Prof. Dr. Baran Yıldız


[28.12.2022 22:19] Ömer Tarık Yılmaz: BİR İNSAN BİR ÖMÜR Hiç sorun yaşamamanın ve daimi mutluluğun yeri bu dünya olmadığı için kime evet dersek diyelim, bir dizi sorunla uğraşıyor olacağız nasılsa. Hiç sorunla uğraşmamak bu dünya için mümkün değil. Zorlu


[28.12.2022 22:19] Ömer Tarık Yılmaz: BİR İNSAN BİR ÖMÜR
 
Hiç sorun yaşamamanın ve daimi mutluluğun yeri bu dünya olmadığı için kime evet dersek diyelim, bir dizi sorunla uğraşıyor olacağız nasılsa. Hiç sorunla uğraşmamak bu dünya için mümkün değil.
Zorluklar ve sıkıntılar, hepsi de birer gelişme fırsatı değil mi sonuçta? O zaman niye korkuyoruz hayattan? Kendimizle karşılaşmaktan korktuğumuz için olabilir mi?
Bir insanla bir ömür diye başlamıştık. Bir ömür olduğu doğru ama, hangi insan kocaman kâinatı içine sığdırmamış ki? İnsanın “bir” insan gibi düşünülmesi acaba ne kadar doğru? İnsan yüzeyde “bir” olabilir ama, derinlikte bir ömür bir insanı yaşamak için yetmez, sıkılmaya zaman kalmaz. Böyle görebilirsek hayatı ve yanımızdakini, yaptığımız seçimlerden bu denli korkuyor olmayacağız.
Sonuçta, hangi seçim olursa olsun sonuç, yaptığımız seçimle son bulmuş olmuyor. Her sonuç yeni bir sebep çünkü ve her şey bir öğrenme fırsatı.
 
 
 
        
 
        
 
Kuveyt Türk Dijital Takvim
 
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[28.12.2022 22:20] Ömer Tarık Yılmaz: GÜZEL AHLAK
İslam dini, güzel ahlaka çok büyük kıymet ve önem vermiştir. İslam’ın gayesi insanları güzel ahlak sahibi yaparak olgunlaş- tırmaktır. İslam ahlakı, Kur’an ve Sünnet temeline dayanır. Kur’an-ı Kerîm’de; “(Ey Peygamberim!) Sen büyük bir ahlak üzeresin.” (Kalem, 68/4) buyrulmuştur. Peygamber Efendimiz “Ben, ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Mu- vatta, “Hüsnü’l-Huluk”, 1) buyurarak son ve en mükemmel din olan İslam’ın gayesini ve yüksek hedefini bildirmiştir.
İslam güzel ahlak olduğuna göre, Müslümanın da güzel ahlak sahibi olması gerekir. Bu konuda da Hz. Peygamber, “Mümin- lerin iman yönünden en olgunu, ahlakı en üstün olanıdır.” (Ebu Dâvûd, “Sünnet”, 14) buyurmuştur.
 
DİNÎ KAVRAMLAR
LIHYE-İ SAÂDET
Saâdet sakalı anlamına gelen “Lıhye-i Saâdet”, Peygamberi- mizin sakal-ı şerifine verilen isimdir. Peygamberimiz (s.a.s.), sakalını kısalttığında veya saçını tıraş ettirdiğinde sahabe bunları almış ve titizlikle korumuştur. Bu sakallardan bazı camilerde cam fanuslar içinde saklanmakta ve mübarek gün ve gecelerde tekbir ve salavatla ziyaret edilmektedir.
Sakal-ı şerifi ziyaret, Peygam- bere yapılan temsili bir saygı- dır. Ancak öpmek, eğilmek vb. davranışlar doğru değildir.
 
ÖZLÜ SÖZ
Asla kimsenin umudunu kırma.
Belki de sahip oldukları tek şey odur. (Mevlâna)
[28.12.2022 22:20] Ömer Tarık Yılmaz: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ الْمُؤْمِنَ يَأْلَفُ وَ يُؤْلَفُ وَلَا خَيْرَ فِيمَنْ لَا يَأْلَفُ وَلَا يُؤْلَفُ. (طس)
 
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:  “Muhakkak mümin, (insanlar ile) ülfet eder (iyi geçinir) ve kendisiyle de iyi geçinilir. Ülfet etmeyen ve kendisiyle ülfet olunmayan kimsede hayır yoktur.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat)
 
28 Aralık 2022
Fazilet Takvimi
[28.12.2022 22:20] Ömer Tarık Yılmaz: MÜSLÜMANLAR MUHASARA ALTINDA -2
 
Müminler, İslâm dini uğrunda her şeyini fedâ edip, kimi Habeşistan’a hicret ederek vatan ve akrabalarından vazgeçtiler ve kimi mahallesinde mahsur kalıp müşriklerin ezâ ve cefâsına katlandılar. Kureyş ise bunca mucizeler görmüş ve Kur’ân-ı Kerîm’in belâgati kendilerini âciz bırakıp hayrete düşürmüş iken, çoğu inat ve inkârlarında ısrar ederek şirk ve dalâlette kaldılar. Çünkü o vakit Arap kavmi birçok aşiret ve kabilelere ayrılmıştı. Her aşiret ve kabilenin bir başı olup hüküm ve idare bunların elinde idi. Bu sebeple kendilerine uyulur iken içlerinden başka bir zâta uymak istemediler.
 
Fakîr veya zengin olsun, zayıf veya kuvvetli olsun Müslümanlar arasında bir ayrılık yoktu. Kureyş’in ileri gelenleri ise halktan biri ile aynı seviyede olmaktan utanırlardı. Bunun için her biri kendi idaresi altındaki insanları, Müslüman olmaktan ve İslâm’ı etrafa yayılmaktan men etmeye çalıştılar.
 
Arapların en şereflisi olan Kureyş kavminin öyle ikiye ayrılıp da üç seneye yakın müddetten beri aralarında her türlü münasebetlerin kesilmesinden dolayı müşriklerin de çoğuna pişmanlık gelmişti. O ahidnâmeyi yazmış olanın eli kuruyup çolak olmuştu. Ahidnâmeye de güve cinsinden bir böcek musallat olarak onda Allâh’ın isminden başka ne kadar yazı var ise hepsini yiyip mahvetmişti. Peygamberimiz (s.a.v.), bunu amcası Ebû Tâlib’e haber verdi. Ebû Tâlib, Kureyş’e “Muhammed’in dediği doğru ise artık siz de insaf ediniz. Şu aramızdaki ayrılığı kaldıralım. Yok, dediği doğru değilse ben de onu himâyeden vazgeçerim.” dedi.
 
Kureyşliler bu sözü makul gördüler. Ahidnâmede “Bismikallâhümme” ibâresinden başka ne kadar yazı varsa hep mahvolduğunu görünce, hepsi mahcup oldu. Her ne kadar Ebû Cehil yine inadında ısrar etmek istediyse de ekseriyetin fikri ile o sayfayı oradan indirdiler ve Hâşimîler aleyhinde olan ahid ve ittifakı bozdular. Mekke-i Mükerreme’de umûmî bir sevinç hâsıl oldu.
 
 
 
28 Aralık 2022
Fazilet Takvimi
[28.12.2022 22:20] Ömer Tarık Yılmaz: Feraset
 
Peygamber Efendimiz s.a.v. 'Müminin ferasetinden sakının, çünkü o Allah’ın nuru ile bakar.' buyurmuştur. Feraset, 'varlık veya hadiselerin perde arkasını görmek, bir meseleyi doğru ve hızlı değerlendirmek, çabuk kavramak, hükümde isabet etmek' demektir. Doğru telaffuzu 'firâset' olan bu meleke, biri kesbî (çalışılarak kazanılan), diğeri vehbî (Allah vergisi) olmak üzere iki kısımdır.
 
Kesbî olanı bir çeşit ilim yahut sanattır ki 'zahirdeki emarelerden hareketle akıl yürütüp işin iç yüzüne vâkıf olmaya' derler. Bu türlü ferasetle mesela bir insanın eşkaline, kıyafetine, söz ve davranışlarına bakılarak onun ahlâkı, karakteri, mizacı hakkında doğru bir hükme varılabilir. Tecrübeye, bilgiye, akıl yürütmeye dayandığı, talim ve terbiye ile geliştirilebildiği için kesbîdir.
 
Ancak ulema hadis-i şerifteki ferasetin 'vehbî feraset' olduğuna, 'mümin' ile de kemâl mertebesinde bir imanla nimetlenen âriflerin, nafilelerle Allah’a yaklaşan salihlerin, evliyaullahın kastedildiğine hükmetmişlerdir. 'Muhatabının kalbinde olana, bâtınındaki hâle muttali olmak' diye tarif edilen vehbî feraset, Cenab-ı Hakk’ın kâmil müminlere bir ikramıdır.
 
Semerkand Takvimi
[28.12.2022 22:20] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hikayesi
 
Lokman Hekim'in Esareti
 
   Lokman Hekim hazretleri günlerden bir gün eşkıyâ tarafından yolu kesilip, esîr edildi. Kendisini yabancı bir şehre götürüp, köle olarak bir zengine sattılar. Efendisi ona kerpiç yapma gibi ağır işler verdi. Lokman Hekim, işin zorluğundan şikâyet etmeyip, herkesten daha iyi çalışıyordu. Zamanla efendisi, hazret-i Lokman'ın; şefkatli, güç işlere dayanır ve iyilik sever birisi olduğunu anladı. Lokman Hekim'e değer verip, sevdiği kimselerden biri oldu. 
 
 Sonunda efendisi, hemşehrilerinden bir topluluğun o şehre gelmesi ile, hazret-i Lokman'ın kim olduğunu öğrendi. Daha önce Lokman'ı tanımadan şöhretini duyan zengin efendi, hâdisenin böyle cereyân etmesine üzüldü. Lokman Hekim'den özür diledi. Kendisine, pek çok mal ve para hediye ederek serbest bıraktı.  
 
 Ona:  
 
 -Neden kendini daha önce tanıtmadın, dedi.  
 
 Lokman Hekim; 
 
 -Bana zulmedenler, kötülük yaptıklarını bilmiyorlardı. Beni tanımıyorlardı. Ama hür birini esîr almak zulümdür. Bu Lokman olmazsa, günâhsız başka biri olur. Zâlim kimse, hikmetin değerini bilmez. Fakat sen gücümden faydalanmak için beni satın aldın. Şehrinizde benim hakkımı iâde edecek bir kânun da mevcûd değildi. Ben sonunda kıymetimin anlaşılacağını ve sabrın hikmetten üstün olduğunu biliyordum. Her şeye rağmen çalışacaktım, burada çalıştım. Yaşayacaktım, burada yaşadım. Her şeye rağmen iyi olmalıydım. Burada iyiydim. İşimin ağır olması, sağlığın değerini daha iyi anlamama ve kendi şehrimde olan kölelere daha iyi davranmama sebep oldu. Yemeğimin iyi olmaması, düşkün ve fakîrlerin sıkıntılarını daha çok anlamama yaradı. Köleydim ama suçum yoktu. Sıkıntıda idim, fakat ibret ve nasîhat alıyordum. Kimseye, inanmayacağı bir söz söylemedim. Kimsenin benimle düşman olmaması için, kendimi övüp, büyük göstermedim. Şehrinize geldim ve tanınmayan bir yabancıydım. Şu anda ise, aranızdan beni hayırla anacak dostlarım var? Eşkıyâ benim varlığımdan faydalandı. Sen de benim gücümden istifâde ettin. Lokman'ı iddiâ edildiği şekilde değil, gördüğün şekilde tanıdın. Allahü teâlâya şükürler olsun ki, netîce îtibâriyle, sen de benden memnun oldun. Ben de hoşnut olarak memleketime dönüyorum. Eğer ilk gün kendimi tanıtsaydım, belki de inanmayıp bugün daha utanılacak bir duruma düşecektin; yâhut da inanıp, beni kölelikten âzâd edecektin. Bu iyilikler de meydana gelmeyecekti.  
 
 Zengin kişi bunun üzerine dedi ki: 
 
 - Ey güneş gibi parlak insan, sözlerin, seçkinlerin ve peygamberlerin sözlerine benziyor!
[28.12.2022 22:21] Ömer Tarık Yılmaz: BÜYÜCÜ VE MÜNECCİMİ TASDİK EDEN
 
KÜFRE DÜŞER
Allâhü Teâlâ buyurdu: “Senin için hakkında bir bilgi hâsıl olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz, kalb, bunların herbiri bundan mesûldür.” (İsrâ s. 36)
Katade (r.a.) hazretleri bu âyetin tefsirinde der ki: “Duymadığın halde duydum, görmediğin hâlde gördüm, bilmediğin halde bildim deme. Bu âyette helâl olmayana bakmaktan, harama kulak vermekten, câiz olmayan bir şeyi arzulamaktan nehiy vardır. Cenâb-ı Hâkk buyurdu: “O Allâh (c.c.), gaybı bilendir. Öyle ki gaybına kimseyi muttâli etmez O. Meğer ki beğenip seçtiği bir peygamber ola.” (Cin s. 26)
İbnü’l-Cevzî diyor ki: “Gaybı bilen, mülkündeki tasarrufunda hiçbir ortağı olmayan Allâhü Teâlâ’dır. Peygamberlerden seçip beğendiği kimse hâriç gaybına hiçbir insanı muttali kılmaz. Çünkü peygamberlerin sıdkına delil, onların kendilerine bildirdiği kadar gaybı haber vermeleridir. Öyle ise risâlet verdiği kimseleri dilediği gayba muttâli eder. Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz buyurdu: “Her kim müneccime veya kâhine gider de onun söylediğini tasdik ederse Peygamber (s.a.v.)’e indirilmiş olana küfretmiş olur.”
Halid Cüfenî (r.âleyh)’den şöyle rivâyet olunmuştur: Resûlullâh (s.a.v.) Hudeybiyye’de geceleyin yağmur yağdıktan sonra bize sabah namazını kıldırdı. Namazdan çıkınca yüzünü cemaata döndürdü ve: “Bilir misiniz Rabbiniz ne buyurdu” diye suâl etti. “Allâh (c.c.) ve Resûlü (s.a.v.) bilir” dediler. Dedi ki: “Allâhü Teâlâ: Kullarımdan kimi bana imân etmiş, kimi de kâfir olarak sabahlamıştır. Her kim “Allâh (c.c.)’un fazlu râhmetiyle üzerimize yağmur yağdı” dedi ise işte o bana imân etmiş, yıldıza imân etmemiştir. Her kim de “falan ve falan yıldızın batıp doğmasıyla üzerimize yağmur yağdı” dedi ise işte o bana imân etmemiş, yıldıza etmiştir” buyurdu.
(İmâm Şemsüddin ez-Zehebî,
İslâm Şeriatinde Büyük Günâhlar, s.152-153)
[28.12.2022 22:21] Ömer Tarık Yılmaz: arkadaşlarına gazab etti cevabını vererek ayrılıp gitti.” (Buhârî, Enbiyâ 51; Müslim, Zühd 10)
 
66- عَنْ أبي يَعْلَي شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ . عَنِ النَّبِيِّ
 
قال : اَلْكَيِّسُ مَنْ دان نَفْسَهُ , وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ , وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَهُ هَوَاهَا, وَتَمَنَّى عَلَى اللَّهِ.
66: Ebû Ya’lâ Şeddâd ibn Evs (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Pey-gamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Akıllı kişi nefsini hesaba çekerek, nefsine hâkim olup ölüm sonrası için çalışandır. Âciz ve zayıf kimse ise nefsini arzularının peşine takıp ta kurtuluşunu hiçbir iş yapmaksızın Allah beni bağışlar diye hayal kurarak Allah’ tan bekleyen kimsedir.”(Tirmîzî, Kıyâme 25)
 
67- عَنْ أبي هُرَيْرَةَ .قال : قال رسولُ اللَّهِ : مِنْ حُسْنِ إِسْلاَمِ الْمَرْءِ تَرْكُهُ مَا لاَ يَعْنِيهِ .
 
67: Ebû Hureyre (Allah Ondan razı olsun)’den bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Kendisine faydalı olmayan ve kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terketmesi kişinin iyi ve güzel müslüman olmasındandır.” (Tirmîzî, Zühd 11)
 
 68- عَنْ عُمَرَ . عَنِ النَّبِيِّ
 
قال : لاَ يُسْأَلُ الرَّجُلُ فِيمَ ضَرَبَ امرأته .
68: Ömer (Allah Ondan razı olsun)’den bize aktarıldığına göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kişiye hanımını neden dövdüğü sorulmaz.” (Ebû Dâvûd, Nikah 42)
 
BÖLÜM: 6
 
ALLAHTAN KORKMAK
 
قال الله تعالى :
 
يَآأيها الَّذِينَ اَمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إلا وَأنتمْ مُسْلِمُونَ . .
“Siz ey iman edenler! Allahtan ona yaraşır şekilde korkun (gerektiği şekilde yolunuzu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışın) ve ancak müslüman olarak can verin.” (3 Âl-i İmrân 102)
 
قال الله تعالى :
 
فَاتَّقُوا اللَّهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وأطيعوا وأنفقوا خَيْرًا لأنفسكم وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فأولئك هُمُ الْمُفْلِحُونَ ..
“O halde elinizden geldiği kadar gücünüz yettiğince Allaha isyandan kaçının ve ondan korkun (yolunuzu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışın). O’nu dinleyin ve itaat edin ve kendi iyiliğiniz için Allah rızasını kazanma yolunda karşılıksız harcamada bulunun. Kim nefsinin aç gözlülüğünden, hırsından ve cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erip umduğuna nail olanlardır.” (64 Teğâbün 16)

Borsa günü yükselişle tamamladı

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

Borsada bugünkü işlemlerin takası 23 Mart'ta yapılacak

Türkiye'den transit geçecek harp araç ve gereçlerine ilişkin esaslar düzenlendi

Konut Fiyat Endeksi şubatta yüzde 1,8 arttı

Safranbolu lokumu üreticileri bayram mesaisinde

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17