[4/1 22:51] Ömer Tarık Yılmaz: TARİH........ OSMANLIYA DUÂ
Şu anda Kültür Bakanlığı’nda müsteşar muavinliği yapan kişinin verdigi konferansda dinledim:
“Amerika’nın bir bölgesinde yaşayan Normonlar varmış. Bunlar Ukrayna bölgesinden oraya gitmişler. Ukrayna bölgesinden göç etme sebepleri de kendilerine Rusya’da din hürriyeti verilmemesi...
Normonlar özel ayinlerinde yaptıkları duâları bir deftere kaydediyorlarmış. Ukrayna’da iken yaptıkları bir duâ da bu deftere kaydedilmiş. Bu defter de Amerika’nın bir bölgesinde halkın ziyaretine açık bir vaziyette tutuluyor. Defterde şu yazıyor:
“Yarabbi! Osmanlı’ya güç ve kuvvet ver ki, gelip bizi de kurtarsın. Bize din hürriyeti versin.”
Ahmet Sağırlı (Türkiye Gazetesi 01.04.1987)
FIKRA......... KÂR VE ZARAR
Borcuna sadık olmayan zamane gençlerinden biri, Musa Amca’ya gelerek der ki:
– Bana 100 lira verir misin? Şurdan müşterisi hazır olan bir mal alıp 120 liraya satacağım. Sonra sana olan borcumu ödeyip 20 lira kâr etmiş olacağım.
Yüz lirası tehlikeye giren Musa amca, biraz düşündükten sonra, eline 20 lira uzatıp der ki:
– Al şunu! Sen 20 lira kâr et, ben de 80 lira…
YEMEK.......FIRINDA KEREVİZ
MALZEME: 750 gram süt, 1 kg kereviz, 500 gr kıyma, 4 iri soğan, 4 kaşık salça, 4 yumurta, 100 gr tereyağı ve 6 kaşık un, 1 demet maydanoz, tuz ve karabiber.
YAPILIŞI: Kerevizler ufak parçalara ayrılarak limonlu suda yumuşayıncaya kadar haşlanır. Bir tencereye bir miktar yağ konup, kıyılmış soğan, kıyma, salça ve tuz ilâve edilerek kavrulur. Diğer tarafta tereyağında un hafif kavrulur. Süt ilâve edilerek koyulaşıncaya kadar karıştırılır. Ocaktan alınıp, yumurtalar tek tek kırılarak karıştırılır.
Fırın tepsisine; sırasıyle kereviz üzerine kıymalı iç, en üste de hazırlanan maydanoz dökülür kaşıkla düzeltilir. Orta hararetli fırında kızartılır. Dilimlere ayrılarak servis yapılır.
04.01.2023 - Türkiye Takvimi - https://play.google.com/store/apps/details?id=turkiyetakvimi.takvim
[4/1 22:52] Ömer Tarık Yılmaz: Günlük Hayatta Yapılacak Sünnetler : Aksıran “elhamdülillah” dediğinde, “yerhamükellah” diye ona hayır dilemek sünnettir.
Bizim toplumumuzda çok kere karşılaştığımız aksırana“çok yaşa” demenin ve bunun karşılığında “sen de gör” gibi karşılık vermenin sünnetle ve İslâmî muâşeretle bir alâkası yoktur.
Aksıranın ağzını eliyle veya mendille kapatması sünnete uygun bir davranıştır.
Yemin edenin yeminini yerine getirmesine yardımcı olmak sünnettir.
Musâfaha yapmak sünnettir.
Yola çıkarken dua etmek ve zorluklarından Allah’a sığınmak sünnettir.
Herhangi bir topluluktan korkan ve kendisine zarar vermelerinden kuşkulanan kimsenin dua edip Allah’a sığınması sünnettir.
Cuma günü gusül abdesti almak, vücudun temizlenmesi gereken yerlerini temizlemek sünnettir.
umanın farzından sonra câmide iki rekât, oradan ayrılıp evine gidince, evinde de ayrıca iki rekât namaz kılmak sünnettir. Herkes durumuna uygun olanı yapabilir.
Sahura kalkmak sünnettir.
Oruç açmakta acele etmek sünnettir.
[4/1 22:52] Ömer Tarık Yılmaz: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Hicreti
Hicret, Allah’ın izniyle Hz. Muhammed (s.a.v.) ve ashabının, zulüm ve baskılardan kurtulmak için 622’de Mekke’den Medine’ye göç etmelerine verilen isimdir.
İkinci Akabe Bey’ati’nden sonra müşrikler, Müslümanların sığınıp kendilerini koruyacak bir yere hicret edeceklerini öğrenince, yaptıkları eziyetleri büsbütün artırdılar. Müslümanlar bu dayanılmaz işkenceler sebebiyle Mekke’de oturamayacak hâle geldikleri için, hâllerini Peygamber Efendimiz’e arz ettiler ve hicret için izin istediler.
Allâh Resûlü, Allâh’ın izni ile Müslümanlara Medîne yollarını işâret etti ve şöyle buyurdu:
“Bundan böyle sizin hicret edeceğiniz şehrin, iki kara taşlık arasında hurmalık bir yer olduğu bana gösterildi.” (Buhârî, Kefâlet, 4)
Onlara Ensâr ile, yâni Medîneli Müslüman kardeşleriyle kucaklaşmalarını emretti ve:
“Allâh Teâlâ sizin için kardeşler ve huzur bulacağınız bir diyâr lutfetti!” buyurdu.
Bundan sonra Müslümanlar, müşriklere hissettirmeden hazırlandılar, birbirlerine yardım ederek gizlice hicret etmeye başladılar.
[4/1 22:52] Ömer Tarık Yılmaz: El-Fâtiha Suresi / 3
Allah sonsuz merhamet sahibidir. İki güzel isim birlikte âdeta, “Rahmetim her şeyi kuşatmıştır” (El-A‘râf 7/156) mânasını tefsir ve teyid etmektedirler. Daha çok celâl tecellisi ifade eden Allah ve Rab isminden sonra, bu iki isim Allah’ın cemâlini hatırlatmakta ve kulu yaratıcısı karşısında korku ile ümit arasında tutmaktadır. Terhib yani korkutmadan sonra terğib yani teşvik mânası taşımaktadır.
Diğer bir açıdan Rahmân ve Rahîm isminde terbiyenin iki mühim esasına işaret edilmektedir. Bunlardan biri faydalı olanları celbetmek, diğeri ise zararlı olanları defetmektir. Rezzâk yani bol bol rızık veren mânasına da gelen Rahmân birinci esasa, Gaffâr yani hataları bağışlayan mânasını da taşıyan Rahîm ise ikinci esasa işaret eder.
Allah’ın rahmet sıfatını zikrederek dua edenin, duasına icâbet edileceğini Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle haber verir:
“Allah Teâlâ’nın, يَا أَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ diyerek dua eden kuluna vekil kıldığı iki melek vardır. Bunu üç kez tekrar edene melek: «Merhametlilerin en merhametlisi olan Allah seni dinliyor, dilediğini iste!» der.” (Hâkim, el-Müstedrek, I, 728-729)
[4/1 22:52] Ömer Tarık Yılmaz: Ashab-ı Bedir
Bedir savaşına katılanların isim listesini Mecmuatu’l-ahzabta bulabilirisiniz.
Bedir Savaşı'na katılanların cennetlik olduklarını bizzat Resulü Ekrem Efendimiz müjdelemişlerdir.
Hz. Ali'den rivayet olunduğuna göre, Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hz. Ömer'e şöyle buyurmuştur:
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ اطَّلَعَ عَلَى أَهْلِ بَدْرٍ، فَقَالَ: اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ فَقَدْ غَفَرْتُ لَكُمْ
'Ne biliyorsun! Belki de Allah -azze ve celle- Bedir'e katılanların durumlarına (rahmet ve mağfiret bakışıyla) bakmış ve: (Ey Bedir Ehli!) Ne yaparsanız yapın, ben sizleri bağışladım, demiştir.' (Buhârî, Megazi 9 hadis no: 3007, Müslim, hadis no: 2494)
Bu hadiste, Bedir ashabının Allah ve resulü yanında özel bir öneme sahip olduklarını göstermektedir.
2. Savaşın seyri sırasında kendilerine Allah tarafından gönderilen meleklerin de katıldığı Kuran'da bildirilmiş olup bu onlar için ayrıca bir fazilet sebebidir.
3. Ehli kemal bazı zevatın beyanına nazaran evliyâullahdan pek çoğu velilik makamına Bedir ehlinin mübarek isimlerini okumaya devam etmekle nail olmuşlardır.
Bununla beraber, bu tür bilgiler özellikle tasavvuf ehli tarafından rivayet edilmiştir. Velayet mertebesine sadece ashab-ı Bedrin isimlerini okumakla ulaşmaları şeklinde anlamak doğru olmaz. Farz, vacip hatta sünnetleri de yerine getirmekle beraber bu mübarek isimleri de okumak şeklinde anlaşılmalıdır.
4. Birçok hastalığa tutulan kimsenin Bedir ehlinin mübarek ismini zikrederek bu vesile ile şifa taleb edip lütfü ilâhiye mazhar olarak hastalıklarından kurtuldukları rivayet edilmektedir.
5. Ehli irfan bir zat: 'Hasta bir kimsenin başına elimi koyup halis bir niyetle Bedir ashabının adını okuduğumda mutlak şifa hasıl olmuştur. Hatta hastanın eceli dahi gelmişse en azından rahatsızlığı hafiflemiştir.' demektedir.
Bedir ashabının mübarek bir nesil olduğunda şüphe yoktur. Fakat bu isimleri okuyarak şifa bulan bazı kimselerin var olması, bunun herkes için geçerli bir reçete olduğunu göstermez. Kur’an’ın ayetleri bile sürekli şifa dağıtan bir reçete olduğunu söylemek mümkün değildir. Bunun bir imtihan sırrı vardır. Ayrıca mukadder olan takdirin süresi vardır. Ayrıca okuyanın dualarının makbul olup olmaması gibi başka etkenler de vardır.
6. Bazıları da: 'Duadan önce Bedir ashabının isimlerinin okunmasının duanın süratle kabulüne vesile olduğunu' söylemişlerdir.
İmam Devvani, hadis alimlerinden şunu işitmiştir ki; Ashab-ı Bedr’i zikrederek yapılan dualar müstecab olur. Bu tecrübe edilmiş bir hakikattir. (Halebî, İnsanü’l-uyun, Beyrut 1427, 2/202)
Cafer bin Abdullah -rahimehullah- şöyle der:
“Babam bütün ashab-ı kiramı sevmemi tavsiye ederdi. Derdi ki: Evladım, Ashab-ı Bedir’in ism-i şerifleri zikredilerek yapılan dualar kabul edilir. Kul, onların mübarek isimlerini zikredince kendisini rahmet, bereket, ğufran, rıza ve rıdvan ihata eder. Bir kişi bu isimleri her gün zikrederek Cenab-ı Hak’tan ihtiyacını talep ederse, elbette matlubu hasıl olur. Lakin Efendimiz (s.a.v)’in mübarek ismini zikredince salavat getirmeli, ashab-ı kiramın mübarek isimlerini zikrederken de her biri için aRadıyallahu anh” demelidir. Böyle olursa dua daha çabuk kabul edilir. (Bikai, Ehlü Bedr, Beyrut 1409, s. 29-30)
Süfyan bin Uyeyne Hazretleri ve diğer büyük âlimler:
“Salihlerin zikredildiği meclislere rahmet iner.” buyurmuşlardır. (Ebû Nuaym, Hilye, VII, 285; Ahmed bin Hanbel, ez-Zühd, Beyrut 1420, s. 264; Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, II, 70)
Az önce de ifade edildiği üzere, Bedir ashabının isimlerinin mutlaka her derde deva olduğunu söylemek, isabetli değildir. Üstelik bu konuda bir ayet veya bir hadis de yoktur. Bu gibi sözler, söyleyenin tecrübesine dayanmaktadır. Herkesin tecrübesi kendini bağlar. Bu nedenle herkes için geçerli olmayabilir.
7. Bazı yerlerde şöyle bir açıklama vardır:
'Ehli Bedrin isimlerini üzerinde bulundurmak, okumak, hıfzetmek, düşman üzerine nusret, düşmanların şerrinden vikayet ve yangın ve hırsız ve boğulmaktan sıyanet ve veba ve tâûn ve cünûn ve emrazı saireden himayet ve zevali fark ve husûlu gına ve vefâi duyûn ve güfrânü zünûb ve keşfi kürûb ve tenviri kulûb velhâsıl cemîi matâlibi dünyeviyyeye ve mekâsıdı uhreviyyeye vusul ve celbi menfaii âlakiyye ve enfüsiyye ve ins ve cinnin mazaratlarını defetmek ve merâtibi dünyeviyyeye nail olmak için iksiri mücerreb olduğuna Meşihât-ı İslâmiyye tarafından mücahidini Islamiyyeye hediye olunmuştur.'
Burada geçen Meşihat-ı İslamiye tabiri, ümmetin sevad-ı azamı manasına gelmez. Konuyla ilgilenmiş bazı değerli zatların söylemleri olarak değerlendirmek gerekir.
İmam Malik’in güzel bir sözü var; “Allah’ın ve (Hz. Peygamberi kabrine işaret ederek) bu kabrin sahibinden başka yanılmayan hiç kimse yoktur. Bunun içindir ki, İslam’da ilham ve kerametin bile her zaman isabetli olamayacağını bilinmektedir.
Şu kadar var ki: Bu mübarek isimlerin okunuşu sırasında her birinin adı söylenince, Radıyallahü anh 'Allah ondan razı olsun' denilmesi güzel olur. Şüphe yok ki Peygamberimizin (asm) adı söylenince her defasında 'Sallallahü Aleyhi ve Sellem' denilmesi şart değilse de her defasında bu duayı söylemek daha güzel olur. Böylece bu adaba riayet etmek, maksadın daha kısa zamanda elde edilmesinde vesile olabilir.
Cenab-ı Hak (c.c.) bizleri onların şefaatine nail eylesin. Amin
Radıyallahü anhüm ecmain - Allah onlardan razı olsun.
01. Seyyidüna ve nebiyyüna Muhammed el-Muhaciri (Sallallahu teala aleyhi ve sellem)
02. Seyyidüna Ebû Bekir Sıddıyk el-Muhaciri (R.A.)
03. Seyyidüna Ömer ibnü'l-Hattab el-Muhaciri (R.A.)
04. Seyyidüna Osman ibn-i Affan el-Muhaciri (R.A.)
05. Seyyidüna Aliyy ibn-i Ebi Talib el-Muhaciri (R.A.)
06. Seyyidüna Talha bin Ubeydullah el-Muhaciri (R.A.)
07. Seyyidüna Zübeyr ibn-i Avvam el-Muhaciri (R.A.)
08. Seyyidüna Abdurrahman bin Avf el-Muhaciri (R.A.)
09. Seyyidüna Sa'd bin Ebi Vakkas el-Muhaciri (R.A.)
10. Seyyidüna Said ibn-i Zeyd el-Muhaciri (R.A.)
11. Seyyidüna Ebu Ubeyde bin Cerrah el-Muhaciri (R.A.)
12. Seyyidüna Übeyy ibn-i Ka'b el-Hazreci (R.A.)
13. Seyyidüna el-Ahnes ibn-i Habib el-Muhaciri (R.A.)
14. Seyyidüna el-Erkam ibn-i Erkam el-Muhaciri (R.A.)
15. Seyyidüna Es'ad ibn-i Yezîd el-Hazreci (R.A.)
16. Seyyidüna Enes Mevla Rasülillah el-Muhaciri (R.A.)
17. Seyyidüna Enes ibn-i Muaz el-Hazreci (R.A.)
18. Seyyidüna Enes ibn-i Katadet'el-Evsi (R.A.)
19. Seyyidüna Evs ibn-i Sabit el-Hazreci (R.A.)
20. Seyyidüna Evs ibn-i Havli el-Hazreci (R.A.)
21. Seyyidüna İyas ibn-i Evs el-Evsi (R.A.)
22. Seyyidüna İyas ibn'il-Bükeyr el-Muhaciri (R.A.)
23. Seyyidüna Büceyr ibn-i Ebi Büceyr el-Hazreci (R.A.)
24. Seyyidüna Bahhas ibn-i Sa'lebe el-Hazreci (R.A.)
25. Seyyidüna el-Bera bin Ma'rur el-Hazreci (R.A.)
26. Seyyidüna Besbese bin Amr el-Hazreci (R.A.)
27. Seyyidüna Bişr ibn'il-Bera el-Hazrecî (R.A,)
28. Seyyidüna Beşir ibn-i Said el-Hazrecî (R.A.)
29. Seyyidüna Bilal ibn-i Rebah el-Muhaciri (R.A.)
30. Seyyidüna Temim Mevla Hıraş el-Hazreci (R.A.)
31. Seyyidüna Temim Mevla Beni Ganem bin es-Silm el-Evsî (R.A.)
32. Seyyidüna Temim ibn-i Yuar el-Hazrecî (R.A.)
33. Seyyidüna Sabit ibn-i Akram el-Evsi (R.A.)
34. Seyyidüna Sabit ibn-i Sa'lebe el-Hazrecî (R.A.)
35. Seyyidüna Sabit ibn-i Halid el-Hazrecî (R.A.)
36. Seyyidüna Sabit ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.)
37. Seyyidüna Sabit ibn-i Hezzal el-Hazrecî (R.A.)
38. Seyyidüna Sa'lebe bin Hatim el-Evsî (R.A.)
39. Seyyidüna Sa'lebe bin Amr el-Hazrecî (R.A.)
40. Seyyidüna Sa'lebe bin Aneme el-Hazreci (R.A.)
41. Seyyidüna Sıkf ibn-i Amr el-Muhaciri (R.A.)
42. Seyyidüna Cabir ibn-i Abdullah bin Riyab el-Hazrecî (R.A.)
43. Seyyidüna Cabir ibn-i Abdullah bin Amr el-Hazreci (R.A.)
44. Seyyidüna Cebbar ibn-i Sahr el-Hazrecî (R.A.)
45. Seyyidüna Cübr ibn-i Atik el-Evsi (R.A.)
46. Seyyidüna Cübeyr ibn-i İyas el-Evsi (R.A.)
47. Seyyidüna Hamza bin Abd'il-Muttalib el-Muhaciri (R.A.)
48. Seyyidüna el-Haris ibn-i Enes el-Evsi (R.A.)
49. Seyyidüna el-Haris ibn-i Evs bin Rafi' el-Evsi (R.A.)
50. Seyyidüna el-Haris ibn-i Evs bin Muaz el-Evsî (R.A.)
51. Seyyidüna el-Haris ibn-i Hatib el-Evsî (R.A.)
52. Seyyidüna el-Haris ibn-i Ebî Hazme el-Evsi (R.A.)
53. Seyyidüna el-Haris ibn-i Hazme el-Hazreci (R.A.)
54. Seyyidüna el-Haris ibn-i Simme el-Hazrecî (R.A.)
55. Seyyidüna el-Haris ibn-i Arfece el-Evsi (R.A.)
56. Seyyidüna el-Haris ibn-i Kays el-Evsî (R.A.)
57. Seyyidüna el-Haris ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.)
58. Seyyidüna el-Haris ibn'un-Nu'man ibn-i Ümeyye el-Evsi (R.A.)
59. Seyyidüna Harise bin Süraka el-Hazrecî (R.A.) (ŞEHİD)
60. Seyyidüna Harise bin Nu'man el-Hazreci (R.A.)
61. Seyyidüna Hatıb ibn-i Ebi Beltea el-Muhaciri (R.A.)
62. Seyyidüna Hatıb ibn-i Amr el-Muhaciri (R.A.)
63. Seyyidüna el-Hubab ibn-i Münzir el-Hazrecî (R.A.)
64. Seyyidüna Habîb ibn-i Esved el-Hazrecî (R.A.)
65. Seyyidüna Haram ibn-i Milhan el-Hazreci (R.A.)
66. Seyyidüna Hureys ibn-i Zeyd el-Hazreci (R.A.)
67. Seyyidüna el-Husayn ibn-i Haris el-Muhaciri (R.A)
68. Seyyidüna Hamza bin el-Mumeyyir el-Hazreci (R.A.)
69. Seyyidüna Harice bin Zeyd el-Hazrecî (R.A.)
70. Seyyidüna Halid ibn-i el-Bükeyr el-Hazrecî (R.A.)
71. Seyyidüna Halid ibn-i Kays el-Hazreci (R.A.)
72. Seyyidüna Habbab ibn'ül-Eret el-Muhaciri (R.A.)
73. Seyyidüna Habbab Mevla Utbe el-Muhaciri (R.A.)
74. Seyyidüna Hubeyb ibn-i İsaf el-Hazreci (R.A.)
75. Seyyidüna Hıdaş ibn-i Katade el-Evsi (R.A.)
76. Seyyidüna Hıraş ibn'is-Sımme el-Hazrecî (R.A.)
77. Seyyidüna Hureym ibn-i Fatik el-Muhacirî (R.A.)
78. Seyyidüna Hallad ibn-i Rafi' el-Hazreci (R.A.)
79. Seyyidüna Hallad ibn-i Süveyd el-Hazrecî (R.A.)
80. Seyyidüna Hallad ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.)
81. Seyyidüna Hallad ibn-i Kays el-Hazreci (R.A.)
82. Seyyidüna Huleyd ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.
83. Seyyidüna Halife bin Adiyy el-Hazrecî (R.A.)
84. Seyyidüna Huneys ibn-i Hazafe el-Muhaciri (R.A.)
85. Seyyidüna Havvat ibn-i Cübeyr el-Evsî (R.A.)
86. Seyyidüna Havli bin Ebî Havli el-Muhaciri (R.A.)
87. Seyyidüna Zekvan ibn-i Ubeyd el-Hazrecî (R.A.)
88. Seyyidüna Zü'ş-Şimaleyn ibn-i Abd Amr el-Muhaciri (R.A.) (ŞEHİD)
89. Seyyidüna Raşid ibn-i Mualla el-Hazrecî (R.A.)
90. Seyyidüna Rafi bin Haris el-Hazreci (R.A.)
91. Seyyidüna Rafi' bin Ğunecde el-Evsî (R.A.)
92. Seyyidüna Rafi' bin Malik el-Hazrecî (R.A.)
93. Seyyidüna Rafi ibn'ül-Muall el-Hazrecî (R.A.) (ŞEHİD)
94. Seyyidüna Rafi' bin Yezîd el-Evsi (R.A.)
95. Seyyidüna Rib'ıy bin Rafi' el-Evsî (R.A.)
96. Seyyidüna er-Rebi ibn-ü İyas el-Hazrecî (R.A.)
97. Seyyidüna Rabia bin Eksem el-Muhaciri (R.A.)
98. Seyyidüna Ruhayle bin Sa'lebe el-Hazrecî (R.A.)
99. Seyyidüna Rifaa bin Haris el-Hazreci (R.A.)
100.Seyyidüna Rifaa bin Rafi' el-Hazrecî (R.A.)
101.Seyyidüna Rifaa bin Abd'il Münzir el-Evsî (R.A.)
102.Seyyidüna Rifaa bin Amr el-Hazreci (R.A.)
103.Seyyidüna Zübeyr ibn-i Avvam (R.A.)
104.Seyyidüna Ziyad ibn'is-Seken el-Evsî (R.A.)
105.Seyyidüna Ziyad ibn-i Lebid el-Hazrecî (R.A.)
106.Seyyidüna Ziyad ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.)
107.Seyyidüna Zeyd ibn-i Eslem el-Evsi (R.A.)
108.Seyyidüna Zeyd ibn-i Harise el-Muhaciri (R.A.)
109.Seyyidüna Zeyd ibn'ül-Hattab el-Muhaciri (R.A.)
110.Seyyidüna Zeyd ibn'ül-Müzeyyen el-Hazrecî (R.A.)
111.Seyyidüna Zeyd ibn'ül-Mualla el-Hazrecî (R.A.)
112.Seyyidüna Zeyd ibn-i Vedia el-Hazreci (R.A.)
113.Seyyidüna Salim Mevla Ebî Huzeyfe el-Muhaciri (R.A.)
114.Seyyidüna Salim ibn-i Umeyr el-Evsî (R.A.)
115.Seyyidüna es-Saib ibn-i Osman el-Muhaciri (R.A)
116.Seyyidüna Sebre bin Fatik el-Muhaciri (R.A.)
117.Seyyidüna Süraka bin Amr el-Hazrecî (R.A.)
118.Seyyidüna Süraka bin Ka'b el-Hazreci (R.A.)
119.Seyyidüna Sa'd Mevla Hatıb el-Muhaciri (R.A.)
120.Seyyidüna Sa'd ibn'i Havle el-Muhaciri (R.A.)
121.Seyyidüna Sa'd ibn'i Hayseme el-Evsî (R.A.) (ŞEHİD)
122.Seyyidüna Sa'd ibn'ür-Rebi el-Hazrecî (R.A.)
123.Seyyidüna Sa'd ibn-i Zeyd el-Evsi (R.A.)
124.Seyyidüna Sa'd ibn-i Sa'd el-Hazrecî (R.A.)
125.Seyyidüna Sa'd ibn-i Sehi el-Hazreci (R.A.)
126.Seyyidüna Sa'd ibn-i Ubade el-Hazrecî (R.A.)
127.Seyyidüna Sa'd ibn-u Ubeyd el-Evsi (R.A.)
128.Seyyidüna Sa'd ibn-i Osman el-Hazrecî (R.A.)
129.Seyyidüna Sa'd ibn-i Muaz el-Evsi (R.A.)
130.Seyyidüna Süflan ibn-i Bişr el-Hazrecî (R.A.)
131.Seyyidüna Seleme bin Eslem el-Evsî (R.A.)
132.Seyyidüna Süleym ibn-ül-Haris el-Hazrecî (R.A.)
133.Seyyidüna Seleme bin Selame el-Evsi (R.A.)
134.Seyyidüna Selît ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.)
135.Seyyidüna Süleym ibn-ül Haris el-Hazrecî (R.A.)
136.Seyyidüna Süleym ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.)
137.Seyyidüna Süleym ibn-i Amr el-Hazrecî (R.A.)
138.Seyyidüna Süleym ibn-i Milhan el-Hazrecî (R.A.)
139.Seyyidüna Simak ibn-i Sa'd el-Hazrecî (R.A.)
140.Seyyidüna Sinan ibn-i Ebî Sinan el-Muhaciri (R.A.)
141.Seyyidüna Sinan ibn-i Sayfi el-Muhaciri (R.A.)
142.Seyyidüna Sehl ibn-i Huneyf el-Evsî (R.A.)
143.Seyyidüna Sehl ibn-i Rafi' el-Hazrecî (R.A.)
144.Seyyidüna Sehl ibn-i Atik el-Hazreci (R.A.)
145.Seyyidüna Sehl ibn-i Kays el-Hazreci (R.A.)
146.Seyyidüna Sehl ibn-i Vehb el-Muhaciri (R.A.)
147.Seyyidüna Sehl ibn-i Rafi' el-Hazrecî (R.A.)
148.Seyyidüna Sevad ibn-i Zerin el-Hazrecî (R.A.)
149.Seyyiduna Sevad ibn-i Ğaziyye el-Hazrecî (R.A.)
150.Seyyidüna Süveybıt ibn-i Harmele el-Muhaciri (R.A.)
151.Seyyidüna Şüca' ibn-i Ebi Vehb el-Muhaciri (R.A.)
152.Seyyidüna Şerik ibn-i Enes el-Evsî (R.A.)
153.Seyyidüna Şemmas ibn-i Osman el-Muhaciri (R.A.)
154.Seyyiduna Sabiyh Mevla Eb'l-As el-Muhaciri (R.A.)
155.Seyyidüna Safvan ibn-i Vehb el-Muhaciri (R.A.) (ŞEHİD)
156.Seyyidüna Suheyb ibn-i Sinan el-Muhaciri (R.A.)
157.Seyyidüna Sayfi bin Sevad el-Hazreci (R.A.)
158.Seyyidüna ed-Dahhak ibn-i Harise el-Hazreci (R.A.)
159.Seyyidüna ed-Dahhak ibn-i Abd-i Amr el-Hazrecî (R.A.)
160.Seyyidüna Damre bin Amr el-Hazreci (R.A.)
161.Seyyidüna et-Tufeyl ibn-i Haris el-Muhaciri (R.A.)
162.Seyyidüna et-Tufeyl ibn-i Malik el-Hazrecî (R.A.)
163.Seyyidüna et-Tufeyl ibn-i Nu'man el-Hazrecî (R.A.)
164.Seyyidüna Tuleyb ibn-u Umeyr el-Muhaciri (R.A.)
165.Seyyidüna Asım ibn-i Sabir el-Evsî (R.A.)
166.Seyyidüna Asım ibn-i Adiyy el-Evsî (R.A.)
167.Seyyidüna Asım ibn-i Ukeyr el-Hazrecî (R.A.)
168.Seyyidüna Asım ibn-i Kays el-Evsi (R.A.)
169.Seyyiduna Akıl ibn'ül-Bükeyr el-Muhaciri (R.A.) (ŞEHİD)
170.Seyyidüna Amir ibn-i Ümeyye el-Hazreci (R.A.)
171.Seyyidüna Amir ibn-i Bükeyr el-Muhaciri (R.A.)
172.Seyyiduna Amir ibn-i Rebia el-Muhacirî (R.A.)
173.Seyyidüna Amir ibn-i Sa'd el-Hazrecî (R.A.)
174.Seyyidüna Amir ibn-i Seleme el-Hazrecî (R.A.)
175.Seyyidüna Amir ibn-i Füheyre el-Muhaciri (R.A.)
176.Seyyidüna Amir ibn-i Muhalled el-Hazrecî (R.A.)
177.Seyyidüna Amir ibn-i Yezîd el-Evsî (R.A.)
178.Seyyidüna Ayiz ibn-i Mais el-Hazreci (R.A.)
179.Seyyidüna Abbad ibn-i Bişr el-Evsi (R.A.)
18O.Seyyidüna Abbad ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.)
181.Seyyidüna Ubade bin Samit el-Hazrecî (R.A.)
182.Seyyidüna Abdullah ibn-i Sa'lebe el-Hazrecî (R.A.)
183.Seyyidüna Abdullah ibn-i Cübeyr el-Evsî (R.A.)
184.Seyyidüna Abdullah ibn-i Cahş el-Muhaciri (R.A.)
185.Seyyidüna Abdullah ibnü'l-Ced el-Hazrecî (R.A.)
186.Seyyidüna Abdullah ibn'ül-Humeyyir el-Hazreci (R.A.)
187.Seyyiduna Abdullah ibn'ür-Rebi el-Hazreci (R.A.)
188.Seyyidüna Abdullah ibn-i Revaha el-Hazrecî (R.A.)
189.Seyyidüna Abdullah ibn-i Zeyd el-Hazreci (R.A.)
190.Seyyidüna Abdullah ibn-i Süraka el-Muhaciri (R.A.)
191.Seyyidüna Abdullah ibn-i Seleme el-Evsi (R.A.)
192.Seyyidüna Abdullah ibn-i Sehi el-Evsi (R.A.)
193.Seyyidüna Abdullah ibn-i Süheyl el-Muhaciri (R.A.)
194.Seyyidüna Abdullah ibn-i Şerik el-Evsi (R.A.)
195.Seyyidüna Abdullah ibn-i Tarık el-Evsi (R.A.)
196.Seyyidüna Abdullah ibn-i Amir el-Hazreci (R.A.)
197.Seyyidüna Abdullah ibn-i Abd-i Menaf el-Hazreci (R.A.)
198.Seyyidüna Abdullah ibn-i Urfuta el-Hazrecî (R.A.)
199.Seyyidüna Abdullah ibn-i Amr el-Hazrecî (R.A.)
200.Seyyidüna Abdullah ibn-i Ümeyr el-Hazrecî (R.A.)
201.Seyyidüna Abdullah ibn-i Kays bin Halid el-Hazrecî (R.A.)
202.Seyyiduna Abdullah ibn-i Kays bin Sayfi el-Hazrecî (R.A.)
203.Seyyidüna Abdullah ibn-i Ka'b el-Hazrecî (R.A.)
204.Seyyidüna Abdullah ibn-i Mahreme el-Muhaciri (R.A.)
205.Seyyidüna Abdullah ibn-i Mes'ud el-Muhacirî (R.A.)
206.Seyyidüna Abdullah ibn-i Maz'un el-Muhacirî (R.A.)
207.Seyyidüna Abdullah ibn-i Numan el-Muhacirî (R.A.)
208.Seyyidüna Abd-i Rabb ibn-i Cebr el-Evsî (R.A.)
209.Seyyiduna Abdurrahman ibn-i Cebr el-Evsi (R.A.)
210.Seyyidüna Abdet'el-Haşhaş el-Hazrecî (R.A.)
211.Seyyidüna Abd ibn-i Amir el-Hazrecî (R.A.)
212.Seyyidüna Ubeyd ibn'ut-Teyyihan el-Evsî (R.A.)
213.Seyyidüna Ubeyd ibn-i Zeyd el-Hazrecî (R.A.)
214.Seyyidüna Ubeyd ibn-i Ebî Ubeyd el-Evsi (R.A.)
215.Seyyidüna Ubeyde bin Haris el-Muhaciri (R.A.)
216.Seyyidüna Utban ibn-i Malik el-Hazrecî (R.A.)
217.Seyyidüna Utbe bin Rebia el-Hazrecî (R.A.)
218.Seyyidüna Utbe bin Abdullah el-Hazrecî (R.A.)
219.Seyyidüna Utbe bin Gazvan el-Muhacirî (R.A.)
220.Seyyidüna Osman ibn-i Maz'un el-Muhacirî (R.A.)
221.Seyyidüna el-Aclan ibn'ün Nu'man el-Hazrecî (R.A.)
222.Seyyidüna Adiyy ibn-i Ebi Zağba el-Hazreci (R.A.)
223.Seyyidüna İsmet ibn'ül-Husayn el-Hazrecî (R.A.)
224.Seyyidüna Usaymet'ül-Hazreci (R.A.)
225.Seyyidüna Atıyye bin Nüveyre el-Hazrecî (R.A.)
226.Seyyidüna Ukbe bin Amir el-Hazrecî (R.A.)
227-Seyyidüna Ukbe bin Osman el Hazrecî (R.A.)
228.Seyyiduna Ukbe bin Vehb el-Hazreci (R.A.)
229.Seyyidüna Ukbe bin Vehb el-Muhacirî (R.A.)
230.Seyyidüna Ukkaşe bin Mihsan el-Muhacirî (R.A.)
231.Seyyidüna Ammar ibn-i Yasir el-Muhacirî (R.A.)
232.Seyyidüna Umare bin Hazm el-Hazrecî (R.A.)
233.Seyyidüna Umare bin Ziyad el-Evsî (R.A.)
234.Seyyidüna Amr ibn-i İyas el-Hazrecî (R.A.)
235.Seyyidüna Amr ibn-i Sa'lebe el-Hazrecî (R.A.)
236.Seyyidüna Amr ibn'ül-Cemuh el-Hazrecî (R.A.)
237.Seyyidüna Amr ibn'ül-Haris el-Hazrecî (R.A.)
238.Seyyidüna Amr ibn'ül Haris el-Muhacirî (R.A.)
239.Seyyidüna Amr ibn-i Süraka el-Muhaciri (R.A.)
240.Seyyidüna Amr ibn-i Ebi Şerh el-Muhaciri (R.A.)
241.Seyyidüna Amr ibn-i Talk el-Hazreci (R.A.)
242.Seyyidüna Amr ibn-i Kays el-Hazrecî (R.A.)
243.Seyyidüna Amr ibn-i Muaz el-Evsî (R.A.)
244.Seyyidüna Umeyr ibn-i Haram el-Evsî (R.A.)
245.Seyyidüna Umeyr ibn'ül Humam el-Hazrecî (R.A.) (ŞEHİD)
246.Seyyidüna Umeyr ibn'ül-Amir el-Hazrecî (R.A.)
247.Seyyidüna Umeyr ibn-i Avf el-Muhacirî (R.A.)
248.Seyyidüna Umeyr ibn-i Ma'bed el-Evsî (R.A.)
249.Seyyidüna Umeyr ibn-i Ebî Vakkas el-Muhacirî (R.A.) (ŞEHİD)
250.Seyyidüna Avf ibn'ül-Haris el-Hazreci (R.A.)
251.Seyyidüna Uveym ibn-i Saide el-Evsî (R.A.)
252.Seyyidüna İyaz ibn-i Züheyr el-Muhacirî (R.A.)
253.Seyyidüna Ğannam ibn-i Evs el-Hazrecî (R.A.)
254.Seyyiduna el-Fakih ibn-i Bişr el-Hazrecî (R.A.)
255.Seyyiduna Ferve bin Amr el-Hazrecî (R.A.)
256.Seyyiduna Katade bin Numan el-Hazrecî (R.A.)
257.Seyyidüna Kudame bin Maz'un el-Muhaciri (R.A.)
258.Seyyidüna Kutbe bin Amir el-Hazreci (R.A.)
259.Seyyidüna Kays ibn-i Amr el-Hazrecî (R.A.)
260.Seyyidüna Kays ibn-i Mihsan el-Hazrecî (R.A.)
261.Seyyidüna Kays ibn-i Muhalled el-Hazrecî (R.A.)
262.Seyyidüna Ka'b ibn-i Cemmez el-Hazreci (R.A.)
263.Seyyidüna Ka'b ibn-i Zeyd el-Hazrecî (R.A.)
264.Seyyidünâ Libde bin Kays el-Hazrecî (R.A.)
265.Seyyidüna Malik ibn-i Ebi Havli el-Muhaciri (R.A.)
266.Seyyidüna Malik ibn'ud Duhşum el-Hazrecî (R.A.)
267.Seyyidünâ Malik ibn’ur-Rebîa el-Hazrecî (R.A.)
268.Seyyidüna Malik ibn-i Rifaa el-Hazrecî (R.A.)
269.Seyyidüna Malik ibn-i Amr el-Muhaciri (R.A.)
270.Seyyidüna Malik ibn-i Kudame el-Evsi (R.A.)
271.Seyyidüna Malik ibn-i Mes'ud el-Hazrecî (R.A.)
272.Seyyiduna Malik ibn-i Nümeyle el-Evsi (R.A.)
273.Seyyidüna Malik Mübeşşir bin Abd'il-Münzir el-Evsî (R.A.) (ŞEHİD)
274-Seyyidüna Mücezzer ibn-i Ziyad el-Hazreci (R.A.)
275.Seyyidüna Muhriz ibn-i Amin el-Hazrecî (R.A.)
276.Seyyidüna Muhriz ibn-i Nasle el-Muhaciri (R.A.)
277.Seyyidüna Muhammed ibn-i Mesleme el-Evsî (R.A.)
278.Seyyidüna Midlac ibn-i Amir el-Muhaciri (R.A.)
279.Seyyidüna Mersed ibn-i Mersed el-Hazreci (R.A.)
280.Seyyiduna Mistah ibn-i Üsase el-Muhaciri (R.A.)
281.Seyyidüna Mesud ibn-i Evs el-Hazrecî (R.A.)
282.Seyyidüna Mesud ibn-i Halde el-Hazrecî (R.A.)
283.Seyyidüna Mesud ibn-i Rebia el-Muhacirî (R.A.)
284.Seyyidüna Mesud ibn-i Zeyd el-Hazrecî (R.A.)
285.Seyyidüna Mesud ibn-i Sa'd el-Hazrecî (R.A.)
286.Seyyidüna Mesud ibn-i Sa'd el-Evsi (R.A.)
287.Seyyidüna Musab ibn-i Umeyr el-Muhacirî (R.A.)
288.Seyyidüna Muaz ibn-i Cebel el-Hazreci (R.A.)
289.Seyyidüna Muaz ibn-i Haris el-Hazreci (R.A.)
290.Seyyidüna Muaz ibn-üs Sımme el-Hazrecî (R.A.)
291.Seyyidüna Muaz ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.)
292.Seyyidüna Muaz ibn-i Maıs el-Hazreci (R.A.)
293.Seyyidüna Mabed ibn-i Abbad el-Hazreci (R.A.)
294.Seyyidüna Mabed ibn-i Kays el-Hazreci (R.A.)
295.Seyyidüna Muattib ibn-i Ubeyd el-Evsi (R.A.)
296.Seyyidüna Muattib ibn-i Avf el-Muhaciri (R.A.)
297.Seyyidüna Muattib ibn-i Kuşeyr el-Evsî (R.A.)
298.Seyyidüna Ma'kıl ibn-i Munzir el-Hazreci (R.A.)
299.Seyyidüna Mamer ibn-i Haris el-Hazreci (R.A.)
300.Seyyidüna Ma'n ibn-i Adiyy el-Hazreci (R.A.)
301.Seyyidüna Ma'n ibn-i Yezîd el-Muhaciri (R.A.)
302-Seyyidüna Muavviz ibn-i Haris el-Hazreci (R.A.)
303.Seyyidüna Muavviz ibn-i Amr el-Hazreci (R.A.)
304.Seyyidüna Mikdad ibn'ül-Esved el-Muhaciri (R.A.)
305.Seyyidüna Muleyl ibn-i Vebre el -Hazreci (R.A.)
306.Seyyidüna Münzir ibn-i Amr el-Hazrecî (R.A.)
307.Seyyiduna Münzir ibn-i Kudame el-Evsî (R.A.)
308.Seyyidüna Münzir ibn-i Muhammed el-Evsi (R.A.)
309.Seyyidüna Mıhca' ibn'üs-Salih Mevla Ömer'ibn'ül-Hattab el Muhaciri (R.A.) (ŞEHİD)
310.Seyyidüna Nadr ibn-i Haris el-Evsi (R.A.)
311.Seyyidüna Numan ibn-i el-A'rac el-Hazrecî (R.A.)
312.Seyyidüna Numan ibn-i Ebi Hazme el-Evsî (R.A.)
313.Seyyidüna Numan ibn-i Sinan el-Hazrecî (R.A.)
314.Seyyidüna Numan ibn-i Abd-i Amr el-Hazrecî (R.A.)
315.Seyyidüna Numan ibn-i Amr el-Hazrecî (R.A)
316.Seyyidüna Numan ibn-i Malik el-Hazrecî (R.A.)
317.Seyyidüna Nevfel ibn-i Abdullah el-Hazrecî (R.A.)
318.Seyyidüna Vakıd ibn-i Abdullah el-Muhaciri (R.A.)
319.Seyyidüna Varaka bin İyas el-Hazrecî (R.A)
320.Seyyidüna Vedia bin Amr el-Hazrecî (R.A.)
321.Seyyiduna Vehb ibn-i Ebî Şerh el-Muhaciri (R.A.)
322.Seyyidüna Vehb ibn-i Sa'd el-Muhaciri (R.A.)
323.Seyyidüna Hanî bin Niyar el-Hazrecî (R.A.)
324.Seyyidüna Hübeyl ibn-i Vebre el-Hazrecî (R.A.)
325.Seyyidüna Hilal ibn-i Mualla el-Hazreci (R.A.)
326.Seyyidüna Yezid ibn-i el-Ahnes el-Muhaciri (R.A.)
327.Seyyidüna Yezîd ibn-i Rukayş el-Muhacirî (R.A.)
328.Seyyidüna Yezid ibn-i Haram el-Hazrecî (R.A.)
329.Seyyidüna Yezîd ibn'ül-Haris el-Hazrecî (R.A.)
330.Seyyidüna Yezîd ibn'üs-Seken el-Evsî (R.A.)
331.Seyyidüna Yezid ibn'ül-Münzir el-Hazrecî (R.A.)
(RADIYALLAHU ANHUM ECMAİN)
(bk. Ashâb-ı Bedir, Derleyen: Halil el-Giridî, Yazan: Hafızu'l-Kur'ân İbrahim Edhemî, Buhara Yayınları, İstanbul)
Not: Ashab-ı Bedr'in bilinen meşhur adedi 313'tür. Ancak kayıtlarda, listelerde 333, 331, 319 gibi farklı rakamlar da verilmektedir.
[4/1 22:54] Ömer Tarık Yılmaz: Hz. Peygamber, hayvanlara her zaman merhametle muamele etmiştir. Bununla ilgili olarak susuz kalmış bir köpeğe su veren bir adamdan Allah’ın razı olduğunu ve onu affettiğini bildirmiştir (Buhârî, Müsâkât, 9). Bunun tam aksine, aç bıraktığı ve hatta yerdeki küçük hayvanlarla karnını doyurmasına bile izin vermeyerek bağladığı bir kedinin açlıktan ölmesine sebep olan bir kadının da bu davranışı yüzünden cehenneme girdiğini nakletmiştir (Buhârî, Bed’ü’l-halk, 16).##Bir yolculuk esnasında sahabîlerden birisi, bir yuvadan iki tane yavru kuş almış, yanlarına geldiğinde anne kuşun çırpınışını gören Hz. Peygamber, “Bu kuşu yavruları sebebiyle üzen kim? Yavrularını ona geri versin!” (Ebû Dâvûd, Cihâd, 112) buyurmuştur.##Bir devenin sıkıntılı hâlini fark edince sahibini, “Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkun!” (Ebû Dâvûd, Cihâd, 44) diyerek uyaran Hz. Peygamberin bu konudaki buyrukları hayvanlar hakkındaki bilincin ancak imandan beslenen bir sorumlulukla insanların kalplerine yerleşebileceğini göstermektedir. - PEYGAMBERİMİZİN HAYVANLARA MERHAMETİ
[4/1 22:54] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Ayet:
O, Allah'ın elçisi Muhammed'dir. Onunla beraber olanlar da kâfirlere karşı sert, kendi aralarında merhametlidirler. Onları, Allah'ın lütuf ve rızâsına talip olarak hep rükûda ve secdede görürsün…
(Fetih, 48/29)
Bir Hadis:
Ey insanlar! Allah'a karşı gelmekten sakının ve dünyevi isteklerinizde mutedil davranın çünkü hiç kimse kendisi için takdir edilen rızkı eline geç bile ulaşsa, onu yemeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah'a karşı gelmekten sakının ve dünyevi isteklerinizde mutedil davranın. Helal olanı alın, haram olanı terk edin.
(İbn Mâce, 'Ticârât', 2)
Bir Dua:
Rabbimiz! Şüphesiz Sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
(İbrahim, 14/38)
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[4/1 22:54] Ömer Tarık Yılmaz: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Mekke’nin Fethi İçin Medine’den Hareket Edildi. (630)
İyi arkadaş ile kötü arkadaşın kişiye etkisi; güzel koku satan kimse ile demir körükleyen kimsenin, yanındaki kişiye etkisi gibidir. Güzel koku satan kimseden güzel koku satın alarak ya da yanında bulunduğun müddetçe güzel koku hissedersin. Demir körükleyenin yanında ise, ya elbiseni veya bedenini yakarsın ya da kötü koku hissedersin. (Buhârî, Buyû, 38)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
TEMİZLİĞİN AHSEN MAKAMI ABDEST
Namaz ve tavaf gibi belirli ibadetlerin ifasının ön şartı olan abdest, müminin bu ibadetlere mânen ve ruhen hazırlanmasına, bu ibadetlerden âzami verim elde etmesine yardımcı olan vasıtadır. Peygamberimizin, önemini ifade etmek için “imanın yarısı”, (Müslim, Tahâret, 1) şeklinde ifade ettiği temizliğin en güzel yollarından biridir. Kulun maddî ve manevî yönden temizlenmesidir. Hem ibadet sevabı kazandıran hem de mümini kirden ve mikroptan koruyan büyük bir nimettir. Müminin dininin direği, ruhunun miracı olan namaza hazırlığıdır. Nitekim Peygamberimiz, “Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise abdesttir.” (Tirmizî, Tahâret, 1) buyurmuştur. Günde beş vakit namazı edâ etmek için abdest alan mümin, en çok kirlenen uzuvlarını her gün en az beş kere temizlediği gibi Peygamberimizin “Her kim abdest alır ve abdestini güzelce almaya özen gösterirse, günahları vücudundan çıkar; hatta tırnaklarının altından süzülür gider.” (Müslim, Tahâret, 33) müjdesine de ulaşır.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[5/1 23:28] Ömer Tarık Yılmaz: Tarihte Bugün
• Osmanlı-İngiltere Arasında Çanakkale Antlaşması’nın İmzalanması 1809
• Arif Nihat Asya’nın Vefatı 1975
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[5/1 23:28] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Ayeti
“Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman , ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler.”
Bakara 11
[5/1 23:28] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Ayeti
“Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman , ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler.”
Bakara 11
[5/1 23:28] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hadisi
“Zor zamanlarda duasının kabul edilmesini isteyen kişi, rahat zamanında çokça dua etsin.”
Tirmizî, Deavât, 9
[5/1 23:29] Ömer Tarık Yılmaz: DUA
Biz, kısık sesleriz... Minareleri,
Sen, ezansız bırakma Allahım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma Allahım!
Mahyasızdır minareler... Göğü de,
Kehkeşansız bırakma Allahım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allahım!
Bize güç ver... Cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allahım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah’ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah’ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah’ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah’ım!
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız;
Ve vatansız bırakma Allah’ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah’ım!
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[5/1 23:29] Ömer Tarık Yılmaz: HADDİ AŞMAMAK
Yüce Allah kullarına riayet etmeleri gereken bir takım kural- lar,ölçülerveyasınırlarbelirlemiştir.Kur'an’da“hudûdullah” olarak ifade edilen bu sınırları dikkate almadan hareket eden kimse haddi aşmış sayılmakta ve kınanmaktadır. Kendine hakim olup Allah’ın koyduğu sınırları aşmayan, O’nun karşı- sında sahip olduğu konumun bilincinde olan, her işinde öl- çülü ve dengeli davranan kimseler ise gerçek inananlardır. Yaratıcının belirlediği ölçülerin dışına taşmamaya çalışmak müminin kulluk görevidir. Mümin yemesinde, içmesinde, ko- nuşmasında, vaktini kullanmasında, harcamalarında, kısacası hayatın her alanında dengeli olmalı ve şu duayı dilinden dü- şürmemelidir: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki is- rafımızı (taşkınlığımızı) bağışla...” (Âl-i İmrân, 3/147)
MÂİDE SÛRESİ
Mâide sûresi, Mushaf ’taki sıra- lamayagörebeşinci,inişsıra- sına göre 112. sûredir. 120 ayettir. Adını 112, 114. ayet- lerde geçen “mâide” (sofra) söz- cüğünden almıştır.
Sûrede, Ehl-i kitabın inançları, sözleşmelere bağlılık, yardım- laşmada ölçü, helal ve haram olan yiyecekler, Ehl-i kitabın kestiğinin yenilmesinin, kadın- ları ile evlenilmesinin cevazı, abdest, gusül, teyemmüm, içki ve kumar yasağı, yemin kefareti gibi konular yer almaktadır.
ÖZLÜ SÖZ
Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır. (Mevlana)
[5/1 23:29] Ömer Tarık Yılmaz: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا أَكْرَمَ الْعِبَادُ أَنْفُسَهُمْ بِمِثْلِ طَاعَةِ اللهِ وَلَا أَهَانَ الْعِبَادُ أَنْفُسَهُمْ بِمِثْلِ مَعْصِيَةِ اللهِ. (هب)
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kullar, Allâhü Teâlâ’ya itaat gibi bir şeyle kendi nefislerine ikramda bulunmamışlardır. Allâhü Teâlâ’ya isyan gibi bir şeyle de kendilerine ihanet etmemişlerdir.” (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)
05 Ocak 2023
Fazilet Takvimi
[5/1 23:29] Ömer Tarık Yılmaz: NESÎBE BİNTİ KA‘B RADIYALLÂHÜ ANHÂ -2
Uhud Harbi esnasında bir ara düşman atlılarından İbn-i Kamîe, Resûl-i Zîşân Efendimize hamle yapmak istedi. Nesîbe (r. anhâ), hemen atılarak ona karşı koydu. Üç defa kılıç vurdu ise de, iki kat zırh giydiğinden pek zarar veremedi. Mel‘un İbn-i Kamîe ise bir kılıç darbesiyle Nesîbe’yi (r. anhâ) omuzundan yaraladı. Akabinde Mus‘ab bin Umeyr radıyallâhü anh’i şehit etti.
Nesîbe (r. anhâ), Hz. Ebûbekir radıyallâhü anh’in hilafeti zamanında Hâlid bin Velîd kumandasında Yemâme Harbi’ne de iştirâk etmişti. Harpte oğlu Habîb, şehit olmuş, kendisi de on iki yerinden yaralanmıştı. Peygamberlik iddiasında bulunan Müseylimetü’l-Kezzâb’ı öldürmek için hücum ettiği sırada ise bir düşman askeri tarafından eli, bileğinden koparılmıştı. Buna rağmen geri çekilmeyerek hücuma devam etmiş ve Müseylime’nin öldürüldüğünü görünce orada secde-i Rahmân’a kapanarak Cenâb-ı Hakk’a şükretmişti.
Kendisinden bazı hadîs-i şerîfler rivâyet olunmuştur. Pek fasîh konuştuğu için Ashâb hanımlarının sözcülerindendi.
Bir gün Resûlullah Efendimize (s.a.v.) gelerek, “Yâ Resûlallah! (Kur’ân-ı Kerîm’de) hep erkekler zikrediliyor, kadınlar hiç zikredilmiyor (bizde hiç hayır yok mu?)” demesi üzerine Ahzâb Sûresi’nin, “Şüphe yok ki, İslâmiyet’i kabul eden erkekler ve İslâmiyet’i kabul eden kadınlar ve iman eden erkekler ve iman eden kadınlar ve tâate devam eden erkekler ve tâate devam eden kadınlar ve sâdık erkekler ve sâdık kadınlar ve sabırlı erkekler ve sabırlı kadınlar ve hak için mütevazı erkekler ve tevazuda bulunan kadınlar ve sadaka veren erkekler ve tasaddukta bulunan kadınlar ve oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar ve namuslarını muhafaza eden erkekler ile kadınlar ve Allâhü Teâlâ’yı çokça zikreden erkekler ve zikreyleyen kadınlar (var ya)! Onlar için Allâhü Teâlâ bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” meâlindeki 35. âyet-i kerîmesi nâzil olmuştur.
05 Ocak 2023
Fazilet Takvimi
[5/1 23:29] Ömer Tarık Yılmaz: Abdest
Abdest, bedenimizin belli âzalarını yıkamak ve başı yaş elle meshetmektir. Müslümanlar, namaza duracakları zaman yüzlerini, dirsekleriyle beraber ellerini, topuklarıyla beraber ayaklarını yıkar, başlarını yaş elle sıvar. Cünüp iseler yıkanırlar. Hasta olur veya yolda belde bulunur veyahut ayakyolundan gelir veya cinsî münasebette bulunurlar da abdest alacak veya yıkanacak su bulamazlarsa, yeryüzünün temiz kısmıyla teyemmüm eder, ondan yüzlerine, dirsekleriyle ellerine sürerler. Allah Teâlâ, mümin kullarını daraltmak istemez, fakat daima onların temiz ve pak olmalarını, haklarındaki nimetini tamamlamayı ister.
Bir gün Peygamberimiz [sallallahu aleyhi vesellem] bir kapla su istedi. Evvela ellerinin üzerine üç kere su döküp yıkadı. Sonra ağzına su alıp çalkaladı ve burnuna su verip çıkardı. Sonra yüzünü ve dirsekleriyle beraber ellerini üç kere yıkadı. Sonra başını yaş eliyle sıvadı. Sonra topuklarıyla iki ayağını üç defa yıkadı ve sonunda, Her kim şu abdestim gibi abdest alıp iki rekât namaz kılar ve bu iki rekât içinde hatırına namazla münasebeti olmayan bir şey getirmezse, ne kadar geçmiş günahları varsa bağışlanır buyurdu.
Semerkand Takvimi
[5/1 23:30] Ömer Tarık Yılmaz: Günün Hikayesi
Kötülük Görmemek İstiyorsan Kötü Olma
Kuyumculuk yapan bir adamın, gayet namuslu bir hanımı varmış. Bu kuyumcunun evine zaman zaman içme suyu getiren de bir sucu varmış. Bir gün, eve su bırakırken evin hanımının bileğinden tutmuş. Kadın bileğini çekmiş ama bunun sebebini derin derin düşünmeye başlamış. Akşam kocasına,
- Bugün herhangi bir günah işledin mi? diye sormuş. Kocası:
- Bugün dükkana gayet güzel bir kadın geldi. Bilezik verirken onun bileğinden bir an tuttum, ama pişman oldum ve tevbe ettim, demiş. Karısı:
- Sen başkasının karısına o hareketi yaparsan, senin karına da aynı hareket yapılır, diye cevap vermiş.
Kadının bileğinden tutan sucu ise yaptığından çok pişman olmuş ve yaptığından özür dilemek istiyormuş. Gelip kadından özür dileyip:
- Kusura bakmayın. Yapmamam gereken bir iş işledim. Beni affedin, demiş.
Kadın:
- Esas suç sende değil, benimkindedir. Benim kocam başkasına karşı kötü bir harekette bulunmasaydı, bana da bulunulmazdı, demiş ve adamın özrünü kabul etmiş.
[5/1 23:30] Ömer Tarık Yılmaz: Ravi: Ali (ra)
Resulullah (sav) kadınların başlarını traş etmelerini yasakladı.
Bu hadisin yer aldığı kitaplar: Nesai, Zinet 4, (8,130), Tirmizi, Hacc 74, (914)
Hadisin Açıklaması:
Hz. Âişe ve Hz. Abdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhüm)'den de gelen rivayetler kadınlara traş olmayı yasaklamaktadır. Hacc sırasında onlar taksîrde bulunurlar, yani saçlarının ucundan bir miktar keserler. Sadedinde olduğumuz hadis mutlak gelmiştir, hacc sırasındaki traşa da, onun dışındaki traşa da şâmildir. Ulemâ hacc dışında da traşın onlar hakkında mekruh olduğunu söylemekte ihtilaf etmezler
[5/1 23:31] Ömer Tarık Yılmaz: “Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannedersin, niçin telaşlanıyorsun ya Ebâ Bekr?”(Buhârî, Fedâil 2; Müslim, Fedâil 1)
82- عَنْ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ أُمِّ سَلَمَةَ وَاسْمُهاَ هِنْدُ بِنْتُ أبي أُمَيَّةَ حُذَيْفَةَ المخزومية رضي اللهُ عَنْهَا أن النَّبِيَّ
كان إذا خَرَجَ مِنْ بَيْتِهِ قال : بِسْمِ اللَّهِ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ , اللَّهُمَّ إني أَعُوذُ بِك َأن أُضِلَّ أَوْ أُضَلَّ, أَوْ أَزِلَّ أَوْ أُزَلَّ, أَوْ أَظْلِمَ أَوْ أُظْلَمَ, أَوْ أَجْهَلَ أَوْ يُجْهَلَ عَلَيَّ .
82: Asıl adı Hind binti Ebû Ümeyye Huzeyfe el Mahzûmiyye olan Ümmü Seleme (Allah Ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) evden çıkacağı zaman şöyle dua ederdi: “Allah’ın adıyla çıkıyorum, Allah’a güveniyorum, Allah’ım sapmaktan ve saptırılmaktan, doğru yoldan kaymak ve kaydırılmış olmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, cahilce davranmaktan ve cahillerin davranışlarına muhatap olmaktan sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Edeb 103)
83- عَنْ أنس . قال : قال رَسُولُ اللهِ
: مَنْ قال - يعني إذا خَرَجَ مِنْ بَيْتِهِ - : بِسْمِ اللَّهِ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ, وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إلا بِاللَّهِ, يُقال لَهُ : هُدِيتَ وَكُفِيتَ وَوُقِيتَ, وَتَنَحَّى عَنْهُ الشَّيَاطِينُ. زَادَ أَبُو دَاوُودَ : فَيَقُولُ :-يَعْنِي الشيطان - لشيطان آخَرَ : كَيْفَ لَكَ بِرَجُلٍ قَدْ هُدِيَ وَكُفِيَ وَوُقِيَ ؟
83: Enes (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim evinden çıkacağı zaman Allah’ın adıyla çıkıyor, Allah’a güveniyorum, günahlardan korunmaya güç yetirmek ve ibadette kuvvet bulmak ancak Allah’ın yardımıyladır derse kendisine; doğruya ulaştırıldın, bütün ihtiyaçların yerine getirildi ve her kötü şeyden korundun diye cevap verilir. Şeytan da kendisinden uzaklaşır.” (Ebû Dâvûd, Edeb 103; tirmîzî, Deavât 34)
Ebû Dâvûd’un rivayetinde şu fazlalık vardır: “Şeytan, diğer şeytana: Hidayet edilmiş, tüm ihtiyaçları karşılanmış ve korunmuş kişiye karşı sen ne yapabilirsin ki der.” (Ebû Dâvûd, Edeb 104)
84- عَنْ أنس
( قال : كان أخوان عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ
وَكان أَحَدُهُمَا يَأْتِي النَّبِيَّ
والآخر يَحْتَرِفُ , فَشَكَا الْمُحْتَرِفُ أخاهُ لِلنَّبِيِّ
فَقال : لَعَلَّكَ تُرْزَقُ بِهِ .
84: Enes (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) zamanında iki kardeş vardı. Bunlardan biri ilim öğrenmek için Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanına gelir, diğeri de geçimlerini temin için çalışırdı. Bir gün çalışan kardeş ötekini Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e şikayet etti. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: “Belki de sen onun yüzünden iş buluyor ve rızıklandırılıyorsun” buyurdular. (Tirmîzî, Zühd 33)