SELAHATTİN ALTINTAŞ


GÜNÜN YAZISI


 
 
 
 
Fotoğraf açıklaması yok.
 
 
 
Tüm ifadeler:
Mehmet Gözet, Aydın Ekinci ve 134 diğer kişi
 
20 yorum
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Hilmi Gürler
Maşallah maşallah Allah uzun ömürler ve bol kazançlar versin inşallah
 
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 2y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
Rahmetli Sungur abim ile kendi yaşadığım bir hatıramdır:
Bundan 30 yıl kadar önceydi. Konya'da kardeşlerin bildiği halı yıkamanın üstündeki dershanedeyiz. Sungur abi gelmiş, haber verdiler, biz de geldik.
İkindi civarıydı, yemek için sofra kondu. Sungur abi sofraya oturmak yerine kalktı, mektubatı aldı, bir yeri açtı, bir paragraf bir yeri okudu ve kapattı, geldi sofraya oturdu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Kimse bir şey sormadı O da hiçbir şey söylemedi. Oturup beraber yemeğimizi yedik.
Kimse birşey anlamamıştı amma ben anlamıştım. Bunu benim için yapmıştı. Çünkü ben manevi alemde tefekkür de iken bir yerde takılıp kalmıştım, bir türlü orayı geçemiyordum. Bunu kimse de bilmiyordu.
İste Sungur abi o benim takıldığım yer ile ilgili olan yeri okudu ve benim o manen takıldığım yeri atlama mı sağladı. Allah kendisinden ebeden razı olsun.
15 gün kadar önce Eyüp Sultan'daki mezarları başına gidip fatiha okumak nasip oldu. Sungur abi, Abdullah yeğin abi, Bekir Berk abi, Zübeyir abi, Sadullah Nutku abi...ve diger abileri ziyaret etmek nasip oldu.
EVET RİSÂLE-İ NURLAR BUGÜN YERYÜZÜNE VE DÜNYAYA YAYILDI İSE, 50 DEN FAZLA DİLE ÇEVRİLDİ İSE BUNDA BU ABİLERİN HİZMETİ BÜYÜKTÜR.
ONLAR SAFFI EVVELDİR. ONLAR HERTÜRLÜ SAYGI VE HÜRMETİ HAK ETMİŞLERDIR.
ONLARA DİL UZATANLAR BUNUN BEDELİNİ ÖDERLER. BUNDA ŞÜPHE YOKTUR. HEM DÜNYADA HEM DE AHİRETTE...
Tüm ifadeler:
50
 
159 yorum
5 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Mustafa Oflaz
Dostları burada Mahmut.. seç içerisinden...
Fotoğraf açıklaması yok.
 
 
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 2y
 
Volkan Canturk yanıtladı
 
6 Yanıt

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
Fotoğraf açıklaması yok.
 
 
 
 
SUNGUR AĞABEY
Bediüzzaman Hazretleri arkasında iki tür eser bırakarak bu dünyadan ayrıldı:
Bunlardan birisi, telif ettiği eserlerdi. İnsanlık âlemi, onun dünyayı teşrifiyle, Risale-i Nur denen bir ilim ve iman âbidesiyle tanıştı.
Bediüzzaman’ın diğer eserleri, onun inşa ettiği eserlerdi. Onu veya eserlerini tanıdıktan sonra yeni bir hayata başlayan ve her biri birer iman, ahlâk ve şehamet âbidesi halini alan insanlar da bu sınıfa girer.
Ebediyet âlemine milletçe uğurladığımız Sungur Ağabey, Bediüzzaman Hazretlerinin inşa ettiği en büyük ve en muhteşem eserlerden biriydi: tıpkı Âyetü’l-Kübrâ gibi, Haşir Risalesi gibi, aynı elden çıkmış ve kâinata aynı hakikatleri anlatan bir eserdi. Üstadının rahle-i tedrisine o gencecik bir Anadolu çocuğu olarak girdi, bu dünyadan Cumhurbaşkanıyla, Başbakanıyla, Diyanet İşleri Başkanıyla birlikte bir milletin “ağabeyi” olarak ayrıldı.
Mustafa Sungur Risaleleri tanıdığı zaman, Köy Enstitüsünde henüz formatlanmış, delikanlılığın bütün enerjisiyle Devrimlerin yaman bir savunucusu olarak hizmet vermek üzere öğretmenliğe başlamıştı. O sıralarda eline geçen Risalelerin birkaç sayfası, yıllarca süren formatlama işlemini iptal etmeye kâfi geldi. “Okuduğum satırlar bende şimşekler çaktırıyordu,” diyor Sungur Ağabey o günleri hatırlarken. “İlk defa okuduğum bu satırlardan mis gibi kokular geliyordu. Onları hava gibi teneffüs ediyor, su gibi içiyordum. Sanki ezelden ebede kadar uzanmış hudutsuz bir kâinat ve zaman, benim için diriliyordu. İmanın dersleriyle bütün zaman ve mekânlara sahip oluyorum gibi bir saadet buluyordu. Sonraları anladım ki, bu, hakikat-i imanın nuru ve tecellîsidir. Risale-i Nur’lar, hep bu hakikat-i imaniyenin insana kazandırdığı nur ve saadetleri beyan etmektedirler.”
Sungur Ağabey, Risalelerle tanışmasından bir sene kadar sonra, 1947 yılının bir güz ikindisinde, Bediüzzaman’ı “Emirdağ’da oturduğu mütevazi kulübesinde” ziyaret etti. Bu ziyaretin üzerinden bir buçuk sene geçmemişti ki, Afyon hadisesi patlak verdi. Bediüzzaman ile yakın talebeleri tutuklandıklarında, henüz on sekiz yaşında bir muallim olan Mustafa Sungur’un bütün düşüncesi, ne yapıp yapıp Afyon cezaevinde onlara iltihak edebilmekti. Bunun için annesine bile dua ettiriyor, kadıncağız da bir mektep veya üniversite zannederek “medrese-i Yusufiyeye girmesi için” oğluna dua ediyordu. Dualar kabul edildi, Sungur Ağabey cezaevi çatısı altında Üstadına kavuştu. Oysa o sırada genç muallim yeni evliydi ve beşikte iki çocuğu vardı. Yıllar sonra o günleri büyük bir hasretle anarken şöyle diyecekti Sungur Ağabey:
“Afyon hapsi, bizim için hapis değildi. Sanki Cennet bahçelerinden bir köşe! Çünkü Hz. Üstadla aynı çatı altında bulunuyor, hiç olmazsa haftada bir kaçamaklı ziyaret ediyorduk. Çok şahane günler geçirdik.”
1953’te Risale-i Nur ve Bediüzzaman ile ilgili bir yazısından dolayı Samsun’da tekrar hapse giren Sungur Ağabey, 1954’ten itibaren de, vefatına kadar Üstadının dizi dibinde kaldı, ondan ders aldı, onun sohbetinde feyizlere gark oldu, onunla hizmetten hizmete koştu. O artık Üstadında ve Risale-i Nur hizmetinde fani olmuş, iman hakikatlerini yaşamak ve yaşatmaktan başka bir hayat bilmez olmuştu.
***
“Hayatım hayatınla devam edecek” müjdesini verdi Üstadı ona. Haber verdiği gibi oldu. Yarım asırdan fazla bir zaman boyunca, Bediüzzaman, âdeta onun cesedinde yaşadı. Okuduğu Nur, soluduğu Nur, anlattığı Nur, hayali Nur, hayatı Nur idi. Himmeti ve hizmeti vatan sathıyla sınırlı kalmadı. Dünyanın dört bir yanında, özellikle Türk cumhuriyetlerinde ve Rusya’da yüz binlerce insanın önüne, ebedî saadet yurdunun kapılarını, Yer ve Göklerin Rabbi, onun ve etrafında kenetlenen insanların vasıtasıyla açtı.
Defalarca girip çıktığı hapishaneler, Sungur Ağabey için bir musibet değildi. Onun maruz kaldığı asıl büyük musibet, derin devlette yuvalanmış ifsat şebekeleri tarafından üretilen ve maalesef birçok safdil dostu da iğfal eden iğrenç iftiralar şeklinde kendisini buldu. Fakat İlâhî kader, daha onun sağlığında iken bu oyunların içyüzünü herkese göstererek Sungur Ağabeyi bu dünya hayatında da temize çıkardı.
En sabırlı insanı bile hayattan küstürmeye yetecek bir iftira kampanyası karşısında Sungur Ağabey büyüklüğünü ve vakarını bozmamış, hattâ, gerçekler ortaya çıktıktan sonra da, bu imtihandan pek sağlam şekilde çıkamayan dostlarına karşı onları utandıracak bir tavır içine girmemişti. Fakat ömrünün son senesinde maruz kaldığı bir ihanet, Sungur Ağabeyin tahammül edeceği cinsten birşey değildi. Çünkü bu defa hedefte kendi şahsı değil, Üstadının emaneti olan Risale-i Nur vardı. Müellifinin ve vârislerinin herkesçe bilinen muhalefetine rağmen, “sadeleştirme” adı altında başlatılan kapsamlı bir tahrifat faaliyeti, Sungur Ağabeyin bütün hayatı boyunca yaşadığı acıların en büyüğü oldu. Âhirete intikaliyle sonuçlanan hastalığına kadar bu ıztırap içinde yaşadı; ıztırabını da her fırsatta en şiddetli tabirlerle dile getirmekten hiçbir zaman geri durmadı.
***
Sungur Ağabeyin hayatı bizim dünyamızın ölçüleriyle açıklanabilecek bir hayat değildi; ölümü de hayatına münasip şekilde tecellî etti. Gayb âlemlerinde nerelerin cereyan ettiğini bilemiyoruz; fakat bu olup bitenlerin bizim âlemimize yansıması, Diyanet İşleri Başkanımızın gördüğü bir rüya şeklinde tezahür etti. Sayın Başkan, rüya âleminde Sungur Ağabeyin babası tarafından aldığı davete uyarak onu ziyarete geldiğinde, hayli zamandır şuuru kapalı vaziyette yatan Sungur Ağabeyin gözlerini açarak onun selâmını aldığına şahit oldu. Birkaç dakika sonra ise Sungur Ağabey bu âlemi geride bırakarak Rabbine kavuşmuştu.
Bu manzaranın ifade ettiği mânâyı okumak gerekirse, Sungur Ağabeyin, “Hayatım hayatınla devam edecek” diyen Üstadından aldığı emaneti, son nefesinde Diyanet İşlerine tevdi ettiğini söylemek herhalde hatâ olmayacaktır. Nitekim Risale-i Nur’ların Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilmesi, Bediüzzaman Hazretlerinin hayatında ısrarla takip ettiği gayelerden birisi idi ve onun talimatıyla Sungur Ağabey de o zaman bu konuda bazı temaslarda bulunmuştu. Bugün gelinen noktada ise, görmezden gelinemeyecek apaçık bir gerçek ortada duruyor:
İki asırdır beklenen kelâm ilmindeki tecdid, Risale-i Nur tarafından gerçekleştirilmiş ve Risale-i Nur, zamanımızda ilm-i kelâmı kendi sahası olarak ilân etmiştir. En muğlâk kelâmî meseleleri dahi her sınıf halkın seviyesinde açıklaması, talebelerini sağlam bir itikat sahibi yapması, bu itikadı yaşanan bir hayata dönüştürmesi, geniş kitleler üzerindeki tesirini gittikçe artan bir seviyede bütün dünyada göstermesi, bu hakikatin apaçık delilleridir. En önemli görevi halkın inanç konusundaki ihtiyaçlarını karşılamak olan Diyanet İşleri Başkanlığı böylesine emin ve zengin bir kaynağa karşı herhalde bigâne kalmayacaktır.
Anlaşılan, yarım asırdan fazla bir zaman Sungur Ağabeyde yaşayan bir hakikat, bundan böyle, hayatiyetini daha yaygın bir şekilde devam ettirecek. Başka bir deyişle, emanet sahibini bulmuş olacak.
[2012 Aralık’ında Son Devir’de yayınlandı]
Tüm ifadeler:
6
 
 
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 

Selahattin Altıntaş bir anı paylaştı.

 

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

Borsada bugünkü işlemlerin takası 23 Mart'ta yapılacak

Türkiye'den transit geçecek harp araç ve gereçlerine ilişkin esaslar düzenlendi

Konut Fiyat Endeksi şubatta yüzde 1,8 arttı

Safranbolu lokumu üreticileri bayram mesaisinde

Ticaret Bakanlığından tüketicilere "alışverişte raf ile kasa fiyatını karşılaştırın" uyarısı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17