SEMA ÖNER
Günün yazısı
[23.08.2022 18:08] Annem: Bir Ayet:
Yoksa iman edip dünya ve âhirete yararlı işler yapanları yeryüzünde fesat çıkaranlarla bir mi tutacaktık? Yahut günah işlemekten sakınanları günaha batanlar gibi mi sayacaktık?
(Sâd, 38/28)
Bir Hadis:
Kim İslâm'da iyi bir çığır açarsa, kendi sevabını da bununla amel edenlerin sevabı kadar sevabı da -sonradan amel edenlerin sevabından eksilmeksizin- alır.
(Müslim, 'İlim', 15)
Bir Dua:
Allah'ım! Ben zayıfım, beni güçlendir. Ben zelilim, beni değerli eyle. Ben muhtacım, beni rızıklandır.
(Hâkim, Müstedrek, 1, 708)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[23.08.2022 18:09] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Hz. Ebû Bekir’in Vefatı (M. 573-634, H. 15 C.âhir 13) Son Osmanlı Halifesi Abdülmecit Efendi’nin Vefatı (1868-1944)
Rahmân, merhametli olanlara rahmetiyle muamele eder. Sizler yeryüzündekilere merhametli olun ki, semada bulunan da size rahmetiyle muamele etsin. (Tirmizî, Birr, 16)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Sadık Bir Kul: Hz. Ebû Bekir (r.a.)
Mekke’ de doğan ve ilk Müslümanlardan olan Hz. Ebû Bekir’in (r.a.), cahiliye devrinde Abdu’l-Ka’be olan adı, Müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından Abdullah olarak değiştirilmiştir. Künyesi olan “Ebû Bekir” dışında, en meşhur lakabı Sıddîk’tır. Çok samimi, çok sadık anlamındaki bu lakap, gayb ile ilgili haberleri hiç tereddütsüz kabul ettiği için bizzat Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından verilmiştir. Hicret esnasında Hz. Peygamber’le (s.a.s.) beraber bulunduğundan, Kur’an-ı Kerim’de, “…mağarada bulunan iki kişiden biri…” (Tevbe, 9/40) şeklinde anılmaktadır.
Hayatı boyunca Allah Resûlü’nün (s.a.s.) yanında yer alması ve çok şefkatli, merhametli oluşu, servetini Allah yolunda harcaması gibi üstün hasletleri sebebiyle pek çok övgüler almıştır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) vefatı akabinde halifelik görevini üstlenmiştir. Yaklaşık iki yıl adil ve başarılı bir şekilde bu görevi yürüttükten sonra hastalanmış ve 634 yılında 63 yaşında iken vefat etmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[23.08.2022 18:09] Annem: Tevekkülle ilgili etkileyici bir hikâyeyi Sadi Şirazi anlatıyor: Bir derviş kırlarda gezerken ayağı olmayan bir tilki görmüş. ‘Bu sakat hayvan ormanda nasıl yaşar?’ diye merak edip tilkiyi takip etmeye başlamış. Biraz sonra güçlü kuvvetli bir aslan gelmiş, avladığı bir hayvanı dişleriyle parçalayıp güzelce yemiş. Yemeğin artığını bırakmış ve sakat tilki de arta kalanlarla karnını doyurmuş.##Derviş bu olaydan çok etkilenmiş ve şöyle düşünmüş; “Rabbim ne kadar büyük! Bu sakat tilkinin yemeğini ayağına kadar yolluyor, benim de rızkımı gönderir elbet. Öyleyse ben de çalışmayayım, Allah’a sığınıp rızkımı bekleyeyim…”##Aradan günler geçmiş, derviş aç biilaç bekliyormuş. Ne ona bir lokma ekmek veren varmış, ne de bir tas su getiren. Bir arkadaşı, dervişi kuytu bir köşede, gözlerinin feri gitmiş, yüzünün rengi solmuş hâlde görünce ne olduğunu sormuş. Derviş, şahit olduğu sakat tilki hadisesini anlatmış. Arkadaşı: “Ah be dostum, sen neden böyle yanlış bir düşünceye kapılıp çalışmadın? Niçin kendini ayağı olmayan bir tilkiye benzettin de böyle tembel tembel yatmayı seçtin? Ayağa kalk ve var gücünle çalış. Sakat tilkiye değil güçlü aslana benze!” - TEVEKKÜL
[23.08.2022 18:09] Annem: Tarihte Bugün
• Sakarya Meydan Muharebesi 1921
• Hz. Ebûbekir’in Vefatı 634
• Son Halife Abdülmecid’in Vefatı 1924
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[23.08.2022 18:09] Annem: Bir İnsanı Nasıl Tanırsınız?
Eskiler, bu sorunun cevabını bulabilmek için, tanımak istediğimiz insanla özellikle iki şeyin -mümkünse her ikisinin de- yapılmasını tavsiye etmişler: Yolculuk ve alışveriş. “Filancayı çok iyi tanıyorum, kefilim” diyenlere şu soru hemen sorulurmuş: “Onunla yolculuk veya alışveriş yaptın mı? Yapmadıysan, onu iyi tanıdığını nasıl iddia ediyorsun?”
Yolculuk, bir insanın hangi raddeye kadar zorlanabileceğini, keyfi ve rahatı kaçtığında nasıl tepki verdiğini, farklı mekânlara ve insan tiplerine uyum yeteneğini, vakti nasıl kullandığını, kısacası “değişen dış şartlar karşısındaki bütün reaksiyonları”nı görmeye yarıyor. Yolculuk -hele de uzun yol-, insanın normal zamanda belki gizlemeyi başardığı her bir arızasının çıplak şekilde ortaya döküldüğü bir tecrübe.
Alışveriş ise, bir insanın menfaatine düşkün olup olmadığını, hak-hukuk kavramlarını nasıl algıladığını, karşısındakini düşünme ve empati yapma derecesini, sözünde durup durmadığını, “kayıp” ve “kazanç” mefhumlarını nasıl tanımladığını röntgen filmi gibi ele veren bir süreç.
Yolculuk ve alışveriş... Eskilerin yüzyılların ötesinden süzülen tecrübelerinde büyük hikmetler gizli gerçekten.
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[23.08.2022 18:10] Annem: Günün Ayeti
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah’ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.
(Nahl 12)
[23.08.2022 18:10] Annem: null
Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.
Buhârî, Edeb, 28
[24.08.2022 18:25] Annem: Bir Ayet:
Onlar (takvâ sahipleri) çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmez
(Âl-i İmrân, 3/135)
Bir Hadis:
Rahmân, merhametli olanlara rahmetiyle muamele eder. Sizler yeryüzündekilere merhametli olun ki, semada bulunan da size rahmetiyle muamele etsin.
(Tirmizî, 'Birr', 16)
Bir Dua:
Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize vadettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz Sen, vadinden dönmezsin.
(Âl-i İmrân, 3/194)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[24.08.2022 18:25] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Mercidabık Zaferi (1516)
Kitab’ın indirilişi, azîz ve hakîm olan Allah’ın katındandır. Biz bu kitabı sana gerçeğin bilgisi olarak indirdik; öyleyse içten bir inanç ve bağlılık göstererek sadece Allah’a ibadet et. (Zümer, 39/1-2)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Canım Peygamberim
Peygamberimize ümmet olmak ne büyük şereftir. Onun ve ümmetinin duaları, alemlerin Rabbi katında karşılık bulur. Rabbimiz her an Efendimize rahmet etmektedir. Üstelik onun için dua edenler sadece yeryüzündekilerden ibaret değildir. Gayb alemlerinden de sürekli salat ve selamlar gelir o candan aziz Peygambere. “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin, selam edin.” (Ahzâb suresi, 33/56) Bir düşünün! Üzerine her an Allah’ın rahmeti inen ve yüzyıllar boyunca gece gündüz meleklerin ve insanların rahmet
dualarına mazhar olan bir insanın Allah katındaki değeri nicedir?
İşte, Kur’an, “İtaat edin.” buyurduğunda böyle bir Peygambere uymayı bize emreder ve ona itaati, Allah sevgisinin hem alameti hem de vesilesi olarak gösterir: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Âl-i İmrân, 3/31)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[24.08.2022 18:26] Annem: Kötülük bir tohumdur der Hz. Mevlana tıpkı iyilik gibi. Büyük ve küçük demeden ekilen her bir tohum insanları, toplumları ve dünyayı değiştirecek kadar güçlü nüveler taşır özünde. İyiliklerin yeşermesini istiyorsak daha nüve hâlindeyken kötülükleri engellemek gerek. Yapılan kötülüğü gizlemeyi, setr etmeyi bundan öğütlüyor Rabbimiz. Hikmet ehli, bedevinin hikâyesini anlatır bu gerçeği nazara vermek için: Çölde devesiyle yola revan olan bedevi, susuzluktan kurumuş bir garibe rastlar. Kendisinden su isteyen garibe acır ve insaniyet namına devesinden inerek ona su verir. Suyu kana kana içen adama can gelir ve hemen bedeviyi iter. Devesine atladığı gibi oradan kaçmaya yeltenir. Hayret ve ibretle olanları izleyen bedevi hırsızın arkasından şöyle seslenir: “Ey yolcu! Tamam deveyi al git ama sakın bu olanları başkasına anlatma.” Bu isteği tuhaf bulan hırsız duraksayıp sebebini sorar. Bedevinin cevabı kötülüklerin yayılmasının iyiliği de ortadan kaldıracağının hikmetli ifadesidir: “Eğer bunu başkalarına anlatırsan, bu her yerde duyulur ve insanlar bir daha çölde susuz kalmış birini gördüklerinde ona asla yardım etmezler!” - İYİLİK TOHUMLARI EKMEK
[24.08.2022 18:26] Annem: Tarihte Bugün
• Yavuz Sultan Selim Han’ın Mercidâbık Zaferi 1516
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[24.08.2022 18:27] Annem: YAKINLARIMIZ EL OLMADAN
Dunbar sayısı adında bir araştırma var. Buna göre insanın ilişki kapasitesi ortalama 150 kişi. Aşağı çekenler, yukarı çıkartanlar var. 120’den 230’a kadar rakamlar söyleniyor ama fazlası değil. Yani insanın düzenli ve derinlikli ilişki kurabileceği, dayanıp destek alabileceği belli bir insan sayısı var. Bunun üzerine çıkamaz. Çıkarsa derinlik kaybolur, destek azalır. Bugün yaşadığımız biraz da budur. Az emek ve az vakit ile çok kişiye ulaşmaya çalışıyoruz. Halbuki insan makine değil, çok emek, çok vakit istiyor. Hayatımızdaki bizim için önemli 150 kişiye çok emek verip, çok vakit ayırmazsak 150 bin kişiyi tanıyan bir insan olabiliyoruz belki ama eşimiz el kalıyor, çocuğumuz yabancımız oluyor.
Danışma için bize gelen çocuklardan bazılarının çaresi derinlikli ilişki ihtiyacıdır. Anne-baba yoğun çalışmakta ve hayat tarzlarını değiştirmeyi hiç düşünmemektedirler. Çocuklarını ihmal edip hep ikinci plana attıklarından çocukları sorun çıkarmaya başladıklarında bize getirirler. Beklerler ki bir süre haftada bir saat bize gelsinler ve sorunlar çözülsün. Halbuki çocuk 7 günde onlarca saat ilişki ihtiyacı içindedir. Sorarım anne-babanız yaşıyor mu diye yaşıyor ama başka şehirde derler. Amca, dayı sorarım küstük derler. Hala, teyze sorarım çok yakın olmak istemiyoruz derler. Dost, arkadaş sorarım kimsenin vakti yok ya da bu devirde kimseye güvenilmiyor derler. Çok geçmiş olsun o zaman demekten başka çare kalmaz.
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[24.08.2022 18:27] Annem: Günün Ayeti
Allah, gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.
(Nahl 19)
[24.08.2022 18:27] Annem: null
Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.
Tirmizî, Kıyâme, 49
[25.08.2022 17:34] Annem: Bir Ayet:
Kitab'ın indirilişi, azîz ve hakîm olan Allah'ın katındandır. Biz bu kitabı sana gerçeğin bilgisi olarak indirdik; öyleyse içten bir inanç ve bağlılık göstererek sadece Allah'a ibadet et.
(Zümer, 39/1-2)
Bir Hadis:
İnsanların gizli hallerini araştırırsan ya aralarına fesat sokmuş olursun ya da aralarında neredeyse fesat çıkmasına sebep olursun.
(Ebû Dâvud, 'Edeb', 44)
Bir Dua:
Allah'ım! Dünyalıkları, en büyük hedefim, ilmimi de dünyalıklarla sınırlı eyleme.
(Hâkim, Müstedrek, 1, 709)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[25.08.2022 17:34] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Yavuz Sultan Selim, Halep’i Fethetti (1516)
Kim din kardeşinin hakkına girdiyse, altın ve gümüşün geçmeyeceği kıyamet günü gelmeden kendisiyle helalleşsin. Aksi takdirde; salih ameli varsa, yaptığı zulüm miktarınca sevapından alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa da, zulmettiği kardeşinin güna
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Soru-Cevap
Vesvese sebebiyle zihne gelen kötü sözlerden dolayı insan günahkâr olur mu? Bunlardan kurtulmak için bir dua var mıdır?
Şeytanın insanı küfre sürükleme yollarından biri de onu şüphe ve tereddüde sürükleyebilecek sorulardır. Kalpten geçen bu sorular, şüphesiz şeytanın vesvesesi ile meydana gelmektedir. Bu soruların en tehlikelisini bizzat Allah Resûlü (s.a.s.) bize şöyle haber vermiştir: “Şeytan sizden birinize gelerek ‘filan ve filan şeyi kim yarattı?’ der. O kişi ‘Allah yarattı’ deyince peki, ‘Allah’ı kim yarattı?’ der. İş bu dereceye varınca o kimse hemen Allah’a sığınsın ve o düşünceden uzaklaşsın!” (Buhârî, Bed’ü’l-halk, 11) Bazı rivayetlerde “Allah’a iman ettim, desin!” (Müslim, Îmân, 212) ilavesi de vardır.
Kuruntulu kişilerin, takıntıları imanlarına zarar vermez. Hz. Peygamber, “Allah Tealâ, içlerinden geçen fena şeylerle amel etmedikçe veya onu konuşmadıkça, o şey yüzünden ümmetimi hesaba çekmeyecektir.” (Buhârî, Talâk, 11) buyurmuştur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[25.08.2022 17:37] Annem: Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Allah katında komşuların en hayırlısı, komşusuna karşı en güzel davranandır.” (Dârimî, Siyer, 3) buyurmuş, hatta kişinin komşusu tarafından hayırla yâd edilmesinin, Yüce Mevla tarafından günahlarının affına vesile olabileceğini belirtmiştir: “Bir Müslüman öldüğünde, en yakın komşularından üç hane halkı kendisinin iyi bir insan olduğuna şahitlik ederlerse, Yüce Allah, ‘Bildikleri kadarıyla şahitlikte bulunan kullarımın şahitliğini kabul ettim ve (onun hakkında) kendi bildiklerimi de bağışladım.’ buyurur.” (İbn Hanbel, II, 409). Komşu hakkındaki nebevî uyarılara kulak veren bir mü’min, komşuya zarar verecek veya onu rahatsız edecek davranışlardan kesinlikle uzak duracak, kendisi için arzu ettiğini onun için de arzu edecek, kendisi için istemediğini onun için de istemeyecektir. Çünkü komşu olması ona bir ayrıcalık sağlamaktadır. Ona yapılan herhangi bir kötülük ya da verilen zarar, diğerlerinden farklı değerlendirilmektedir. - KOMŞULARIN EN HAYIRLISI…
[25.08.2022 17:37] Annem: CENÂB-I HÂKK’A MEKÂN İSNÂD EDİLEMEZ
SORU: “Allâh göktedir.” veya “Arşın üstündedir” diyerek Allâh (c.c.)’a mekân isnâd etmenin hükmü nedir?
CEVAP: Allâh (c.c.)’a mekân isnâd etmek doğrudan doğruya küfürdür. İmâm-ı A’zam Ebû Hanife (r.a.) şöyle buyurmuştur: “Mü’minin; Allâhü Teâlâ’ya mekân, gelmek, gitmek ve mahlûkların sıfatlarından herhangi bir sıfatı isnâd etmemesi lâzımdır. Kul; Cenâb-ı Hâkk’ın bir mekânda bulunmadığını, mekâna ihtiyacı olmadığını, arşın O (c.c.)’un kudretiyle ayakta durduğunu bilerek gidip gelme gibi sıfatları kendisine izafe etmemelidir.”
İmâm-ı Caferü’s-Sâdık (r.a.) buyurur ki: Allâhü Teâlâ’nın bir şey üzerinde olduğunu, yahud bir şeyden olduğunu söyleyen kâfirdir. Çünkü bir şey üzerinde olsaydı, o şey O (c.c.)’u kaldırırdı. Eğer bir şeyde olsaydı, onda belirmiş olurdu. Bir şeyden olsaydı, sonradan olma olurdu. Allâhü Teâlâ bunların hepsinden münezzehtir.”
Müfessir Kâdî Beydâvî (r.âleyh) diyor ki: “Aklî ve şer’î delîllerle kat’î surette sabittir ki, Cenâb-ı Hâkk cisim olmaktan ve bir mekânda yerleşmiş olmaktan münezzehtir.”
İmâm-ı Kurtubi (r.âleyh), tefsirinin çeşitli yerlerinde diyor ki: “Bu konuda uyulması gereken kural, Yüce Allâh’ın hareketten, intikâlden ve mekân işgal etmekten tenzih edilmesinden ibarettir.
SORU: “Rahmân, arşa istivâ etmiştir.” (Taha s. 5) âyetini nasıl anlamak gerekir?
CEVAP: İmâm-ı Â’zâm Ebû Hanife (r.a.) bu konuda şöyle der: “Allâhü Teâlâ, kendisi için ihtiyaç ve arşın üzerine istikrar (yerleşme) söz konusu olmaksızın arşa istivâ etmiştir. O (c.c.), arşı da arştan başkasını (diğer yarattıklarını) da korumaktadır. Eğer Allâhü Teâlâ arşa ve bir yerde yerleşmeye muhtaç olsaydı, tıpkı mahlûklar gibi âlemi yoktan var etmeye ve idareye muktedir olmazdı. Hâşâ, Cenâb-ı Hâkk arşın üzerinde duruyor ve oturuyorsa, arşı yaratmadan önce nerede oturuyordu?”
(Misvâk Neşriyât, Hâkk Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar, s.87)
[26.08.2022 18:30] Annem: Bir Ayet:
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize kulluk edin ki sakınabilesiniz.
(Bakara, 2/21)
Bir Hadis:
Kim din kardeşinin hakkına girdiyse, altın ve gümüşün geçmeyeceği kıyamet günü gelmeden kendisiyle helalleşsin. Aksi takdirde; salih ameli varsa, yaptığı zulüm miktarınca sevapından alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa da, zulmettiği kardeşinin güna
(Buhârî, 'Rikâk', 48)
Bir Dua:
Yüce Allah'ı (her türlü noksanlıktan) tenzih ederim. Allah'a hamdederek Onu tesbih ederim.
(Buhârî, 'Deavât', 65)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[26.08.2022 18:31] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Malazgirt Zaferi (1071) Büyük Taarruz Başladı (1922) Zafer Haftası (26-30 Ağustos)
Allah’ın nimetini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Allah gerçekten bağışlayıcıdır, merhametlidir. (Nahl, 16/18)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Anadolu’nun Açılan Kapısı: Malazgirt Zaferi
Selçuklu Devleti, cihan hâkimiyeti mefkûresiyle Anadolu’nun birçok bölgesini ele geçirmişti. Bu fetih hareketi Bizans’ın bütün uğraşlarına rağmen durdurulamadı. Bizans kralı bu fetihleri durdurmak için harekete geçti ve çeşitli ırklardan oluşan büyük bir orduyla Malazgirt önlerine geldi. Sultan Alparslan ise Bizans öncü kuvvetlerini yenerek Malazgirt’e ilerledi. Barış çabaları sonuçsuz kalınca iki ordu savaşa tutuştu. Bütün Müslümanların dualarla destekledikleri bu savaşı Türk ordusu kazanmış, Bizans kuvvetleri dağılmış ve imparator da esir düşmüştü. Esir imparatoru misafir gibi ağırlayan sultan Alparslan, onu ülkesine güvenli bir şekilde ulaştırdı.
26 Ağustos 1071 Cuma günü çok az bir orduyla kazanılan Malazgirt Zaferi, İslam dünyasında sevinçle karşılanmıştır. Anadolu’nun kapılarını Müslümanlara sonuna kadar açan zaferle birlikte kısa zamanda bütün Türk boyları Anadolu’yu yurt edinmiştir. Türk ve dünya tarihinin en önemli hadiselerinden biri olan bu zaferi her yıl coşkuyla kutlamalıyız.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[26.08.2022 18:31] Annem: Bilginin anahtarı soru sormaktır. İnsan hem kendine hem de çevresindekilere sorular sorar. İnsana soru sorduran şey, bir yönüyle merak ve bir yönüyle de öğrenme güdüsüdür.##İnsanlar arasındaki iletişimin bir nevîni teşkil eden soru sormanın, bir takım adab ve usulü vardır. Şekli, diyaloğun türüne göre değişse de şu iki temel şart her zaman gözetilmelidir. Bunlardan ilki, bilene sormak, diğeri de gereksiz soru sormamak. Kur’an-ı Kerim’de “..bilmiyorsanız kitaplılara (ilim sahipleri) sorun.” (Enbiyâ, 21/7) buyurulması insanların hem bilmediklerini sormasını hem de bunları bilenlere sormasını tavsiye etmektedir. Diğer taraftan Peygamberimizin, “Şüphesiz Allah sizin için üç şeyi çirkin gördü: Dedikodu, malı zayi’ ve israf etmek, çok soru sormak.” (Buhari, Zekât, 53) şeklindeki hadisinden de lüzumsuz soru sorulmaması gerektiğini anlıyoruz.##Soru sormak derste, sohbette, sokakta, camide kısacası hayatın her alanında söz konusudur. Hangi ortamda olursa olsun soru sorma, polemik ve tartışma amaçlı olmamalıdır. İstifade ve anlama amaçlı olmalıdır. - SORU SORMA ADABI
[26.08.2022 19:13] Annem: ALLÂH (C.C.)’UN BAŞKASINA VERDİĞİ NİMETLERİ KISKANMAMALIYIZ
Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere vasiyetlerinden birinde de, Allâh (c.c.)’un bazı kimselere bağışladığı mal, şöhret, ilim gibi şeyleri görüp kıskanmamamız, Allâh (c.c.)’un onlara verdiği dünya ve âhiret nimetlerinin bu kimselerin elinden çıkmasını temenni etmememiz buyurulmaktadır.
Şeyhayn ve diğerlerinin rivayet ettikleri bir hadiste şöyle buyuruluyor: “Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyiniz.”
Zira bizlerde olmayan bu gibi dünya ve âhiret nimetlerinin bizlere verilmediğini görerek kıskanacak olursak, Allâh (c.c.), buyruklarına karşı geldiğimizden dolayı bizleri, ilâhî huzur çevresinden İblis’i kovduğu gibi kovar. İblis’in başına gelenler, Hz. Âdem (a.s.)’ı kıskanmasının sonucudur. Bir kimse bilgin ve salih bir kimseyi kıskanırsa, İblis’in başına gelenler kendisinin de başına geleceğini kesinlikle bilmelidir.
Ebu Dâvud (r.âleyh) şu hadîsi anlatır: “Kıskançlıktan kaçınınız; kıskançlık, ateşin odunu veya çalı çırpıyı yediği gibi, insanın güzel âmellerini yiyip götürür.”
Şunu ifade edeyim ki, bir kul, hayır ve şer olarak din kardeşine ne dilerse, Hâkk Teâlâ o ölçüde kendisini cezalandırır veya mükâfatlandırır.
Taberânî (r.âleyh) şu hadîsi anlatır: “Aralarında kıskançlık doğmadığı sürece insanlar hayır içerisinde bulunurlar.” Hâkim (r.âleyh) rivayet ediyor: “Bir mü’minin içinde Allâh (c.c.) yolunda bulandığı tozlarla cehennemin kokusu birleşmediği gibi, mü’min bir kimsenin içinde, îmânla kıskançlık birleşip kaynaşamaz.”
Bu hastalıktan arınmak için uyanık ve uyarıcı bir şeyhi takip etmek gerekir. Akıllı kişi kıskandığı adama Râbbinin verdiğini ondan öğrenip istemelidir. Onun elindekinin gitmesini istememelidir. Böylece aşağılık dereceye inmekten ve kıskançlığa düşmekten rahat etmiş olur.
(İmâm Şaranî, Büyük Ahidler, s.979-981)
[27.08.2022 14:29] Annem: Bir Ayet:
Allah'ın nimetini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Allah gerçekten bağışlayıcıdır, merhametlidir.
(Nahl, 16/18)
Bir Hadis:
Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular.
(Müslim, 'İlim', 7; Ebû Dâvud, 'Sünnet', 6)
Bir Dua:
Allah'ım! Doğru yoldan sapmak veya saptırılmaktan, ayağımın kayması veya kaydırılmasından, zulmetmekten veya zulme maruz kalmaktan, cahilce hareket etmekten veya cahilce hareketlere maruz kalmaktan Sana sığınırım.
(Ebû Dâvud, 'Edeb', 11)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[27.08.2022 14:29] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Haydarpaşa-Şam-Medine Demiryolu Açıldı (1908)
Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise nefsini heva hevesine tâbi kılan, sonrasında da Allah’tan dileklerde bulunup duran ve bunu yeterli görendir. (Tirmizî, Kıyâmet, 25)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Cennet Ehli ve Orada Sunulan Nimetler
Cennet, çok çeşitli özellik ve güzelliklere sahip ebedi kalınacak bir yerdir. Cennette daha önce hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir kimsenin hatrına getirmediği sayısız ve sonsuz nimetler Allah tarafından müminlere verilecektir. Cennet ortamında sunulacak nimetler, dünya şartlarının aksine, insanların gönüllerince yaşayacakları, hiçbir zaman bitme, tükenme endişesi duymayacakları ebedi nimetlerdir. Cennetteki paha biçilemez güzelliğe sahip olan bu nimet ve zenginlik,
Allah’ın sonsuz güzellikteki sanatının tecellisidir.
Cennet nimetleri, Allah’a, peygamberlere, meleklere, ahiret gününe ve öldükten sonra tekrar dirilmeye inanan; imanlı, salih amel ve güzel ahlaka sahip olan müminler içindir. Yüce Allah, “Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.” (Tûr, 52/17-18) buyurmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[27.08.2022 14:30] Annem: Dünyaya gelen her canlı günün birinde mutlaka ölümü tadacaktır. Bununla birlikte bu kaçınılmaz son, asla bir yok oluş anlamına gelmeyip yeni ve sonsuz bir hayatın, ahiretin başlangıcı olacaktır. Ahiret hayatı ve ahirete iman Kur’an’da en çok vurgulanan konulardan biridir. Allah’a imanla yakından ilişkisi olan ahirete imanın, insanın hem kendi hayatını hem de diğer insanlarla ilişkilerini düzenleyen bir yönü vardır. Ahirete inanmak, fıtratı gereği ebedîlik özlemi duyan insanoğlunu tatminkâr kılar ve sorumluluk duygusunu geliştirir. Ahirete inanan kimse kıyamet günü adalet terazilerinin kurulacağını, buna göre dünyada iyi ya da kötü yaptığı ne varsa hepsinin karşılığını ahirette göreceğini ve hiç kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyeceğini bilir (Enbiyâ, 21/47). Başına gelen sıkıntı ve musibetlere sabreder; zorluklarla mücadele eder. Ebedî mutluluğa erişmek için dünyada iyi işler yaparak yaratılış gayesine uygun bir yaşantı sürer. - EBEDÎ MUTLULUĞUN ANAHTARI: AHİRETE İMAN
[27.08.2022 14:30] Annem: KANUNÎ SULTAN SÜLEYMAN HÂN’IN
TERFİ İSTEYEN BÂLİ BEY’E CEVÂBI
Mohaç Meydan muharebesinde, Macar ordusunu arkadan çevirerek onu tamamen mahv eden Semendire sancak beyi Gazi Bâli bey, kendinde mevcud olan ve sancak beylerinin alâmeti bulunan iki tuğ’un üçe çıkarılmasını rica ederek, pâdişâhtan bir tuğ daha istemiştir. Kânunî, Gazi Bâli beye şu cevâbı vermiştir:
“Yadigârım ve Muhterem Lalam Gazi Bâli Bey! Berhudar olasın, yüzün ak olsun. Bizden bir tuğ dahî arzu eylemişsin. Henüz bir tuğ zamanı değildir. Sana Hz. Peygamber (s.a.v.) fetih tuğunu verdik. Bu ihsân üzerine iyilik olmaz. Bunun şükrünü bilip, yerine getiresin. Bilesin ki bey olmak iki kefeli terazidir. Bir kefesi cennet ve bir kefesi cehennemdir. Bir an adâletle hükmetmek, yetmiş yıllık ibâdetten efdâldir. Âhireti hatırdan çıkarmayasın. Serasker olduğun yerlerde ve hükmünün geçtiği mahallerde, zulüm ve düşmanlık etmekten şiddetle sakınasın. Âhirette bize hitâb olunursa, senin yakana yapışırım. “Ol vilâyetleri kılıcımla fetheyledim!” demeyesin. Memleket, Allâhü Teâlâ hazretlerinindir. Sakınıp, nefsine gurur getirmeyesin. Fetholunan kalenin mal ve erzakını hep Beytülmâl için almışsın. Buna rızâ-yi hümâyunum yoktur. Beşte birini alıp, geri kalanını İslâm askerine dağıtasın. İslâm askerinin ihtiyarlarını baba, orta yaşlılarını kardeş ve gençlerini oğul bilesin. Babalara hürmet edesin, oğullara şefkât gösteresin. İslâm askerine hiçbir veçhile zorluk çektirmeyesin. Nimeti bol veresin. Eğer hazînen tükenirse buraya bildiresin ki, sana bir iki bin kese göndermekten aczim yoktur. Halkın fakirlerini, büyük vazifelerle rencide ettirmekten şiddetle kaçınasın ki, bizim halkımızı rahat görüp, küffar halkı imrensinler. Meyl ve muhabbetleri bizim tarafa olsun. Bir kimseyi hizmetinde kullandığın zaman da, sakın evvelki hâline îtimat etmeyesin. Çok kimse vardır, elinde fırsat olmadığı zamanda zâhidlik ve iyilik yüzü gösterip, eline fırsat geçtiği zaman Firavun ve Nemrud olur. Ol kimseleri tecrübe edip göresin. Evvelki hâli son hâline uygunsa hizmetinde kullanasın.
İmdi, ey Gazi Bâli Bey! Sana dahî nasihatim odur ki; atın yürüğünü, kılıcın keskinini ve beyin bahadırını saklayasın. Allâhü Teâlâ hazretleri yolunu açık ve kılıcını keskin eyleye ve seni küffâr-ı hâk-sâr üzerine mansur ve muzaffer eyleye...”
(Yeni Rehber Ansiklopedisi, c.11, s.120)
[28.08.2022 16:03] Annem: Bir Ayet:
De ki: 'Kuşkusuz ben, kendisine içten bir inanç ve bağlılık göstererek Allah'a ibadet etmekle yükümlü kılındım. Ve bana Müslümanların ilki olmam emredildi.'
(Zümer, 39/11-12)
Bir Hadis:
Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise nefsini heva hevesine tâbi kılan, sonrasında da Allah'tan dileklerde bulunup duran ve bunu yeterli görendir.
(Tirmizî, 'Kıyâmet', 25)
Bir Dua:
Allah'ım! Beni kötü ahlaktan ve heva hevesime uymaktan uzak eyle.
(Hâkim, Müstedrek, 1, 714)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[28.08.2022 16:03] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Kosova Zaferi (1339) Reisü’l-Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu’nun Vefatı (1901-1980) Ankara Kocatepe Camii İbadete Açıldı (1987)
De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.” (Zümer, 39/53)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Soru-Cevap
Kimlerin Cenaze Namazı Kılınır?
Bir ölünün cenaze namazının kılınabilmesi için altı şartın bulunması gerekir. Bu şartlar şunlardır:
Ölünün Müslüman olması
Temiz olması (yani yıkanıp temiz bir kefene sarılması)
Cemaat önünde olması
Ölünün tamamı veya bedeninin yarıdan fazlası yahut başı ile beraber en az yarısının bulunması
Cenaze namazını kılacak kişinin (özürlü değilse) ayakta kılması Cenazenin sabit yerde olması, omuzda veya hayvan üzerinde bulunmaması 7.Canlı olarak doğan veya vücudunun ekserisi canlı olarak çıkan bir çocuk yıkanır ve cenaze namazı kılınır. Organlarının yaratılışı tam olan veya bazı organları belli olan düşük yıkanır ve bir beze sarılarak defnedilir, namazı kılınmaz. Hiçbir organı belli olmayan bir düşük ise yıkanmaz ve
üzerine de namaz kılınmaz.
8.Mekruh olan üç vaktin dışında her zaman cenaze namazı kılınır. Cenaze namazını en az bir erkek veya kadın kılarsa farz-ı kifaye yerine gelmiş olur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[28.08.2022 16:03] Annem: SAFER AYINDA HER GÜN OKUNACAK DUÂ
Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm
E‘ûzü billâhi min şerri hâzâ’z-zamâni ve este‘îzu bihî min şürûri sâiri’z-zamâni ve e‘ûzu bi-celâli vechike ve cemâli kudsike en tücîrenî mine’l-belâi fî hâzihi’s-seneti ve kınâ min şerri mâ-kadayte fîhâ ve ekrimnâ fî’s-saferi yâ ekreme’l-ekremîn. Ezhir vahtim hâzihi’ş-şuhûre ‘aleyye bi’s-selâmeti ve’s-sa‘âdeti ve li-ehli beytî ve li-‘akribâî ve li-cemî‘i ümmeti Muhammedin ‘aleyhi’s-salâtü ve’sselâmu bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîn. Allâhümme ferricnâ bi-duhûli’s-saferi vahtimlenâ bi’l-hayri ve’z-zafer.
Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla.
Bu zamânın ve diğer zamânların şerrinden Allâh’a sığınıyorum. Senin celâlin ve cemâline sığınıyorum. Bu yılın belâlarından ve o yıl içerisinde hükmettiğin sıkıntılardan Sana sığınıyorum. Ey ikrâmı bol olan Allâh’ım! Bize Safer ayında ikrâm et. Ey merhametlilerin en merhametlisi, merhametin hürmetine bu ayları bize, âilemize, akrabâmıza ve tüm ümmeti Muhammed’e bereket ve aydınlık kıl. Allâh’ım! Safer’in gelişini bize rahatlık kıl. Hayır ve zaferle bitmesini nasîb eyle.
Bu ayda oruç ve namâz gibi nâfile ibâdetlerin yanısıra Safer ayına hâs duâ ve ibâdetler de yapılmalıdır. Bu günâhkâr kulların en büyük silâhı duâsıdır. Yüce Rabbimiz Mü’min sûresinde şöyle ferman buyurur: “Siz bana duâ ediniz (benden isteyiniz) ki, ben de size icâbet edeyim. Bana ibâdetten (duâ etmekten) kibirlenen şu gafiller, zelil ve hakir olarak yarın Cehenneme gireceklerdir. (Mü’min s. 60)
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Duâ ibâdetin iliği ve özüdür.” (Tirmizî) “Allâh (c.c.)’ün fazl u kereminden isteyiniz; çünkü istenilmesinden hoşlanır.” (Tirmizî)
“Muhakkak ki Allâh (c.c.), ısrâr ile duâ eden kulunu sever.” buyurmuşlardır. (Taberânî)
(Ömer Muhammed Öztürk, Misvâk Neşriyât, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.30-31)
[28.08.2022 16:03] Annem: Anne baba çocuklarının sahibi değil, emanetçisidir (Müslim, Fedâilu’s-sahabe, 107). Çünkü Allah, yeryüzüne yeni bir can göndermeyi murat etmiş ve bu canın oluşumu, doğumu ve gelişimi için anne babayı görevlendirmiştir. Dolayısıyla emanetin sahibi olan Yüce Rabbimize karşı ciddi bir sorumluluk yüklenen ebeveyn, O’nun kendilerine teslim ettiği küçük insanı layıkıyla büyütmekle mükelleftirler. Böylesine yüce bir ismin emanetine gözleri gibi bakmak ve asla hıyanet etmemek zorundadırlar. Bu durum, çocuk üzerinde istedikleri tasarrufta bulunma özgürlüklerinin olmadığı anlamına gelir. Zira bir gün gelecek, emanetini nasıl yoğurup şekillendirdikleri, neyle besleyip hangi şartlarda muhafaza ettikleri hususunda Allah’a hesap vereceklerdir. Anne babası onu şiddet içeren, gerilimli ve huzursuz ortamlardan uzak tutmalı, helal ve sağlıklı gıdalar aracılığı ile beslenip büyümesini sağlamalı, sigara ve alkol gibi zararlı maddelerin kanına karışmasına engel olmalıdır. Her çocuk, kendisini karşılayan anne babadan ilk günden itibaren iyilik görme hakkına sahiptir. - ÇOCUKLARIMIZA KARŞI GÖREVLERİMİZ
[29.08.2022 17:32] Annem: Bir Ayet:
De ki (Allah şöyle buyuruyor): 'Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.'
(Zümer, 39/53)
Bir Hadis:
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz (iki defa aynı yanılgıya düşmez).
(Buhârî, 'Edeb', 83; Müslim, 'Zühd', 63)
Bir Dua:
Allah'ım! Cimrilikten ve korkaklıktan Sana sığınırım.
(Nesâî, 'İstiâze', 4)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[29.08.2022 17:32] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Belgrad’ın Fethi (1521) Mohaç Zaferi (1526)
Mümin; günahını, dağın altında otururken üzerine düşecek olan bir kaya gibi görür. Günaha dadanmış kişi ise günahını; burnununa konmuş, ona bir şey söylediğinde uçacak bir sinek gibi görür. (Buhârî, Deavât, 4)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Gerçek Müflis Kimdir?
Peygamberimiz (s.a.s.), bir gün ashabı ile birlikteydi ve sohbetine şöyle başladı: “Müflis kimdir bilir misiniz?” Ashabdan söz alan biri, “Bizim aramızda müflis, malı mülkü olmayan kimsedir.” dedi. Bu cevap üzerine Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Asıl müflis, kıyamet gününde kıldığı namaz, tuttuğu oruç ve verdiği zekatla gelir. Ancak dünyada iken şuna sövmüş, buna iftira atmış, ötekinin malını yemiş, berikinin kanını dökmüş, bir başkasını da dövmüştür. (Bunların karşılığı olarak) iyiliklerinden alınıp hak sahiplerine verilir. Hesabı görülmeden iyilikleri biterse, mağdur ettiği insanların günahlarından alınarak bunun üzerine yüklenir, sonra da cehenneme atılır.” (Müslim, Birr, 59)
Allah katında mükafat kazanmak ve azaptan kurtulmak için kul haklarından arınmış olmak gerekmektedir. Peygamberimizin (s.a.s.), “Allah’ın huzuruna, hiç kimseye haksızlık yapmadan çıkmayı umuyorum.” (Ebû Dâvûd, Büyû’, 49) şeklindeki sözleri onun bu konudaki titizliğini göstermektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[29.08.2022 17:32] Annem: Bir öğretmen derse girer, masanın üzerine büyük bir kavanoz koyar. Kavanoza önce iri taş parçalarını yerleştirir. Kavanozda yer kalmayınca sorar: “Kavanoz doldu mu?” Öğrenciler: “Evet” cevabını verir. Bunun üzerine öğretmen küçük çakıl taşları çıkartır, kavanoza döker ve tekrar sorar: “Kavanoz doldu mu?” öğrenciler: “Evet, doldu.” derler. Bu kez de bir kap dolusu kum çıkartan öğretmen kumu kavanoza boşaltır ve yeniden: “Kavanoz doldu mu?” diye sorar. Öğrencilerin, “evet” diye bağırması üzerine öğretmen kavanozun içine su döker ve şöyle devam eder: “Büyük taş parçaları aileniz, çocuklarınız, sağlığınız ve sizin için önemli olan şeylerdir. Çakıl taşları, işiniz, eviniz ve arabanız gibi daha az önemli olan şeylerdir. Kum ise hayatımızdaki ufak şeylerdir. Şayet kavanoza önce kum doldurursanız büyük taş parçaları ve çakıl taşlarına yer kalmaz.” Ardından herkesin kendisine sorması gereken soruyu sorar: “Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?” - HAYATTAKİ ÖNCELİKLERİMİZ NE?
[29.08.2022 17:33] Annem: SAFER AYI NAMÂZI VE DUÂLARI
Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi, gece yarısından sonra yeryüzüne inecek belâlardan Allâh (c.c.)’un izniyle korunmak için imsâkten önce dört rek‘at nâfile namâzı kılıp Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre olarak, birinci rek‘atte 17 “Kevser”; ikinci rek‘atte 5 “İhlâs”; üçüncü rek‘atte 1 “Felâk”; dördüncü rek‘atte 1 “Nâs” sûrelerini okuyup selâmdan sonra duâ edilecektir.
Safer’in son çarşambasının gecesi veyâ gündüzü iki rek‘at namâz kılıp birinci ve ikinci rek‘atte Fâtiha’dan sonra 11’er “İhlâs” okunacak. Namâzdan sonra 7 def‘a istiğfâr edilecek ve el kaldırıp 11 def‘a Salât-ı Münciye ve sonlarında “inneke ‘alâ külli şey’in kadîr” okunacaktır. Bu duâlarda, “Allâhü Teâlâ’nın, kendimizi, âile fertlerimizi ve bütün Mü’minleri gökten inen, yerden gelen ve bütün belâlardan muhâfaza buyurması” için niyâz edilecektir. Yine Safer ayının son çarşamba gecesi veya gündüzü iki rek’ât namaz kılınıp, birinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 7 “Kadir” , ikinci rek’atta Fâtihâ’dan sonra 5 “Kevser” okunacaktır.
SALÂT-I MÜNCİYE:
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tüncînâ bihâ min cemî‘il ahvâl-i vel-‘âfât ve takdî lenâ bihâ cemî‘al hâcât ve tütahhirünâ bihâ min cemî‘i’s-seyyiât ve terfe‘ûnâ bihâ a‘le’d-derecât ve tübelliğunâ bihâ aksal-gâyât min cemî‘i’l-hayrâti fi’l-hayâti ve ba‘de’l-memât.”
SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA
GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂ
Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm “Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve alâ âlihî ve bârik ve sellim. Alâhümme innî e’ûzü bike min şerri hâze’l yevmi ve min külli şirretin ve belâin ve beliyyetin-i’lletî fîhi ve yekûnü fî ‘ilmike yâ Dehru, yâ Deyhâru, yâ Keynânü, yâ Keynûnü, yâ Evvelü, yâ Ebedü, yâ Mübdiü, yâ Mu’îdü, yâ Ze’l-celâli ve ikrâm. Yâ Ze’l-arşi’l mecîdi ente tef’alü mâ türîdü. Allâhümma’hrüsnî bi-aynike’lletî lâ-tenâmü fî nefsî ve mâlî ve evlâdî ve dînî ve dünyâye’lletî’btelânî bi-suhbetihim bi-hurmeti’l ebrâri ve’l- ahyâri bi-rahmetike yâ Azîzü, yâ Ğaffâru, yâ Kerîmü, yâ Settâru, bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîn. Allâhümme şedîdü’l kuvâ yâ Şedîdü, yâ Azîzü, yâ Kerîmü, yâ Kebîru, yâ Müteâlü! Zelleltü bi-ızzetike, cemî’ı halkike yâ Muhsinü, yâ Mücmilü, yâ Mütefaddilü, yâ Mün’imü, yâ Mükrimü lâilâhe illâ ente. Allâhümme yâ Latîfü letafte bi-halki’s semâvâti ve’l-ardı ültuf binâ fî kadâike ve âfinâ min belâike ve lâ-havle ve lâ- kuvvete illâ bike bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîne. Hasbüna’llâhü ve ni’mel vekîl lâhavle ve lâ-kuvvete illâ bi’llâhi’l Alîyyi’l Azîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”
(Ömer Muhammed Öztürk, Misvâk Neşriyât, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.31-35)
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
26
20
2
4
44
64
2.FENERBAHÇE A.Ş.
27
17
1
9
33
60
3.TRABZONSPOR A.Ş.
26
17
3
6
23
57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
26
14
5
7
17
49
5.GÖZTEPE A.Ş.
26
11
5
10
10
43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
26
12
8
6
14
42
7.SAMSUNSPOR A.Ş.
26
8
7
11
-2
35
8.KOCAELİSPOR
26
9
11
6
-4
33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
27
8
10
9
-10
33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
26
7
10
9
-4
30
11.CORENDON ALANYASPOR
26
5
8
13
-4
28
12.TÜMOSAN KONYASPOR
26
6
11
9
-9
27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
26
6
13
7
-8
25
14.KASIMPAŞA A.Ş.
26
5
12
9
-14
24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR
26
6
14
6
-18
24
16.İKAS EYÜPSPOR
26
5
14
7
-18
22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
26
3
12
11
-28
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
26
4
17
5
-22
17


