CEMİL PASLI


5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun güçlü ve zayıf yönleri ve uygulamada yaşanılan sorunlar ve çözüm önerileri


5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun güçlü ve zayıf yönleri ve uygulamada yaşanılan sorunlar ve çözüm önerileri

Sosyal Politikanın merkezinde aile olmalıdır. Aile anne, baba ve çocuk (3) tan oluşan toplumun yapı taşıdır. Aileyi  esas almadan çocuk, kadın ve erkeklere yönelik sağlıklı politika geliştirmek mümkün değildir.
03 Temmuz 2005 tarihinde çıkarılan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 08 Mart 2012 de çıkarılan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun mevzuat olarak en çok aileyi ilgilendiren yasal metinler olarak uygulanıyor.
Uygulamaya başlanılmasının üzerinden 8 yıla yakın zaman geçen Çocuk Koruma Kanunu ile ilgili geçenlerde bir gazetenin manşetten verdiği bir istatistik dikkat çekici. TÜİK' e göre son 4 yılda çocuk suçu sayısının yüzde 36 arttığı kaydedildi. Kanun; bir taraftan iyi niyetle bakıldığında çocuğu korumak için cezaları silerken veya indirirken, diğer taraftan onları suç örgütlerinin potansiyel malzemesi haline getirebiliyor.


Benim önerim; Aileyi , yeni kurduğu bakanlığın isminin başına koyacak kadar önemseyen ve tüm sosyal politikaların merkezine alan hükümetin Aileyi direk ilgilendiren 5395 ve 6284 sayılı iki yeni kanunun uygulama sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi ve gerekirse kanunda revizyona gidilmesidir.
Bu anlamda 5395 sayılı kanunun çıktığı tarihten bu güne Konya İli genelinde kanunun uygulayıcılarından birisiyim. Kesintisiz Çocuk Koruma Kurulu üyesi olarak görev yaptım. Bu tecrübeyle önerilerimi , kanunun güçlü ve zayıf yönlerini, koruyor, uygulamada yaşanılan zorlukları ve çözüm önerilerimi paylaşacağım.
Çocuğa yönelik hizmetleri 3 ana kademede ele alabiliriz.
a-İyileştirici-geliştirici hizmetler
b-Koruyucu-önleyici hizmetler
c-Tedavi ve rehabilite edici hizmetler
En ideali birinci ve ikinci kademe hizmetlerle çocuğun anne karnına düştü andan itibaren sağlıklı her yönden kendine  yeten bir birey olarak yetiştirmek olmalıdır.
Özellikle 0-7 yaş çocuk yetiştirme de altın dönemdir. Bu dönemde anne ve babaların yaptığı hatalar ‘Oral Fiksasyon’ dediğimiz çocuğun ömrü boyunca tüm zamanlarını etkileyen kalıcı hasarlara sebep olmaktadır.
Sadece annenin 2 yıl çocuğunu emzirmesi ve bu zamanı çocuğuyla geçirmesi ya da geçirmemesi bile çocukta olumla ya da olumsuz etkilerle bir ömür kendini göstermektedir.


Bu konuların Kamu-Yerel Yönetim ve STK larca yapılacak aile eğitimleriyle mutlaka evlenecek çiftlere verilmesi zaruridir. Bu anlamda ‘’evlilik öncesi-evlilik zamanı-boşanma öncesi-boşanma sonrası’’  eğitimler yaygınlaştırılmalıdır.
Özellikle boşanmanın aşamalarının yakından takip edilerek bunun profesyonel yardımla gerçekleştirilmesi ve çocukların en az zarar göreceği şekilde bu sürecin tamamlanması gerekmektedir.
Bu sempozyumda teşhis ve tedavi önerileri esas alınarak özellikle kanunun görev verdiği insanların eğitilmesi, Çocuk Koruma Kurulunun etkinliğinin ülkenin en kılcal damarlarına kadar artırılması, yayılabilmesi konusunda gerekli adımların atılması, bu konuda elektronik bir takip sistemi kurulması gereğine inanıyorum.
Her çocuk özeldir. Dolayısıyla bu alan;
Özel alan , özel eğitim , özel imkan , özel ücret.
Gerçek çözümün ise; İyileştirici-Geliştirici, Koruyucu Önleyici Önlemler adına güçlü ailelerde her yönden güçlü bireyler yetiştirmek ve ailede verilen çekirdek hükmündeki olumlun davranışların okullar başta olmak üzere  kurumlardaki eğitimlerle desteklemekten geçtiği asla ihmal edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Meb Ekim 2008 de çıkarttığı Danışmanlık tedbirleriyle ilgili yönetmeliğin gereklerini yerine getirmeli ve alanla ilgili eğitim kadroları ‘Danışmanlık Tedbirleri ’ni layıkıyla uygulamalıdır.


Okul sosyal servisleri (Sosyal Çalışmacı+Çocuk Gelişimci+Psikolog+PDR) en kısa sürede büyük okullardan başlayarak kurulmalıdır.
‘En büyük zalimler, boynu vurulmamış mazlumlardan çıkar.’ Cioran
Mazlumun öfkesi kadar yıkıcı bir öfke yok. Olamaz. Kendinde hak görür çünkü. Alacaklıdır.
Dolayısıyla şiddetin kısır döngüsünün profesyonel ellerle kırılması gerekmektedir.
«Şiddetsizlik dilediğinizde çıkaracağınız bir elbise değildir. Şiddetsizlik, kalpten gelir ve varoluşumuzun ayrılmaz bir parçası olmalıdır.'
Mahatma Gandhi

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

Borsada bugünkü işlemlerin takası 23 Mart'ta yapılacak

Türkiye'den transit geçecek harp araç ve gereçlerine ilişkin esaslar düzenlendi

Konut Fiyat Endeksi şubatta yüzde 1,8 arttı

Safranbolu lokumu üreticileri bayram mesaisinde

Ticaret Bakanlığından tüketicilere "alışverişte raf ile kasa fiyatını karşılaştırın" uyarısı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17