Prof. Dr. Baran Yıldız


[31.12.2022 21:52] Ömer Tarık Yılmaz: İNSAN OLDUĞUMUZU HATIRLAMAK İnsan olmak ilişki içinde olduğumuz kişilerin de insan olduğunu hatırlamaktır. Onlara da hata payı bırakmak, onların her ihtiyacımıza cevap veremeyeceklerinin farkında olmak ve onların da


[31.12.2022 21:52] Ömer Tarık Yılmaz: İNSAN OLDUĞUMUZU HATIRLAMAK
 
İnsan olmak ilişki içinde olduğumuz kişilerin de insan olduğunu hatırlamaktır. Onlara da hata payı bırakmak, onların her ihtiyacımıza cevap veremeyeceklerinin farkında olmak ve onların da bizden beklentilerinin olabileceğini düşünmektir. Böylece sürekli insanlara kızmak veya onları suçlamak yerine yanlışlarına tolerans göstermeyi öğreniriz. İnsanların insan olduğunu hatırlamak onların da bir sınırlarının ve gücünün olduğunu düşünmemizi, her istediğimizde yanımızda olamayacaklarını ve her derdimize deva olamayacaklarını bilmemizi sağlar.
Böylece yanlış beklentilerin içine girmeyerek hayatta yaşayacağımız hayal kırıklıklarının sayısını azaltmış oluruz. İnsan kolaylıkla bencilleşip sadece kendini düşünme noktasına gelebilen bir varlık. Bu yüzden kolayca duyarlılığını yitirerek sadece kendi ihtiyaçlarına odaklanabiliyor. İnsan olduğunu hatırlamak, diğer insanların da bizim gibi insan olduğunu düşünmek ve onların da bizden beklentilerinin olduğunun farkında olmaktır.
 
 
 
        
 
        
 
Kuveyt Türk Dijital Takvim
 
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[31.12.2022 21:53] Ömer Tarık Yılmaz: DEĞERLERİN AKTARILMASINDA AİLENİN ROLÜ
Toplumları ayakta tutan ve onların devamını sağlayan birta- kım kurallar ve değerler vardır. Bu değerler toplum tarafından kabul görmüş, özümsenmiş ve toplumu toplum yapan temel değerlerdir. İşte toplumdaki bu değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında en önemli kurumlardan biri ailedir. Çünkü her çocuk bir aile içinde doğar.
Çocuğun ilk öğretmeni anne-babası ve aile içindeki diğer fert- lerdir. Çocuk aileden aldığı karşılıklı saygı sevgi, doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık, komşu haklarına riayet ve yardımse- verlik gibi birçok değeri, ilk önce aile içinde yaşayarak öğrenir. Öğrenilen bu değerler de aile sayesinde nesillerden nesillere aktarılmış olur.
 
DİNÎ KAVRAMLAR
MEHİR
Erkeğin evlenirken eşine ver- diği veya vermeyi taahhüt et- tiği para veya başka bir mala mehir denir.
Mehir nikâh anında belirlen- mişse mehr-i müsemmâ, belir- lenmemişse mehr-i misil adını alır. Mehr-i misil, evlenen ka- dının, akrabaları arasında her bakımdan kendi konumunda olan kadına verilen mehir de- mektir. Peşin olarak ödenen mehre, “mehr-i muaccel”, ve- resiye, yani ödenmesi sonraya bırakılan mehire ise “mehr-i müeccel” denir.
 
ÖZLÜ SÖZ
İnsan bunalınca O’ndan başkasını çağırmaz. Allah’ım der. Ama dertten kurtulunca yine çer çöpe takılır. (Mevlâna)
[31.12.2022 21:53] Ömer Tarık Yılmaz: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: سَيَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يُصَلِّي فِي الْمَسْجِدِ مِنْهُمْ أَلْفُ رَجُلٍ وَزِيَادَةٌ لَا يَكُونُ فِيهِمْ مُؤْمِنٌ. (كنز)
 
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlardan o günde (cami ve) mescitte binden fazla kişi namaz kılacak, içlerinde (kâmil) bir mümin olmayacak.” (Kenzü’l-Ummâl)
 
30 Aralık 2022
Fazilet Takvimi
[31.12.2022 21:53] Ömer Tarık Yılmaz: BİR KAVME BENZEMEYE ÇALIŞAN ONLARDANDIR
 
İkinci bin yılın müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri buyurdular ki:
 
“İki dini tasdîk eden (İslâm’dan başka hak din olduğuna inanan) kişi, şirk ehlinden sayılır. İslâm’ın hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye teşebbüs eden de müşriktir. Hâlbuki küfürden teberrî etmek (uzaklaşmak) İslâm’ın şartıdır, şirk şâibesinden sakınmak tevhiddir...
 
Hindûların büyük bildikleri günlere hürmet etmek, Yahûdîlerce bilinen âdetlere uymak, küfrü icap ettirir. Nitekim bazı cahil Müslümanlar, bilhâssa kadınlar, kâfirlerin belli günlerindeki küfür merâsimini icrâ etmektedirler. Bunları, kendileri için de bayram kabul edip, kızlarının ve kardeşlerinin evlerine onlar gibi hediyeler yollarlar... Böylelikle o merâsime tam manası ile îtinâ ve itibar ederler.
 
İslâm’da bunların hepsi şirk ve küfürdür.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 3, m. 41)
 
“Bir kere, bir hasta ziyaretine gitmiştim. O hastanın ölümü yaklaşmıştı. Hâline teveccüh ettiğim zaman, kalbini şiddetli zulmet içinde gördüm... Bu zulmetin kalkması için ne kadar teveccüh ettiysem de kalkmadı. Çokça teveccühten sonra bilindi ki, bu zulmetler, kendisinde gizli bulunan küfür sıfatındandır. Bu sıkıntıların sebebi, küfür ehlini dost edinmesindendir.
 
Bana malum oldu ki bu zulmetlerin kalkması için teveccüh etmek, yerinde bir iş değildir. Zira onun bu zulmetlerden temizlenmesi, küfrün cezası olan cehennem azâbına bağlıdır.
 
Ve bana malum oldu ki, onda zerre miktarı iman mevcuttur ve bunun bereketiyle cehennemde ebedî kalmaktan kurtulacaktır.
 
Cehennem azâbı -ister ebedî olsun, ister muvakkat olsun- küfre ve küfür sıfatlarına mahsustur. (Yani, muvakkat cehennem azâbı; küfür sıfatının cezası, ebedî cehennem azâbı ise küfrün cezasıdır.) (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1, m. 266)
 
 
 
30 Aralık 2022
Fazilet Takvimi
[31.12.2022 21:54] Ömer Tarık Yılmaz: قَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ أَوَّلَ مَا يُسْأَلُ عَنْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَعْنِي الْعَبْدَ مِنَ النَّعِيمِ أَنْ يُقَالَ لَهُ أَلَمْ نُصِحَّ لَكَ جِسْمَكَ وَنُرْوِيَكَ مِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ. (ت)
 
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak kula kıyamet günü nimetlerden sorulacak ilk sual, ona: ‘Biz senin bedenine sıhhat vermedik mi ve soğuk su ile senin susuzluğunu gidermedik mi? denilmesidir.” (Sünen-i Tirmizî)
 
31 Aralık 2022
Fazilet Takvimi
[31.12.2022 21:54] Ömer Tarık Yılmaz: TEŞEBBÜH (BENZEMEK)
 
Teşebbüh, bir insanın diğerine sûret, kıyâfet, yaşayış tarzı, huy, vasıf ve sıfatında benzemesi yahut onu taklid ile benzemeye çalışmasıdır. Müminin, kâfirlerin âdet edindikleri husûslarda onlara benzemekten sakınması lâzımdır. Çünkü o fiil, ya küfre sebep olur yahut insanın imanını zayıflatır.
 
Allâhü Teâlâ, Nisâ Sûresi’nin 115. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır (meâlen): “Her kim de kendisine doğru yol apaçık meydana çıktıktan sonra peygambere muhâlefet eder ve müminlerin (itikâd ve amelde, Allâh’a, Resûlullâh’a ve ülü’l-emre itaat) yolundan başkasına giderse, biz, onu döndüğü o yolda bırakırız ve kendisine cehennemi boylatırız ki o, gidilecek ne fena bir yerdir.”
 
Allâhü Teâlâ, azîz kitabında birçok âyet-i celîlede bizler ibret alalım diye geçmiş ümmetlerin hâlini haber vermiş ve onların düştükleri küfür, zulüm, gurur gibi hâllere düşmekten ve onlara benzemekten bizi sakındırmıştır.
 
Resûlullah (s.a.v.), “Bizden başkalarına benzemeye yeltenen bizden değildir.”  ve “Müşriklerin âdetlerine muhâlefet ediniz” buyurmuşlardır. Peygamberimiz (s.a.v.), müşriklere ve onların amellerine buğzetmeyi emretti ki onlarla ülfet etmeyelim, onlar da bizimle ülfet etmesinler. Çünkü insanın tabiatı, başkasından huy kapar.
 
Hadîs âlimlerinden Akîl es-Sülemî (rah.) dedi ki: “Allâhü Teâlâ, İsrâîloğullarına gönderdiği peygamberlerinden birisine şöyle vahyetti: Kavmine söyle, bana düşmanlık edenlerin (haram) yemeklerinden yemesinler, (haram) içeceklerinden içmesinler. Sûretlerini ve şekillerini onlara benzetmesinler, yoksa kavmin de bana düşmanlık edenlerden olur.”
 
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e tâbi olan kimsenin, onun uzak durduklarından yüz çevirmesi lazımdır. Peygamberimizin uzak durduğu kavme, her hangi bir husûsta muvâfakat eden kimse, Peygamberimize de o miktarda muhalefet etmiş olur.
 
Hülbü’t-Tâî’den (r.a.) rivâyet olundu, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Sadrında (gönlünde), seni, Hıristiyanlara benzetecek hiçbir şeyin arzusu deprenmesin.”
 
 
 
31 Aralık 2022
Fazilet Takvimi
[31.12.2022 21:54] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Ayeti
 
Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır; onları O’ndan başkası bilmez. O karada ve denizde ne varsa bilir. O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir... 
 
(En’am 59)
[31.12.2022 21:54] Ömer Tarık Yılmaz: null
 
(Ey Kâbe)! Sen ne güzelsin ve kokun da ne güzel! Sen ne yücesin ve saygınlığın da ne yüce!.. 
 
İbn Mâce, Fiten, 2
[31.12.2022 21:54] Ömer Tarık Yılmaz: Yumuşak Huy
 
Hilim, herkeste bulunmayan çok yüksek bir haslettir. Allah Tealâ peygamberlerini bu özellikleri ile övmüştür. Hiç şüphesiz Allah Tealâ’nın beğendiği işleri yapmak, sabır ile mümkündür. Hilim ise sabrın en yüksek derecesidir. Allah Rasulü (sallallahu aleyhi vesellem) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: 'Mümin bir kimse, yumuşak huyu sayesinde gündüzleri oruç tutup geceleri namaz kılan kimsenin derecesine ulaşır.' (Münzirî)
 
Bir diğer hadis de şöyledir: 'Bir kimse Rasulullah Efendimiz’e gelerek, ‘Ya Rasulallah, bana nasihatte bulunun.’ dedi. Peygamber Efendimiz; ‘Kızma!’ buyurdu. O kimse ikinci defa nasihat istedi, yine ‘Kızma!’ buyurdu. Üçüncü defa nasihat isteyince, bu defa da ‘Kızma!’ buyurdu.' (Buharî; Tirmizî; Malik)
 
Hilim, hayatı anlamlı kılan, huzur ve barışı temin eden bir erdemdir. Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurur: 'Yumuşak huyluluk hangi işte bulunursa onu mutlaka güzelleştirir. O bir şeyden de çekilip alınınca onu çirkinleştirir.' (Müslim; Ebu Davud)
 
Semerkand Takvimi
[31.12.2022 21:55] Ömer Tarık Yılmaz: Gönül Pas Tutarsa
 
Kur’an-ı Kerim’de kalpler için farklı tabirler kullanılmıştır. Bunlardan ikisi 'günahla örtülme' ve 'paslanma'dır. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: 'Mümin bir günah işlediği vakit kalbinde siyah bir nokta oluşur. Eğer kendini günahtan alıkor, istiğfar ve tövbe ederse kalp parlar. Ama tövbe etmez, günaha devam ederse o siyahlık artar ve sonunda kalbi tamamen kaplar. İşte bu, Allah Tealâ’nın: ‘Hayır, öyle değil; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp köreltmiştir.’ (Mutaffifîn, 14) ayetinde anlatılan, kalbin paslanması ve günahla örtülmesidir.' (Tirmizî, İbn Mâce)
 
Kalp, ayna gibidir. Yukarıdaki ayette beyan buyurulduğu üzere gaflet, günah ve kötü ahlâk gibi şeylerle paslanır. Kalp paslanınca, paslı ayna gibi gördüğünü tam yansıtamaz. Hakkı bâtıl, bâtılı hak görebilir. Pas çoğalınca düşünce ve anlayış bozulur. Hakk’ı kabul edemediği gibi, bâtılı da inkâr edemez. Onun cilası ise iki şeyle mümkündür: Biri tövbe ve istiğfar, diğeri de zikir. Zikir bir ilaçtır. O da ehil olan bir tabipten, yani bir mürşid-i kâmilden alınır.
 
Semerkand Takvimi
[31.12.2022 21:55] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hikayesi
 
Bilmeceyle İmtihan
 
   İmam Şafiî Muhammed İbn İdris rh.a. hazretleri (ö.204/820), henüz gençlik yıllarında halife Harun Reşid’in huzurunda, İmam-ı Azam rh.a.’in talebesi ve aynı zamanda büyük fıkıh alimi Ebu Yusuf ve İmam Muhammed tarafından bazı fıkıh bilmeceleriyle imtihan edilir. Şöyle sorarlar: 
 
 – Adamın biri bir koyun kesiyor. Sonra bir ihtiyaç için dışarı gidip dönüyor. Aile halkına diyor ki: “Bunu siz yiyin. Bu bana haram olmuştur.” Onlar da “Biz de öyleyiz, bunu yemek bize de haram oldu.” derler. Bu et neden haram olmuş? 
 
 Şafiî hazretleri buna şu cevabı verir: 
 
 – O adam putperest müşrik idi. Koyunu da putlar adına kesmişti. Dışarı çıkınca Allah’ın hidayetiyle müslüman oldu. Dönünce ailesine dedi ki: “Allah bana Müslümanlığı nasip etti; bu durumda daha önce kestiğim bana haram oldu, onu siz yiyiniz.” Ev halkı bunu duyunca memnun kalmışlar ve kendileri de müslüman olmuşlar. O koyun onlara da haram olmuş. 
 
 Şöyle bir soru daha sorarlar: 
 
 – Adamın biri içmek için bir bardak suyu alıyor. Suyun yarısını helal olarak içiyor, fakat bardakta kalan suyun kalanı haram oluyor. Neden? 
 
 Şafiî buna da şu cevabı veriyor: 
 
 – Adam temiz suyun yarısını içtikten sonra geri kalanın üzerine burnu kanamış. Kalan su kanla karıştığı için onu içmek haram olmuş. 
 
 Bir de şu çetin suali sorarlar: 
 
 – Adamın biri karısına içi dolu, ağzı bağlı ve mühürlü (bez) bir kese veriyor ve ona diyor ki: “Bu keseyi çözüp açarsan, mührünü sökersen yahut onu yırtarsan benden boş ol! Eğer keseyi boşaltmadan ağzı bağlı ve mühürlü olarak geri verirsen yine benden boşsun!” Boşanmamaya çare nedir? 
 
 Şafiî’nin çözümlü cevabı şöyle oluyor: 
 
 – Bu kese şeker veya tuzla doludur. Kadın onu eriyinceye kadar suda bırakır. Böylece keseyi boş olarak geri verir.
[31.12.2022 21:55] Ömer Tarık Yılmaz: AZRÂİL (A.S.)’IN İZİN İSTEMESİ
 
Fahr-i Âlem (s.a.v.)’e, son günlerinde hastalandığı zaman Cebrâil (a.s.) üç gün hâlini sormaya gelmiş hâl ve hatîr-ı âlîlerini sormuştur.
Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in irtihâl buyurduğu gün, Azrâil (a.s.) ve yanında yetmiş bin melekle beraber İsmâil nâmında henüz yeryüzüne hiç inmemiş bir melek arza (yeryüzüne) indiler, önde Cebrâil (a.s.) gelerek: “Yâ Resûlullâh, (s.a.v.) içeri girmek için Azrâil izin istiyor” dedi. Nebî (s.a.v.) izin verdi ve Azrail (a.s.) içeri girdi. Nebiyyi Muhterem (s.a.v.) Efendimiz sordular: “Maksâd ziyâret midir, yoksa kabz-ı rûh mudur? (ruhumu almak mıdır?)”
Azrail (a.s.) “Hâkk Tealâ size mûti’ olmamı (itaat etmemi) emreyledi. Yâ Resûlullâh izin verirseniz vazifemi yapacağım, müsâade etmezseniz bırakıp gideceğim” deyince Cebrâil (a.s.) Nebî (s.a.v.)’e bakarak, “Allâhü Tealâ sizin likâınıza müştâkdır (cemâlinize fazlaca istek duymaktadır) Yâ Resûlullâh” dedi. Nebî (s.a.v.): “Râbbime kavuşmak istiyorum” buyurdular ve o anda ebedî âleme irtihâl eylediler.
Bütün âlim ve velîler şunda ittifak etmişlerdir ki; Fahr-i Risalet (s.a.v.)’in mübarek vücud-u saâdetlerinin değdiği toprak, Kâbe’den de, göklerden de, beyt-ül ma’mûrdan da, Sidre-i Müntehâ’dan da, Arş-ı Âzam’dan da, daha mübarek, daha şerefli ve daha kıymetlidir. Şâir Nâbi, bir nâ’tında şöyle der:
Yüzün sür, her ne istersen dile bâb-ı recâdır bu.
Sakın, terk-i edebden, kûy-i mahbûb-u Hüdâdır bu,
Nazargâh-ı ilahîdir, makâm-ı Mustafâ’dır bu.
(Ümit kapısıdır, Allah (c.c.)’nun sevgilisinin semtidir bu. Burada edebi terk etmekten sakın!)
Yâ Râbbe’l âlemîn! Bizim hatalarımızı lütfunla bağışla. Kalbimizi Habîb-i Edîb’in (s.a.v.)’in muhabbetiyle dirilt. Bizi râzı olduğun kulların arasına kat.
“Ve sallallâhu ‘alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ muhammedin ve’alâ âlihî ve sahbihî ve sellim. Ve’l hamdulillahî rabbil âlemîn.”
(İmâm Kastalânî, Mevâhibülledünnîye, s.515)
[31.12.2022 21:56] Ömer Tarık Yılmaz: davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakınınız. Çünkü İsrailoğullarının içine düştükleri ilk fitne kadınlar yüzündendir.” (Müslim, Zikir 99)
 
71- عَنْ ابن مَسْعُودٍ . أن النَّبِيَّ
 
كان يَقُولُ : اَللَّهُمَّ إني أَسْأَلُكَ الْهُدَى, وَالتُّقَى, وَالْعَفَافَ, وَالْغِنَى .
71: İbn Mes’ûd (Allah Ondan razı olsun)’den bildirildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle dua ederdi: “Allah’ım senden hidayet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim.” (Müslim, Zikir 72)
 
72- عَنْ أبي طَرِيفٍ عِدِيِّ بْنِ حاَتِمِ الطاَّئِيِّ . قال : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ
 
يَقُولُ : مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينٍ, ثُمَّ رَأَى أَتْقَى لِلَّهِ مِنْهَا فَلْيَأْتِ التَّقْوَى .
72: Ebû Tarîf Adiyy ibn Hâtim et Tâî (Allah Ondan razı olsun) der ki; Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle işittim: “Bir kimse bir şeyi yapmak veya bırakmak üzere yemin eder, sonra da onun zıddını Allah’ın rızasına daha uygun görürse, o kimse yeminini bozarak takvâya uygun olanı yapsın.” (Müslim, Eymân 15).
 
73- عَنْ أبي أُمَامَةَ صُدَيْ بْنِ عَجْلان الْباَهِلِيِّ
 
قال : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ
يَخْطُبُ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَقال : اِتَّقُوا اللَّه,َ وَصَلُّوا خَمْسَكُمْ, وَصُومُوا شَهْرَكُمْ, وَأَدُّوا زَكَاةَ أَمْوَالِكُمْ, وَأَطِيعُوا أمراءَكُمْ, تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّكُمْ .
73: Ebû Ümâme Sudayy ibn Aclân el Bâhilî (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i veda hutbesinde şöyle buyururken işittiğini söylemiştir: “Ey insanlar Allah’tan korkunuz (ona karşı sorumluluk bilincinde olunuz, yolunuzu O’nun kitabıyla bulmaya çalışınız), beş vakit namaza devamlı ve duyarlı olunuz, ramazan orucunu tutunuz, mallarınızın zekatını veriniz, sizden olan müslüman yöneticilere itaat ediniz ki; doğruca cennete giresiniz.” (tirmîzî, Cum’a 80)
[31.12.2022 21:56] Ömer Tarık Yılmaz: BÖLÜM: 7
 
SAĞLAM İMAN ve ALLAH’A GÜVENİP DAYANMAK
 
 
قال
الله تعالى : وَلَمَّا رأى الْمُؤْمِنُونَ الأحزاب قالوا : هَذَا مَا وَعَدَنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَمَا زَادَهُمْ إلا إيمانا وَتَسْلِيمًا. .
“Mü’minler, düşman bölüklerini gördüler mi; “İşte bu Allah ve peygamberinin bize vâdettiğidir, Allah ve peygamberi doğru söylemiştir” dediler. Bu onların inançlarını ve teslim oluşlarını artırmıştır. “(33 Ahzâb 22)
 
 
قال
الله تعالى : اَلَّذِينَ قال لَهُمُ النَّاسُ إن النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إيمانا وَقالواحَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ..
“O inananlar ki, başka insanlar tarafından “Bakın size karşı bir ordu toplanmış, onlardan korkun ve korunun” denince bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diye cevap verdiler.” (3 Âl-i İmrân 173)
 
 
قال
الله تعالى : وَتَوَكَّلْ عَلَى الحي الذي لاَ يَمُوتُ. .
“Öyleyse, hep diri olup, hiç ölmeyecek Rabbine güvenip dayan.” (25 Furkân 58)
 
 
قال
الله تعالى : وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ ..
“İnananlar, sadece Allah’a güvenip dayanmalıdırlar.” (14 İbrahim 11)
 
 
قال
الله تعالى : فَإذا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ..
“Bir karara varmak istediğinde, artık Allah’a dayanıp güven. “(3 Âl- i İmrân 159)
 
 
قال
الله تعالى : وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ ..
“Kim Allah’a güvenip dayanırsa, Allah ona yeter.” (65 talâk 3)
 
قال الله تعالى : إنما الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إذا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإذا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ آياته زَادَتْهُمْ َإيمانا وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ. .
 
“Gerçek mü’minler o kimselerdir ki, her ne zaman Allah’tan söz edilse, kalpleri korkuyla titrer ve kendilerine, her ne zaman O’nun ayetleri ulaştırılsa, imanları artar ve Rablerine daima güvenip, dayanırlar.” (8 Enfâl 2)
 
74- عَنْ ابن عَبَّاسٍ رضي الله عنهما قال : قال رَسُولُ اللَّهِ
 
: عُرِضَتْ عَلَيَّ الأمم, فَرَأَيْتُ النَّبِيَّ وَمَعَهُ الرهط , وَالنَّبِيَّ وَمَعَهُ الرَّجُلُ والرجلان , وَالنَّبِيَّ لَيْسَ مَعَهُ أَحَدٌ , إِذْ رُفِعَ لِي سَوَادٌ عَظِيمٌ فَظَنَنْتُ إنهُمْ أُمَّتِي فَقِيلَ لِي : هَذَا مُوسَى وَقَوْمُهُ وَلَكِنِ أنظر إِلَى

Antalya Havalimanı 2 ayda yaklaşık 2 milyon yolcuya hizmet verdi

Sakarya, yılın ilk 2 ayında 26 bin 314 aracı yurt dışına gönderdi

Küresel Para Haftası sunum ve panellerle devam ediyor

AB, Macaristan ve Slovakya'ya petrol akışını sağlamaya çalışıyor

Fitch: Orta Doğu'daki gerilimin kısa sürmesi halinde Türkiye'ye yönelik riskler yönetilebilir

Borsada bugünkü işlemlerin takası 23 Mart'ta yapılacak

Türkiye'den transit geçecek harp araç ve gereçlerine ilişkin esaslar düzenlendi

Konut Fiyat Endeksi şubatta yüzde 1,8 arttı

Safranbolu lokumu üreticileri bayram mesaisinde

Ticaret Bakanlığından tüketicilere "alışverişte raf ile kasa fiyatını karşılaştırın" uyarısı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 26 14 5 7 17 49
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 26 6 13 7 -8 25
14.KASIMPAŞA A.Ş. 26 5 12 9 -14 24
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
16.İKAS EYÜPSPOR 26 5 14 7 -18 22
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 26 3 12 11 -28 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17