibadetlerimizi yapmalıyız. Berât Gecesinde, mağfirete ermek ve günahlardan temizlenmek için duâlarımızı artırmalıyız. Allah (c.c.)’ın bu gecede, dili ve kalbi ile kendisine yönelenleri, kendisinden bağışlanmalarını isteyen Mü’minleri, affedeceğini, bağışlayacağını ümit ediyoruz. Yeter ki, Müslüman tam bir dil ve gönül bağı ile Allah (c.c.)'a yönelmiş olsun.
Çok feyizli, bereketli olan Berât gecesini de uyanık bir şekilde geçirmeliyiz. Gecesini ibadetle ihya eder, gündüzde de Oruçlu olursak güzel olur. Rabbimizden, bağışlanma, helâlinden geniş rızık, hastalıklarımıza şifa ve başka ne gibi dileklerimiz varsa duâlarımızla istemeliyiz. Önemli gün ve gecelerde diğer günlerden daha fazla bir şekilde farzlara ilave olarak, nafile ibadetlerle de Allah (c.c.)’a yalvarıp kurtuluşa ermek için çalışmalıyız. Kuran-ı Kerim okuyarak, namaz kılarak, duâ ederek, Yüce Allah’ımızdan bağışlanmamızı dileyerek geceyi en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Aynı zamanda bu gece bir Muhasebe gecesidir. Bütün sene içinde işlenen sevap ve günahların muhasebesini yapmalıyız. Bunun için bu mübarek geceyi tövbe ve istiğfar, ibadet ve taât içinde geçirmek kazançlarının en iyisidir. Bu Mübarek gecede; “Allah'ım azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Senden yine sana iltica ediyorum. Şanın yücedir…” (Et-Terhib ve’t -Terğib, C.2, S.119) diye duâ edilmelidir. Ayrıca fakirlere, darda kalmışlara, yetimlere, ihtiyaç sahiplerine yardım elimizi uzatmalıyız. Ölülerimizi rahmetle anmalı, onlar içinde hayır duâ da bulunmalıyız. Müslüman şirk koşmamalı ve kul hakkına girmemelidir. İçki müptelası olup, terk etmeyenler, akraba ile irtibatı kesenler, ana babaya asi olanlar, bu yanlışları devam ettirdikleri sürece affa kavuşamayacaklardır. İbadetlerimizi ihmal etmeyelim, bütün haramlardan kaçınmaya gayret edelim, hatalarımız içinde Nasuh tövbe ile Allah (c.c.)’tan af dileyelim.
“Kandil gecelerine ait özel bir namaz veya ibadet şekli var mıdır? Mübarek geceleri nasıl değerlendirmek gerekir? Hz. Peygamber (s.a.s.), bazı mübarek gün ve gecelerin değerlendirilmesini tavsiye etmiş (Buhârî, Savm, 6 [1901]; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 175 [760]; Beyhakî, Ma‘rifetü’s-sünen ve’l-âsâr, 4/420 [6676]), kendisi de bizzat değerlendirmiştir. (Tirmizî, Savm, 39 [739]; İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 191 [1389]; bk. Nevevî, el-Mecmû’, 5/42-43) Ancak bugün ve gecelere ait özel bir namaz veya ibadet şeklinden bahsetmemiştir. Bu bağlamda mübarek gün ve geceleri, bağışlanma ve hayatımıza çekidüzen vermek için fırsat anı olarak görmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla Mü’minler kandil gecelerinde, hayatlarının gidişatını gözden geçirmeli; hata ve günahları için tövbe etmeli, dua ederek, Kur’ân-ı Kerîm okuyup anlamaya çalışarak, kaza veya nâfile namaz kılarak bu fırsatları değerlendirmelidirler. Kandil gecelerinin gündüzlerinde yani geceyi takip eden ertesi günde oruç tutmak müstehaptır. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), “Şaban’ın on beşinci gecesi (yani berat gecesi) olduğunda o gece ibadet ediniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasına (rahmeti ile) tecelli eder ve fecir doğana kadar şöyle buyurur: ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu isteyen'…” (İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 191 [1388]; bk. Tirmizî, Savm, 39 [739]) buyurmuştur. Din İşleri Yüksek Kurulu 12.07.2017
Mübarek gecelerle ilgili diğer günlerden hiçbir farkları olmadığı, o gecelerde yapılacak ibadetlerinde bid’at olduğunu ifade eden kişiler bulunmaktadır. Hâlbuki Allah (c.c.), bazı geceleri diğer gecelere üstün kılmıştır. Kadir Sûresinde Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu ifade buyrulmuştur. Bazı günler diğer günlerden üstün kılınmıştır. Cuma Sûresinde Cuma gününün önemi vurgulanmıştır. Cuma günü diğer günlerden üstündür. Bazı aylar, diğer aylardan üstün kılınmıştır. Kendisinde Kur’an-ı Kerîm’in indirildiği Ramazan ay’ı diğer aylardan üstündür.Bazı mekânlar diğer mekânlardan üstün kılınmıştır. Mesela: Mekke, Kâbe-i Muazzama, Medine, Ravza-i Mutahhara, Arafat, Kudüs, Mescid-i Aksa v.b. yerler, diğer yerlerden, şehirlerden, mekânlardan üstün kılınmıştır. Bu çok önemli gün ve geceleri kurtuluşumuz için değerlendirmeliyiz. Berât gecesini fırsat bilerek, Allah (c.c.) ve Resulünün emirlerini yapıp nehiylerinde de kaçınmalı, günahlarımız sebebiyle pişman olup tövbe ederek, affedilmemiz için çalışmalıyız. Bahsettiğim bu hakikatler Kur’an-ı Kerimde açıkça ifade buyrulmuştur. Ayrıca, önemli gün ve gecelerle ilgili olarak hadis-i şeriflerde de birçok bilgi ayrıntılı olarak verilmektedir. Bunlar tartışılamaz dini hakikatlerdir. Okuyucularımız bu önemli gün, ay ve geceleri bu bakış açıları ile değerlendirirlerse daha isabetli davranmış olurlar diye düşünüyorum. Rabbimiz, biz günahkâr kullarını affetmek için bazı gün ve geceleri kurtuluşumuza vesile kılmaktadır. Berât Gecesi, Kameri takvimin 8. ay'ı olan Şaban’ın 15. Miladi 02/03 Şubat Pazartesiyi Salıya bağlayan zaman dilimidir.
Her zaman İslâm hükümlerine göre uygun yaşayan ve sonucunda Berât eden Mü’minlerden olmayı Rabbimiz bizlere lütfeylesin. Âlem-i İslam’ın özellikle de Gazze, Suriye, Irak, Lübnan, Doğu Türkistan’daki mazlumların zafere kavuşmasına vesile olmasını Allah (c.c.)’tan niyaz eder, sıhhat ve afiyetler dilerim.
omerlutfiersoz@gmail.com
