OPERATÖR DOKTOR ALİ HAYDAR DADACI


GÜNÜN YAZISI


BUYURUN BİR DE BURADAN BAKIN
Değerli arkadaşlar. Bildiğiniz gibi akademik ünvanını kullanarak, halkın da “profesörse herşeyi biliyordur” şeklindeki yanlış inancından yararlanarak her konuyu biliyormuş gibi konuşan bir grup insan var. Bunların yüzünden aşı reddi sayısı 10.000’in üzerine çıktı. Tek dertleri şöhretlerini artırıp daha çok para kazanmak olan bu insanların şöhret hırsı yüzünden çocuklar ölüyor. Yıllardır görmediğimiz bazı hastalıklar da, önlem alınmazsa yeniden ortaya çıkacak.
Ben yıllardır cevap verip, bunların yalanlarını etrafa yaymak istemedim. Ama aşıda aluminyum var, Alzheimer olursunuz gibi bir yalana karşı bir basın bülteni, bir gazete ilanı ve savcılığa suç duyurusu hazırladım. Yarın işleme koyacağım. Gazete ilanı ve basın bülteni ekte. Diğer derneklere de gönderiyorum. İsteyenler katılabilir
BASIN BÜLTENİ
Konu: Son günlerde medyada artan aşı aleyhtarı yazılar ve bunların insan sağlığı üzerine etkileri.
Bilindiği üzere aşılama yaklaşık 230 yıldır bütün dünyada uygulanan, milyonlarca ölümü engelleyen, bazı hastalıkları ortadan kaldıran en etkili ve ucuz sağlık koruma yöntemidir.
Ne yazık ki son zamanlarda aşının içerisinde civa bulunduğu ve aşı içerisinde yer alan çok düşük düzeydeki alüminyumun Alzheimer hastalığına yol açtığı gibi bilimsel gerçeklerden uzak ve kesinlikle doğru olmayan ifadeler yayın organlarında yer almaktadır.
Bütün dünyada, istisnasız bütün ülkelerde uygulanan aşıların zararlı olduğuna dair yapılan bu yayınlara konu olan kişilerin, aşı ile korunulan hastalıkların durumu, aşılama ile ne oranda engellendiği, aşılama olmazsa sonuçları konusunda eğitimi olmamaları üzüntü vericidir.
Aşılar sayesinde aşıyla korunulabilen hastalıklar en az %98 oranında azalmışken ve bazıları ortadan kalkmışken bu yayınlar neticesinde aşı reddinde ciddi bir artış gözlemlenmektedir. Örneğin aşıyı reddeden aile sayısı 2011 yılında 183, 2013 yılında 913, 2015 yılında 5091 iken, 2016 yılında 10.000’ in üzerine çıkmıştır.
Aşı redlerinde akademik ünvan taşıyan ancak konunun uzmanı olmayan kişilerin konuşmaları en büyük etkendir. Aşılama ile her yıl yaklaşık 14.000 ölüm engellendiği dikkate alınırsa aşılanmayan bu 10.000 çocuğun bir kısmının öleceğini tahmin etmek zor değildir.
Bunun neticesinde de bazı hastalıklarda artış gözlendiğini üzülerek izlemekteyiz. Örneğin bildirilen boğmaca vakaaları son üç yıldır belirgin bir şekilde artmaktadır.
Nitekim kliniğimizde aşılanmadığı için pnömokok menenjitinden ölen ve sakat kalan vakalar yanında risk grubuna girdiği için grip aşısı olması gerekirken olmayan ve grip sonucu ölen ciddi sayıda vaka gözlemliyoruz.
Ayrıca unutulmamalıdır ki hiçbir aşının etkinliği bireysel aşılamada yüzde yüz değildir. Aşıların bir hastalığı tam olarak önlemesi ancak toplumsal etkiyle olur. Yani bazı kişilerin aşılanmaması aşılanan kişilerin de aşıdan maksimum yarar elde etmesini engellemektedir.
Bu konuşmaları yapan insanlar unutmamalıdır ki, bilgisizlikden veya başka bir nedenden kaynaklanan, bilimsel anlamda yanlış ifadeler bazı insanların ölümüne veya sakat kalmasına neden olacaktır. Bu nedenle bu kişilerin taşıdıkları bilimsel ünvan ve vicdanlarını dikkate alarak, söylediklerini bir bilim ve akıl süzgecinden geçirmelerini, konunun uzmanı ve sorumlu bilim insanları olarak beklemekteyiz.
Kamuoyuna önemle duyurulur.
Prof.Dr. Mehmet Ceyhan
Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı
KAMUOYUNA DUYURU
Son günlerde değişik basın organlarında akademik ünvan taşıyan bazı kişilerin nedenini bilmediğimiz, ancak reiting ve şöhret kaygısı taşıdığı izlenimi edindiğimiz, aşılar aleyhinde ifadeleri yayınlanmaktadır. Bu yayınlar ne yazık ki ülkemizde insan sağlığına ciddi zararlar vermektedir.
Unutulmamalıdır ki, aşılama 1700’lü yıllardan itibaren atalarımızın öncü olduğu, daha sonra bütün dünyaya yayılan, milyonlarca insanın ölümden ve sakatlıktan koruyan en etkili ve ucuz korunma yöntemidir.
Aşılamanın yararlı olduğuna bütün dünyada inanıldığı için aşılama yapmayan bir ülke dahi yokken, aşının aleyhine konuşan insanların amaçlarının genellikle gündemde kalmak, şöhret olmak ve bu sayede daha çok para kazanmak olduğu görülmüştür. Bu insanlar sadece ülkemizde değil, az sayıda da olsa diğer ülkelerde de mevcuttur. Ancak söylediklerinin doğru olmadığı gerçek bilim insanları tarafından bilinmekte ve dikkate alınmamaktadır.
Ülkemizde yapılan çalışmalarda, aşılama ile her yıl 14.296 kişinin ölümden kurtulduğu gösterilmiştir. Yani bu şahısların söylediklerini dikkate alıp aşılamadan vazgeçersek, on binlerce insanın ölümüne neden olacağımız açıktır.
'Aşılarda alüminyum olduğu için aşı yaptırsanız Alzheimer hastalığına yakalanırsınız' diyerek insanları aşı yaptırmamaya yöneltmek isteyen kişinin enfeksiyon ve aşılar konusunda herhangi bir eğitimi olmadığını bilmekle birlikte, bazı aşılarda etki arttırıcı olarak bulunan alüminyum düzeyinin insan sağlığını etkilemeyecek kadar düşük olduğunu bildiğine eminiz.
Kaldı ki, bu konuşmaları yapan kişilerin çocuklarını içinde alüminyum olan aşılarla aşıladığını da görmekteyiz. Bazı kişiler bunun yanında aşıda civa olduğu şeklinde yanlış bir bilgiyi de halka yaymaya çalışmaktadır. Civa çoklu dozlu aşılarda iğnenin aşı flakonuna birden girmesi sırasında oluşabilecek bakteriyel bulaşları engellemektedir.
Ülkemizde aşılar artık uzun süreden beri tekli dozda uygulandığından civa bulunmamaktadır. Bu ifadeyi kullanan bazı kişilerin çocuklarını aşılarda civa olduğu dönemde çocuklarını aşılattıklarını, ancak halka yanlış olduğunu bile bile, hangi amaca yönelik olduğunu bilmediğimiz bir gayretle aşı yaptırmamalarını önerdiklerini gözlemledik.
Bu kişilerin öğretim üyesi sorumluluğunu üstlenerek insanların ölümüne ve sakatlanmalarına yol açabilecek konuşmalar yapmaktan kaçınacaklarını, uzman olmadıkları konu hakkında açıklama yapmak zorunda olmadıklarını hatırlayacaklarını ve kamuoyunun bu konuşmaları yapan insanların yanlış söylemlerini dikkate almadan önce o konuda uzman olan bilim insanlarının önerilerini dikkate alacağını umuyoruz.
Saygılarımızla, kamuoyuna duyurulur.
Enfeksiyon Hastalıkları Derneği – Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği
Tüm ifadeler:
Eyüp Çetin ve 59 diğer kişi
 
2 yorum
9 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
Erdogan Rukiye Sıcakyüz
Asi asirlardir var alzamier olmadida gidenler millet evine aldigi folyoya bi baksin folyo isiyla birlesince daha cok alzemier etkisi yapiyo buna ne demeli hadi hadi turk milletine yumurta yeme tavuk yeme tereyag yeme die die kandiriyorlar asiya gelince… 
Daha fazlasını gör
 
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 4y
 
Diğer yorumları gör
 
 
Konumuz: koroner kalp hastalıkları ve bypass ameliyatları.
Koroner arterler, kalbi besleyen atardamarlardır. Bu damarlarda meydana gelebilecek tıkanıklıklar kalbin beslenmesini doğrudan etkilediğinden dolayı kalp krizlerine yol açabilir. Bu sebeple hastaların anjiografi sonucu değerlendirilerek bu tıkanıklıkların çeşitli yöntemlerle giderilmesi mümkündür. Bu yöntemler tıkanıklığın yeri ve yüzdesine göre ya ilaçla tedavi, ya stent takılması ya da cerrahi bir yöntem olan bypass ameliyatlarıyla mümkündür. Bu hafta, sizlerden gelen sorular doğrultusunda Doç. Dr. Oğuz Taşdemir ile bypass ameliyatlarını konuştuk.
Koroner arter hastalığı nedir, nasıl şikayetlere yol açmaktadır?
Koroner arter hastalığı kalbi besleyen damarların belirli ölçülerde kolesterol birikintisi ve/veya kan pıhtısı ile daralması veya tamamen tıkanmasıdır.Hasta, göğüste sıkıştırıcı tarzda ağrıdan şikayet eder. Ağrıya; soğuk terleme, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi ve baygınlık eşlik edebilir.
Bypass kararı nasıl verilmektedir?
Hastaya yapılan koroner anjiyografi tetkiki sonucunda kalp konseyi doktor ekibi toplanıp anjiyoyu, hastanın genel durumunu, hastada bulunan diğer hastalıkları (şeker, tansiyon, stent vs) toplu olarak değerlendirir. Durum hakkında hasta bilgilendirilir.
2-4 SAAT SÜRÜYOR
Bypass nasıl yapılmaktadır?
Bypass köprüleme demektir. Yani koroner damarda darlık veya tam tıkanıklığın olduğu bölgenin daha ilersine kanın yeniden köprü bir damar aracılığıyla getirilmesidir.
Peki yeni damarlar nereden alınmaktadır?
En sık göğüs içinden, bacaktan ve koldan alınır. Ancak duruma göre karın içinden de damar alınabilir. Her ne kadar bacaktan alınan damarın ömrü atar damarlara göre daha az olduğu söylense de, titiz ve dikkatlice bacaktan çıkarılıp, uygun şartlarda muhafaza edilen bacak damarının ömrü, atar damarlar kadar uzun olabilmektedir.
Ameliyat ne kadar sürüyor?
Ortalama bir bypass ameliyatı 2-4 saat kadar sürmektedir.
Bypass yapılan damarın ömrü ne kadardır?
Hastanın kendine bakması, düzenli ilaç kullanımı, egzersiz, kontrollerini düzenli yapması, diyet ve kilo kontrolüne dikkat etmesi halinde bypass damarlarının ömrü rahatlıkla 30 yıla kadar çıkmaktadır.
60 YAŞ ÜSTÜ
En çok hangi yaş grubuna bypass ameliyatı yapılmaktadır?
Koroner arter hastalığı riski erkeklerde 40 yaş, kadınlarda 45 yaş civarında başlar. Her ne kadar genç hasta grubunda bypass ameliyatı daha az rastlansa da genel olarak bypass yapılan hastalar günümüzde 60 yaş üstündedir.
Normal hayata dönüş genelde ne kadar sürmektedir?
Hastanın genel durumuna göre hasta 1,5-2 ay sonra normal hayatına ve işine dönebilmektedir. Hasta, ameliyattan 2 gün sonra odasında ve koridorda gezip dolaşır hale gelebilmektedir. İlk haftadan itibaren evinin etrafında gezip, dolaşabilmekte küçük ev işlerini, banyosunu yapabilmektedir.
Hastalar hangi kontrolleri düzenli yaptırmalı?
Kalp grafisi, kolesterol değerleri, kan tablosu, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kan şekeri, akciğer filmi ve en önemlisi muayene.
Peki son olarak hastalara önerileriniz nelerdir?
Sigara içen ve diyetine dikkat etmeyen, tansiyonu yüksek olan, diyabeti bulunan kilolu hastalarımız ameliyattan hemen önce bizlere sigarayı terk edeceğine, çeşitli risk faktörlerini ortadan kaldıracağına söz vermektedirler. Buna rağmen ameliyattan 5-6 ay geçtikten sonra kendilerini yenilediklerini, hastalıklarını sıfırladıklarını düşünerek yeniden sigaraya başlamakta ve risk faktörlerine dikkat etmez duruma gelmektedirler. Bu durumda olan kişiler 5-10 sene geçtikten sonra tekrar hastalanmaktadır. Şifa bulan hastanın, doktorun önerdiklerine mutlak suretle uyması gerekir.
Sigara kesinlikle içilmemeli, kilo verilmeli, diyetlerinde haftada iki defa balık, sebze, meyve, lifli gıdalar ve zeytin yağı tercih edilmeli. Trans yağlardan kaçınılmalı. Diyabet hastaları kan şekerlerini uygun seviyede tutmalı. Tansiyonları mutlaka normal düzeyde olmalı. Yürüyüşler, düzenli uygun egzersizler yapılmalı. Kolestrol, trigliserit seviyelerine dikkat edilmeli.
Hürriyet gazetesi alıntı...
Fotoğraf açıklaması yok.
 
 
 
Tüm ifadeler:
32
 
 

Sakarya'daki Türkiye'nin ilk hızlı tren fabrikasının yapımında yüzde 55 ilerleme sağlandı

İstilacı türlerle mücadelede yeni düzenlemeler devreye alınıyor

Dünyada 2025'te devreye giren güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi rekor kırdı

Dünya Ticaret Örgütü, Orta Doğu'daki krizin küresel ticareti yavaşlatacağı uyarısında bulundu

Borsa günü düşüşle tamamladı

Küresel piyasalarda altın ve gümüş fiyatları Fed faiz kararı sonrası geriliyor

Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman ile Ticaret bakanlıklarına ilişkin atamalar Resmi Gazete'de

Borsa güne düşüşle başladı

Küresel piyasalar, artan jeopolitik riskler ve Fed'in faiz kararı sonrası negatif seyrediyor

Borsa günü düşüşle tamamladı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17