ABDULLAH ADEMOĞLU
GÜNÜN YAZISI
CUMANIZ MÜBÂREK OLSUN
RAMAZAN AYININ
BAŞI RAHMET,
ORTASI MAĞFİRET,
SONU İSE CEHENNEM ATEŞİNDEN KURTULUŞTUR.
(شهر رمضان أوَّله رحمة، وأوسَطه مغفرة، وآخِره عتق من النار
RAMAZAN AYININ SON 10 GÜNÜNE BU GECE İLE GIRMIŞ BULUNUYORUZ
BU SON GÜNLERİ DEĞERLENDİRME VE İTİKÂF İBADETİYLE İLGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZİN ( SAV ) UYGULAMALARI ;
Senenin ayları içinde üçayların çok önemi olduğu gibi bu üçayların içinde de Ramazanın önemi büyüktür
Çünkü Peygamber (SAV ) Efendimiz:
'Yâ Rabbi, bize Receb ayını mübarek eyle, Şa'ban ayını mübarek eyle, bereketli eyle ve bizi sağlıkla afiyetle, saadetle selâmetle Ramazan ayına ulaştır, eriştir!' diye dua ederdi.
Peygamber (SAV) Efendimiz, kendisi Allah'ın en sevgili kulu, en büyük iltifatlara, mükâfâtlara, makamlara nâil olmuş kulu olduğu halde, üçaylar gelince halini değiştirir ibadetlerini arttırırdı. Ama Ramazanın son on günü gelince, daha da gayrete gelirdi; hattâ yatağına girmezdi
'Ramazanın son on günü girdiği zaman, başka zamanlarda yapmadığı miktar ve ölçüde, ibadet ve tâatini daha da arttırırdı.'
(RE. 551/13)
Hazret-i Aişe validemiz buyurmuş k i:
'Ramazanın son günü geldiği zaman, artık Peygamber Efendimiz gayretini çok daha da fazla arttırırdı.'
Sanki böyle çok mühim iş yapacak, çok çalışacak insanın eteklerini toplayıp, paçalarını sıvadığı gibi, kollarını sıvadığı gibi bir ifade bu (şedde mîzerahû) demek. Büyük bir gayrete gelirdi. ve artık müstesnâ bir şekilde i'tikâfa yönelirdi
'GECESİNİ İHYÂ EDERDİ.
'Ailesi efradını da uykudan uyandırırdı. 'Hadi bakalım siz de bu sevaplardan istifad edin, siz de kaçırmayın bu güzel imkânları; siz de çalışın çabalayın!' diyerek ailesi efradını da kaldırırdı.'
Peygamber ( s a v ) şöyle buyururdu
'Geceleyin iki rekât namaz, dünyadan da, dünyanın içindeki her türlü maddî zenginlikten de, imkândan da daha iyidir, daha hayırlıdır.'
Peygamber Efendimiz teheccüd namazına kalkardı, ashàb-ı kirâm kalkardı.
Efendimiz (sav),Kadir Gecesini Ramazan’ın son on gecesinde aramamızı tavsiye buyurmuş ve Hz. Aişe validemize; “ Allah’ım! Şüphesiz sen affedicisin ve affetmeyi seversin. Beni affeyle “ duasını çokça yapmasını tavsiye buyurmuşlardır
Akşamla başlayıp tan yeri ağarıncaya kadar devam eden ve meleklerin yeryüzüne indikleri, fecre kadar selam ve esenlik gecesi olarak Kur’an’da tarif edilen geceyi bulmayı Allah nasip etsin!
'Peygamber Efendimiz seferde olmadığı zaman, Medine-i Münevvere'de mukim bulunduğu zaman, Ramazanın son on gününde i'tikâfa girerdi.'
Taberânî' Hazret-i Hüseyin'den rivayet ettiğine göre,
Peygamber ( SAV ) Efendimiz buyuruyor ki:
'Ramazanın son on gününde i'tikâf etmek, (kehacceteyni ve umrateyn) iki hac ve iki umre yapmak kadar sevaplıdır. ( RE. 74/1 )
Yine İbn-i Abbas RA dan rivayet edilen bir başka hadis-i şerif de
'İ'tikâf yapan kimse, günahlarını durdurur.' Yâni günahları afv ü mağfiret olur,
Allah-u Teàlâ Hazretleri
Bu mübârek ayın feyzinden, bereketinden, mânevî ikramlarından, ihsanlarından cümlenizi istifade eden ve kazanan kullarından eylesin...
Mahrum kalan kullarından eylemesin...
Bu fânî dünyada
Rabbimiz cümlemizi iman ile ahirete göçenlerden rızasına erenlerden ve Cennetiyle cemâliyle müşerref olanlardan eylesin...
Tüm ifadeler:
Vendikar Kurşun ve 139 diğer kişi28 yorum
Beğen
Yorum Yap
HAYIRLI CUMALAR
HAYIRLI RAMAZANLAR;
KONUŞMA ADABI VE AHLAKI ;
NEREDE KONUŞMAK,
NE ZAMAN SUSMAK,
NE SÖYLEMEK,
NEYİ SÖYLEMEMEK VE BUNLARI YAPABİLMENİN PRATİK USULLERİ ;
MİHENK TAŞI SÖZ
HAZRETİ EBUBEKİR ( R A ) ;
Ne söylediğine ve hangi zamanda söylediğine dikkat et buyurmaktadır.
ÜSTAD BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ BU KONUDA ;
“Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur.
Her dediğin doğru olmalı, fakat her doğruyu demek, doğru değildir.
Zîrâ, senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihati bazen damara dokundurur, aksülamel yapar.”
Allah’ın insanlara verdiği birçok nimet vardır. Konuşma nimeti ise insanı diğer canlılardan ayıran vasıfların başında gelir. İnsanın vasf-ı mümeyyizi olan konuşma nimeti, diğer nimetlerde de olduğu gibi, rast gele kullanılmamalı, belirli kıstaslar içerisinde konuşma adabına riayet edilmelidir.
KONUŞMA ADABI BUNLARDIR ;
1. Susmasını bilmek
2. Faydasız sözleri terk etmek
3. Yalana yaklaşmamak
4. Bilmiyorum deme erdemine sahip olmak
5. Münakaşayı terk
6. Gıybetten sakınmak
7. Çirkin sözden sakınmak
1.SUSMASINI BİLMEK ;
Öncelikle konuşmanın zıddı olan susmak, en güzel huylardandır.
Âfiyet ve selâmetin onda dokuzu susmaktadır. Çünkü insanın başına gelen belâlar çok konuşması sebebiyledir. SÜLEYMAN ALEYHİSSELAM “Eğer konuşmak gümüş ise susmak altındır.” buyurmuştur.
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)DE
“Çok konuşanın hatası çok olur,
Hatası çok olanın günâhı da çok olur,
Günâhı çok olan kimseye de ateş daha lâyık olur.” buyurmuşlardır.
2. FAYDASIZ SÖZLERI TERK ETMEK
Fazla konuşmak,
tekrarında fayda olmayan şeyleri tekrar etmek ve lüzumundan fazla konuşmaktır.
İnsan ömründen hesaba çekileceğinden faydasız şeylerle ömrünü tüketmemelidir
RESÛLULLÂH (S.A.V.); “Kişinin faydasız şeyleri terk etmesi, onun müslümanlığının güzelliğindendir.” yine başka bir hadisinde
“Dilini fazla konuşmaktan tutan ve malının fazlasını infâk eden kimseye müjdeler olsun.” buyurdular.
Konuşmanın ortası; az sözle maksadını gizlemeyen, çok sözle muhâtabını usandırmayandır.
HIZIR (A.S.), MÛSÂ (A.S..)’A BU HUSUSTA: “Ey MÛSÂ, dinleyen söyleyenden daima fazla usanır ve yorulur. Konuştuğunda muhâtabına bıkkınlık verecek kadar sözü uzatma. Hem şurasını da iyi bil ki; kalbin bir kap gibidir. Onun içine koyacağın şeyleri düşün de koy.” der
3. YALANA YAKLAŞMAMAK
Kişi, doğru veya yanlış her duyduğu şeyi söylememelidir.
Müslüman, tehlike görse bile doğruyu söyler, yalan konuşmaz.
Çünkü doğru söylemekte tehlikelerden kurtuluş vardır. Kurtuluş doğrulukta, helâk olmak ise yalandadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Duyduğu her şeyi söylemesi, kişiye günah olarak yeter.” ve “Kim ki, yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, Allâhü Teâlâ o kimsenin yemeyi, içmeyi bırakmasına, orucuna bir kıymet vermez.” buyurmuştur.
4. BILMIYORUM DEME ERDEMINE SAHİP OLMAK
Bir insan için bütün ilimleri bilmek imkânsızdır. İş böyle olunca bazı şeyleri bilmemek bir eksiklik değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şerîflerinde “Kendine bir meseleden sorulup da bilmediği hâlde fetvâ veren kimse hem sapık hem de saptırandır.” buyurmuşlardır.
Hz. Ali (k.v.): “Size bir şey sorulup da bilemediğiniz zaman ‘Bilmiyorum, Allah bilir.’ cevabını vermeniz kalb ve vicdâna ne kadar hoş gelir.
Zâten âlim; bilmediklerinin bildiklerinden çok olduğunu bilendir, İbn-i Abbas radiyaallahumâ, “Bilmiyorum demeyi terk eden âlim, belâsını bulmuş demektir.” der.
Bazı âlimler ise “Bilmiyorum diyen, noksanını bilip çalışa çalışa âlim olur, fakat bilmediği halde biliyorum dâvâsında bulunan, felâket çukuruna düşer.” demişlerdir.
5. MÜNAKAŞAYI TERK
Münâkaşa ve mücâdeleden uzak durmalıdır.
Çünkü bunlar düşmanlığın anahtarıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Kim haklı olduğu hâlde münâkaşayı terk ederse cennetin en üst derecesinde onun için bir köşk yapılır.
Kim de haksız olduğu hâlde münâkaşayı terk ederse onun için cennetin kenarında bir köşk yapılır.” buyurmuştur.
6. GIYBETTEN SAKINMAK
Konuşma adabına riayet eden kişi gıybet etmez. Gıybet, kişinin başka birisi hakkında, duyduğunda hoşlanmayacağı şeyleri o kişi yanında yok iken açıkça, kinâye yoluyla veya işâretle söylemesidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Bilir misiniz, gıybet nedir?” Allah ve resûlü daha iyi bilir, dediklerinde “Kardeşini, hoşlanmayacağı bir şey ile anmandır.” buyurdu. “Ya söylediğim kardeşimde varsa?…” denildiğinde ise “Eğer söylediğin onda varsa gıybet etmiş olursun ve eğer söylediğin onda yoksa o vakit ona iftirâ etmiş olursun.” buyurdu.
7. ÇIRKIN SÖZDEN VE SÖVMEKTEN SAKINMAK ;
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Kötü ve çirkin söz cefâdır, cefâ ise cehennemdedir.” “Muhakkak Allah çirkin ve kötü söze buğzeder.” buyurdular.
Allâh’ın yarattıklarından -canlı, cansız- hiçbir şeye lânet etmez, lânet etmeyi alışkanlık hâline getirmez. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular:
“Kul bir şeye lanet ettiği vakit, bu lanet göğe yükselir, yükselince de göğün kapıları kendisine kapanır. Sonra bu lanet yeryüzüne iner. Yeryüzünün de bütün kapıları kendisine kapanır. Bundan sonra sağa döner, sola döner, çıkar yol bulamayınca, (sonunda) lanet edilmiş olan kimseye döner. Bu kimse buna lâyık ise, iş tamamdır; değilse, lanet edenin kendisine döner.” buyurmuşlardı
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
26
20
2
4
44
64
2.FENERBAHÇE A.Ş.
27
17
1
9
33
60
3.TRABZONSPOR A.Ş.
26
17
3
6
23
57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
26
14
5
7
17
49
5.GÖZTEPE A.Ş.
26
11
5
10
10
43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
26
12
8
6
14
42
7.SAMSUNSPOR A.Ş.
26
8
7
11
-2
35
8.KOCAELİSPOR
26
9
11
6
-4
33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
27
8
10
9
-10
33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
26
7
10
9
-4
30
11.CORENDON ALANYASPOR
26
5
8
13
-4
28
12.TÜMOSAN KONYASPOR
26
6
11
9
-9
27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
26
6
13
7
-8
25
14.KASIMPAŞA A.Ş.
26
5
12
9
-14
24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR
26
6
14
6
-18
24
16.İKAS EYÜPSPOR
26
5
14
7
-18
22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
26
3
12
11
-28
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
26
4
17
5
-22
17


