CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
ALLAH DOSTLARI ;
YÜCE ALLAH ( C C ) AHZÂB SÛRESİ 23 ÂYET-İ KERÎMESİNDE
بسم الله الرحمن الرحيم
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلًاۙ
Mü’minler içinde öyle yiğitler var ki, Allah’a verdikleri söze dâimâ bağlı kalmışlardır. Onlardan kimi sözünün gereğini yerine getirip O’nun yolunda can vermiş, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
ALLAH DOSTLARI ;
Dînin zâhir ve bâtınını ikmâl etmiş,
nefsânî arzularını bertaraf etmiş,
zühd ve takvâ yolunda kalbî merhaleler katetmiş, kendilerinin dâimâ ilâhî müşâhedenin / ilâhî kameranın altında bulunduğunu idrak hâlinde olan,
RASÛLULLAH -SALLÂLLÂHU ALEYHİ VE SELLEM- EFENDİMİZ’İN ’ HÂL VE AHLÂKININ ZAMANA YAYILMIŞ ZİRVE TEMSİLCİLERİDİRLER.
HAK DOSTLARI,
Ebediyyen bütün insanlığın dostu oldular.
Sevdiler, sevildiler.
Dünya hayatlarından sonra da dostluk ve muhabbette ebedîleştiler, fânî gök kubbede hoş bir sadâ bıraktılar.
HAK DOSTLARI ;
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A V.) VE ASHÂBINDAN SONRA ÖRNEK ALINACAK ZİRVE ŞAHSİYETLERDİR.
Zira onlar, ilim, irfan ve örnek ahlâklarıyla birer “Peygamber Vârisi”dirler.
NİTEKİM HADÎS-İ ŞERÎFTE:
العلماء ورثة الأنبياء
“(Zâhir ve bâtınını ikmâl etmiş, ilmini irfan hâline getirmiş) âlimler, peygamberlerin vârisleridir.” buyrulmaktadır.
(Ebû Dâvûd, İlim, 1)
ALLAH, ONLARA KARŞI KARŞI NASİPLİ GÖNÜLLERE APAYRI BİR SEVGİ VERMİŞTİR.
YÜCE ALLAH ( C C )MERYEM SÜRESİ 96.ÂYET-İ KERÎMESİNDE ŞÖYLE BUYURMAKTADIR:
بسم الله الرحمن الرحيم
اِنَّ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُداًّ
“Îmân edip de sâlih amellerde bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.”
EBÜDDERDÂ HAZRETLERİ ŞÖYLE BUYURMAKTADIR :
“İlmi ile amil olmayan din adamına âlim denilmez.”
ARİF VE EDİP BİR ZÂT OLAN EBÛ ABDULLAH SALİMİ ’YE ;
HAK DOSTLARINI HALK İÇİNDE NASIL AYIRT EDERSİNİZ ?
DİYE SORARLAR.
O DA ŞU CEVABI VERİR:
“–Lisanlarındaki HALÂVETLE (yani tatlı dilli olmalarıyla),
–Ahlâklarındaki LETÂFETLE (yani güzel ve ince düşünceli olmalarıyla),
–Muâmelelerindeki ZARÂFETLE,
–Hâl ve istikâmetlerindeki TAKVÂ İLE,
–Sîmâlarındaki BEŞÂŞET (tebessüm) VE BEŞÂRET (müjdeleyicilik) ile,
–Nefislerindeki SEHÂVET ve diğergâmlıkla,
–Özürleri kabul edişlerindeki CÖMERTLİKLE,
–Yaratan’dan ötürü yaratılanlara şefkatlerindeki COŞKUNLUKLA.”
ÂHİRET, ÇOK DEHŞETLİ BİR ÂLEM ANCAK CENÂB-I HAK, DOSTLUĞUNA ERİŞENLERE ORADA DA TE’MİNAT VERİYOR:
YÜCE ALLAH KUR'AN-I KERİM’DE YUNUS SÛRESİ
62 - 64 AYETİ KERİMELERİNDE
بسم الله الرحمن الرحيم
اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ
اَلَّذٖينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَؕ
لَهُمُ الْبُشْرٰى فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِؕ لَا تَبْدٖيلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِؕ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُؕ.
“Bilesiniz ki, Allâh’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.
Onlar, îmân edip de takvâya ermiş olanlardır.
Dünya hayatında da âhirette de onlara müjde vardır. Allâh’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.”
Rabbim cümlemizi Hak dostlarından istifade edenlerden eylesin cümlemizi hak dostlarıyla birlikte peygamberimizin sancağı altında Haşr etsin
