CUMANIZ MÜBÂREK OLSUN
PEYGAMBER EFENDİMİZ
(S A V ) :
“Şüphesiz Allahu teala zâlime mühlet verir
Onu ansızın yakaladı mı artık bırakmaz" buyurdu ve
HUD SÛRESİ 102.AYET İ KERİMEYİ OKUDU ;
بسم الله الرحمن الرحيم
وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌؕ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَلٖيمٌ شَدٖيدٌ
“İşte Rabbin zâlim memleketlerin (halkını) kıskıvrak yakalar Şüphesiz O’nun yakalaması çok acı ve çok şiddetlidir"
Bu hadis, dünyada MAZLUMLAR için bir teselli kaynağıdır. Kendilerine verilen fırsat ve mühlete kapılıp aldanmasınlar diye, ZÂLİMLER için de ciddi bir tehdit teşkil eder.
ALLAH TEÂLÂ, SUÇLULARI CEZALANDIRMADA ACELE DAVRANMAZ.
Onların suçlarından, zulümlerinden ve kötülüklerinden pişmanlık duyup tövbeye yönelmeleri için kendilerine mühlet verir; onlara süre tanır.
Kâfirler, küfürden imana; zâlimler, zulümden adâlete, âsiler isyandan ibadete; günahkârlar, günahtan tövbeye; sapıklar, dalâletten hidâyete yönelebilirler.
Bu sebeble Allah Teâlâ cezaları tehir eder, hatta bir çoğunu âhirete bırakır. İnsan, ömrünün sonuna kadar tövbe kapısının açık olduğunu bilir de bir gün bu kapıya gelirse, Allah tövbeleri kabul eder ve kullarına son derece merhametle muamele eder. Cenab-ı Hakk’ın mühlet vermesinin anlamı budur. Bu sebeble zâlimlere de rızık verir; onların dünyada yaşamasına, hatta uzun bir ömür sürmesine imkân tanır.
CENABI HAK İBRAHİM SÜRESİ 42 VE 43. AYETİ KERİMELERİNDE ;
بسم الله الرحمن الرحيم
وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَؕ اِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فٖيهِ الْاَبْصَارُۙ
مُهْطِعٖينَ مُقْنِعٖي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌؕ
“Sakın zâlimlerin yaptığından Allah’ı gafil sanma! O, sadece onları, gözlerin dehşetten donup kalacağı, bir noktaya dikilip bakacağı bir güne erteliyor”
Başları yukarıya kalkık, bakışları bir noktaya sabitlenmiş, zihinleri bomboş kalmış olarak toplanma yerine koşarlar.
ALİ İMRAN SÜRESİ 178 ÂYETİ KERİMESİNDE DE ;
بسم الله الرحمن الرحيم
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ كَفَرُٓوا اَنَّمَا نُمْلٖي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْؕ اِنَّمَا نُمْلٖي لَهُمْ لِيَزْدَادُٓوا اِثْماًۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُهٖينٌ
İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz fırsatın sakın onlar için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Onlara verdiğimiz fırsat ancak günahlarını arttırmaya yarıyor. Onlar için alçaltıcı azap vardır.
nkâr edenlerin, hayatta kalmalarına, dünyada refah içinde yaşamalarına ve müslümanlar karşısında kuvvet toplayabilmelerine ne kendileri aldansınlar ne de müslümanlar buna canlarını sıksınlar. Zira bütün bunlar kâfirlerin aleyhine işlemektedir.
İmkânları ve kuvvetleri arttıkça inkârları ve kötülükleri de artmakta, bu ise günahlarının çoğalmasından başka bir işe yaramamaktadır. Günahları arttıkça da âhiretteki azapları şiddetlenecek ve daha alçaltıcı hâle gelecektir. Dolayısıyla kendisine mühlet verilen kötü insanlar, en büyük zarara uğramaktadırlar
ربنا افرغ عَلَيْنَا صَبْراً وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَؕ
“Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlamlaştır ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım et!” (Bakara 250)
رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا فٖٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَ
“Rabbimiz! Günahlarımızdan ve işimizdeki aşırılıklardan ötürü bizi bağışla, sebatımızı arttır, kâfir topluluğa karşı bize yardım et!”
(Ali İmran 147)
ALLÂHÜMME AMİN
CUMANIZ MÜBÂREK OLSUN
PEYGAMBER EFENDİMİZ
(S A V ) :
“Şüphesiz Allahu teala zâlime mühlet verir
Onu ansızın yakaladı mı artık bırakmaz" buyurdu ve
HUD SÛRESİ 102.AYET İ KERİMEYİ OKUDU ;
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
İşte bu, zalimler olarak Kur'an'ı aldığınızda Rabbinizin durumudur.
“İşte Rabbin zâlim memleketlerin (halkını) kıskıvrak yakalar Şüphesiz O’nun yakalaması çok acı ve çok şiddetlidir"
Bu hadis, dünyada MAZLUMLAR için bir teselli kaynağıdır. Kendilerine verilen fırsat ve mühlete kapılıp aldanmasınlar diye, ZÂLİMLER için de ciddi bir tehdit teşkil eder.
ALLAH TEÂLÂ, SUÇLULARI CEZALANDIRMADA ACELE DAVRANMAZ.
Onların suçlarından, zulümlerinden ve kötülüklerinden pişmanlık duyup tövbeye yönelmeleri için kendilerine mühlet verir; onlara süre tanır.
Kâfirler, küfürden imana; zâlimler, zulümden adâlete, âsiler isyandan ibadete; günahkârlar, günahtan tövbeye; sapıklar, dalâletten hidâyete yönelebilirler.
Bu sebeble Allah Teâlâ cezaları tehir eder, hatta bir çoğunu âhirete bırakır. İnsan, ömrünün sonuna kadar tövbe kapısının açık olduğunu bilir de bir gün bu kapıya gelirse, Allah tövbeleri kabul eder ve kullarına son derece merhametle muamele eder. Cenab-ı Hakk’ın mühlet vermesinin anlamı budur. Bu sebeble zâlimlere de rızık verir; onların dünyada yaşamasına, hatta uzun bir ömür sürmesine imkân tanır.
CENABI HAK İBRAHİM SÜRESİ 42 VE 43. AYETİ KERİMELERİNDE ;
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah'ı gafil sanma. (Allah) onları, ancak görecekleri güne kadar erteler.
Başını örtenlerin ki, tarafları örtmez, hava da örtmüştür.
“Sakın zâlimlerin yaptığından Allah’ı gafil sanma! O, sadece onları, gözlerin dehşetten donup kalacağı, bir noktaya dikilip bakacağı bir güne erteliyor”
Başları yukarıya kalkık, bakışları bir noktaya sabitlenmiş, zihinleri bomboş kalmış olarak toplanma yerine koşarlar.
ALİ İMRAN SÜRESİ 178 ÂYETİ KERİMESİNDE DE ;
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
İnkar edenler sanmasınlar mı ki, kendileri için bir iyilik verdiğimizi ve günahlarını kendilerine verdiğimizi ve bu alçaltıcı bir azaptır.
İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz fırsatın sakın onlar için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Onlara verdiğimiz fırsat ancak günahlarını arttırmaya yarıyor. Onlar için alçaltıcı azap vardır.
nkâr edenlerin, hayatta kalmalarına, dünyada refah içinde yaşamalarına ve müslümanlar karşısında kuvvet toplayabilmelerine ne kendileri aldansınlar ne de müslümanlar buna canlarını sıksınlar. Zira bütün bunlar kâfirlerin aleyhine işlemektedir.
İmkânları ve kuvvetleri arttıkça inkârları ve kötülükleri de artmakta, bu ise günahlarının çoğalmasından başka bir işe yaramamaktadır. Günahları arttıkça da âhiretteki azapları şiddetlenecek ve daha alçaltıcı hâle gelecektir. Dolayısıyla kendisine mühlet verilen kötü insanlar, en büyük zarara uğramaktadırlar
Rabbimiz, bize sabır ver, bizi imanımızda sabit kıl ve kafirlere karşı bize yardım et.
“Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlamlaştır ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım et!” (Bakara 250)
Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, işimizde bize yol göster, imanımızda sabit kıl ve kafirlere karşı bize yardım et.
“Rabbimiz! Günahlarımızdan ve işimizdeki aşırılıklardan ötürü bizi bağışla, sebatımızı arttır, kâfir topluluğa karşı bize yardım et!”
(Ali İmran 147)
ALLÂHÜMME AMİN
