SEMA ÖNER
Tarih: 31.05.2023 10:37
Günün yazısı
[03.07.2022 15:03] Annem: Namazın rükû ve secdesinde söylediğimiz tesbihlerin başında yer alan Sübhâne ibaresi “eksikliklerden, noksanlardan münezzeh” anlamına gelir. Allah Teala’nın zatının ve fiillerinin mükemmel olduğunu, O’nun her türlü eksiklik, kusur, noksan ve çirkinlikten beri, uzak olduğunu anlatmak için kullanılır. Rükû ve secdede okuduğumuz tesbihin sonundaki A‘lâ ve Azîm ibareleri Allah Teala’nın büyüklüğünü, yüceliğini ifade etmektedir. A‘lâ sûresinin ilk ayeti “Sebbıh’isme Rabbike’l-a‘lâ” (Yüce Rabbinin adını tesbih et) diye başlar. Bu sûre nazil olunca Peygamberimiz (s.a.s.), “Bu tesbihi secdenizde söyleyiniz” (Ebû Dâvûd, Salât, 147, 149) buyurmuştur. Bu emre binâen her namazın secdelerinde üç defa “Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ” denir. Tesbih etmek Allah’ın bütün eksikliklerden, kusurlardan beri, uzak olduğunu söylemektir. Rükûlarda okuduğumuz “Sübhâne Rabbiye’l-Azîm”, “Büyük Rabbim her türlü noksanlıklardan münezzehtir” demektir. Secdede söylediğimiz “Sübhâne Rabbiye’l-A‘lâ” tesbihi de “Yüce Rabbim her türlü eksiklikten münezzehtir” anlamına gelmektedir. - RÜKÛ VE SECDE TESBİHLERİ
[03.07.2022 15:04] Annem: Bir Ayet:
Namazı kılan, zekâtı veren ve âhirete kesin bir şekilde iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
(Neml, 27/2-3)
Bir Hadis:
(Çocuklarınıza) güzel isimler verin.
(Ebû Dâvud, 'Edeb', 68)
Bir Dua:
Allah'ım! Beni nefsimin kötülüğünden koru. En doğru olan ne ise ona karar vermeyi bana nasip eyle.
(Hâkim, Müstedrek, 1, 691)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[03.07.2022 15:04] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Allah’ım! Yapmayı düşündüğüm bu iş, ezelî ilminde; dinim, hayatım ve bu işimin sonucu için kötü ise onu benden ve beni ondan uzak eyle. (Buhârî, Deavât, 48)
Her kim kendini iyiliğe adayarak özünü Allah’a teslim ederse sağlam kulpa yapışmış demektir. İşlerin sonu Allah’a varır. (Lokmân, 31/22)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Hayat Dengedir
Müslüman, dünya-ahiret, beden ve ruh, akıl-gönül arasındaki dengeye önem vermelidir. Zira bu dengeleri sağlıklı kurmak, hayatımıza ahenk ve huzur getirir. Dengeli ve ölçülü olmak dinimizin de tavsiyesidir. Nitekim Cenab-ı Hakk inananlara; “…Biz sizi orta (yolda) bir ümmet kıldık…” (Bakara, 2/143) buyurarak ifrat ve tefritten olabildiğince uzak; hem akıl hem his hem de ruh yönüyle
dengeli olmamız gerektiğini vurgulamaktadır.
Ayrıca bizler ibadet ve dualarımızda, günde en az kırk defa: “Bizi doğru yola hidayet et.” (Fâtiha, 1/6) demek suretiyle Rabbimizden bizleri dengeli bir hayat içerisinde tutmasını dileriz.
Sevgili Peygamberimiz de (s.a.s.) ilişkilerinde daima dengeli bir hayat sürmüştür ve bize bu konuda örnek olmuştur. Dengeli hayat, dünya nimetleri ile olan ilişkilerimizi düzenler, bunun aksine dengesiz tavırlar ise kişilere ve eşyaya yönelik tutum ve tavırlarda bozulmayı ve yozlaşmayı getirir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[04.07.2022 20:00] Annem: Bir Ayet:
Her kim kendini iyiliğe adayarak özünü Allah'a teslim ederse sağlam kulpa yapışmış demektir. İşlerin sonu Allah'a varır.
(Lokmân, 31/22)
Bir Hadis:
Rahmân, merhametli olanlara rahmetiyle muamele eder. Sizler yeryüzündekilere merhametli olun ki, semada bulunan da size rahmetiyle muamele etsin.
(Tirmizî, 'Birr', 16)
Bir Dua:
Allah'ım! Yapmayı düşündüğüm bu iş, ezelî ilminde; dinim, hayatım ve bu işimin sonucu için kötü ise onu benden ve beni ondan uzak eyle.
(Buhârî, 'Deavât', 48)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[04.07.2022 20:00] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın Vefatı (1478-1546) Dünya’nın Güneş’e En Uzak Olduğu Gün
Gecenin son kısmında yapılan dua daha faziletli, daha samimi ve makbuldür. (Tirmizî, Deavât, 80)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Cihada Denk Bir İbadet: Hac
Hac ibadeti, Yüce Allah’ın, “Yoluna gücü yetenlerin Beyt’i haccetmeleri, insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır.” (Âl-i İmrân, 97) ayeti ile farz kılınmıştır. Hz. Peygamber de haccın hakkıyla yerine getirildiğinde kişiyi günahlarından arındırdığını ifade etmiş, “Hacca gidenler ile umreye gidenler, Allah’ın elçileridir. Allah’a dua ederlerse, Allah onların dualarını kabul eder ve Allah’tan günahlarının bağışlanmasını isterlerse Allah onların günahlarını bağışlar.” (İbn Mâce, Menâsik, 5) buyurarak hacca gidenleri “Allah’ın elçileri” şeklinde niteleyerek şereflendirmiş, umre için kendisinden izin isteyen Hz. Ömer’e “Ey kardeşçiğim! Dualarına bizi de ortak et ve bizi duanda unutma.” demiştir. Hz. Aişe’nin (r.a.), “Ya Resûlullah! Biz kadınlar sizinle beraber gazaya çıkıp cihad edemez miyiz?” sorusuna karşılık, “Sizin için cihadın en iyisi ve en güzeli haccetmektir, makbul olan hacdır.” Buyurmuştur. Hz. Aişe, “Artık ben bu sözü Resûlullah’tan işittikten sonra haccetmeyi terk etmem.” demiştir. (Buhârî, Cezâü’s-sayd, 26)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[04.07.2022 20:01] Annem: Batı Anadolu’nun kuzeyinde bir Türkmen beyliği olarak tarih sahnesine çıkan Osmanlı Devleti; Türk-İslam dünyasının en uzun ömürlü devleti olmuştur (1299-1922). Kurucusunun adıyla anılan Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye hânedanı, Oğuz Han nesline dayanan ve kendilerine beylik kurma yetkisi tanınan Kayı boyundan gelmektedir.##Osman Bey’in tarihî bir şahsiyet olarak ortaya çıkışı, Bizans’a karşı gazâ yapan Selçuklu uç bölgesindeki Türkmen beyliklerinin oluşturduğu siyasî şartların bir sonucudur. Osman Bey’den sonra yerine geçen oğlu Orhan Bey zamanında ilk defa Rumeli topraklarında kalıcı siyaset izlenmeye başlanmış ve beylik oluşumunun ilk adımları atılmıştır.##623 sene hüküm süren Osmanlı Devleti, 36 padişah tarafından yönetilmiştir. Yavuz Sultan Selim’in 1516 yılında Hicazı fethiyle birlikte imparatorluk, İslam dünyasının halifeliği unvanını almıştır. Altı asır boyunca İslam’a hizmet, dünyaya adalet ve medeniyet götüren Osmanlı Devleti, üç kıtada İslam kültür ve medeniyetinin temsilcisi olmuştur. - BİR MEDENİYETİN DOĞUŞU; OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞU
[05.07.2022 18:15] Annem: Bir Ayet:
De ki: 'Allah'tan başka göklerde olsun yerde olsun hiç kimse gaybı bilemez.'Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
(Neml, 27/65)
Bir Hadis:
Gecenin son kısmında yapılan dua; daha faziletli, daha samimi ve makbuldür.
(Tirmizî, 'Deavât', 80)
Bir Dua:
Allah'ım! Sevdiğim şeylerden bana verdiğin rızıkları, Senin sevdiğin şeyleri yapabilmem için bana güç, kuvvet eyle.
(Tirmizî, 'Deavât', 75)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[05.07.2022 18:15] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
İman bakımından müminlerin en olgunu, ahlakı en güzel olup, aile bireylerine karşı en yumuşak ve lütufkâr davranandır. (Tirmizi, İman, 6)
Rabbin onların kalplerinde gizlediklerini de açığa vurduklarını da elbette bilir. (Neml, 27/74)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Dilencilik Yapmak
İslam’da kural olarak dilencilik yasaklanmıştır. Bunun tek istisnası; bir kimsenin çalışamayacak derecede güçsüz hale gelmiş olması ve zaruri ihtiyaçlarını karşılayamamasıdır.
Buna göre dilencilik bir kazanç yolu değil, zaruret haliyle sınırlı bir ruhsattır. Kur’an’da da dilencilik insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir tutum olarak değerlendirilmiştir (Bakara, 2/273). Ancak, ihtiyacından dolayı isteyenin, zenginlerin mallarından belli bir hakkı olduğu bildirilmiş (Zâriyât, 51/19), Hz. Peygambere hitaben de “İsteyeni azarlama.” (Duhâ, 93/10) buyrulmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.), yeni Müslüman olan bazı kimselerden dilencilik yapmayacaklarına dair söz almıştır. (Müslim, Zekât, 108) Ayrıca dilenenlerin, özellikle mal biriktirmek için avuç açıp isteyenlerin aslında cehennem ateşi talep ettikleri bildirilmiş (Müslim, Zekât, 105), bunların yüzsüzlük ederek dilenmelerine karşılık ahirette yüz etleri soyulmuş olarak Allah’ın huzuruna
çıkacakları ifade olunmuştur. (Buhârî, Zekât, 52)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[05.07.2022 18:15] Annem: Tüm dinlerde ve hukuk sistemlerinde suç kişiseldir. Kimse, başka birinin suçundan dolayı cezalandırılamaz. Kur’an-ı Kerim’in altı ayetinde kişinin başka birisinin günahını yüklenmeyeceği ifade edilmektedir. (En’âm, 6/164) Allah’a ortak koşmaktan sonra en büyük günah olan adam öldürmenin cezasını sadece katil çeker. Onun yakınlarının hiçbir kusuru yoktur, cezalandırılamazlar. Katilin cezasını da devlet verir. Öldürülenin yakınları cezalandırmaya kalkarsa bu kan davasına dönüşür. Kan davası cahiliye adetlerindendir. Hz. Peygamber veda haccında kan davasını yasaklamıştır. (Müslim, Hac, 17) Kan davasını sürdürmek, sadece bir kişiyi öldürmekle kalmaz, zincirleme şekilde birçok kişinin ölümüne sebep olur. - KAN DAVASI GÜTMEK
[06.07.2022 18:21] Annem: Bir Ayet:
Rabbin onların kalplerinde gizlediklerini de açığa vurduklarını da elbette bilir.
(Neml, 27/74)
Bir Hadis:
Küçüklerimize acımayan, büyüklerimizin şerefini tanımayan bizim yolumuzda değildir.
(Tirmizî, 'Birr', 15)
Bir Dua:
Allah'ım! Günahımı kabul ve itiraf ediyorum. Beni bağışla. Zira, şüphesiz günahları Senden başka bağışlayacak hiç kimse yoktur.
(İbn Mâce, 'Dua', 14)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[06.07.2022 18:21] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Hicaz, Osmanlı Topraklarına Katıldı. Mukaddes Emanetler, Yavuz Sultan Selim’e Teslim Edildi (1517)
İyi arkadaş ile kötü arkadaşın kişiye etkisi; güzel koku satan kimse ile demir körükleyen kimsenin, yanındaki kişiye etkisi gibidir. Güzel koku satan kimseden güzel koku satın alarak ya da yanında bulunduğun müddetçe güzel koku hissedersin. Demir körükley
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Azîz Mahmûd Hüdâyî
Azîz Mahmûd Hüdâyî, XVI. yüzyılda Anadolu’da yetişmiş bir mana ve gönül eridir. Ankara/Şereflikoçhisar’da doğdu. Eskişehir/Sivrihisar’da büyüdü. Ve İstanbul’un manevi ikliminde ilim ve irfan solukladı. Medrese tahsili gördü. Kadılık ve müderrislik payelerine erişti. Ancak daha sonra, kendisinden önceki İmam Gazzâlî ve Hacı Bayram Velî gibi medrese eğitiminden sonra irfan yoluna yöneldi. Azîz Mahmûd Hüdâyî hicri hesaba göre 948-1038 yılları arasında (m.1541-1628) yaklaşık 90 yıl ömür sürdü. 90 yıllık hayatının son kırk senesini Üsküdar’da; yirmi yılını daha önce Eminönü/Küçük Ayasofya’da geçirdi. Böylece hayatının üçte ikisine tekabül eden altmış yılını İstanbul’da geçirdiğinden hem Üsküdarlı hem İstanbulludur. Ömrünün daha önceki bölümünün bir kısmını kendi memleketi Şereflikoçhisar ve Sivrihisar’da, diğer kısmını ise vazife icabı Edirne, Mısır-Şam, Bursa ve Balkanlar’da geçirdi. Hüdâyî’nin hedefi, insan yetiştirmekti. Ellerinden tutup yüreklerine ulaştığı ve gönüllerine hitap ettiği insanları, Hakk ve halk sevgisi, peygamber muhabbetiyle buluşturdu.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[06.07.2022 18:22] Annem: Boş hevesler peşinde koşan adamın hikâyesini Beydeba ‘Kelile ve Dimne’ de anlatıyor: Kerh bölgesinde hikmet sahibi bir zahit yaşarmış. Bir gün zahidin evine uzak şehirlerden bir misafir gelmiş. Misafire Kerh bölgesine has bir hurma çeşidini ikram etmiş. Hurmayı yiyen misafir, tadını pek beğenmiş ve ricada bulunmuş: “Bu leziz hurmanın fidanından alıp, kendi memleketime götürmek, orada yetiştirmek istiyorum. Fidanı satın almamda ve bilgi edinmemde bana yardımcı olur musun?” Zahit, misafirini el üstünde tutmasına, rağmen bu soruya olumsuz cevap vermiş: “Senin memleketinde onca çeşit sebze meyve yetişirken neden bu fidandan istiyorsun ki? Buradan fidan alman senin için sadece bir meşakkat, bir yorgunluk olacaktır. Zira bu fidan sizin memleketin ikliminde, toprağında yetişir mi onu dahi bilmiyorsun.” demiş ve ardından da hikmetli sözlerini eklemiş: “Ulaşamayacağı şeylerin peşine düşen kimse olgun ve akıllı davranamaz. Boş heves uğruna harcanan zaman, emek ve maddiyat kayıptır. Ancak elindekilerle yetinirsen mutlu olursun.” - BOŞ HEVES
[07.07.2022 20:17] Annem: Bir Ayet:
Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.
(Nahl, 16/128)
Bir Hadis:
İyi arkadaş ile kötü arkadaşın kişiye etkisi; güzel koku satan kimse ile demir körükleyen kimsenin, yanındaki kişiye etkisi gibidir. Güzel koku satan kimseden güzel koku satın alarak ya da yanında bulunduğun müddetçe güzel koku hissedersin. Demir körükley
(Buhârî, 'Buyû', 38; Müslim, 'Birr', 146)
Bir Dua:
Allah'ım! Yaptığım şeylerin şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetlere minnet duyuyorum ve günahımı itiraf ediyorum. Beni bağışla. Zira, günahları Senden başka affedecek hiç kimse yoktur.
(Buhârî, 'Deavât', 2; Ebu Dâvud, 'Edeb', 101)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[07.07.2022 20:17] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Allah’ın yarattıkları sayısınca Allah’a hamd olsun. (Hâkim, Müstedrek, 1, 694)
Kim (ilâhî huzura) iyilikle gelirse ona daha iyisi verilir; o gün onlar kıyamet dehşetinden de etkilenmezler. (Neml, 27/89)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Soru-Cevap
Hacca giderken helallik almanın dini hükmü nedir?
Kul hakkı ihlalinin, hakkı ihlal edilen kişi affetmedikçe, hiç kimse tarafından affedilemeyeceği de belirtilmiştir. Veda hutbesinde Hz. Peygamber (s.a.s.), “Ey insanlar, sizin kanlarınız, mallarınız, (ırzlarınız) onurlarınız Rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır (dokunulmazdır).” (Buhârî, Hac, 132) buyurmuştur. Resûlullah (s.a.s.) ayrıca şöyle buyurmuştur: “Kimin yanında kardeşine ait bir hak varsa, o haksızlıktan dolayı hak sahibiyle helalleşsin. Gerçek şu ki, kıyamette asla altın ve gümüş yoktur. Kardeşinin hakkı için kendi sevaplarından alınmadan evvel, dünyada onunla helalleşsin. Ahirette zalimin o hakkı karşılayacak sevapları bulunmazsa, kardeşinin günahlarından alınır da o zalimin üzerine atılır.” (Buhârî, Rikâk, 48) Bu ve benzeri gerekçeler nedeniyle hacca giden kişinin yolculuğa çıkmadan önce çevresindekilerle ve hukuku olan kimselerle helalleşmesi, haccın adabından sayılmıştır. Ancak helalleşme, haccın sıhhatinin şartlarından olmadığı için helalleşmeden hacca giden kişinin haccı geçerlidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[07.07.2022 20:17] Annem: Duyu organlarımızla idrak edemediğimiz ve aklımızla hakkında açık bilgi edinemediğimiz şey gayptır, gizlidir ve bilinemez. Bu konularda bilgi edinmek sadece bir bilenin haber vermesi ile olur. Ahiret hâlleri, cennet, cehennem gibi hususlar ile gelecekte gerçekleşecek olaylar böylesi gayb konularındandır. “De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilemez.” (Neml, 27/65).##Ancak Yüce Allah, peygamberlerinden dilediğini seçmiş ve onlara bazı gayb haberlerini bildirmiştir. “Gaybı O bilir. Gizlisini kimseye açmaz. Ancak peygamber olarak seçtiği başka.” (Cin, 72/26-27). Peygamberlerin bile gayb haberlerini bütünüyle bilme imkânı olmamasına rağmen gaypten, gelecekten haber veren insanlara başvurulduğu görülmektedir.##Kâhin, falcı vb. isimlerle anılan bu kimselere müracaat etmek, danışmak, ücret ödeyip söylediklerini onaylamak dinen yasaklanmıştır. Resulullah’ın “… Kim de bir kâhine gider ve onun sözlerini tasdik ederse Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur.” (İbn Mâce, Tahâret, 122) ikazı dikkate alınmalı, şaka, eğlence amacıyla bile olsa bu davranışlardan uzak durulmalıdır. - Gaybın Bilinmesi ve Falcılık
[08.07.2022 14:10] Annem: Bir Ayet:
Kim (ilâhî huzura) iyilikle gelirse ona daha iyisi verilir; o gün onlar kıyamet dehşetinden de etkilenmezler.
(Neml, 27/89)
Bir Hadis:
İnsan, dostunun dinî yaşantısından etkilenir. O halde herkes kiminle arkadaşlık ettiğine bir baksın.
(Ebû Dâvud, 'Edeb', 19; Tirmizî, 'Zühd', 45)
Bir Dua:
Allah'ın yarattıkları sayısınca Allah'a hamd olsun.
(Hâkim, Müstedrek, 1, 694)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[08.07.2022 14:10] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Sadabad Paktı İmzalandı (1937)
Sizden önceki insanların helâk olmalarının sebebi, aralarında ileri gelen (zengin) kimseler hırsızlık yapınca suçun cezasını vermeyip zayıf (ve fakir) kimseler hırsızlık yapınca ceza uygulamalarıdır. (Müslim, Hudûd, 9)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
İffet: Kulun Ziyneti
İffet ve namus duygusu, insanda doğuştan var olan ve onu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biridir.
Dürüst ve iffetli bir hayat sürmek en önemli ahlaki sorumluluklarımızdandır.
İffet zırhını kuşanmış ve haya elbisesini giyinmiş müminler gözlerini haramdan korumakla başlarlar işe. Zira Rabbimiz gönlümüze açılan pencerelerimiz olan gözlerimizi edep perdesiyle örtmemizi ister. (Nûr, 23/30-31) Efendiler Efendisi de, utanma duygusunun görünmez ama insanı koruyan hassas bir çizgi olduğuna dikkatimizi çeker ve “İnsan utanma duygusunu yitirirse varsın, dilediğini yapsın.” (İbn Hanbel, IV, 121) buyurur.
Mümin, “Edep Ya Hû!” düsturuyla göz, kulak, dil ve gönül kapılarını her türlü harama kapatır.
Allah korkusuyla günah ve ahlaksızlığa sırt çevirip iffetini koruyanlar hiçbir gölgenin bulunmadığı günde Allah’ın arşının gölgesinde gölgelenmekle müjdelenir.
(Buhârî, Zekât, 16)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[08.07.2022 14:10] Annem: Resûlullah’a ilk iman edenlerden Ebû Ubeyde b. Cerrâh, cennetle müjdelenen on sahabîden biriydi. Cahiliye döneminde okuma yazma bilen az sayıda insan arasında o da yer alıyordu. Hz. Ebû Bekir’in aracılığıyla Müslüman olan ve İslamiyet’in yayılması uğruna büyük gayret sarf eden Ebû Ubeyde, müşriklerin ağır baskılarına maruz kalınca Habeşistan’a hicret etti. Medine’ye hicretten sonra da dine davet faaliyetlerinde ve idarî işlerde görev aldı. Yapılan bütün savaşlarda Hz. Peygamber’in yanında yer aldı. Uhud Savaşı’nda İslam ordusu dağıldığı zaman Resûlullah’ın etrafından ayrıl mayan on dört sahabî arasında o da vardı. Aynı savaşta Resûlullah’ın yüzüne batan miğfer parçalarını dişleriyle çekerken ön dişleri kırıldı. Hz. Peygamber onun hakkında “Her ümmetin bir emini vardır; bu üm metin emini de Ebû Ubeyde b. Cerrâh’tır.” (Müslim, Fedâilü’s-sahâbe, 53) dediği için Ebû Ubeyde b. Cerrâh “emînü’l-ümme” (ümmetin emini) lakabıyla meşhur oldu. - ÜMMETİN EMİNİ EBÛ UBEYDE B. CERRÂH
[09.07.2022 13:47] Annem: Bir Ayet:
Size verilen şeyler dünya hayatı için faydalı nesneler ve güzelliklerden ibarettir. Allah katında olanlar ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Aklınızı kullanmaz mısınız?
(Kasas, 28/60)
Bir Hadis:
Sizden önceki insanların helâk olmalarının sebebi, aralarında ileri gelen (zengin) kimseler hırsızlık yapınca suçun cezasını vermeyip zayıf (ve fakir) kimseler hırsızlık yapınca ceza uygulamalarıdır.
(Müslim, 'Hudûd', 9)
Bir Dua:
Her şeyin sayısınca Allah'a hamd ederim ve Allah'ı her türlü eksiklikten tenzih ederim.
(Hâkim, Müstedrek, 1, 694)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[09.07.2022 13:47] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Diyanet Radyo Yayın Hayatına Başladı (2013)
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; onlarla en güzel yöntemle tartış. Kuşkusuz senin rabbin, yolundan sapanların kim olduğunu en iyi bilendir; O, doğru yolda bulunanları da çok iyi bilir. (Nahl, 16/125)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Peygamberimizin Sağlıkla İlgili Tavsiyeleri
Allah Resûlü Müslümanların ebedi mutlulukları ve beden sağlıkları için de ciddi prensipler ortaya koymuştur.
İnsanın bütün hayatî faaliyetlerini etkileyen sağlık kadar hastalık da hayatın bir gerçeğidir. Bunun bilincinde olan Hz. Peygamber, “Allah, gönderdiği bir hastalığın kesinlikle şifasını da göndermiştir.” (Buhârî, Tıb, 1) buyurmuştur.
Hz. Peygamber, ashabına sağlığın kıymetini bilmelerini ve hastalandıkları zaman tedavi olmalarını tavsiye etmiş ve “Tedavi olun. Çünkü Yüce Allah, her hastalıkla birlikte şifasını da yaratmıştır. Ancak bir hastalık müstesna; o da ihtiyarlıktır.” (Ebû Dâvûd, Tıb, 1) buyurmuştur. Sevgili Peygamberimiz, bu sözleriyle bütün hastalıkları da deva ve şifaları da yaratanın Allah olduğunu; hastalığın bulaşmasının Allah’ın takdiri dışında bir güçle olmadığını öğretmiştir. Hastalığın sebebini tespit edip gerekeni yaptıktan sonra şifayı Allah’ın vereceğini bildirmiştir. Zira Şâfî olan, derdi de dermanını da yaratan Allah’tır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[09.07.2022 13:48] Annem: Bugün Kamerî takvime göre Ramazan’ın son günü, yani Arife günüdür. Yarının Ramazan Bayramı olduğunu bildirdiğinden bugüne “Arife günü” denmiştir. Ramazan boyunca tuttuğumuz oruçlarla, yaptığımız nefis muhasebesiyle, kalplerimiz arınmış, affedilme ve bağışlanmamıza vesile olan kutlu mevsim Ramazanı Arife günü sonu itibariyle tamamlamış olmaktayız. Arife günü, mübarek bir zaman dilimidir. Bu nedenle Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) “Duaların en faziletlisi Arife günü yapılandır.” (Muvatta, Hacc, 81) buyurmuşlardır. Bayramı karşılamanın coşkusu ve mübarek Ramazanı uğurlamanın üzüntüsü içerisinde, özellikle bu kutlu günde hastaları ziyaret ve onlara dua etmeliyiz. Ölmüşlerimizin kabirlerine gidip Kur’an okumalı, fakir ve muhtaç insanlara yardım elimizi uzatmalı, onları da bayram sevincine ortak etmeliyiz. Arife gününde, henüz vermemiş isek, fıtır sadakalarımızı vermeliyiz. Ramazan Bayramı gecesi olan Arife günü gecesini, kaza namazı kılarak, Kur’an-ı Kerim okuyarak, Yüce Allah’tan af ve mağfiret dileyerek ve dua ederek geçirmeliyiz. Çünkü duaların kabul olduğu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Yüce Allah sağlık ve mutluluk içerisinde Ramazan Bayramı’na kavuşmayı bütün müslümanlara nasibi müyesser eylesin##Âmin. - Mübarek zamanlardan: ARİFE GÜNÜ
[10.07.2022 18:38] Annem: Bir Ayet:
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; onlarla en güzel yöntemle tartış. Kuşkusuz senin rabbin, yolundan sapanların kim olduğunu en iyi bilendir; O, doğru yolda bulunanları da çok iyi bilir.
(Nahl, 16/125)
Bir Hadis:
Kim Allah'ın Kitab'ından yalnızca bir harf okursa, bunun karşılığında bir sevap alır. Sevaplar da yapılan amelin on misli olarak kaydedilir.
(Tirmizî, 'Fedâilu'l-Kur'ân', 16)
Bir Dua:
Allah'ım! Benim için hayırlı olan durum her neredeyse, hakkımda onu takdir eyle. Sonrasında da gönlümü o işten hoşnut kıl.
(Buhârî, 'Deavât', 48)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[10.07.2022 18:39] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’nin Müzeye Çevrilme Kararı Danıştay Tarafından İptal Edildi (2020) Bugün Greenwich saati ile 01.17’de içtima, 16.09’da Ru’yet olacak ve hilal ilk defa Asya Kıtası’nın güneybatısından itibaren görülmeye başlayacaktır.
Allah yalnızca, kendisi için ve kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder. (Nesâî, Cihâd, 24)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Zilhicce Ayının İlk On Gününün Fazileti
Zilhicce ayı Kur’an-ı Kerim’de bahsi geçen hac aylarından biridir. Hac ayları, hicri takvimdeki Şevval ve Zilkade aylarının tamamı ile Zilhicce ayının ilk 10 günüdür. Zilhicce’nin dokuzuncu günü öğle vakti ile onuncu günü fecr-i sadık arasında Arafat vakfesi yapılır. Zilhiccenin sekizinci günü “terviye”, dokuzuncu günü “arefe” günü olarak bilinir. Onuncu günü ise Kurban bayramının birinci günüdür.
Hem hac mevsiminin hem de haram aylarının içerisinde yer alan bu ayın ilk on gününün faziletini Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle anlatmaktadır: “Allah katında şu on günde işlenecek salih amelden daha sevimli bir amel yoktur.” (Buhârî, Îdeyn, 11) Zilhicce’nin ilk dokuz günü oruç tutmak müstehap kabul edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) bu günlerden olan arefe gününde tutulan oruca ise ayrı bir önem vermiştir. Hacda olanların ise, yapacakları ibadetleri aksatmamaları, sıkıntı ve halsizliğe düşmemeleri için Arefe günü oruç tutmamaları daha uygundur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[10.07.2022 18:39] Annem: İnsanları hile yoluyla aldatmak suretiyle istismar etmek gibi anlamlara gelen büyü, sihir, cincilik, muskacılık ve üfürükçülük insanın fıtratını etkilemeye ve değiştirmeye yönelik şeytanî işlerdir. Büyüye inanmak, sihirbazlara değer vermek de Allah’a şirk koşmak kadar vahim ve kötü bir iştir. İslam, sihir ve büyü gibi yollarla fıtratın seyrine ve kişilerin hayatına müdahale etmenin şeytan işi sahtekârlık ve küfür olduğunu belirtir. (Bakara, 2/102) Kur’an’da sihirbazların iflah olmayacakları ve kurtuluşa eremeyecekleri vurgulanır. (Tâhâ, 20/69-77) Bu itibarla Felak ve Nâs sûrelerinde müminlere büyücülerin şerrinden ve şeytanın vesvesesinden Allah’a sığınmaları emredilir. - SİHİR VE BÜYÜDEN SAKINMAK
[11.07.2022 10:18] Annem: Bir Ayet:
Eğer size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi değerli bir yere koyarız.
(Nisâ, 4/31)
Bir Hadis:
Allah yalnızca, kendisi için ve kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.
(Nesâî, 'Cihâd', 24)
Bir Dua:
Allah'ım! Kalplerimizi birleştir. Aramızı düzelt. Bizi (cenneti kazandıracak) selamet yollarına yönelt. Bizi (İslam'daki) aydınlığa yönelterek (inkârdaki) karanlıklardan kurtar. Bizi, büyük günahların görüneninden ve görünmeyeninden uzaklaştır.
(Hâkim, Müstedrek, 1, 397)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[11.07.2022 10:18] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Srebrenitsa Katliamı (1995)
İşte âhiret yurdu! Onu yeryüzünde haksız üstünlük kurmak ve bozgunculuk çıkarmak istemeyenler için hazırlamış bulunuyoruz. İyi son, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır. (Kasas, 28/83)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Kapanmayan Yara: Srebrenitsa Katliamı
Sırpların Bosna’da başlattığı soykırımın ardından Birleşmiş Milletler 1993 yılında Srebrenitsa’yı Boşnaklar için güvenli bölge ilan etmişti. Kısa sürede Srebrenitsa’nın nüfusu, diğer bölgelerden gelen mültecilerle 60 bine ulaştı. Nüfusun artışıyla açlık ve hastalıklarla mücadele eden Srebrenitsa’ya yıllar boyu yardım malzemelerinin girişi engellendiğinden, Boşnaklar güçsüz düştü ve çok sayıda insan öldü.
Bosnalı Sırpların iki yıl süren kuşatması sonrası Temmuz 1995’te Srebrenitsa düştü. Boşnak erkek, kadın ve çocuklar, BM barış gücü karargahına sığındı. Ancak Hollandalı askerler Bosnalı Sırp güçlerinin kampı kuşatması üzerine binlerce Boşnak’ı Sırplara teslim etti. Beş gün süren Srebrenitsa katliamında sekiz binden fazla Müslüman öldürüldü. Srebrenitsa’da hayatını kaybedenlerin büyük kısmı halen Bosna Hersek’in doğusundaki toplu mezarlarda yatıyor.
11 Temmuz 1995’te gerçekleşen Srebrenitsa katliamı, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olmaya devam etmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[11.07.2022 10:20] Annem: Vefa; sözünde durma, sözünü yerine getirme, borcunu ödeme, sevgi, dostluk ve bağlılıkta sebat etme, kendini sevenleri, kendisine iyiliği dokunanları unutmama, dostlarıyla ilgiyi kesmeme gibi anlamlara gelir. Bu vasıflara sahip olanlara da vefalı ve vefakâr denir. Vefanın zıddı nankörlüktür. Vefakârlık; kadir kıymet bilmek, kendisine yapılan iyiliği unutmamaktır. Vefakâr kimseler dostlarını, kendilerine iyilikte bulunanları unutmazlar, zamanı gelince onlara misliyle veya daha fazlasıyla mukabelede bulunurlar. En büyük vefakârlık insanın Yüce Yaratıcı’yı tanıması, verdiği nimetlerin kadr u kıymetini bilmesi O’na karşı kulluk görevlerini eksiksiz yerine getirmesidir. En büyük nankörlük de kulun Rabbini inkâr etmesi, verdiği nimetlere şükretmemesi, nimetleri O’na isyanda kullanmasıdır. Nitekim Enfal sûresinin 55. inci ayetinde; “Allah katında canlıların en kötüsü, gerçeği örten nankörler/inkârcılardır. Bunlar iman etmezler.” buyrulmuştur. - VEFA
[12.07.2022 10:22] Annem: Bir Ayet:
İşte âhiret yurdu! Onu yeryüzünde haksız üstünlük kurmak ve bozgunculuk çıkarmak istemeyenler için hazırlamış bulunuyoruz. İyi son, Allah'a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.
(Kasas, 28/83)
Bir Hadis:
Helal şeyler belli, haram şeyler bellidir. Bunlar arasında, insanlardan birçoğunun helal mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır. Kim onlardan sakınırsa, dinini ve ırzını korumuş olur; kim de sakınmazsa gitgide harama dalar.
(Buhârî, 'Îmân', 39; Müslim, 'Müsâkat', 107)
Bir Dua:
Allah'ım! Kudret elinde tuttuğun her yaratığın şerrinden Sana sığınıyorum.
(İbn Mâce, 'Duâ', 15)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[12.07.2022 10:22] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Türk Dil Kurumu Kuruldu (1932)
Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünneti. (Muvatta’, Kader, 3)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Terör İnsanlığın Düşmanıdır
Terör, belli hedeflere ulaşmak için şiddet uygulamanın, tehdit etmenin adıdır. Bir kişinin veya grubun bir davaya dikkat çekmek, bir fikri veya ideolojiyi dayatmak, siyasal rejimi değiştirmek veya siyasal güç ve nüfuz elde etmek için bütün bir topluma veya ülke halkına uyguladığı fiziksel veya psikolojik zor kullanma genel olarak terörün kapsamındadır.
Her ne surette olursa olsun, insanın insana, çevresine, etrafındaki varlıklara, nesnelere, doğaya ve hatta kendi nefsine olan zalimliklerinin adıdır terör. Tarihi, kültürü, medeniyeti, insanlığın ortak değerlerini inkarın adıdır terör.
Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, terör, herhangi bir siyasi amaca veya sosyal hedeflere ulaşmak için cana, mala, topluma, kurulu düzene, devlete ve kurumlarına yönelik yıldırma, tehdit ya da yok etme harekatıdır. Toplumsal huzura, refah ve barışa, toplumun birlik ve beraberliğine yönelik her türlü saldırı ve tecavüz terörün kapsamındadır. Netice olarak terör, insanlığın en büyük düşmanıdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[12.07.2022 10:22] Annem: Akıl sahibi olan insana hitap eden Kur’an-ı Kerim, tefekküre çok büyük önem vermiştir. Yüce Allah, Kur’an’da insanları düşünmeye, aklını ve kalbini kullanmaya davet etmiş, düşünmeyen gafilleri ise yermiştir. Kur’an, tefekkürü iki önemli noktaya yöneltmektedir. Birincisi; bizzat Kur’an-ı Kerim üzerinde tefekkür, ikincisi; başka varlıklar üzerinde tefekkürdür. Kur’an üzerinde tefekkür, onu doğru anlamak, ondan yararlanmak, gösterdiği yoldan gitmek demektir. Başka varlıklar üzerinde tefekkür ise, Allah’ın var ettiği hiçbir şeyi boşuna yaratmadığını (Âl-i İmrân, 3/191), yaratılanların mutlaka bir sebep ve hikmete mebni olarak yaratıldığını (Mü’minûn, 23/115), canlı ve cansız birçok varlığın insanın hizmetine ve onun emrine verildiğini ifade etmektedir (Bakara, 2/29). Kısaca ifade edilecek olursa, âlemin düzenliliğini, yaratılış gayesini, verilen nimet ve güzellikleri, dünyanın geçiciliğini, gece ve gündüzün dönüşümünü düşünen insan, Allah Teala’nın sonsuz ihsanları karşısında O’nun büyüklüğünü idrak eder. - TEFEKKÜR
[13.07.2022 11:21] Annem: Bir Ayet:
Biz, iman edip dünya ve âhirete yararlı işler yapanların (önceki) kötülüklerini mutlaka sileriz ve onları yaptıklarının daha güzeliyle ödüllendiririz.
(Ankebût, 29/7)
Bir Hadis:
Onurlu olmak isteyeni Allah, onurlu kılar. Kimseye muhtaç olmak istemeyeni de Allah, o ihtiyaçtan kurtarır.
(Buhârî, 'Zekât', 18)
Bir Dua:
Sıkıntı veren şeyleri üzerimden gideren ve bana afiyet veren Allah'a hamdolsun.
(İbn Mâce, 'Tahâret', 10)
Diyanet İşleri Başkanlığı
[13.07.2022 11:21] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
… Sen bizim velîmizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin. (A’râf, 7/155)
Tövbe edip iman eden ve iyi işler yapan kimseye gelince, işte onun kurtuluşa erenler arasında olması umulabilir. (Kasas, 28/67)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Vatan ve Millet Sevgisi
Aynı dili konuşan, aynı dine inanan, ortak tarih ve kültüre sahip olan insan topluluklarına millet adı verilmektedir. İnsanlar bağlı olduğu aile ve milleti kendileri seçemez. Allah, insanı bir ailenin ferdi ve bir milletin mensubu olarak yaratır. Bu konu Kur’an-ı Kerim’de şöyle dile getirilir: “Ey insanlar! Sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en fazla kaçınanınızdır…” (Hucurât, 49/13).
Ailenin devamı, aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygıya bağlıdır. Milletin birlik ve beraberliği, dirlik ve düzeni de o milleti meydana getiren insanlar arasındaki sevgi ve saygıyla mümkündür. Namus, şeref, haysiyet ve hürriyetimizin bir başka adı demek olan vatan kaybedilince dini ve ahlaki bütün mukaddes değerlerimiz de beraberinde kaybolur. Dolayısıyla maddi ve manevi değerlerimizi içinde barındıran vatanımızı sevmek ve korumak kutsal vazifemizdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
[13.07.2022 11:21] Annem: Hz. Peygamber, hayatı boyunca tüm anlamlı davranış ve sözlerini “ubudiyet” yani kulluk bilinci ile yapmıştır. Bu yüzden o, sadece namaz, oruç, hac ve zekât gibi belirli ibadetleri değil; Allah’a, insanlara ve topluma karşı sadakat içeren bütün davranışları ibadet kapsamında değerlendirmiştir. Allah Resûlü’nün dilinde yoldan geçişe engel olan bir taşı kaldırmak, bir kimseye bineğine binerken yardım etmek, namaza giderken atılan her adım, her güzel söz sadakadır (Müslim, Zekât, 56). Güler yüzlü olmak, iyiliği emredip kötülüklerden sakındırmak, kaybolan kimseye yol göstermek, yabancıya yol göstermek hepsi birer sadakadır (Tirmizî, Birr ve sıla, 36). Kısacası, ibadet bilinci ve Allah’ın rızası ile yapılan bütün iyi ve uygun davranışlar sadaka hükmünde (Müslim, Zekât, 52) olup Rabbin rızasını kazanmaya vesiledir. - ALLAH’IN RIZASINA KAVUŞMANIN SIRRI
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —