ABDULLAH ADEMOĞLU


GÜNÜN YAZISI


CUMANIZ MÜBÂREK OLSUN
ÖĞRENCİ YETİŞTİRİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ HUSUSLAR ;
HİÇ ŞÜPHESİZ, MAHLÛKAT İÇERİSİNDE EĞİTİME EN ÇOK MUHTAÇ OLAN İNSANDIR.
HAYATTA EN ZİRVE SANAT DA, İNSAN YETİŞTİRMEKTİR
Allah Teâlâ, insanlığa en büyük insan terbiyecileri olarak peygamberleri lutfetmiştir.
HER GÜZELLİK VE HAYRIN KEMÂL NOKTASINI TEMSİL EDEN PEYGAMBER EFENDİMİZ ( S.A.V ) BU FAZÎLET UFKUNDA DA ZİRVEDİR.
NİTEKİM O - SALLÂLLÂHU ALEYHİ VE SELLEM - ;
Talebeleri bütün bir insanlık olan en büyük MUALLİMDİR
Âlemlere rahmet dersini tâlîm eden bir MUALLİM …
Her gönlü, Cenâb-ı Hakk’ın nazargâhı gören ve o hassâsiyetle değerlendiren bir MUALLİM …
Muzdarip gönüllerin ıztırâbını mübârek sînesinde hisseden ve ona bir çâre bulmadan gönlü huzur bulmayan bir MUALLİM …
Zulüm karanlığıyla kararmış kalplerin, İslâm’ın nûruyla aydınlanması arzusuyla bütün gücünü sarf eden ve
Hidâyete davet eden kimseye, kendisine uyanların sevabı kadar sevap verilir. Bu onların sevaplarından da hiçbir şey azaltmaz.”
(Müslim, İlim, 16) hadîsini ümmetine fiilen öğreten bir MUALLİM …
Velhâsıl tek derdi ve tek gâyesi, talebelerini Hakk’ın râzı olacağı güzel bir kulluk kıvâmına eriştirmek olan bir MUALLİM …
Bu vesîleyle bir eğitimcinin, talebelerini kendisi için büyük bir nîmet bilmesi ve onları Hakk’ın rızâsı istikâmetinde faydalı ilimlerle tezyîn etmesi zaruridir
Hiçbir talebeyi önemsiz görmemek lâzım. Şüphesiz ki, hepsi de istîdâdı ölçüsünde nice güzel vazîfeler icrâ edecektir.
Eğitimci, ilgilendiği talebelerin rûhuna girecek bir damar bulmalı ve onlara anlayışları ölçüsünde konuşmalıdır.
Nitekim -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz’in:
“Biz, insanlara akılları ölçüsünde konuşmakla emrolunduk.” (Deylemî )
Bir eğitimci, talebesini iyi tedkik etmeli ve kıymetli bir mücevher işleyen mâhir bir usta gibi onu Cenâb-ı Hakk’ın râzı olacağı bir kıvâma ulaştırmak için çalışmalıdır. Zira gerçek bir eğitimcinin muvaffakiyeti, eğittiği talebelerinde kendini gösterecektir.
Bundan dolayı eğitimci, kendisine emânet edilen her bir talebenin, istikbâlin zirve şahsiyetlerinden biri olabileceği ihtimâlini dâimâ göz önünde bulundurmalı; dünyayı değiştirebilecek dâhîlerin, belki de elinin altında olabileceğini unutmamalıdır.
Cenâb-ı Hakk’ın lutfettiği bu nimetin kiymetini bilmeli. Çünkü nimet, şükrü edâ edilirse devam eder. Büyük veya küçük, kıymeti bilinmeyen, şükrü edâ edilmeyen her türlü hizmet imkânı da elden çıkmaya mahkûmdur.
Peygamber Efendimizde hayatına tatbik etmediği, yaşamadığı hiçbir şeyi öğretmemiş, telkin etmemiştir.
Rasûlullah (s.a.v) bir şeyi emrettiğinde bunu evvelâ kendisi tatbik eder, ardından insanlar bunu örnek alır ve O’ndan gördükleri gibi yaparlardı.
Gençler Ebû Saîd’in yanına dinlerini öğrenmek için gittiklerinde
O bizleri görünce (çok sevinir ve bize hitâben) şöyle derdi:
“–RASÛLÜLLAH ( S A V ) EFENDİMİZ'İN BİZE VASİYET VE EMÂNET ETTİĞİ KİŞİLER, MERHABA, HOŞ GELDİNİZ! RASÛLULLAH ( S A V ) BİZE ŞÖYLE BUYURMUŞTU:
«–Dünyanın dört bir yanından insanlar gelip dîni iyice öğrenmek ve onda derinleşmek isteyerek size tâbî olacaklardır. ONLAR SİZE GELDİĞİNDE KENDİLERİNE ÎTİNÂ GÖSTERİN VE (DÂİMÂ) HAYIRLA MUÂMELE EDİN!»” (TİRMİZÎ ).
BU GERÇEKLER IŞIĞINDA DENİLEBİLİR Kİ ,
Hidâyet semâsının yıldızları ve Rasûlullah -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-’in güzîde talebeleri olan Ashâb-ı Kirâmın yetişmesi için Efendimiz’in göstermiş olduğu üstün gayreti
Ebû Talha -radıyallâhu anh- şöyle anlatmaktadır.
“O Rasüller Sultânı, açlıktan iki büklüm olan belini doğrultmak için karnına taş bağlamıştı.
O bu hâliyle ayakta durmuş ve Ashâb-ı Suffe’ye Kur’ân öğretiyordu.”
(Ebû Nuaym, Hilye, )
Efendimiz'in ( S A V ) bu üstün gayretleri neticesinde, taştan daha katı olan gönüller gözlerinden merhamet incileri saçan birer rahmet çağlayanına döndü. İnsanlık, cahiliyet bataklığından kurtulup “saâdet asrı”na ulaştı.
O nûra pervâne olanlar, hidâyet semâsında yıldızlaştı.
Unutmamak gerekir ki; “HER ŞEYİN BİR ZEKÂTI VARDIR.”
(İbn-i Mâce, Sıyâm, 44) Kendisini faydalı ilimle tezyîn etmiş bir eğitimcinin zekâtı da, sahibi olduğu ilmi talebelerine aktarmak ve onların iyi yetişmesi için gayret göstermektir.
BU HAKÎKAT DOLAYISIYLADIR Kİ,
Peygamber Efendimiz (SAV) in insanlara hakkı ve hayrı tâlîm etmek mevkîinde olan bütün mü’minlere hitâben buyurduğu şu hadîs-i şerîf ne kadar câlib-i dikkattir:
“Müslümanların işlerini önemsemeyen onlardan değildir.
Her kim Allah için, Rasûlü için, kitâbı için, müslümanların imâmı ve bütünü için nasihatçi olmadan akşamlar ve sabahlarsa onlardan değildir.”
(Taberânî, es-Sağîr, nr. 907; Heysemî, ez-Zevâid, nr. 294)
BİR İNSAN İÇİN EĞİTİM NE KADAR ÖNEMLİ İSE, EĞİTİMİ VEREN EĞİTİMCİ DE O DERECE ÖNEMLİDİR .
Eğitimde öncelik eğitimi veren eğitmenin, vereceği eğitimi öncelikle hazmetmesi özünü kavraması ve hayatında vereceği eğitimi yaşamasıdır.
Eğitimde en iyi örnekleri bize gösteren ve öğreten Peygamber Efendimizin O mukaddes sünnetleridir ;
“MÜBAREK LİSANINDAN DÖKÜLEN NURLU CÜMLELER ”
“İCRA ETTİĞİ İŞLER ” ve
“HÂLİYLE İNSANLIK ÂLEMİNE SERGİLEDİĞİ ÖRNEK AHLAK ”tan oluşmaktadır
PEYGAMBER EFENDİMİZİN DİĞER BAZI EĞİTİM METOTLARI ŞÖYLEDİR:
Yaparak yaşatarak öğretirdi
Yavaş yavaş ve özümseyerek öğretirdi
Öğretirken belli bir ölçüde ve bıktırmadan öğretirdi
Şahsi farklılıkları göz önünde bulundururdu
Karşılıklı konuşma ve soru cevap metodunu kullanırdı
Karşısındakine şefkatle davranır ve güzel bir üslup kullanırdı
Muhatabına akli ve mantıki izahlarda bulunurdu
Zekâlarını açmak ve bilgi seviyelerini ölçmek için muhatabına sualler sorardı
Teşbih, temsil ve mukayeseler yapardı
Sözle beraber jest ve mimiklerini de kullanırdı
Muhatabının sorusuna ne eksik ne fazla tam cevap verirdi.
İhtiyaca binaen soruya fazlasıyla cevap verdiği de olurdu
Bazen muhatabını, sorduğu şeyden daha mühim bir hususa yönlendirirdi
Bazen kendisine yöneltilen soruyu tekrarlatırdı
Muhatabın aldığı cevabı tekrar etmesini isterdi
Muhatabı imtihan eder, doğru cevap verdiğinde onu takdir ederdi
Kabiliyetleri keşfedip geliştirirdi.
Latife ve şaka yoluyla öğrettiği şeyler de olurdu
Ehemmiyetine binaen sözünü üç kere tekrar ederdi
Meselenin ehemmiyetini göstermek için oturuşunu ve duruşunu değiştirirdi
Bazen cevabı tehir ederek tekrar tekrar seslenirdi
Önce veciz bir şekilde söyler sonra tafsilat verirdi
Bazen konuyu maddeleştirirdi
Bir şeyi bütünüyle emreder veya bütünüyle yasaklardı
iyiliklere teşvik eder ve kötülüklerden sakındırırdı.
Önceki insanlara dair kıssa ve haberler naklederdi
Hayâ edilen meseleleri öğretirken nazik bir giriş yapardı
Eğilimleri hayra yönlendirirdi
Devamlı hayırlı şeyleri telkin ederdi
Bazı mühim hataları hemen düzeltirdi
Talim ve tebliğde yazıyı kullanırdı
Yabancı dilleri öğrenmesi için bazı sahabeleri vazifelendirirdi
Ümmetinin terbiye ve tezkiyesi için dua ederdi
Az da olsa gerektiğinde kızardı
Kadınlara öğretmeyi ve nasihat etmeyi de ihmal etmezdi.Vaaz ve nasihat ederdi
GÜNÜMÜZDE EĞİTİM UZMANLARININ BAZI TAVSİYELERİ ;
Öğrencilerini motive etmek isteyen öğreticiler,
onlara olumlu yönlerden yaklaşmalı, otoriter ve baskıcı tutumlardan kaçınmalıdır.
Öğrencilerde motivasyonu düşürecek söz tutum ve davranışlar sergilenmemeli,
ayrıca aradaki güven unsuru zedelenmemelidir.
Bu nedenle dil ile çocuğun psikolojisini etkileyecek ve İslam ahlakına uymayan sözlerden kaçınılmalıdır.
ÜSTAD BEDÎÜZZAMAN HAZRETLERİ BU KONUDA ;
Fena adama iyisin iyisin denilse iyileşmesi ve iyi adama fenasın fenasın denildikçe fenalaşması çok vuku bulmuştur.
Dinimiz gereği Sağlıkta olduğu gibi eğitimde de hep iyileşmeyi tercih etmeli ve açılan yaralara merhem olmalıyız
Bunun yanı sıra öğreticinin rol model olması, söz, tavır ve davranışlarıyla tutarlı ve örnek olması, başta Efendimizin ( SAV ) akabinde gelen sahabe kiram tabiin ve Allah dostlarının sergilemiş oldukları eğitim metotları ve ahlakları ile öğrencilerini eğitmeye ve öğretmeye gayret göstermelidir.
Öğreticisinin, öğrenci aileleriyle de olumlu bir irtibatının olması
önemlidir. Böylece hem öğrencinin gereksinimleri daha kolay tespit edilebilir, ve olumsuz durumlardan
korunması sağlanabilir
Öğrencilerin hem yaş grupları hem de seviyeleri dikkate alınarak yaklaşılmalıdır.
Kendini Peygamberi ahlâk ie donatamıyan öğreticilerin, öğrencilerine yeteri kadar faydalı olamayacağı aşikardır.
Terbiyede, bunu yap, şunu yapma demek yerine, örnek olmak gerekir. Bunun için, Lisan-ı hâl, lisan-ı kalden entaktır denmiştir.
Kendimiz, hal ve hareketlerimizle güzel örnek olursak, yarı yarıya bu işi başarmış sayılırız.
Daha sonra, Peygamber efendimizin, Eshab-ı kiramın, din büyüklerinin, Evliyânın sevgisini aşılamalıdır.
Çocuğun yanlışları olur. Hemen cezalandırmamalı. Yanlışı izah edilmeli, zararı anlatılmalı.Onu başkalarının yanında azarlamamalı
Çocuk kendisine soğuk, sert, kaba ve kırıcı davranıldığında büyüklerinin kendisini sevmediğini zannedip bunalıma girer.
Bu sebeple onlara şefkatli, güler yüzlü davranmalı.
Çocuğa karşı ne kadar sabırlı ve anlayışlı olursak o kadar başarılı oluruz.
İyi iş ve davranışları ödüllendirilmeli, kötülerinin ise zararı tatlı dille anlatılmalı.
Çocuğu suçlamak,alay etmek, tehdit etmek uygun değildir. Git gel gibi emir yerine gider misin, gelir misin gibi ifadeler kullanmalı.
Hatalı olunca hatamızı kabul edip özür dilememiz, onun da hatası olursa özür dilemeyi öğrenmesine yol açar.
Esas olan emir değil, sevgidir. Yani içinde sevgi olmayana, bunu yap, şunu yapma demek, fayda getirmez. Sevgi itaatı icap ettirir.
Cenâb-ı Hak bizlere ;
Rızâsı yolunda hizmetin kıymetini bilenlerden olmayı nasîb eylesin.
Sevdiği ve râzı olduğu talebeler yetiştirmeyi lutfuyla ihsan buyursun…
Sözlerin en güzelini söyleyen kırıcı olan sözlerden kaçınan
insanları dine yaklaştıran, uzaklaştırmayan, sevdiren, nefret ettirmeyen üslup ve davranışlar içerisinde bulunmamızı nasib eylesin
'Allah’ım!
Fayda vermeyen ilimden, Huşu duymayan kalpten, Kabul olunmayan duadan, Doymayan nefisten sana sığınıyoruz.
Âmîn…
Tüm ifadeler:
122
 
26 yorum
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Ümran Şeniz Ercişli
Rabbım razı olsun sizden.amin.
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 24h

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
MÜSLÜMANIN DİNİNİN TEHLİKEYE GİRMESİNE SEBEB OLAN DURUMLAR ;
İNSAN KONUŞURKEN KULLANDIĞI SÖZLERE DİKKAT ETMELİ, İMANA AYKIRI SÖZLERLE DİLİNİ VE KALBİNİ KİRLETMEMELİDİR.
ELFÂZ-I KÜFÜR
(KÜFRE GÖTÜREN SÖZLER ):
Müslüman bir kimseyi ;
İmanlı iken dinden çıkaran Kalben benimsenen
Din hakkında oluşan şüphe ve dini inkar eden veya
Dine hakaret olarak söylenen sözlere elfâz-ı küfür
(küfür sözler),
bu davaranışlara da insanı dinden çıkaran fiiller denir.
Bu sözler islami kitapların bir çoğunda ele alınmıştır.Burda daha çok bu konunun önemine vurgu yapılmıştır.
ELFÂZ-I KÜFÜRLE İLGİLİ ( KÜFRÜ GEREKTİREN ) SÖZ VE İFADELER ;
Ulûhiyyet,Nübuvvet,Kur'an ve diğer konular ile ilgili olabilir.
ULÛHIYYETLE ILGILI OLANLAR :
Allah’ın zâtı, sıfatları ve fiilleri konusunda ulûhiyyet makamıyla bağdaşmayan, tevhid ilkesine aykırı düşen,
NÜBÜVVETE DAIR OLANLAR :
Son peygamber Hz. Muhammed dahil olmak üzere bütün peygamberlerin ilâhî emirleri insanlara tebliğ etmekle görevlendirilmiş elçiler olduklarını reddeden,
Hz. Peygamber’in Allah’tan getirdiği kesin olarak bilinen vahiyleri ve bunlardan zorunlu olarak çıkan dinî hükümleri (zarûrât-ı dîniyye) inkâr etme özelliği taşıyan bütün sözleri kapsamına alır
KUR ’ÂN ’A İLİŞKİN OLANLAR :
Kur’an’ın tamamını veya bir kısmını inkâr eden, Kur’an’daki iman, ibadet, hukuk, ahlâk konularına ilişkin bilgilerin yanlışlık ve eksiklik taşıdığını öne süren,
Kur’an’ı sadece Araplar’a mahsus bir kitap sayan, yine Kur’an’ı Hz. Muhammed’in kendi eseri ve felsefesi olarak gösteren,
4.İSLÂMÎ İLİMLER VE DİĞER KONULARLA İLGİLİ OLANLAR :
İslâmî ilimlere karşı tavır alıp dinin gelişmesine yönelik hizmetleri engelleyici ve küçümseyici sözler ve
İslâmiyet’in çağ dışı olarak nitelendiren ifadeler
PEYGAMBER (SAV.)
EFENDİMİZ BUYURDULAR Kİ;
“BİR KİMSE, MÜSLÜMAN KARDEŞİNE: “EY KÂFİR” DERSE, HİTAP EDİLEN KİMSE KÂFİR DEĞİLSE, BU SÖZÜ SÖYLEYENİN KENDİSİ KÂFİR OLUR.
(Buhari edeb,78/13)
Önemli hususlardan biri de iman ve amel meselesidir.
Bir insanın bir günahı işlemesi başka,o günahın günah olduğuna inanmaması başkadır.
Bir insan Kur’an-ı Kerim’in namaz emrini inkâr ederse küfre girer; ama, bu emri kabul ettiği halde namaz kılmazsa kâfir olmaz. Günahkar olur.
Haramları işlemek de böyledir. Faiz alıp vermeyi Kur’an’ın yasak ettiğini, bunun ilâhî bir yasak olduğunu kabul eden bir insanın, nefsine mağlûp olarak bu haramı işlemesi hâlinde günahkar olduğu gibi
Harama helal, helale haram diyen, başkasının küfrüne rıza gösteren, büyük günahlarda ısrar eden de imanı tehlikeye ( küfre ) girer.
Küfür girdabına giren kişi ; Yaptığına pişman olup tövbe etmezse, o kimse ömrünün sonuna kadar da öyle inanırsa, o kimsenin ne namazı, ne orucu ne de başka ibadetleri asla kabul edilmez. Bu durumda olan bir kimse, küfür üzere ölürse CEHENNEMDE SONSUZ AZABA DÜŞER
Imansız yapılan ameller göz önünde hoş olsa da Allah katında hiçbir değeri yoktur
Sonuç olarak ;
Bütün müslümanlar telafisi mümkün olmayacak şeyleri söylememeli, davranışları yapmamalıdırlar.
BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ NIN BUYURDUĞU GİBİ :
HAZER ET,
DİKKATLE BAS,
BATMAKTAN KORK
,BİR LOKMA, BİR KELİME,BİR DANE,BİR LEM’A ’BİR İŞARETTE, BİR ÖPMEKTE BATMA .
ÇÜNKÜ ÇOK KÜÇÜK ŞEYLER VAR,ÇOK BÜYÜKLERİ BİR CİHETTE YUTAR …
Rabbim cümlemizi dininin ve inancının kıymetini bilenlerden eylesin
Yüce dinine ve inancına zarar verici durumlardan Küfre götürecek sözler ve davranışlardan da muhafaza buyursun

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

Borsada bugünkü işlemlerin takası 23 Mart'ta yapılacak

Türkiye'den transit geçecek harp araç ve gereçlerine ilişkin esaslar düzenlendi

Konut Fiyat Endeksi şubatta yüzde 1,8 arttı

Safranbolu lokumu üreticileri bayram mesaisinde

Ticaret Bakanlığından tüketicilere "alışverişte raf ile kasa fiyatını karşılaştırın" uyarısı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17