Ülkemizdeki laik sistem 100 sene önce kurulurken 'bana alim, şeyh, mürşid lazım değil' deyip onları hedefine koydu. Pek çoğunu astı, kesti, nicelerini hapislere, sürgünlere gönderdi ve dini de hristiyanların dini kiliseye hapsettikleri gibi islamiyeti de camiye hapsetti.
'Bana ilim lazım, mürşid lazım değil' dedi ' en iyi mürşid ilimdir' dedi ve bunu okulların alnına yazdı ve yazı günümüzde de mevcuttur.
O zamanlar öğretmenler rejimin göz bebeği idi. Alimleri, mürşidleri asıp keserek, hapislerde süründürerek etkisiz hale getirmiş ve öğretmenleri öne çıkarmıştı. Öğretmenler ile çağdaş ve modern bir toplum inşa edeceklerdi. O zamanlar öğretmenlere övgüler yağdırılıyor, filmlerde bile hocalar sahtekâr, öğretmenler çağdaş, modern gösteriliyordu.
'Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacak' deniyordu.
Öyle de oldu. Yeni nesil, günümüz nesli onların eseri oldu.
Laik rejim alimleri, şeyhleri,mürşidleri, hocaları etkisiz hale getirdikten sonra kim derdi ki sıra öğretmenlere gelecek, laik rejim öğretmenleri de yiyecek?
Öğretmen öğrenciyi terbiye için küçük bir tokat atsa kıyamek kopuyor, öğretmen sürgün ediliyor, mahkemelerde süründürülüyor, görevden atılıyor.
Amma öğrenci öğretmeni döğse, hatta öldürse kimseden ses çıkmıyor.
Neticede öğretmenler öğrencisinden korkar hale geldi! Geldiğimiz nokta bu.
Böylece rejim gözbebeği olan öğretmenleri de bitirdi.
Bu işler elbet bilerek yapılıyor. Öğretmenin en küçük bir hareketinde ayağa kalkıp kıyameti koparanlar öğrenci öğretmeni döğse, ve hatta öldürse ses çıkarmıyorlar. Aynen erkek hanımına bir tokat atsa kıyameti koparıp, bütün devlet mekanizmalarının harekete geçip erkeği linç etmesi gibi. Amma kadın erkeği öldürse kimseden ses çıkmıyor.
Şimdi sıra kimde?
Şimdi sıra doktorlarda...
Rejim onları da yemeyi deniyor bugünlerde amma bu lokma biraz büyük, boğazına takılabilir.
Diğerlerinde olduğu gibi, doktorlarda da aynı metod uygulanıyor; doktor bir hata yapsa bütün mekanizma harekete geçiyor, kıyamet kopuyor ve mahkemelerde tazminat davaları ile doktor süründürülüyorr, amma aynı doktor bir hasta yakını tarafından dövülse, hatta öldürülse kimse harekete geçmiyor. Yani öğrencisinden korkan öğretmen gibi, hastasından korkan bir doktor hedefleniyor.
Evet, şimdilik doktorlar direniyorlar. Amma devletin karşısında ne kadar direnebilirsin ki..
İnşallah doktorları yiyemezler. Onları da yerlerse iş bitmiş demektir.
Geriye kim kalıyor ki...
Bir japon gazeteci böyle demiş;
'Bir milleti göz göre göre yok ediyorlar'
Evet, O bahsettiği yok edilen millet biziz.Türk milleti, ve bitmek üzereyiz.