ABDULLAH ADEMOĞLU
GÜNÜN YAZISI
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 106. YILINDA ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET ve MİNNETLE ANIYORUZ .
Cenabı Hak Ali İmran süresi 123 124 ve 125. ayeti kerimesinde şöyle buyurmaktadır
بسم الله الرحمن الرحيم
وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ﴿١٢٣﴾
Andolsun ki Allah size, zayıf ve çaresiz iken Bedir’de de yardım etmişti. Allah’a isyandan sakının ki şükretmiş olasınız.
اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّ كُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ ﴿١٢٤﴾
O zaman inananlara şöyle diyordun:
'Rabbinizin, indirilen üç bin melekle size yardım etmesi sizin için yeterli değil mi?'
بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ ﴿١٢٥﴾
Evet, eğer siz sabır gösterip disiplinli davranırsanız, onlar şu anda süratle üzerinize gelseler bile rabbiniz size nişanlı beş bin melekle yardım edecektir.
BAKARA SÜRESİ 154.AYET İ KERİMESİNDE ;
وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ
Allah yolunda öldürülenler için 'ölüler' demeyin.
Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.
RESÛLULLAH ﷺ ŞÖYLE BUYURDULAR :
“Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz. Karşılaştığınız zaman da sabır ve sebat gösteriniz.”
(Buhâri, Cihâd 112)
Rahmet ve inayet in tecellisinin dört şartı var:
1. İnanmak (iman)
2. Elden geleni yapmak
3. Sabretmek
4. Hak etmek.
Çanakkale Zaferi :
mahiyeti itibarıyla bir diriliş cehdi, aynı zamanda da birlik beraberlik sembolüdür. Bu itibarla Çanakkale mücadelesini kazanan ruhu keşfetmeye ve kavramaya muhtacız.
Anlamlıdır, çünkü
“Osmanlı bitti, bir daha dirilemeyecek şekilde yere serildi” denilen bir zamanda kazanılmıştır.
Çanakkale Zaferi,
Avrupa’nın “Hasta Adam” damgasını vurduğu bir milletin varlık mücadelesidir. Mücadele kaybedilseydi her şey biter, o moral çöküntüsü içinde İstiklal Savaşı bile verilemezdi. Ama kazanıldı. Tarihin yolu ve yönü değişti.
Bir millet ateşle imtihan olundu Çanakkale’de, tarihle hesaplaştı ve kendi varoluş tarihini yeniden yazdı.
Çanakkale Zaferi ;
yokluktan varlık çıkarılabilmesi, “Çanakkale geçilmez” hükmünü dünya tarihinin alnına vurabilmesidir.
O mübarek insanlar
Allah’a yakın insanlardı… Cephede, bombalar altında namaz kılacak kadar yakın… Savaşırken, oruç tutacak kadar yakın… Her mermiyi besmele eşliğinde gönderecek kadar yakın.
Onlar imkânsızlıklara sığınmadılar, şartlara teslim olmadılar, ellerinden geleni yaptıktan sonra Allah’a iltica ettiler ve imkânsızı başardılar.
Önce zaferi hak etmek lazım!
Mehmet Âkif’ buyurduğu gibi;
“Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz,
“Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz…”
Cihan tarihinin en azametli harplerinden olan Çanakkale muhârebeleri ;
İngiltere, Fransa ve İtalya gibi üç büyük devletin buraya yığdığı en modern zırhlılar ve üç yüz bin kişiden ziyâde askere rağmen başarımızla sonuçlanmıştır.
Ama ne pahâsına!..
250.000 harp sâhasında, takriben 150.000 de hastahânelerde olmak üzere 400.000 vatan evlâdının şehâdet şerbetini içmesi neticesi...
O zamanki kötü şartlara ve askerî bakımdan binbir noksanlığa rağmen Mehmetçik, silâh kifâyetsizliğini îmânıyla telâfî ederek Osmanlı’nın tarihine en son altın sayfalarından birini Çanakkale’de ilâve etmiştir.
İşte Çanakkale’de çarpışan mü’min ordumuz, sadece kahramanlık ve cesaret destanı değil, aynı zamanda sahip oldukları mânevî kemâl bereketiyle bir fazîlet destanı yazmıştır.
Bugün Anadolu’da ocağı tüten her evin kudsî hâtırasında bir Çanakkale şehîdinin olduğu muhakkaktır. Her âile bir Çanakkale yetimidir. Bu hâl, nesilden nesile intikâl eden bir şeref madalyasıdır. Çanakkale, tarihe müşahhas şehîdlik mefhûmunu bir daha nakşetmiştir. Bu şehîdlerin kabirleri sîne-i millettedir.
Merhum Mehmed Âkif bunu ne güzel ifâde eder:
Ey şehîd oğlu şehîd! İsteme benden makber;
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber!..
Rabb'im ;
cümlemizi ecdadımıza layık ve şuurlu insanlar eylesin onların giydirdiği beyaz elbiseyi korumayı ve kirletmemeyi nasip etsin.
Şehitlerimize rahmet eylesin Peygamberimize komşu kılsın
Cenabı Hak vatanımızı ve tüm İslam alemini her türlü kötülüklerden ve düşman tasallutundan muhafaza buyursun.
Müslümanları her beldede Mahfuz Mansur ve Aziz kılsın
Himaye eylesin.
Başla peygamberimiz aleyhissalatu Vesselam'ın Ruhuna âline ashabına ve tüm şehitlerimizin ruhuna
EL FATİHA
Tüm ifadeler:
Vendikar Kurşun, Ali Haydar Dadaci ve 85 diğer kişi10 yorum
Beğen
Yorum Yap
GECENİZ MÜBAREK OLSUN
ŞABAN AYI VE ÖNEMİ ;
14 MART 2021
(1Şaban 1442 )
Ramazanın habercisi Peygamberimizin ayı Mübarek şaban Ayına giriyoruz.Bu Ayın tüm islam alemine ve ülkemize huzur getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ederiz.
RESÛLULLAH EFENDİMİZ [S.A.V] ŞABAN AYININ HÜRMETİNİN BÜYÜKLÜĞÜNE ŞU HADİS-İ ŞERİFLERİYLE İŞARET ETMİŞLERDİR:
ذَلِكَ شَهْرٌ يَغْفُلُ النَّاسُ عَنْهُ بَيْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِيهِ الأَعْمَالُ إِلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ فَأُحِبُّ أَنْ يُرْفَعَ عَمَلِي وَأَنَا صَائِمٌ
“ŞABAN AYI, RECEB AYIYLA RAMAZAN AYI ARASINDA, İNSANLARIN KIYMETİNDEN GAFLETE DÜŞTÜKLERİ BİR AYDIR. HALBUKİ O, AMELLERİN ÂLEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH’A YÜKSELTİLDİĞİ BİR AYDIR. BEN DE, AMELİMİN ALLAH’A ORUÇLU OLDUĞUM HALDE YÜKSELTİLMESİNİ İSTERİM.”
Resûl-i Ekrem [s.a.v] şaban ayında oruç tutmaya birkaç nedenden dolayı önem vermiştir.
Bunlardan birincisi, receb ve ramazan ayları arasında kalan bu aydan, insanların gafil olmalarıdır. İnsanlar, haram aylara (zilkade, zilhicce, muharrem, receb) ve ramazana çok değer vermeleri sebebiyle bu ayın faziletinden gafildirler. Halbuki Resûlullah [s.a.v] bizzat kendi hayatıyla ve sözleriyle üç ayların hepsinin ayrı bir öneme sahip olduğunu, birinin diğerinden ayrılmayacağını ifade etmiştir.
Üsâme b. Zeyd (r.a) anlatıyor: “Resûl-i Ekrem (s.a.v) peş peşe o kadar oruç tutardı ki biz onun sürekli oruç tutacağını sanırdık. Bazan da (ramazan ayı dışında) iki gün hariç hiç oruç tutmazdı. Şaban ayında oruç tuttuğu kadar başka hiçbir ayda oruç tutmazdı. Bir gün Resûlullah’a (s.a.v),
“Ey Allah’ın Resûlü, bazan peş peşe o kadar oruç tutuyorsunuz ki, neredeyse her gününüzü oruçlu geçiriyorsunuz. Bazan da iki gün dışında hiç oruç tutmuyorsunuz” dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v),
“O iki gün hangileri?” diye sordu. Ben,
“Pazartesi ve perşembe” dedim. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (s.a.v),
“Bu iki günde ameller âlemlerin Rabbi’ne arzedilir; ben de amellerimin oruçlu iken arz edilmesinden hoşlanırım” buyurdu. Sonra ben,
“Şaban ayında oruç tuttuğunuz kadar, hiçbir ayda (nafile) oruç tuttuğunuzu görmedim” dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v),
“Receb ve ramazan ayları arasında olan bu aydan insanlar gafil kalıyorlar. Halbuki o ay, amellerin âlemlerin Rabbi’ne arzedildiği aydır. Ben de amellerimin oruçlu iken ilâhî huzura arz edilmesinden hoşlanırım”
(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned,)
Salihlerden biri şöyle demiştir: “Sene bir ağaçtır. Receb ayı onun yapraklanma, şaban ayı meyve verme, ramazan ayı ise meyvelerin toplanma zamanıdır.”
Recep rüzgara Şaban buluta Ramazan yağmura benzetilmiş
Kim Recep ayında tohumunu ekmez şaban ayında sulamaz ve çabalamaz ise Ramazanda nasıl ürün alabilir
Tüm ifadeler:
Yılmaz Çelik ve 64 diğer kişiLİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
26
20
2
4
44
64
2.FENERBAHÇE A.Ş.
27
17
1
9
33
60
3.TRABZONSPOR A.Ş.
26
17
3
6
23
57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
26
14
5
7
17
49
5.GÖZTEPE A.Ş.
26
11
5
10
10
43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
26
12
8
6
14
42
7.SAMSUNSPOR A.Ş.
26
8
7
11
-2
35
8.KOCAELİSPOR
26
9
11
6
-4
33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
27
8
10
9
-10
33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
26
7
10
9
-4
30
11.CORENDON ALANYASPOR
26
5
8
13
-4
28
12.TÜMOSAN KONYASPOR
26
6
11
9
-9
27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
26
6
13
7
-8
25
14.KASIMPAŞA A.Ş.
26
5
12
9
-14
24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR
26
6
14
6
-18
24
16.İKAS EYÜPSPOR
26
5
14
7
-18
22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
26
3
12
11
-28
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
26
4
17
5
-22
17


