Menü tarıkhaber
SEMA ÖNER

SEMA ÖNER

Tarih: 31.05.2023 11:20

Günün yazısı

Facebook Twitter Linked-in

[04.12.2022 16:34] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Bugün Greenwich saati ile 07.43’de içtima, 20.54’de Ru’yet olacak ve hilal ilk defa Atlas Okyanusu’nun güneyinden itibaren görülmeye başlayacaktır.
Allah ve resûlüne itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra zayıflarsınız ve zaferi elden kaçırırsınız. Sabredin, kuşkusuz Allah sabredenleri sever. (Enfâl, 8/46)
 
 
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
Boş Heves
Boş hevesler peşinde koşan adamın hikayesini Beydeba ‘Kelile ve Dimne’ de anlatıyor: Kerh bölgesinde hikmet sahibi bir zahit yaşarmış. Bir gün zahidin evine uzak şehirlerden bir misafir gelmiş. Misafire Kerh bölgesine has bir hurma çeşidini ikram etmiş. Hurmayı yiyen misafir, tadını pek beğenmiş ve ricada bulunmuş: “Bu leziz hurmanın fidanından alıp, kendi memleketime götürmek, orada yetiştirmek istiyorum. Fidanı satın almamda ve bilgi edinmemde bana yardımcı olur musun?” Zahit, misafirini el üstünde tutmasına rağmen bu soruya olumsuz cevap vermiş: “Senin memleketinde onca çeşit sebze meyve yetişirken neden bu fidandan istiyorsun ki? Buradan fidan alman senin için sadece bir meşakkat, bir yorgunluk olacaktır. Zira bu fidan sizin memleketin ikliminde, toprağında yetişir mi onu dahi bilmiyorsun.” demiş ve ardından da hikmetli sözlerini eklemiş: “Ulaşamayacağı şeylerin peşine düşen kimse olgun ve akıllı davranamaz. Boş heves uğruna harcanan zaman, emek ve maddiyat kayıptır. Ancak elindekilerle yetinirsen mutlu olursun.”
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[04.12.2022 16:34] Annem: Bir Ayet:
Allah ve resulüne itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra zayıflarsınız ve zaferi elden kaçırırsınız. Sabredin, kuşkusuz Allah sabredenleri sever.
(Enfâl, 8/46)
 
Bir Hadis:
Bir Müslümana, (din) kardeşine üç günden fazla dargın durması helâl olmaz.
(Buhârî, 'Edeb', 57)
 
Bir Dua:
Allah'ım! Senden; verdiğin nimetlere şükretmeyi ve Sana güzelce kulluk edebilmeyi istiyorum.
(Tirmizî, 'Deavât', 23)
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[04.12.2022 16:35] Annem: Arapça ‘toplayan, bir araya getiren’ anlamındaki cami kelimesi, başlangıçta sadece Cuma namazı kılınan büyük mescitler için kullanılmıştır. Daha sonra içinde Cuma namazı kılınan ve hatibin hutbe okuması için minber bulunan mescitler “cami”; minberi bulunmayan yani Cuma namazı kılınmayan küçük mabetler ise “mescid” olarak anılır olmuştur. İslamiyet’te bütün yeryüzü mescid kabul edilmekle birlikte, namazların cemaatle birlikte camide kılınması, gerek sevap bakımından gerekse sosyal yönden büyük bir önem taşımaktadır. Başlangıçta idare, eğitim ve öğretim merkezi gibi değişik amaçlarla kullanılan camiler, asıl fonksiyonunu bir mabet olarak ifa etmiş olmakla birlikte; genellikle tek başına yapılar hâlinde olmayıp, imaret külliye diye tabir edilen ve çeşitli vakıf binalardan oluşan bir yapı topluluğunun merkezini teşkil etmiştir. - CAMİ VE MESCİD
[04.12.2022 16:35] Annem: KURULUŞUNUN 106. YILINDA MTTB
 
(MİLLÎ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ)
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Osmanlı’dan günümüze, yakın tarihimizin en büyük gençlik hareketinin adıdır. 1916 yılında Daru’l Fünûn’da okuyan bir grup öğrenci tarafından kurulmuştur. 1931’e kadar kayda değer bir varlık gösteremeyen MTTB, bu yıllarda Teknik Üniversite talebesi olan Tevfik İleri’nin genel başkan olmasıyla faaliyetlerini artırmış, milli ve manevi değerlerin ağır bir kıyıma tâbi tutulduğu baskılarla dolu bu dönemde adından söz ettirmeye başlamıştır. Bu dönemdeTevfik İleri tarafından çıkarılmaya başlanan ve milletin aslî değerlerine üstü kapalı da olsa kısmen değinmeye çalışan “Birlik” Gazetesi, yüksek trajlara ulaşmaya başlayınca, 1933’te hükümet tarafından derhal yayından kaldırılmış, ancak 14 sayı çıkarılabilmiştir.
1936 yılında kapatılan MTTB, 1946 yılında bir grup gencin müracaatıyla yeniden açılmıştır. Bu yıllarda bazı nümayişlerle, milli refleks MTTB tarafından ayakta tutulmaya çalışılmış ancak 1960 darbesini kurum olarak açıktan destekleyecek kadar sistemle entegre bir çizgide faaliyet yürütülmüştür.
Bu arada çalkantılı dönemler yaşayan MTTB, 1965 senesinde yeniden milliyetçi-muhafazakar söylemler benimsenmeye başlamıştır. Bu dönem, Milli Türk Talebe Birliği’nin sol kesimden sağa bir geçiş dönemi olmuştur. Aynı yıllarda Milli Gençlik isimli dergi çıkarılmaya başlanmış, Peyami Safa, Necip Fazıl gibi isimler bu dergide yazı yazmışlardır.
1971 yılına gelindiğinde ise Ömer Öztürk’ün genel başkan seçilmesiyle Milli Türk Talebe Birliği’nde yepyeni bir dönem başlamıştır. Milli Türk Talebe Birliği artık günden güne daha çok gence hitap eden kitlesel bir gençlik hareketi haline gelmiş ve gençliğin sokaktan, slogandan, anarşiden koparılıp; eğitime, ilme, kültürel faaliyetlere çekildiği bir dönem olmuştur. (Devamı yarınki yaprakta)
(Detaylı bilgi: www.mttb.com.tr; www.fgv.org.tr)
[04.12.2022 16:36] Annem: ŞİİR......... İSTANBUL

 
Seninleyim can oldukça bedende, 
 
Can havliyle sarılmışım boynuna! 
 
Öyle huzur buldum öyle ki sende,
 
Kovsan gitmem, girdim artık koynuna! 
 
 
İhtişamlı duruşunla hitabın, 
 
Silüetin bu gönlümü dağlayan! 
 
Yakamozlu gökkuşağı mehtabın, 
 
Deryandaki raksı bana bağlayan! 
 
 
Seni gördüm endamına vuruldum, 
 
Seyredeyim sakın kalkma yerinden! 
 
Erenlerin sofrasına kuruldum, 
 
Safa buldum bir oh çektim derinden! 
 
 
Kavuşmamız Feth-i mübin zamanı, 
 
Sendeyim ya gerisini neyleyim! 
 
Vursun mehter coştursun bu cihanı, 
 
Sen alkışla ben terennüm eyleyim! 
 
 
İsteyenin mavi deniz gök kubbe, 
 
Kalbim ancak sâhibine bendedir! 
 
Hisarların gökdelenin bir habbe, 
 
Benim gönlüm gözüm yalnız sendedir! 
 
 
Ufkun iki yakasında martılar, 
 
Güvercinler devamda aşk dersine. 
 
Asırlardır ayaktadır bu çınar, 
 
Hasret çeker yıllardır nal sesine! 
 
 
Boğaziçi uğultusu enginin, 
 
Eser sevda gülümüzden bir rüzgâr! 
 
Alır beni çemberine sevginin, 
 
Eyüp, Fâtih, Eminönü, Üsküdar!
 
 
Kıskanırım bakma öyle edalı, 
 
Salındıkça kesilmiyor akınlar. 
 
Bir ben değil sana herkes sevdalı; 
 
İstanbul’sun her gönülde yerin var!
 
Sefa Koyuncu Konya

DÜNKÜ CEVAP: Bir bardağın içine yanmakta olan bir kağıt koyup, bardağı hemen paradan uzak bir yere suyun üzerine ters kapatın! Kağıt yanınca suyun hepsi bardağın içinde yükselecektir. O zaman para rahatlıkla alınabilir.
 
 
04.12.2022 - Türkiye Takvimi - https://play.google.com/store/apps/details?id=turkiyetakvimi.takvim
[04.12.2022 16:36] Annem: Günün Hikayesi
 
Azap Melekleri ve Günahkar Genç
 
   Mahşerde bir genç, Allah Teala'dan aman dilemiş. Günahı pek çokmuş. Melekler, onu cehenneme atmak için koşmuşlar. Fakat yüce ihsan sahibi Hakim-i Teala, ona yaran olmuş. Melekler tam onu yakaladıkları sırada, 
 
 'Neden bu genci cehenneme sürüklüyorsunuz?' diye bir hitap gelmiş. 
 
 Onlar şöylece cevap vermişler: 
 
 'Onu cehenneme atmak için sürüklüyoruz.' 
 
 Bunun üzerine yene Allah Teala'dan bir hitap gelmiş. 
 
 “Şaşılacak şey doğrusu. Biz onunlayız ama siz bunu duyamazsınız. Biz ikimiz beraberiz ve beraber olmaya devam edeceğiz.' 
 
 Melekler bu sözü hakikaten de duymamışlar. Böyle bir lütfü görmemişler. Fakat bu sözün heybetinden hepsi susmuş, titremiş ve kendilerinden geçmişler 
 
 Allah Teala, gence yeniden, 
 
 “Ey pejmürde! bu hale düştün de sürünüp durmaktasın? Kendine gel! Kaç onlardan!' diye hitap etmiş. 
 
 Genç demiş ki: 
 
 “Ya rabbi! Böyle bir yerde ne yapabilirim? Bu ovanın ne başı var, ne sonu. Böyle bir kıyametten nasıl kurtulurum? Buradan bir kaçış yolu yok ki?” 
 
 Allah Teala, 
 
 'Ey sarhoşluk batağına düşen kimse!' diye hitap et­miş. 'Gel, bize kaç! Bize kaçarsan onlardan kurtuldun demektir.' 
 
 Genç, 
 
 'Bende bu kudret yok. Elimde çaresizlikten başka bir şey kalmadı. Senin lütfun imdadıma yetişmedikçe, senin sır perdelerin beni gizlemedikçe buradan kurtulamam' demiş. 
 
 Bunun üzerine Allah Teala, onu keremiyle örtmüş. Kıyametteki mahlukattan gizlemiş. Devletiyle onu sırlar makamına ulaştırmış, vuslat yurduna eriştirmiş. Melekler, kendilerine geldiklerinde orada o genci birr hayli ara­mışlar ama bulamamışlar. 
 
 Allah Teala’ya,, 
 
 'O günahkar ne oldu, nereye gitti? Yoksa beka aleminde fenaya mı erişti? Cenneti de aradık, cehennemi de fakat bir türlü onu göremedik. Elimizden kaçırdık gitti. Ya rabbi, onun nereye gittiğini sen bilirsin! Eğer bunu bize söylemezsen mahvoluruz' diye seslenmişler, 
 
 Allah Teâlâ, 
 
 “Bu bizim hikmetlerimizdendir. O, bizim himayemizde artık. Bizim huzurumuzda yer edindi kendine. Artık onunla işiniz yok. Bu işi bir o, bir biz biliriz. Siz aradan çekilin artık!” diye hitap etmiş. 
 
 Ey kardeşim! Allah bir kişiye inayet eder, yar olursa artık araya hiç ağyar girebilir mi? Allah insana önce doğru yolu buldurmak için inayet eder. Peygamberi bir güneş kılaraktan alemi aydınlatır. Allah inayetiyle seni has kullarından eyledi mi tüm kusurlarından kurtulur­sun. Sana cemalini gösterir. Böylelikle de işin, gücün yalnızca onu seyretmek olur.
[04.12.2022 16:36] Annem: KIZILAĞAÇ
 
Ülkemizde Trakya, Marmara çevresi, Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz’de, Güney Anadolu ile Hatay’da bilhassa dere içlerinde sık rastlanır. Saf ve karışık olarak yayılış gösterir. Çoğunlukla boyu 20-30 m. ye ulaşan düzgün gövdeli ağaç, bazen de çalı halinde bulunur. 
Narin ve uzun gövdenin önceleri yeşilimsi esmer, düzgün ve parlak bir kabuğu vardır. Kışın yaprağını döken ağaç veya çalı halinde odunsu bitkilerdir. İleri yaşlarda parçalanır, yerini koyu ve kalın bir kabuk alır. Genel olarak toprak nemi isteği fazla olan kızılağaç fakir topraklar üzerinde de yetişebilir. 
Kızılağaçların hafif, hava ile temasta kırmızıya yakın bir renk alan odunları özellikle kontrplak yapımında kullanılır. Çabuk çürümesi nedeni ile kullanım alanı sınırlı olup, oymacılık, kurşun kalem, kaplama ve kontrplak üretiminde kullanılır.
 
 
 
        
 
        
 
Kuveyt Türk Dijital Takvim
 
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[04.12.2022 16:36] Annem: Günün Ayeti
 
(Hz. İbrahim); Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.  
 
(Şuara 83)
[04.12.2022 16:36] Annem: null
 
Yüce Allah, dile getirmedikleri veya yapmadıkları müddetçe, içlerinden geçirdikleri şeylerden dolayı ümmetimi sorumlu tutmaz. 
 
Nesâî, Talâk, 22
[05.12.2022 18:27] Annem: Bir Ayet:
Kuşkusuz Allah benim de rabbimdir, sizin de rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin, işte doğru olan yol budur.'
(Âl-i İmrân, 3/51)
 
Bir Hadis:
Bizi aldatan, bizim yolumuzda değildir.
(Müslim, 'Îmân', 164)
 
Bir Dua:
Allah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç.
(Nesâî, 'Mesâcid', 36)
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[05.12.2022 18:27] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Said Halim Paşa’nın Vefatı (1864-1921) Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanındı (1934)
Bizi aldatan, bizim yolumuzda değildir. (Müslim, Îmân, 164)
 
 
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
İslam’ın Özü: Güzel Ahlak
Allah’ın elçisi, peygamberlikle görevlendirilmeden önce “Muhammedül-Emin” (Güvenilir Muhammed) nitelemesine layık görülmüş bir insandı. İlk vahiyle muhatap olmanın verdiği heyecan ve telaşla Hira’dan döndüğünde eşi Hz. Hatice onu şu cümlelerle teselli ediyordu: “Sen akrabayı gözetirsin; muhtaç olanların bakımını üstlenirsin; aç ve açıkta olanı koruyup kollarsın; misafire ikram edersin ve musibete maruz kalanlara yardım edersin.” Bu cümleler adeta Allah Tealâ’nın Elçisi’nin ahlakına övgüyle şahitlik ettiği “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem, 68/4) ayetinin tefsiri niteliğindeydi. Güzel ahlakı yeryüzüne hakim kılma onun peygamber olarak gönderiliş sebeplerinden biriydi. Hz. Peygamber, peygamberler zincirinin insanlığa öğrettiği güzel ahlakı tamamlamak için gönderilmişti. Toplumda bozulmuş değerlerin diriltilmesi veya yerine yenisinin getirilmesi görevini üstlenmişti. En güvenilir elçinin ümmeti olan bizler de onun örnek ahlakını benimsemeliyiz.
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[05.12.2022 18:28] Annem: Zeyneb bint Huzeyme, Arabistan’ın en güçlü kabilelerinden Âmir b. Sa’saa kabilesine mensuptu. İlk evliliğini Tufeyl b. Hâris ile yapmış, ondan boşandıktan sonra ise Ubeyde b. Hâris’le evlenmişti. Eşinin Allah yolunda şehit edilmesi sonucu dul kalınca Resûlullah ile evlenen Hz. Zeyneb müminlerin annesi olma şerefine erdi. Ancak evliliğinden birkaç ay sonra, hicretin dördüncü yılında vefat ettiği için Hz. Peygamber ile evliliği uzun sürmedi. Cahiliye döneminde, muhtaçlara yardım ettiği ve onlara daima yemek yedirdiği için yoksulların annesi anlamına gelen “ümmü’l-mesâkîn” lakabıyla anılan ve cömertliğiyle tanınan Hz. Zeyneb, Müslüman olduktan sonra da bu vasıflarıyla temayüz etti. Cenaze namazı bizzat Hz. Peygamber tarafından kıldırılan Zeyneb bint Huzeyme validemiz, yine onun eliyle Baki’ mezarlığına defnedildi. Zeyneb bint Huzeyme, Peygamberimizin Medine’de ilk vefat eden hanımı oldu. - YOKSULLARIN ANNESİ ZEYNEB BİNT HUZEYME
[05.12.2022 18:28] Annem: ÖĞREN YAŞA, ÖĞRET YAŞAT!
 
Yakın tarihimize damga vuran gençlik teşkilatı Milli Türk Talebe Birliği’nde 1971’de başlayan dönemde kurumsal/kitlesel faaliyetler yanında kişisel gelişime de çok önem verilmiş; “İslâm’ı öğren, yaşa; öğret, yaşat” düsturu hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde ülkemizin yönetiminde ve önemli görevlerdeki pek çok kişi Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında İslâmî değerleri, teşkilatçılığı, birlik ve bareberliğin getireceği neticeleri öğrenmiş ve meyvesini toplamıştır.
MTTB’nin Bozkurt olan amblemi 1976 yılında kitap (Kur’ân) ile değiştirilmiştir. 1971-80 arası dönemde Fetih Mitingleri düzenlenmiş, Ayasofya’da defalarca namaz kılınmıştır.
-13 Mayıs 1976 Cuma günü 500 kadar MTTB’li genç Ayasofya’da namaz kıldı. Namazın, basında akisleri büyük oldu.
-26 Mayıs 1977 Perşembe günü 1000’i aşkın MTTB’li genç Ayasofya’da ikinci kez namaz kıldı.
Milli Türk Talebe Birliği, 80’lere gelindiğinde, “MTTB vagon olamaz, lokomotiftir” anlayışını tamamen yerleştirmiş, Türkiye çapında 250 civarı şubesi bulunan, Necip Fazıl’ın deyimiyle “madde ve manaya hâkim”, gönüllere girmiş kitlesel bir gençlik hareketi hâline gelmiştir.
Nihayet 12 Eylül 1980’de yönetime el koyan askerî yönetim tarafından Milli Türk Talebe Birliğinin faaliyetleri durdurulmuştur. Hatta 1980 darbesinin yapılmasının örtülü ancak temel sebebinin MTTB’nin önlenemez yükselişinin önüne geçmek olduğu bilinmektedir.
Ancak bu ocak hiçbir zaman söndürülememiş, küllense de için için yanmaya devam etmiştir. Nitekim 80 ihtilâlinde MTTB kapatıldıktan sonra tüzüğü gereği, bütün mevcudiyeti ve misyonu MTTB’nin yan kuruluşu olarak 1971 yılında Muhterem Ömer Öztürk tarafından kurulan Fatih Gençlik Vakfına devredilmiş, böylece gençliği yetiştirmeye yönelik faaliyetler her şartta aralıksız sürmüştür. Fatih Gençlik Vakfı faaliyetlerini aynı çizgide devam ettirmektedir.
(Detaylı bilgi: www.mttb.com.tr; www.fgv.org.tr)
[05.12.2022 18:29] Annem: SAĞLIK....... SEBZE-MEYVEYİ MEVSİMİNDE YEMEK
Gıda enflasyonu dur durak bilmiyor. Mutfak masrafı bütçeleri duman ediyor... Herkes neden yandım diye bağırıyor? Her ürün mevsiminde güzeldir, ucuzdur, sağlıklıdır. Sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmek gerekir. Ama biz tam tersini yapıyoruz. Kışın Lahana, yer alması, turp, pazı, kereviz, ıspanak, pırasa, brokoli, brüksel lahanası, pancar, havuç, maydanoz, dereotu ve karnabahar yiyeceğimize; taze fasulye, dolmalık biber, sivri biber, patlıcan, salatalık, domates, enginar, kabak, semizotu, tüketiyoruz. Sonra da biz nerede yanlış yaptık diyoruz!.. 
 
Şimdi siz doğal olmayan şartlarda yetişen sebze ve meyveleri satın alırsanız tabii ki aşırı para harcarsınız. Bu ürünler, çabuk bozulmasın, raftaki ömrü uzun olsun diye erken toplanıp sandıklanıyor. Vitamin ve mineralleri de eksik oluyor. Naylon örtü ve benzeri kaplamaların altındaki seralarda, sıcak ortam sağlamak için yakılan kaloriferlerle, büyümesi için kullanılan hormonlarla, böceklerden korunmak için aşırı miktardaki tarım ilâçlarıyla yetiştirilen sebze ve meyvelerin kanser riskini %70 artırdığını biliyor musunuz?  
 
Bugünkü sofralara bakın. 4 mevsim aynı yiyecekleri tüketiyoruz. Sonra da çıkıp; “Fiyat artışları dağları aştı, halk fakirleşiyor ne olacak hâlimiz?” diye yanıp yakınıyoruz... Avrupalıya bakın, elmayı portakalı tane ile alıyor. Akşam yemeğinde sadece bir salata ile iktifa edebiliyor. Yahut hafif bir kızartma veya mevsim sebzesi tüketiyor. Biz kilo ile alıyoruz, patlayıncaya kadar yiyoruz, obez oluyoruz, hareket etmiyoruz, sonra hastalıklarla uğraşıyoruz... 
 
Geçen sene ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları %10.9, et ve balık fiyatları %19,9 artarken meyve fiyatları %58.9, sebze fiyatları %52,9, yükselmiş. Ben çocukluğumda çok iyi bilirim kışın domates, patlıcan, fasulye, biber halk pazarlarında satılmazdı. Mevsimine göre tüketim yapan halk da son derece sağlıklı bir hayat sürerdi. Bu sonuç bizim eserimiz. Bağırıp çağıracağımız yerde, alma, bak o zaman fiyatlar nasıl düşüyor. Bu arada kimse de aç açıkta değil. Maşallah torbalar erzakla doluyor, masalar donatılıyor, mideye indiriliyor... 
 
Necmettin Batırel       TÜRKİYE GAZETESİ             19.01.2021
 
 
05.12.2022 - Türkiye Takvimi - https://play.google.com/store/apps/details?id=turkiyetakvimi.takvim
[05.12.2022 18:29] Annem: Günün Hikayesi
 
İster İsen Yağa Ban İster İsen Bala Ban
 
   Yahya Efendi Dergahını yaptırdığı zaman o civarda Ortaköy Rumlarından başka kimseler yoktu. Bir gün bir Rum Çoban, davar güderken koyunlarından iki tanesi dergâhın bahçesine girmiş. Koyunlarını çıkarmak maksadıyla dergahın bahçesine giren çoban, bir dervişin: 
 
 - Ne arıyordun? sorusuyla irkilerek: 
 
 -Koyunlarımı arıyordum, demiş. 
 
 Çobanı gören Yahya Efendi, Rum Çobanı dergaha içeri aldırmış, o na: 
 
 -Gel bakalım gel... Koyunlarını mı istersin, kendini mi? Yoksa ikisini birden mi, ne dersin? diyerek, çobanı rahat bir yere oturtarak: 
 
 -Yağ, bal ve ekmek getirin demesiyle, hemen anında sofra kuyrulmuş, isteneler gelmiş, sofra kurulunca Yahya  Efendi, Rum Çobana: 
 
 -Hayde bakalım, bismillâh buyur, işte sana tereyağı, mumlu bal ve taze nan, ister ise yağa ban, ister isen bala ban, demiş. 
 
 Bu  tatlı ortamdan sonra, çoban koyunlarına değil de kendine talib olmuş, o gün, orada, o vesileyle Müslüman olduğu için adı Balaban kalmış.
[05.12.2022 18:29] Annem: Günün Ayeti
 
(Hz. İbrahim); Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle!  
 
(Şuara 84)
[05.12.2022 18:29] Annem: Kuveyt Türk Dijital Takvimi incelediniz mi?
 
Kuveyt Türk’ün geleneksel duvar takvimi artık dijitalde de hizmetinizde. Her güne özel olarak titizlikle hazırlanan “günün içeriği”, “tarihte bugün”, “günün ayet-i kerimesi” ve “günün hadis-i şerifi” bölümleriyle kullanıcılar her yeni günün farkına varıp kıymetli bilgiler edinebiliyor. 
Kullanıcılar, bulundukları konuma göre “namaz vakitleri”ni ayarlayıp “vakit sayacı” ile bir sonraki vaktin girmesine kalan zamanı kolaylıkla takip edebiliyor. 
Kuveyt Türk Dijital Takvim’de ezan ve namaz vakitlerini gösteren “vasatî saatler”in yanı sıra “ezanî saatler” de yer alıyor. Dileyen kullanıcılar ezan ve namaz vakitlerini “ezanî saat” ile de takip edebiliyor.
Miladi, Hicri ve Rumi tarihlerin birbirine dönüştürülebildiği Dijital Takvim’e gelecek dönemde Kur-an’ı Kerim, en yakın cami, Kuveyt Türk kitaplığı gibi menüler eklenecek. 
 
 
 
        
 
        
 
Kuveyt Türk Dijital Takvim
 
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[05.12.2022 18:29] Annem: null
 
...Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır. 
 
Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 27
[05.12.2022 18:42] Annem: Nimet ve Ceza
 
Kul her şeyden önce şunu asla hatırından çıkarmamalıdır: Ben, Allah Tealâ’nın lütfettiği hayat, kudret, akıl, konuşma gibi her türlü manevi nimet ve lezzet içinde olduğum gibi; Cenab-ı Hak pek çok bela ve musibetleri de başımdan savmaktadır. Bütün bu nimetleri bana veren Allah, kendisine şükretmemi, hizmetinde bulunmamı benden talep ediyor.
 
Eğer bundan gafil olursam elimdeki nimetleri benden alır; bana azabını ve cezasını tattırır. Peygamberler göndermiş, onları beşer kudretinin üstünde fevkalâde mucizelerle desteklemiş; kudret, ilim, hayat ve irade sahibi bir Rabbim olduğunu bildirmiş. O’nun emir ve yasaklarının bulunduğunu; isyan edersem cezalandırmaya kadir, itaat edersem mükâfatlandırmaya muktedir olduğunu, sırlarımı ve içimden geçenleri dahi bildiğini ve dinin hükümlerine sımsıkı sarılmamı bana haber vermiştir.
 
Bütün bunların mümkün olduğunu kalbiyle anlar. Zira bu akla aykırı değil, bilakis ilk bakışta akla gelen hakikatlerdir. Bundan dolayı nefsi için korkar ve Allah Tealâ’dan yardım diler.
 
Semerkand Takvimi
[06.12.2022 19:03] Annem: Resûlullah’ın ilk müezzini Hz. Bilâl, Habeş asıllı bir köle olarak hicretten yaklaşık kırk yıl önce Mekke’de doğdu. Hz. Ebû Bekir’in aracılığıyla İslam’ı ilk kabul edenlerden birisi oldu. Bu uğurda müşriklerin dayanılmaz işkencelerine maruz kaldı. Ümeyye b. Halef tarafından kavurucu öğle sıcağında kızgın kumlara yatırılarak göğsüne büyük bir kaya parçası koyulduğu halde putlara tapması istendiğinde o inancından asla vazgeçmedi. Hz. Peygamber’in ona reva görülen işkenceye çok üzüldüğünü gören Hz. Ebû Bekir, Bilâl’i müşriklerin elinden kurtararak âzat etti. Medine’ye hicretin ardından Allah Resûlü’nün kendisine öğrettiği ezanı ilk kez Hz. Bilâl okudu. Onun bir keresinde sabah ezanını okurken “es-Salâtü hayrün mine’n-nevm” (Namaz uykudan hayırlıdır) demesi, Hz. Peygamber’in çok hoşuna gitti ve bu ibareyi artık her sabah ezanında söylemesine izin verdi. Hayatı boyunca Resûlullah’ın müezzinliğini yapan ve yanından hiç ayrılmayan Bilâl-i Habeşî, altmış yaşlarında Dımaşk’ta vefat etti.  - ALLAH RESÛLÜ’NÜN İLK MÜEZZİNİ: BİLÂL-İ HABEŞÎ
[06.12.2022 19:04] Annem: HZ. MAHMUD SÂMİ RAMAZANOĞLU (K.S.)-8
 
Mürşid-i kâmilini bulan ve Zât-ı ‘Âlîlerinin onun ifâdesi ile “Eyyâm-ı şebâbını (gençlik günlerini) şerîat-ı mutahhare ve tarî-kat-ı ‘âliyye hizmetinde” geçiren Hazreti Sâmî Efendimiz ma‘nevî mertebeleri hızla aşıyorlardı. Bu yolda kendi ifâdeleri ile ihlâs ve tam teslîmiyet şarttı. Ölünün yıkayıcısına teslîmiyeti gibi mürîd de mürşîdine teslîm olmalıydı ki bi-izni’llâh neticeye ulaşsın.
Kendileri anlatıyorlar: “Allâme Taftadânî hazretlerinin talebelerinden biri bir şeyhe intisâb etmiş. Bu talebeden hocasının huzûrunda hikmetli kelâmlar sâdır olmuş. Hocası: “Evlâdım, bunları ben sana öğretmedim; sen bunları nereden öğrendin?” diye soruyor. Talebe: “Efendim ben bir şeyhe intisâb ettim; zikir çekiyorum, doğuş oluyor ve böylece hikmetli konuşuyorum.” diyor. Bunun üzerine ‘Allâme Taftadânî hazretleri: “Oğlum beni de şeyhine götür”; diyor. Kendileri de aynı şeyhe intisâb ediyorlar. Fakat ya teslîmiyet yok veyâ nasîbi yok aynı tecelliyâtlar kendilerinde zuhûr etmiyor, aynı istifâde olmuyor.
Sâmî Efendimiz Hazretlerinin bu anlattığı kıssadan çıkan hükme göre nasîbi olan müsta‘îd kişiler mürşid-i kâmili bulup ona tam olarak teslîm olurlarsa bi-izni’llâh neticeye ulaşır, ma‘nevî mertebelerde hızla ilerleyerek kemâle ererler. Bunların hepsi kendilerinde bi-izni’llâh mevcûd olan Hazreti Sâmî (k.s.) kısa zamânda icâzet alırlar, irşâdla görevlendirilirler.
Kelâmî Dergâhı’ndaki hizmet günlerine âid Adapazarlı Pehlivân Efendi şu hâtırayı anlatır: “Adapazarı’ndan on arkadaşımla berâber Es‘ad Efendi Hazretlerinin ziyâretlerine gittik. Sohbet esnâsında tekkeye dâhil olmuştuk. İçerisi kalabalık olduğundan dışarıda oturuyor, Es‘ad Efendi Hazretlerinin kendilerini göremiyor, sâdece seslerini işitiyorduk. İlk defa sohbetlerine gelmenin heyecânı içindeydik. Sohbet sırasında ihvân arasında genç bir zât dolaşıp hizmet ediyordu. “Bu genç orada dolaşmasa o zamân dikkatimiz dağılmaz, daha çok istifâde ederdik.” diye içimden geçirdim. Sohbet biter bitmez Es‘ad Efendi Hazretleri: “Adapazarlı Pehlivân Efendi ve on arkadaşı buraya gelsin!” dediler. Hâlbuki bizi hiç tanımıyorlar ve geldiğimizi de görmemişlerdi. “Sâmî evlâdımız hakkında sû-i zan ettiniz, helâllık alın.” buyurdular. Affımızı taleb edip böylece bu iki Zâtı ve aralarındaki derûnî muhabbet ve bağı öğrenmiş olduk. El-hamdü li’llâh.
[06.12.2022 19:04] Annem: YURDUMUZ................. BÜYÜK BARAJLARIMIZ

 
 
06.12.2022 - Türkiye Takvimi - https://play.google.com/store/apps/details?id=turkiyetakvimi.takvim
[06.12.2022 19:05] Annem: Günün Hikayesi
 
Hristiyan ve Hazret-i Ali'nin Zırhı
 
   Hazret-i Ali (r.a)'ın, halifeliği zamanında, Kufe'de zırhı kayboldu. Bir müddet sonra bir Hrıstiyan'ın yanında ortaya çıktı. Hazret-iAli (r.a) onu hakimin huzuruna götürdü.  
 
 -Bu zırh benim malımdır; onu ne sattım, ne de birine bağışladım; şimdi onu, bu adamın yanında buldum,diye iddia etti.  
 
 Hakim:  
 
 -Halife iddiasını söyledi, sen ne dersin? diye Hıristiyan'a sordu. O, bu zırhın, kendi malı olduğunu, aynı zamanda halifenin sözünü yalanlamadığını, söyledi.  
 
 Hakim Hazret-i Ali (r.a)'na dönerek  
 
 - Sen iddia ettin, bu şahıs ise inkar ediyor. Bu durumda iddian için şahit getirmen lazım, dedi.  
 
 Hazret-i Ali (r.a) güldü ve : 
 
 - Hakim doğru söylüyor, şimdi şahit getirmem gerek, fakat hiç bir şahidim yok, dedi.  
 
 Hakim, iddia edenin şahidinin olmamasına dayanarak, hrıstiyan'ın lehine karar verdi. O da zırhı aldı ve gitti.  
 
 Fakat, zırhın, kimin malı olduğunu daha iyi bilen Hristiyan' ın, bir kaç adım yürüdükten sonra vicdanı uyandı ve geri dönerek  
 
 - Böylesine bir hükümet ve davranış şekli alelade insanların keyfinden değil, peygamberlerin hükümet tarzıdır, dedi ve  
 
 - Zırh Ali'nindir' diye itiraf etti.  
 
 Kısa bir zaman sonra, onu, müslüman olarak Hazret-iAli (r.a)'ın sancağı altında, Nehrivan harbinde, savaşırken gördüler.
[06.12.2022 19:05] Annem: Çağının İlerisinde Bir Düşünür: SAİD HALİM PAŞA
 
■ 19 Şubat 1864 yılında, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın torunu, Prens Halim Paşa’nın oğlu olarak Kahire’de dünyaya geldi. Mısır Hidivi ile arası açıldığı için Kahire’yi terk etmek zorunda kalan babası Halim Paşa, ailesiyle beraber İstanbul’a taşındı. Bu sıralar, henüz altı yaşında olan Paşa, ilk eğitimini özel hocalardan alarak kısa zamanda Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce öğrendi. Sonra üniversite eğitimi için İsviçre’ye gönderildi. Lozan Üniversitesi’nde siyasal bilgiler okuyup beş yıl sonra İstanbul’a geri döndü.
■ 1888’de İstanbul’a döndüğünde henüz oldukça genç sayılabilecek bir yaşta Şûray-ı Devlet âzâlığına atanır. Kısa zamanda başarılarıyla muhtelif nişanlar alır. 1900’de “Rumeli Beylerbeyi” unvanı verilir kendisine. Padişah’ın itibar ettiği kişiler arasına katılmışken kısa zaman sonra hakkında yapılan jurnaller yüzünden etrafında soru işareti oluşmaya başlar. Evi basılır, sorgulanır. Baskılara daha fazla dayanamayıp istifa ederek İstanbul’u terk eder. Önce Mısır’a, sonra Avrupa’ya gider.
 
 
 
        
 
        
 
Kuveyt Türk Dijital Takvim
 
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[06.12.2022 19:05] Annem: Günün Ayeti
 
(Hz. İbrahim); Beni, Naîm cennetinin vârislerinden kıl. 
 
(Şuara 85)
[06.12.2022 19:05] Annem: null
 
...İhsan, O’nu görüyormuş gibi Allah’a ibadet etmendir. Sen O’nu göremesen de O seni görmektedir... 
 
Buhârî, Tefsîr, (Lokmân) 2
[06.12.2022 19:06] Annem: Günahtan Daha Fenası
 
Avvam b. Havşeb (rahmetullahi aleyh) şöyle diyor: Şu dört şey işlenen günahtan daha kötüdür: Günahı terk etmemesine rağmen affedilmeyi beklemek. Günahı hemen cezalandırmadığı için Allah Tealâ’nın müsamaha gösterdiğini düşünmek. Günah işlemekte bile bile ısrar etmek. Yaptığı ibadeti işlediği günahın karşılığı olarak görüp bağışlandığı düşüncesine kapılmak. (İmam Şa’rânî, Tenbîhü’l-Muğterrîn)
 
Ahiret Endişesi
 
Halef b. Salim (rahmetullahi aleyh) anlatıyor: Bir gün Ali b. Mugîre’ye dedim ki: 'Varacağın yer neresidir?' 'Dünya hayatında aziz veya zelil olan herkesin orada eşit olduğu, sonuçta herkesin gideceği evdir' dedi. 'Bu ev neresidir?' diye sordum. 'Kabirdir' dedi. 'Gece karanlığından korkar mısın?' dedim. 'Kabrin karanlığını ve korkunçluğunu düşünüyorum, bu sebeple gece karanlığı hafif geliyor.' 'Kabirlerde hoşuna gitmeyen bir şey mi gördün, kabirden korkuyorsun?' 'Belki... Fakat ahiret ahvalinin ürkütücülüğü, kabrin ürkütücülüğünü düşünmekten beni alıkoyuyor.' (İmam Yafiî rh.a., Ravzu’r-Reyâhîn fî Hikâyeti’s-Sâlihîn)
 
Semerkand Takvimi

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N