ABDULLAH ADEMOĞLU


GÜNÜN YAZISI


 
 
 
 
MAİDE 32.AYET
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
مَن قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِي الأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعًا وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعًا
KIM, BİR İNSANI, BİR CAN KARŞILIĞI VEYA YERYÜZÜNDE BİR BOZGUNCULUK ÇIKARMAK KARŞILIĞI OLMAKSIZIN (HAKSIZ YERE ) ÖLDÜRÜRSE, O SANKİ BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞTÜR.
HER KİM DE BİRİNİ (HAYATINI KURTARARAK) YAŞATIRSA, SANKİ BÜTÜN İNSANLARI YAŞATMIŞTIR.
ANKARA'DAKİ MENFUR SALDIRIYI KINIYOR BAŞTA FEDAKÂR VE CEFAKAR HEKİM MESLEKTAŞLARIMIZ OLMAK ÜZERE İNSAN YAŞAMI İÇİN GAYRET GÖSTEREN TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ TIP BAYRAMI'NI TEBRİK EDİYORUM.
RABBİM BİR DAHA ACI YAŞATMASIN.MÜSLÜMANLARIN ARASINA NİFAK KOYMAK İSTEYENLERE FIRSAT VERMESİN.
İSLAM DİNİNİN TEDAVİYE VE TIBBİYEYE VERDİĞİ ÖNEM
Sağlığın «iman» dan sonra insana verilmiş en bü­yük nimet olduğunu açıklayan İslâm Dini, hastalıkları da kulluk denemesi ve hatalara keffaret olarak değer­lendirmiştir.
a - Hastalıklar insanin bir kusuru olmaksızın kul­luk denemesi gereği gelebilir.
Bu gerçeği Rabbimiz şöylece bildirmektedir:
« (And olsunsizi ( kulluk denemesi için ) biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan,canlardan ve mahsul­lerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. ( Ey Pey­gamber! ) sabredenleri müjdele.»
Bu âyet korunma tedbirlerine baş vurulduğu halde birden gelen ve sebebi kavranamayan hastalıklar için de bir açıklamadır.
b - Hastalıklar dinimizin de öğütlediği korunma tedbirlerine başvurulmadığı için insanın kusurundan kaynaklanarak da gelebilir.
Sıhhatini korumadığı için hasta olan insan şüp­hesiz günahkârdır. Ancak gerek kulluk denemesi sebe­biyle ve gerekse kulun kusuru nedeniyle gelen hasta­lıklar mutlak bir şer değildir. Acılarına sabredildiği, Peygamberimizin «tedavi olunuz» emrine bağlanıldığı, sürece hastalıklar hayra dönüştürülebilir. Kaldıki has­talıklarda sıhhat nimetinin yüceliğini hatırlatmak, ölü­mü ve ebedî hayatı düşündürmek ve günahlara keffa­ret olmak gibi faydalar da vardır.
Bu gerçeği açıklamak içindir ki, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
«Yorgunluk; hastalık, hüzün ve iç sıkıntısı gibi Müslümana ârızolan her musibet sebebiyle ve hattâ acı veren bir diken nedeniyle bile, Allah,mü'minin suçları­nın bir kısmım bağışlar (ve onu mükâfatlandırır).»
Bizler hastalığın mutlak anlamda bir şer olma­dığına, hayra dönüştürülebileceğine inanmak, ruhî di­renci ve ümidi artıran bu inançla hastalıklarımızı te­davi ettirmekle mükellefiz.
Yüce Peygamberimiz hastalıklarımızı tedavi etme­mizi ve ettirmemizi şöylece emir buyurmuştur:
«Ey Allah'ın kulları! Tedavi olunuz. Allah, ihtiyar­lıktan ( ve ölümden ) başka yarattığı her hastalık için bir deva yaratmıştır.»
Peygamberimiz, bu ve benzeri hadisleriyle ihtiyar­lık ve ölümün dışındaki her hastalığın bir tedavi şekli olacağına inanmamızı öğütlemiş ve onu aramamız ge­rektiğini de şu hadisleriyle duyurmuştur:
«Her hastalık için bir deva vardır. Hastalığın de­vası bulunup - tatbik olununca hastalık Allah'ın izniy­le şifâ bulur.» ,
Peygamberimiz hastalıkları tedavi edebilmenin bir ihtisas mevzuu olduğuna da dikkatimizi çekerek şöyle buyurmuştur :
«Allah her hastalık için bir şifâ yaratmıştır. Onu bilen bilir, bilmeyen bilmez.
Sahabî Hilâl İbn-ü Yesâf şöyle anlatıyor:
Hazreti Peygamber ziyaret etmek için bir hastanın yanına girdi.(Tedaviye muhtaç olduğunu görünce de:)
-Birdoktor çağırınız, buyurdu.
(Allah'ın Resûlü'nden bu uyarıyı beklemeyen has­tanın aile fertlerinden ) biri şöyle deyiverdi:
Ya Resûlellah! Siz de mi doktor çağırmamızı öğütlüyorsunuz?
- Evet, (ben de öğütlüyorum. Zira) Hz. Allah (ölüm ve ihtiyarlık dışında) halk ettiği her bir hastalık için bir şifa yaratmıştır. (Ancak şifa sebebi olacak mad­deyi ve tedavi usulünü bilen bilir, bilmeyen de bil­mez.).
Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır : «Tıp bilmeyen ve) doktorluğu bilinmeyen kişi
te­daviye kalkışırsa sebep olduğu zararı tazmin eder.»
Bir yolculuk sırasında taşla başından yaralanan bir sahabî, gusül abdesti alması gerektiğinde hastalığının artabileceği endişesiyle teyemmümle yetinmek istemiş, fakat arkadaşlarının yıkanması gerektigini söylemesi üzerine yıkanmış, bir süre sonra da ölmüştü.
Durumu Peygamberimize arz ettiklerinde, dinin ru­hunu kavramaksızın görüş beyan ederek arkadaşlarının yıkanmasına ve dolayısıyla ölümüne sebebiyet veren ki­şiler hakkında Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
-Canları çıkasıca. Adamı öldürdüler.
İslâm Dininde hastalıkların tedavisine önem verildiği ve bazı hastalıklar için bizzat Peygamberimiz tarafın­dan tabii ilâçlar tavsiye buyrulduğu için İslâm âlimleri tıp ilmini farz-ı kifaye olan; yani her İslâm toplumun­da yeterince öğrenenin çıkması ile diğer mü'minlerin üzerin­den düşen bir ilim dalı olarak değerlendirmişlerdir.
Bu anlayış sebebiyledir ki Müslümanlar İslâm Dini'ne bağ­lı olarak yaşadıkları tarihî asırlar boyunca Tıp'ta bü­yük çığırlar açmışlardır.
Devrimizde İslâm Dini'ni gereğince öğrenmemiş bazı mü'minler tedaviye önem vermeyi dindarlıkla bağ­daşmaz gördükleri gibi Peygamberimizle sık sık temas edemeyen ilk mü'minlerden bazıları da aynı duyguyu taşımış olacaklar ki Allah'ın elçisi Peygamberimize so­rarlar:
-Ya Resûlellah! Hastalıklarımızı tedavi ettirme­diğimiz için günaha girer miyiz?
Allah'ın Resulü (bu suali şöylece öğüt vererek) cevaplandırır:
-Ey Allah'ın Kulları! Tedavi olunuz. Zira bütün eksikliklerden beri ve yüceliklerle vasıflı olan Allah
ihtiyarlığın dışında yarattığı her bir hastalık için beraberinde bir de şifa yaratmıştır.
İlk mü'minlerden Ebu Huzame (R.) de babasının şöyle dediğini anlatıyor.
Hz. Peygamber'e sordum!
-Ya Resûlellah! Duâlarla şifa talebinde bulun­mamız,ilâçla tedavi olmamız ve bir de koruyucu ted­birlerle korunmamız Allah'ınn (bizim hakkımızdaki) ka­derini engeller mi? Ne buyurursunuz?
Allah'ın Resûlü şu cevabı verdi:
-Bunlar da Allah'ın kaderindendir. (
Evet, tohum bitkiye, sperma döllenmeye kader ol­duğu gibi tedavi de hastalığa kaderdir. Bir anlamda kadere iman sebep-ne­tice ilişkilerine ve bu ilişkilerin sürekliliğine inanma­dır.
Sebep olmaksızın netice almak yalnız Allah'a mahsustur. Biz tedavi olacağız ki şifa bulalım. Kaldı ki te­davi ile şifa talebinde bulunmak Allah'ın koyduğu dü­zene uymaktır. Zira Allah, sebepleri neticelere bağla­mıştır.
Görünür sebeplere bağlanmaksızın Allah'tan duâ yoluyla şifa beklenemezmi? Elbetteki beklenir. Ne var ki Allah bizim duâmızı bizim istediğimiz şekilde ve za­manda kabul etmeye mecbur değildir. Bunun için biz­ler Allah'ın açtığı genel yolla; bilinen sebeplere yapışa­rak sonuç almaya çalışacağız.
Yüce Rabbimden cümlemizi sıhhatte daim kılması­nı diler,
BİR AYET İ KERİME'DE ;
«(Ey Peygamber! Kulluk denemesi gereği korku, fakirlik ve hastalık gibi bir yolla) bir felâkete uğradık­ları zaman, 'Biz Allahın (kullarıy) ız ve ancak O'na dönüp gidicileriz' diyerek sabır gösterenleri müjdele.
Rablerinin bağışlaması ve merhameti onların üze­rindedir. Onlar, evet onlar doğru yolda olanlardır
Tüm ifadeler:
40
 
2 yorum
1 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Ayhan Sayılgan
Rabbim birligi hurmetine rasulu sallallahu aleyhi vessellem hurmetine salih kullari hurmetine ismi azami isimleri hurmetine
Yaaaaaaaa. Erhamerrahimin
Yaaaaaaaa. Melik… 
Devamını Gör
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 7y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
HAYIRLI CUMALAR
HATEMÜL- ESAM (K.S ) ’DAN:
EY KUL! SEN, ALLAH’A İSYAN ETTİKLERİ İÇİN İNSANLARA BUĞZETTİĞİN HALDE ,
ALLAH’A İSYANINDAN DOLAYI KENDİ NEFSİNE KIZIP BUĞZETMEMEN, SENDE­ İNSAFIN OLMADIĞINI GÖSTERİR .
Tüm ifadeler:
Ziya Kaya ve 91 diğer kişi
 
3 yorum
2 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Ferhat Turgut
MEVLAMA ŞÜKÜR BİR CUMA' YI DAHA EDA ETMEYİ NASİP ETTİ BİZE..İNŞALLAH RABBİM TÜM MÜSLÜMANLARA CUMA' YI HUZUR, SAĞLIK ,BİRLİK İÇERİSİNDE KUTLAMAYI NASİP EDER...
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 7y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
İBRAHİM HAKKI HZ LERİNDEN
DUALARIN KABUL OLMAYIŞININ 10 SEBEBİ ;
Bir zamanlar, Basra vilâyetinin halkı, İbrahim Ethem hazretlerine müracaat ederek dualarının kabul olmadığından şikayet etmişler. Halbuki Cenab-i Hak duaların kabul olunacağına dâir vaadi vardır, deyince İbrahim Ethem hazretleri, cevaben buyurmuş ki:
-Sizin on şeyden dolayı kalpleriniz ölmüştür. Tabiatıyla dualarınız kabûl olunmaz.
Birincisi: Siz, 'Allah'ı biliyoruz' diyorsunuz da O'nun haklarını hiç edâ etmiyorsunuz.
İkincisi: Sizler, Kurân okuyorsunuz velâkin; Kurân ile amel etmiyorsunuz.
Üçüncüsü: Sizler, 'Biz Rasulullah'ı seviyoruz.' dersiniz de sünnet-i Resulullah ile (Hz.Muhammed'in sünnetiyle) hiç amel etmezsiniz.
Dördüncüsü: Şeytan, düşmanımızdır. Bunu bildiğiniz halde, O'na uymaktan vazgeçmiyorsunuz.
Beşincisi: 'Cennet'e müştâkız, aşığız.' dersiniz de, Cennet'e girmeye, (O'na) lâyık olmaya çalışmıyorsunuz.
Altıncısı: Siz, 'Cehennem'den korkuyoruz.' diyorsunuz, velâkin onun ateşinden hiç de kaçtığınız yok.
Yedincisi: Hepiniz (de) 'Ölüm, haktır.' deyip de ölüm için hiç bir hazırlık Yapmamışsınızdır.
Sekizincisi: İnsanın ayıplarıyla meşgûl olursunuz da, kendi ayıplarınızı terk edip onları izâle etmeye çalışmazsınız.
Dokuzuncusu: Allah'ın nimetlerini yersiniz; fakat, o nimetlere karşılık Allah'a şükretmezsiniz.
Onuncusu: Ölülerinizi defnediyorsunuz da, hiç ibret almıyorsunuz.
Sizin dualarınız nasıl kabûl olunur
Tüm ifadeler:
69
 
3 yorum
7 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Fikret Fırat
Allahım affeyle bizi
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 7y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
HAYIRLI CUMALAR
DÜNYAYA ÇOK ÖNEM VERİP ÜZÜLMEK KALBİ KARARTIR .
ÂHİRETE ÖNEM VERİP ÜZÜLMEK İSE KALBİ NURLANDIRIR .
HZ . OSMAN (R.A.)
Tüm ifadeler:
Ziya Kaya, Ömer Ayyıldız ve 125 diğer kişi
 
9 yorum
3 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Kadir Çıtak
Allah razı olsun hocam
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 7y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 

Borsa günü yükselişle tamamladı

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

Borsada bugünkü işlemlerin takası 23 Mart'ta yapılacak

Türkiye'den transit geçecek harp araç ve gereçlerine ilişkin esaslar düzenlendi

Konut Fiyat Endeksi şubatta yüzde 1,8 arttı

Safranbolu lokumu üreticileri bayram mesaisinde

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17