Menü tarıkhaber
SEMA ÖNER

SEMA ÖNER

Tarih: 01.06.2023 14:21

Günün yazısı

Facebook Twitter Linked-in

[12/5 19:14] Annem: Bir Ayet:
Allah'ın size verdiği helâl ve güzel rızıktan yiyip için ve eğer yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız O'nun nimetine de şükredin.
(Nahl, 16/114)
 
Bir Hadis:
Konuşmakta güçlük çekenin meramını ifade etmen sadakadır.
(Ahmed b. Hanbel, V, 152)
 
Bir Dua:
Allah'ım! Şeytanı, bizden uzak tut. Şeytanı, beni nimetlendireceğin evlatlarımdan uzak tut.
(Buhârî, 'Deavât', 54)
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[12/5 19:14] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Rabbimiz! Bize katından rahmet gönder. (Kehf, 18/10)
Hristiyanların Meryem oğlunu (İsa’yı) övmekte aşırı gittikleri gibi siz de beni övmede aşırılık göstermeyin… (Buhârî, Enbiyâ, 48) 
 
 
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
YETİMLERE SAHİP ÇIKMAK
Yetimler topluma Allah’ın emanetidir. İslam’ın yetimlere ilişkin konularda yaptığı vurgunun, günümüz itibarıyla hem yetimleri, hem öksüzleri, hem de annesi babası tarafından terkedilen, kimsesiz, aç, açık ve muhtaç durumdaki bütün çocukları kapsadığını söyleyebiliriz. Peygamberimiz (sas) yetim çocukların fiziken ve ruhen gelişimine, eğitim ve öğretimine büyük özen göstermiş ve bu hususta önemli tavsiyelerde bulunmuştur. O yetim çocuklara olan sevgi ve ilgisini fiilî olarak da ortaya koymuş, onlara sahip çıkmış, kol-kanat germiştir. O, “Ben her mümine kendi nefsinden daha ileriyim, daha üstünüm. Bir kimse ölürken mal bırakırsa, o mal kendi yakınlarına aittir. Fakat borç veya yetimler bırakırsa, o borç bana aittir; yetimlere bakmak da benim vazifemdir.” (Müslim, Cuma, 43) buyurmuş ve Ebû Ümâme’nin (ra) Kebşe, Habîbe ve Fâria adlı üç küçük kızını himayesine alarak bu yetim yavruların ihtiyaçlarıyla yakından alakadar olup onların nebevi terbiye altında yetişmelerini sağlamıştır. (İbn-i Sa’d, III, 610)
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[12/5 19:21] Annem: Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. - Yûnus - 62. Ayet
[12/5 19:22] Annem: Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur - Buhârî, Zekât, 63
[12/5 19:22] Annem: “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve Allah’a şükredin; eğer O’na kulluk ediyorsanız.” - Bakara, 2/172
[12/5 19:22] Annem: Son Osmanlı padişahlarından Sultan II. Abdülhamid, dindar kişiliği ile temayüz etmiş ve saltanatı döneminde İslam dinine ve Müslümanlara önemli hizmetlerde bulunmuştur. 1900-1908 yılları arasında Şam’dan Medine’ye uzanan Hicaz demiryolunu inşa ettirerek o dönemde büyük zorluklarla yapılan hac yolculuğunun daha kolay ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesine vesile olmuştur. İslam dininin asıl kaynaklarından öğrenilmesine ihtimam gösteren II. Abdülhamid bu konuda önemli dinî eserlerin yayınlanmasına öncülük etmiştir. Kur’an-ı Kerîm’in itinalı bir baskısını yaptırarak çeşitli vesilelerle farklı ülkelerdeki şahıslara ve kütüphanelere hediye edilmesini sağlamıştır. Kur’an-ı Kerîm’den sonra en güvenilir kitap kabul edilen ve bu nedenle en fazla rağbet gösterilen hadis kitabı Sahîh-i Buhârî ’nin en sağlıklı baskısı onun devrinde gerçekleştirilmiştir. Gazâlî’nin en önemli eseri İhyâu ulûmi’d-dîn ve Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Mârifetnâme ’si de onun döneminde basılan eserlerdendir.  - SULTAN II. ABDÜLHAMİD
[12/5 19:24] Annem: Tarih: 12.05.2023
ْن ٰثى
ُّ
ٍر َوا
﷽ ِم ْن َذَك
ُّكْم
َنا
ا َخلَقْ
س اِ نَ
ا ُّ
َها ال نَ
ُّ
 ي
يََٓا ا ... َ
َم 
ْيِه َو َسل َ
 َعلَ
ُّ
ي ا ّلل ٰ
ِ َصل َ
ُّل ا ّلل ٰ
ُّسو
اَل َر
َوق : َ
ْهلِِه 
ُّكْم ِِلَ
ر
ُّ
ر ... ُّكْم َخْي
ُّ
َخْي
KADIN VE ERKEK: HÜRMETE LAYIK, 
SAYGIN VARLIK
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir 
erkek ile bir kadından yarattık…”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili 
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Sizin en 
hayırlınız ailesine en güzel şekilde davranandır…”
2
Aziz Müminler!
15 Mayıs Pazartesi günü Uluslararası Aile 
Günü’dür. Aile, kadın ve erkeğin şeref ve haysiyetini 
koruyacak, helal dairesinde yaşamasını sağlayacak en 
önemli kurumdur. Aile, Rabbimizin kullarına 
bahşettiği, kişinin ruhuna huzur, gönlüne sürur veren 
en büyük nimetlerden biridir. Aile, insan neslinin 
devamını ve korunmasını sağlayan muhkem bir kale, 
güvenli bir sığınaktır. 
Aile, kadın ve erkek arasında şahitlerin 
huzurunda gerçekleştirilen meşru bir nikâh akdiyle
kurulur. Kadın, aile yuvası kurunca anne olur; anne 
olunca da cennet onun ayaklarının altına serilir. Anne,
merhametin, şefkatin ve fedakârlığın adıdır. Sevgi ve 
muhabbetin kaynağıdır. Erkek, aile ocağı kurunca 
baba olur. Baba, adalet, huzur ve güven demektir. 
Ailenin direği, sarsılmaz dayanağıdır. Anne ve baba 
insanın varlık sebebidir.
Kıymetli Müslümanlar!
İslam’a göre evlilik dışı nikâhsız birliktelikler 
zinadır. Zina, dinimizin haram kıldığı büyük 
günahlardan biridir. Ne yazık ki, nice insanlar zina 
sebebiyle heder olmaktadır. Nice yuvalar zina 
nedeniyle yıkılmaktadır. Nice umutlar ve hayaller zina 
yüzünden sönmektedir. Nitekim Yüce Rabbimiz 
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: 
 َو ََٓساَء َس ۪بي ال 
ًۜ
ُّه َكا َن َفا ِح َشاة
ٰنَٓى اِ نَ
ِ
َربُّوا ال ز
 Zinaya “َوََل تَقْ
yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir 
ve çok kötü bir yoldur.”3
Değerli Müminler!
Ne hazindir ki toplumun temel taşını oluşturan 
aile yapısı her geçen gün fıtrata aykırı yıkıcı etkilere 
daha fazla maruz kalmaktadır. Nikâhsız birliktelikler 
özendirilmektedir. Sosyal medyadaki uygun olmayan 
içerikler ile bazı televizyon dizi ve programları, aile 
yapısını tehdit etmektedir. Böyle bir zamanda bizlere 
düşen, aile içi huzur ve güveni tesis etmek için daha 
fazla sorumluluk almaktır.
Aziz Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş gayelerinden 
birisi de sevgi ve saygıya, sadakat ve güvene dayalı 
güçlü bir aile yapısı inşa etmektir. Bu kapsamda 
İslam, aile üyelerinin her birisine ayrı ayrı 
sorumluluklar yüklemektedir. 
Eşlerin birbirine karşı sorumluluğu, evliliği bir 
rekabet haline dönüştürmemek, birbirlerini Allah’ın 
emaneti olarak görmektir. Varlıkta ve darlıkta, 
sevinçte ve tasada birbirine destek olmaktır. Anne 
babanın sorumluluğu, çocuklarına milli ve manevi 
değerlerimizi öğretmektir. Onlara zaman ayırmak, 
sevgilerini göstermek, güvenli ve huzurlu bir aile 
ortamı sunmak, iyi bir gelecek hazırlamaktır.
Çocukların sorumluluğu ise, anne babanın hakkını 
gözetmektir. Onlara güzel söz söylemek, merhametle 
muamele etmektir. Onlara “öf!” bile dememek, 
onların hayır dualarını almaktır.
Değerli Müminler!
Yüce Rabbimiz, kadını kadın, erkeği erkek 
olarak yaratmıştır. Kadın, kadın olarak; erkek de erkek 
olarak her türlü hürmete layık, saygın birer varlıktır. 
İnsanın temiz fıtratını bozmayı amaçlayan sapkın 
anlayışların tamamı, ilahi iradeyi yok sayarak insanın 
yaratılışına müdahale etmektedir. Fıtratı bozmaya 
yönelik davranışlar, özgürlük söylemlerinin arkasına 
sığınılarak asla meşru hale getirilemez. Dinimizin 
kadın ve erkeğe bakışıyla uyuşmayan yanlış anlayış ve 
tercihler, aile yapısını bozmakta, insan neslini ifsat 
etmekte, toplumu felakete sürüklemektedir.
Muhterem Müslümanlar!
Aile yapımız sarsıldığında millet varlığımızı 
devam ettirmemiz mümkün değildir. Dün olduğu gibi 
bugün de bizleri güçlü kılacak ve her türlü zararlı 
akımlardan koruyacak yegâne sığınak ailedir. Öyleyse, 
dünyadaki cennetimiz olan ailemizin kıymetini 
bilelim. Aile yapımızı tehdit eden her türlü zararlı 
akım karşısında uyanık olalım. Her alanda olduğu gibi 
aile hayatında da dinimizin emrettiği ilkelere içtenlikle 
bağlı kalalım. Ailemizde nezaket ve zarafeti, şefkat ve 
muhabbeti, hayâ ve iffeti hâkim kılmak için daha çok 
gayret edelim.
Hutbemi Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu duayla 
bitiriyorum: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve 
çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a 
karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”4
 
1 Hucurât, 49/13.
2 Tirmizî, Menâkıb, 63.
3
İsrâ, 17/32.
4 Furkân, 25/74.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:25] Annem: Tarih: 05.05
ا َوَكا َن بَْي َن 
.2023
رو
تُ
قُ
ْ
ْم يَ
وا َولَ
ُف
ِ
ُ ْسر
ْم ي
قوا لَ
ُ
ْنَف
ا اَ
۪ذي َن اَِذَٓ
َ 
َوال
 ا 
َوام
ٰذلِ . َك قَ
َم 
ْيِه َو َسل َ
 َعلَ
ُ
ي ا ّلل ٰ
ِ َصل َ
ُل ا ّلل ٰ
ُسو
اَل َر
َوق : َ
ة 
ٍ
 َمِخيلَ
ف َوالَ
ٍ
ْسَرا
ِ
 إ
ِ
ُسوا ِفى َغ ْير
َب
ْ
قوا َوال
وا َوتَ َص دَ ُ
. ُكلُ
İSRAF: TÜKETİRKEN TÜKENMEK
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, bizleri yaratılmışların en 
üstünü kılmıştır. Yeryüzünün imarı için bütün 
nimetlerini bizlere emanet etmiştir. Bize düşen, 
emanete sahip çıkmak, Rabbimizin bahşettiği her bir 
nimetin kıymetini bilmektir. Bütün söz, iş ve 
davranışlarımızda dengeli olmaktır. Maddi ve 
manevi imkânlarımızın tamamını iktisatlı 
kullanmak, onları asla israf etmemektir.
Aziz Müminler!
Bugün, kâinatın dengesini bozan, insanlar 
arasındaki huzur ve barışa zarar veren 
olumsuzluklardan birisi de bilinçsiz tüketim ve 
israftır.
İsraf, Cenâb-ı Hakk’ın istifademize sunduğu 
nimetleri yersiz ve ölçüsüz kullanmaktır.
Yeryüzündeki kaynakları sorumsuzca tüketmektir.
Kıymetli Müslümanlar!
Günümüzde israf, yemeden içmeye, sözden 
davranışa, sağlıktan zamana, bilgiden çevreye, 
emekten enerjiye kadar pek çok alana yayılmıştır. 
Ne hazindir ki, dünyanın farklı bölgelerinde bir 
lokma ekmeğe muhtaç insanlar varken başka 
bölgelerde tonlarca ekmek ve gıda sorumsuzca çöpe 
atılıyor. Kimi yerlerde içecek bir damla su 
bulunamazken başka yerlerde hayat kaynağımız 
sular hesapsızca israf ediliyor. Oysa ayet-i kerime 
gayet açıktır: “Onlar, harcama yaptıklarında ne 
israf ederler, ne de cimri davranırlar. Bu ikisi 
arasında bir yol tutarlar.”
1 Peygamber Efendimiz 
(s.a.s) ise şöyle buyurmaktadır: “Kibre kapılmadan 
ve israfa kaçmadan yiyin, sadaka verin ve 
giyinin!”2
Değerli Müminler!
En yaygın israf çeşitlerinden birisi de sağlık 
ve zaman israfıdır. Dünyamıza ve ahiretimize hiçbir 
katkısı olmayan zararlı alışkanlıklarla bedenimizi ve 
ruhumuzu tehlikeye atmak, sağlığın israfıdır. 
Ömür sermayemizi Rabbimizin razı olmadığı söz ve 
davranışlarla heba etmek, vaktin israfıdır. Sağlığın 
ve zamanın önemine Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) 
şöyle dikkat çekmektedir: “İki nimet vardır ki 
insanların çoğu onları değerlendirme hususunda
aldanmıştır. Bu iki nimet, sağlık ve boş 
vakittir.”
3
Aziz Müslümanlar!
İsrafın öyle bir çeşidi vardır ki bütün israfların 
temeli ve en büyüğüdür. O da kâinatın kendisine 
emanet edildiği insanın israfıdır. Bilinmelidir ki, 
yaratılış gayesinden uzak bir hayat süren her insan,
kendini israf etmiştir. Allah ve Resûlünü tanımadan 
geçirilen bir ömür, israf edilmiş bir ömürdür. İman, 
ibadet ve güzel ahlaktan yoksun yaşanan bir hayat, 
israf edilmiş bir hayattır. 
Kıymetli Müminler!
Bugün, hemen her birimizin şikâyetçi olduğu 
israf türlerinden birisi de çevrenin ve doğal 
kaynakların israf edilmesidir. İnsanoğlunun doymak 
bilmeyen istekleri, aşırı tüketim ve israf alışkanlığı 
hayatımızı zorlaştıran, dünyamızı kirleten nice çevre 
sorunlarına sebep olmaktadır. Sınırlı 
kaynaklarımızın sınırsızca israf edilmesi bir ahlak 
sorunudur ve tedavi edilmesi gereken manevi bir 
hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulabilmenin yolu ise, 
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in tüketim ahlakını ve 
tasarruf anlayışını hayatımıza hâkim kılmaktır. 
Öyleyse Aziz Müslümanlar!
Hayatımızın her alanında israfın yerine 
tasarrufu hâkim kılalım; tüketirken tükenmeyelim. 
İsrafı önlemeye kendimizden ve ailemizden
başlayalım. Bir lokma ekmeğimiz çöpe gitmesin. 
Bir damla suyumuz boşa akmasın. Enerjimiz boşa 
harcanmasın. Vaktimiz heder olmasın. İlmimiz, 
emeğimiz ve birikimlerimiz, hâsılı insanımız israf 
olmasın. Unutmayalım ki, israf sebebiyle sadece 
paramız, malımız ve mülkümüz yok olmuyor. 
Umutlarımız ve yarınlarımız da yok olup gidiyor.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu 
uyarısıyla bitiriyorum: “İnsanoğlu kıyamet günü
ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede 
geçirdiğinden, malını nereden kazandığından ve
nereye harcadığından, öğrendikleriyle amel edip 
etmediğinden hesaba çekilmedikçe yerinden asla 
kımıldayamayacaktır.”
4
 
1 Furkân, 25/67.
2 Nesâî, Zekât, 66.
3 Buhârî, Rikâk, 1.
4 Tirmizî, Sıfâtü’l-kıyâme, 1.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:25] Annem: Tarih: 28.04.2023
ى 
 َما َس﷽ٰع 
َّلَ
ْْلِْن َساِن اِ
ْي َس لِ
 ى َوا . َ ْن لَ
ُ ٰر
ُه َسْو َف ي
 َس ْعَي
َوا . َ َنَ
َم 
ْيِه َو َسلََ
 َعلَ
ُ
ي ا َّلل ٰ
ِ َصلََ
ُل ا َّلل ٰ
ُسو
اَل َر
َوق : َ
 
َّ
 ن
ِ
إ َّ 
ٰ
ْن ا لل تَّ َّعال ٰى يُتِْقَّنه ُ
ْم َّع َّمالً أ
 إ َّذا َّع ِمَّل أ َّح ُدكُ
يُ ِح ب . ُ
İŞ AHLAKI: TOPLUMSAL HUZURUN 
KAYNAĞI
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz 
şöyle buyuruyor: “İnsan için ancak çalıştığının 
karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber 
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah Teâlâ, 
birinizin yaptığı işi en güzel şekilde yapmasından 
memnun kalır.”2
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş gayelerinden 
biri de hayatın her alanında güzel ahlakı kendine 
rehber edinen bir toplum inşa etmektir. Cenâb-ı Hak, 
dünya ve ahiret mutluluğu için bizlere ibadetleri 
emrettiği gibi işimizde de bizlerden ahlaklı olmayı 
istemiştir.
İş ahlakı, doğruluk, güven, saygı ve adalet gibi 
temel değerleri işimize yansıtmaktır. İşimizi sağlam 
yapmak, kul ve kamu hakkına riayet etmek,
sözümüzde ve özümüzde dürüst olmaktır. Her daim 
helali gaye edinmek, kazancımıza haram, dilimize 
yalan bulaştırmamaktır.
Kıymetli Müslümanlar!
İş ahlakı, çalışma hayatının tamamını kapsayan 
bir değerdir. Memur olmanın ahlakı olduğu gibi amir
olmanın da ahlakı vardır. İşçi olmanın ahlakı olduğu 
gibi işveren olmanın da ahlakı vardır. Esnaf olmanın 
ahlakı olduğu gibi müşteri olmanın da ahlakı vardır.
Memur olmanın ahlakı, devletine sadakatle 
bağlı kalmak, milletine nezaket ve özveriyle hizmet 
etmektir. Amir olmanın ahlakı ise, hak ve adaletten 
asla ayrılmamak, himayesindeki kişilere hakkaniyetle 
davranmaktır. 
İşçi olmanın ahlakı, işini sağlam ve kaliteli
yapmak, işyerini işverenin emaneti olarak görmektir.
İşyerinin imkânlarını şahsi ihtiyaçları için 
kullanmamaktır. İşveren olmanın ahlakı ise, işçiye 
huzurlu bir iş ortamı oluşturmaktır. Onu sosyal
haklardan mahrum bırakmamak, alın teri kurumadan 
ücretini tam ve vaktinde ödemektir. 
Esnaf olmanın ahlakı, dürüstlükten 
ayrılmamaktır. Malın kusurunu gizlememek, stok ve 
karaborsacılığa tevessül etmemek, helal kazancına 
haram bulaştırmamaktır. Sevgili Peygamberimiz 
ْي َس ِمَنَا in)’s.a.s(
َنا َفلَ
 bizden ,aldatan Bizi “َم ْن َغ َشَ
değildir”3 hadis-i şerifi gereğince müşterisini 
aldatmamak, ölçü ve tartıyı eksik yapmamaktır. 
Müşteri olmanın ahlakı ise, esnafa verdiği sözü 
yerine getirmek, borcunu zamanında ödemek, onu
zarara uğratacak her türlü söz ve eylemden 
kaçınmaktır.
Değerli Müminler!
İş hayatında duyarlılığın azaldığı, kanaat, 
doğruluk ve dürüstlük gibi erdemlerin zayıfladığı, 
ahlak kavramının içinin boşaltıldığı ve istismar 
edildiği bir çağda yaşıyoruz. Dünyevileşme,
bencillik, bir malı değerinden fazlaya satmak veya 
kiraya vermek suretiyle çok kazanma arzusu gibi 
yanlış tutum ve davranışlar toplumsal huzuru ve 
barışı derinden etkilemektedir. Oysaki güzel ahlakı 
tamamlamak üzere gönderilen Allah Resûlü (s.a.s),
“Hiçbiriniz, kendisi için istediğini kardeşi için de 
istemedikçe tam anlamıyla iman etmiş olmaz.”
4
buyurmuş, şahsi menfaatlere takılıp kalmamayı,
başkalarının hak ve hukukunu gözetmeyi, sosyal 
hayatta adil ve dengeli olmayı bizlere tavsiye 
etmiştir. Bizlere düşen görev, Sevgili Peygamberimiz 
(s.a.s)’in sadakatini kuşanarak her işimizi emanet 
bilinciyle sahiplenmektir. Onun hak duyarlılığına 
riayet ederek işçinin hakkını zayi etmemek, iş sağlığı 
ve güvenliğine daha fazla hassasiyet göstermektir.
Aziz Müslümanlar!
Bize verilen her bir imkânı Rabbimizden bir 
emanet, O’nun rızasını kazanmak için bir fırsat 
bilelim. İşimizi sağlam yaparak hem dünyamızı hem
de ahiretimizi mamur kılalım. Her işimizde helali 
gözetelim. Allah’ın rızasında arayalım asıl 
kazancımızı. O’nun yolunda harcayalım bilgimizi ve
servetimizi. Güveni hâkim kılalım hayatımızın her 
alanında. Ne aldatan olalım ne de aldanan. Doğruluk 
ve dürüstlükten, adalet ve hakkaniyetten asla 
ayrılmayalım. Unutmayalım ki, Allah katında bizi 
değerli kılan, yaratılış gayemize uygun hareket 
etmemiz, her işimizde İslam ahlakını kuşanmamızdır.
 
1 Necm, 53/39,40.
2 Beyhakî, Şüabü’l-îmân, 4/334.
3 Müslim, Îmân, 164.
4 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 59.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:26] Annem: Tarih: 21.04.2023
ُك ْم 
َّخَّوْي
حوا بَّْي َّن اَّ
ْصلِ ُ
ٌة َّفاَّ
نوَّن اِ ْخَّو
ُ
ُمْؤِم
ْ
َّما ال
اِ ن . َّ
َّم 
ْيِه َّو َّسل َّ
 َّعلَّ
ُ
ي ا ّلل ه
ِ َّصل َّ
ُل ا ّلل ه
ُسو
اَّل َّر
َّوق : َّ
ْحَّناُء 
ْذ َّه ِب ال شَّ
وا َّوتَّ
ُ
 َّوتََّّهاَّدْوا تَّ َّحا ب
ُ
ِغ ل
ْ
ْذ َّه ِب ال
حوا يَّ
تَّ َّصاَّف . ُ
RAMAZAN BAYRAMI: NEŞE, HUZUR VE 
KARDEŞLİK GÜNLERİ
Muhterem Müslümanlar!
Bugün, neşe, huzur ve kardeşliğin doruğa 
çıktığı Ramazan bayramını idrak ediyoruz. Rahmet, 
bereket ve mağfiret ayı Ramazandan sonra bizleri 
bir bayram sabahına daha ulaştıran Rabbimize
sonsuz hamdü senalar olsun. Bizlere bu günlerin 
kıymetini öğreten Peygamberimiz Hz. Muhammed 
Mustafa’ya salat ve selam olsun. Ramazan 
bayramımız mübarek olsun.
Aziz Müminler!
Bayramlar, sevgi ve saygının, ülfet ve 
muhabbetin, şefkat ve merhametin, vefa ve 
sadakatin zirve yaptığı günlerdir. Öyleyse, bugün, 
varlık sebebimiz anne babamızın ellerini hürmetle 
öpüp dualarını alalım. Mütebessim yüzlerimizle 
hayatın yükünü paylaştığımız eşimize sevgimizi 
gösterelim. Tatlı sözlerimizle göz aydınlığı 
çocuklarımızı bayram sevincine ortak edelim. 
Akraba ve komşularımızı ziyaret edip, bayramın 
neşesini çoğaltalım. Geçmişlerimizi hayır ve 
rahmetle yâd edip, dualarımızdan onları da 
nasiplendirelim. 
Kıymetli Müslümanlar!
Bayramlar, paylaşma, yardımlaşma ve 
dayanışma günleridir. Öyleyse yetimlerin ve 
öksüzlerin ışıl ışıl gözlerine bayram sevinci 
taşıyalım. Muhtaca, mağdura, kimsesize el uzatıp, 
onlara da bayramın huzurunu ve mutluluğunu 
tattıralım. Bayramın coşkusunu, hanelerimizden 
başlayarak, binalarımıza, mahallelerimize, 
şehirlerimize, ülkemize ve tüm dünyaya taşıyalım. 
Yeryüzündeki bütün mazlum ve mağdur 
kardeşlerimizin özgürce bayram yapabilmeleri için 
dua edelim. Edelim ki bayramımız bayram olsun. 
Değerli Müminler!
Bayramlar, birlik, beraberlik ve kardeşlik 
günleridir. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de 
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse 
kardeşlerinizin arasını düzeltin.”1 buyurmaktadır. 
O halde bugün dargınlıklara, küskünlüklere son 
verelim. Bir mümin olarak başta ailemiz olmak 
üzere dargın olanların arasını düzeltmek için çaba 
gösterelim. Şefkat ve muhabbetle yüreklerimizi 
birbirimize açalım. Birlik olalım, kardeş olalım, 
kardeşler topluluğu inşa edelim. Edelim ki, 
bayramımız bayram olsun.
Aziz Müslümanlar!
Bayramlar, günahlardan arınma, tövbe ve 
istiğfar günleridir. Cenâb-ı Hak şöyle 
 ى :buyurmaktadır
ه
ِ ۪ه َّف َّصل 
ۙى. َّوَّذَّكَّر ا ْس َّم َّر ب
ه
َّح َّم ْن تََّّز ك
قَّ ْد اَّْفلَّ
“Nefsini arındıran, Rabbini zikredip namaz kılan 
kimse kurtuluşa ermiştir.”2 Camilerimizi bayram 
sevinciyle tıklım tıklım dolduran değerli 
kardeşlerim! Hatalarımızın ve günahlarımızın 
ölçüsüne bakmadan, “Benim rahmetim her şeyi 
kaplamıştır.”
3 buyuran Yüce Rabbimizin engin 
hoşgörüsüne ve rahmetine sığınalım. Geleceğimizi, 
huzurumuzu ve umudumuzu İslam’ın rahmet yüklü 
mesajlarında arayalım. Arınalım her türlü 
kötülükten, haramlardan, kul ve kamu hakkından. 
Allah’ı zikirde bulalım huzuru. Namazla, ibadetle, 
hayır ve hasenatla yaklaşalım Rabbimize. 
Yaklaşalım ki bayramımız bayram olsun.
Kıymetli Kardeşlerim!
Az önce bayram namazımızı, omuz omuza, 
gönül gönüle eda ettik. Birazdan tekbirlerle, 
salavatlarla Rabbimize niyazda bulunacağız. Ancak 
hemen ayrılmayalım camimizden, uzaklaşmayalım 
birbirimizden. Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadisini
hep birlikte hatırlayalım: “Birbirinizle musafaha 
edin, el sıkışın ki içinizdeki kin gitsin. Birbirinize 
hediyeler verin ki sevginiz artsın, düşmanlıklar 
yok olsun.”4 Öyleyse bu kutlu mabette başlayalım 
bayram sevincini paylaşmaya. El sıkışıp 
kucaklaşalım birbirimizle. Güler yüzümüzü ikram 
edelim yanımızdaki kardeşimize. İkram edelim ki 
bayramımız bayram olsun. 
Aziz Müminler!
Bayramlar, ebedi bayramların müjdecisidir. 
Öyleyse bayramı hakkıyla idrak edelim. Ramazan 
ve bayramın güzelliklerini ömrümüzün tamamına 
yayalım. Yayalım ki ahiretimiz cennet, akıbetimiz 
bayram olsun. Bayramımız mübarek olsun.
 
1 Hucurât, 49/10.
2 A’lâ 87/14,15.
3 A’râf, 7/156.
4 Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 4.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:27] Annem: Tarih: 21
ه َوا اص َطِبار
دُّ
.04.2023
ب ا
ُّ
هَما َفا اع
ُّ
ا بَايَن
اَْلار ِض َوَم
ٰمَوا ِت َوا
ُّ ال سَ
َر ب
 
 
لِِعَباَدتِ ه.
َم 
ايِه َو َسل َ
 َعلَ
ُّ
ي ا ّلل ٰ
ِ َصل َ
ُّل ا ّلل ٰ
ُّسو
اَل َر
َوق : َ
لَى 
ِ
ِل إ
َع َم
ا
َح بَ ال
َ
 أ
 نَ
ِ
إ ِ 
ٰ
ا ّلل 
ان قَ لَ
ِ
ُّه َوإ
م
ُّ
ادَو
َ
أ .
HAYATI RAMAZAN BİLİNCİYLE
YAŞAMAK
Muhterem Müslümanlar!
Bugün, gönül hanemizin aziz bir misafirini,
Ramazan-ı şerifi uğurluyoruz. Ramazan ayı, 
Rabbimizin rahmet ve bereketini gönüllerimize, 
hanelerimize ve beldelerimize ikram ederek bu yıl 
da vedalaştı bizlerle. O, öylesine kıymetli bir 
misafirdi ki, gelişi gibi gidişi de bayram oldu tüm 
müminlere.
Aziz Müminler!
On bir ayın sultanı Ramazan, bir ay önce 
ilahi bir rahmet esintisiyle geldi. Afetlerden dolayı 
mahzun olan yüreklerimizi bereketiyle serinletti. 
Buruk sinelerimizi coşkusuyla ferahlattı. Bu 
mübarek ayda şifa kaynağı, hidayet rehberi
Kur’an’ın tilavetiyle huzur bulduk. Oruçlarımızı 
günahlara kalkan yaparak takva elbisesine 
büründük. Seherlerde teheccüt ve sahurla 
bereketlendik. Birlikte oturduğumuz iftar 
sofralarında Rabbimizin rızasını umarak 
oruçlarımızı açmanın sevincini yaşadık. Teravih 
namazlarımızla birlik ve beraberliğimizi 
pekiştirdik. Zekât, fitre, hayır ve hasenatımızla 
malımızı temizledik, paylaşmanın hazzına erdik. 
Bin aydan daha hayırlı Kadir gecesiyle 
günahlarımızdan arındık. Nihayetinde Rabbimizin 
müminlere ikramı olan bayrama ulaştık.
Kıymetli Müslümanlar!
Ramazan mektebinde bir ay boyunca eğitim
aldık. Bu ayın rahmet ikliminde nice güzellikler 
edindik. İyilik sardı dört bir yanımızı. Ferahladı 
ruhumuz, huzurla doldu gönüllerimiz. Bundan 
sonra bize düşen Ramazan bilinciyle bir ömür 
geçirmektir. Vakit, Ramazan kazanımlarımızı 
hayatın her alanına yayma vaktidir. Vakit, hayatı 
Ramazan kılmanın vaktidir.
Değerli Müminler!
Kulluk, bir geceye ya da bir aya mahsus 
değildir elbette. Allah’a kulluk, hayatın asıl 
gayesidir. Fani dünya hayatını ebedi cennet 
kılmanın yegâne yoludur. Kur’an-ı Kerim’de, “O 
göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin 
Rabbidir. Şu halde O’na sabır ve sebatla kulluk 
et.”1 buyrulmaktadır. Rabbimiz bu ayette bir ömür 
kendisine kul olmamızı, hayatımızın her anını 
ibadete dönüştürecek sorumluluk bilincini 
kuşanmamızı istemektedir. Peygamber Efendimiz 
(s.a.s) ise bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: 
“Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa 
devamlı olanıdır.”2
Öyleyse Aziz Kardeşlerim!
Ramazandaki ibadet bilincimizi Ramazandan 
sonra da devam ettirelim. Namazla olan bağımızı 
Ramazan ayında kuvvetlendirdiğimiz gibi bundan 
böyle de koparmayalım. Bu ayda daha iyi 
özümsediğimiz Kur’an’ın hayat veren mesajlarını 
ömrümüze hâkim kılalım. 
Ramazan ikliminde merhametle dolan 
yüreklerimizden şefkat ve muhabbet yayılsın
etrafımıza. Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma
ruhuyla kardeşlik köprüleri inşa edelim yıl 
boyunca. İnfak ve desteklerimizle tebessümler 
açsın ihtiyaç sahiplerinin yüzlerinde.
Ramazan-ı şerifte olduğu gibi Ramazandan 
sonra da iyilikleri kendimize şiar edinelim. 
Kötülüklerden uzak duralım. Gönül kırmayalım, 
kalp incitmeyelim. Unutmayalım ki, iki cihan 
saadeti, imanını ibadete, ibadetini ahlaka 
dönüştüren müminlerin olacaktır.
Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’den 
öğrendiğimiz şu duayla bitiriyorum: “Allah’ım! 
Seni zikretmek, Sana şükretmek ve Sana 
güzelce ibadet etmekte bize yardım et.”3
 
1 Meryem, 19/65.
2 Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 27.
3 Ebû Dâvûd, Vitr, 26.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:27] Annem: Tarih: 14.04.2023
﷽ 
ِ 
ْ َقْدر
ِة ال
ْيلَ
َناُه ۪في لَ
ْ
ْنَزل
ا اَ
اِ ن . ََّٓ
ِ 
ْ َقْدر
ُة ال
ْيلَ
ْد ٰري َك َما لَ
َ
َوَمَّٓا ا . ُة 
ْيلَ
لَ
 
 
ِف َشْهر
ْ
ل
ر ِم ْن اَ
ٌ
 َخْي
ِ
ْ َقْدر
ِ ال . ِا ْذِن 
ح ۪فيَها ب
ُ
و
ُ
ِئ َك ُة َوال ر
َملَّٰٓ
ْ
تََن زَ ُل ال
 ٍۛۙ 
ْمر
 اَ
 ِم ْن ُك لِ
 
ِِه . َح ْم
َر ب
َ
 ِهي
ۛ
مٌ۠
ََلٌ
َس 
ِ
َف ْجر
ْ
 ال
ِ
ٰى َم ْطلَع
 ت .
اَل 
َ
ُل ِ َوق 
ُسو
َر
ا ّلل ي ٰ
َ 
ُ
َصل 
ا ّلل ْيِه ٰ
َ
َعل َم 
َ 
َو َسل :
ِبِه 
َم ِم ْن َذْن
َق دَ
ُه َما تَ
ي َمانًا َوا ْحِت َسابًا ُغِفَر لَ
ِ
 إ
ِ
ْ َقْدر
ْيلَ َة ال
اَم لَ
َ
َم ْن ق .
KADİR GECESİ: BİR ÖMRE BEDEL GECE
Muhterem Müslümanlar!
Ramazan-ı şerifin son günlerindeyiz.
Bayramın esenliğine ulaşmaya sayılı günler kaldı. 
Bu günler, cehennem azabından kurtuluş günleridir. 
Bu günler, dünyevi meşgalelerden sıyrılıp bütün 
vaktimizi ibadet ve taate ayırdığımız itikâf 
günleridir. Bu günler, ihtiyaç sahiplerini bayram 
sevincine ortak eden sadaka-i fıtır günleridir. Bu 
günler, Rabbimizin bin aydan daha hayırlı kıldığı 
Kadir gecesini içinde barındıran fırsat günleridir.
Aziz Müminler!
Önümüzdeki Pazartesiyi Salıya bağlayan 
gece, Kadir gecesini idrak edeceğiz inşallah. Kadir 
gecesi, Cenâb-ı Hakk’ın “Oku!” emriyle başlayan 
ilahi fermanının insanlıkla buluştuğu vuslat
gecesidir. Cehaletin karanlığıyla daralan gönüllerin
İslam’ın nuruyla aydınlandığı rahmet gecesidir. 
Mağfiret kapılarının ardına kadar açılıp günahların 
affedildiği arınma gecesidir. Yüce Rabbimiz, Kadir 
suresinde bu gecenin kıymetini bizlere şöyle haber 
vermektedir: “Biz Kur’an’ı, Kadir gecesinde 
indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir 
misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. 
Melekler ve Cebrâil o gecede, Rablerinin izniyle 
her türlü iş için inerler. O gece, tan yerinin
ağarmasına kadar bir esenliktir.”1
Kıymetli Müslümanlar!
Ramazanı on bir ayın sultanı, Kadir gecesini 
bir ömre bedel kılan, Kur’an-ı Kerim’dir. O Kur’an 
ki; Rabbimizin kullarına en büyük nimeti ve 
rahmetidir. Sözlerin en doğrusu ve en güzelidir.
Müminlere şifadır, hakkın ve hakikatin kaynağıdır.
O Kur’an ki; ilim ve irfanı, edep ve hayâyı, helal ve 
haramı, adalet ve merhameti öğreten bir hidayet 
rehberidir. Ruhlara huzur veren, yeryüzünü yaşanılır 
kılan Rabbânî bir nurdur. İnsana, kendini, Rabbini, 
kâinatı ve varoluşun gayesini hatırlatan son ilahi
mesajdır.
Değerli Müminler!
Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şerifte şöyle 
buyuruyor: “İnanarak ve sevabını Allah’tan 
umarak Kadir gecesini ihya edenin geçmiş 
günahları affedilir.”2 Öyleyse bu geceyi kendimize 
milat kılalım. Bu geceyi anlamlı kılan Kur’an-ı 
Kerim’in rahmet yüklü mesajlarını gönlümüze, 
zihnimize ve hayatımıza aktaralım. Sevgili 
Peygamberimiz (s.a.s)’in Hz. Âişe annemize
ُه مَ ,öğrettiği
ٰ
لل 
 نَ َك ا َ
ِ
و 
م إ َع ُف ٌ
ٌ
ي
ِ
 تُ ِح ُب َكر
ال َع ْفَو َفا ْع ُف َع ۪ ني ْ
“Allah’ım! Sen affedicisin, ikram sahibisin, 
affetmeyi seversin, beni de affet.”3 duasıyla 
Rabbimizin engin rahmetine sığınalım. 
Günahlarımıza tövbe edelim, bağışlanmamız için
istiğfarda bulunalım. İşte o zaman, bölük bölük inen 
meleklerin varlığıyla sıkıntılarımız hafifleyecek,
inşiraha erecek gönüllerimiz ve sekinet bulacak 
ruhlarımız.
Aziz Müslümanlar!
Ramazanın bu son günlerinde eda etmemiz 
gereken ibadetlerden biri de sadaka-i fıtırdır. 
Toplumumuzda fitre olarak bilinen fıtır sadakası, 
Ramazana kavuşmanın, bayrama erişmenin
şükrüdür. Fıtır sadakası, dayanışma ve paylaşma 
bilincinin toplumun tamamına yayılmasına
vesiledir. O halde, fitrelerimizi ihtiyaç sahibi 
kardeşlerimize ulaştırmanın gayretinde olalım. 
Rabbimizin bizlere emaneti olan yetim ve öksüzleri 
unutmayalım. Onların da neşe içinde bayrama 
kavuşmalarına katkı sunalım. Unutmayalım ki, 
hayır ve hasenat olarak ne harcarsak, Allah onun 
yerine daha iyisini verecektir.
Bu vesileyle Kadir gecemizi tebrik ediyor,
birlik ve beraberlik, sıhhat ve afiyet, huzur ve 
mutluluk içinde, bağışlanmamış tek bir günahı 
bırakmaksızın bizleri bayram sabahına ulaştırmasını
Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum. 
 
1 Kadir, 97/1-5.
2 Buhârî, Savm, 6.
3 Tirmizî, Deavât, 84.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:27] Annem: Tarih: 07.04
 
۪ۖ
ّ ه
ع ْنَد َرٰب
.2023
ْجُرُه ّ
ُهُٓ اَ
ن َفلَ
ُم ْح ّس ٌ
﷽ُهَو 
ّ َو
َم َو ْجَهُه ّٰلِل ٰ
ْسلَ
ٰى َم ْن اَ
بَل 
 
ْيّهْم َوََل ُه ْم يَ ْحَزنُوَن
ٌف َعلَ
َو . ََل َخْو
َم 
ْيّه َو َسلَٰ
 َعلَ
ُ
ي ا ٰلِل ٰ
ّ َصلَٰ
اَل َر ُسوُل ا ٰلِل ٰ
َوق : َ
 
ٰنَ
ّ
َ إ 
ٰ
ا ٰلِل ى 
ْْلّ ْح َسا َن َعلَ
ْي ء َكَت َب ا
 َش
. ُكٰلّ
İHSAN BİLİNCİ: KULLUĞUN ZİRVESİ
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz 
şöyle buyuruyor: “Kim ihsan üzere Allah’a kulluk 
ederse, Rabbi onu mükâfatlandıracaktır. Onlar 
asla korkmayacak ve üzülmeyeceklerdir.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber 
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah her şeyin
en güzel şekilde yapılmasını emretmiştir.”2
Aziz Müminler!
Mümini mümin yapan hasletlerden biri de ihsan 
bilincidir. İhsanın özü, kâmil bir imana sahip olmaktır. 
Cenâb-ı Hakk’ın kâinatı yoktan var ettiğine ve 
yönettiğine iman etmek, kullarına karşı cömert 
olduğuna gönülden inanmaktır. Rabbimizi herkesten 
ve her şeyden daha çok sevmektir. Rehber olarak 
Kur’an’ı, örnek olarak Sevgili Peygamberimiz Hz. 
Muhammed Mustafa (s.a.s)’i, ölçü olarak İslam’ın 
hayat veren ilkelerini samimiyetle kabul etmektir.
Gönül hanemizi tevhitle inşa etmek, ruhumuzun 
sekinetini Allah’ı zikirde aramaktır. 
Kıymetli Müslümanlar!
İhsanın başı, ibadette ihlası kuşanmaktır. 
Yalnızca Allah’a ibadet etmek ve sadece O’ndan 
yardım dilemektir. İhsan, aynı zamanda güzel ahlaka 
sahip olmaktır. Doğruluk ve dürüstlükten ayrılmamak,
Rabbimizin yarattığı her varlığa iyilikte bulunmaktır. 
Nihayetinde ihsan, müminin mesleğini en güzel 
şekilde yapması, işini hakkıyla yerine getirmesi, 
görevine sadakatle bağlı kalmasıdır.
Değerli Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde
şöyle buyuruyor:
 
ُه يََرا َك ا َ
ٰنَ
ّ
ُه َفإ
ْم تَ ُك ْن تََرا
ْن لَ
ّ
ُه َفإ
ٰنَ َك تََرا
َ
َ َكأ
ْن تَ ْع ُبَد ا ٰلِل ٰ
َ
ْْلّ ْح َسا ُن أ
“İhsan, Allah’ı görür gibi kulluk etmendir. 
Sen O’nu görmesen de O seni görmektedir.”3
Hadis-i şerifte de ifade edildiği gibi ihsan, yalnızca 
Allah’a kul olmak, her an Allah’ı görüyormuş gibi 
yaşamaktır. 
İhsan bilinciyle yaşayan mümin, namazını 
kendine miraç kılar. Zekâtıyla kazancını manevi 
kirlerden arındırır, malını bereketlendirir, kardeşliğini 
pekiştirir. Orucuyla kendisini kötülüklerden korur, 
bedenini ve ruhunu şifaya kavuşturur.
İhsan bilincini kuşanan mümin nezaket sahibidir;
kimseyi incitmez. Güvenilirdir; emanete ihanet etmez, 
kul ve kamu hakkına tevessül etmez. Takva sahibidir; 
yalan ve iftiraya, gıybet ve dedikoduya, kin ve hasede
hayatında asla yer vermez.
Aziz Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle 
buyuruyor: 
ْي َن َما ُكْنُت ْم 
 olursanız Nerede “َو ُهَو َمَع ُك ْم اَ
olun Allah sizinle beraberdir.”4 Evet, ihsan sahibi 
olmak, halk içinde Hak ile beraber olmaktır. 
Sorumluluk sahibi bir ebeveyn, vefakâr bir eş, hayırlı
bir evlat, iyi bir komşu olabilmektir. Akrabayı 
gözetmek, mazluma el uzatmak, yetime kol kanat 
germektir. İhsan sahibi olmak, huzurun ve kardeşliğin 
teminatıdır. Herkesin canını, malını ve onurunu
dokunulmaz bilmek, şiddete asla meyletmemektir.
İhsan sahibi olmak, ticarette kimseyi aldatmamak, stok 
ve karaborsacılık yapmamaktır. Bir malı insafsızca,
vicdansızca değerinden fazlaya satarak veya kiraya 
vererek insanları mağdur etmemek, fırsatçılık 
yapmamaktır. Rızkı helalinden kazanıp helal olana
harcamaktır.
Kıymetli Müminler!
“Rabbinizin mağfiretine, genişliği göklerle 
yer arası kadar olan ve takva sahipleri için 
hazırlanmış bulunan cennete koşun.”5
emr-i 
ilahisine uyarak Ramazanın rahmet ve bereket 
ikliminden istifade edelim. Rabbimizin lütfettiği 
nimetleri bizler de ihtiyaç sahibi kardeşlerimizle 
paylaşmaya devam edelim. Rabbimizin mağfiretine
mazhar olmak için af yolunu tutalım. Kulluğun zirvesi 
olan ihsan bilinciyle dünyamızı güzelleştirip, 
ahiretimizi mamur kılalım.
Değerli Müslümanlar!
Ne hazindir ki, yine bir Ramazan ayında selam 
ve barış yurdu Kudüs bir çatışma yeri haline getirilmek 
isteniyor. Miracın ilk durağı Mescid-i Aksâ’nın 
kutsiyeti ve dokunulmazlığı hiçe sayılıyor.
Müslümanların öz vatanlarında kendi camilerinde 
ibadet etmeleri engelleniyor. Ancak bilinmelidir ki, 
Kudüs, herhangi bir toprak parçası değildir; Kudüs, 
İslam yurdudur, dârü’s-selâm’dır. Tarih boyunca tüm 
dinlerin varlığını özgürce devam ettirdiği insanlığın 
ortak mirasıdır. Mescid-i Aksâ, sadece Filistinlilerin 
değil, bütün Müslümanların harîm-i ismetidir. Tarih 
boyunca zalimin karşısında, mazlumun yanında yer 
alan aziz milletimiz, dün olduğu gibi bugün de yarın da
Mescid-i Aksâ’nın yanında olmaya devam edecektir
inşallah.
 
1 Bakara, 2/112.
2 Tirmizî, Diyât, 14.
3 Buhârî, Tefsîr, (Lokman) 2.
4 Hadîd, 57/4.
5 Âl-i İmrân, 3/133.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:28] Annem: Tarih: 31.03
ِز۪قي َن 
ر ال َرا
ُ
.2023
هَو َخْي
ُ
ه َو
﷽ْخلِ ُفُُۚ
ُ
هَو ي
ء َفُ
ْيٍ
تْم ِم ْن َش
ُ
ْنَفقْ
َوَمَٓا ا . َ
َم 
ْيِه َو َسل َ
 َعلَ
ُ
ي ا ّلل ه
ِ َصل َ
ُل ا ّلل ه
ُسو
اَل َر
َوق : َ
 
ا اَر َ
ء ال نَ
َماُ
ْ
ئ ال
ْطِف ُ
ُ
َخ ِطيَئَة َكَما ي
ْ
ئ ال
ْطِف ُ
ُة تُ
ل ص . َ َدقَ
ZEKÂT: İSLAM’IN DAYANIŞMA KÖPRÜSÜ
Muhterem Müslümanlar!
Bizler, bu dünyada Rabbimizin nimetlerinin 
emanetçisiyiz. Ve biliyoruz ki her nimetin kendi 
cinsinden bir şükrü vardır. Kalbimizin şükrü Yüce 
Allah’a imandır. Dilimizin şükrü hakikate tercüman 
olmaktır. Bedenimizin şükrü ibadetlerdir. Malımızın 
şükrü ise zekâttır, sadakadır.
Aziz Müminler!
İslam’ın beş temel esasından biri olan zekât, 
Müslümanlar arasında bir kardeşlik köprüsüdür. 
Dayanışma ve paylaşmanın en güzel 
göstergelerinden biridir. Zekât, insanı felaha, 
toplumu refaha ulaştıran bir ibadettir. Cenâb-ı 
Hakk’a teslimiyetimizin, kardeşlerimize karşı
samimiyetimizin tezahürüdür. 
Zekât, bir garibin duasından nasip almak, bir 
muhtacın sofrasında iftar sevinci olmaktır. Kırık bir 
kalbe merhem, mahzun bir gönle derman olmaktır.
Bir yetimin başına dokunan şefkat eli, bir mazlumun 
aşına katık olmaktır.
Kıymetli Müslümanlar!
Zekât, dinen zengin sayılan bir müminin,
malının belli bir kısmını ihtiyaç sahipleriyle 
paylaşmasıdır. Aslında mümin, zekât vermekle 
muhtaç kardeşinin hakkını teslim etmiş olur. Yüce 
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de muttaki kulları 
hakkında şöyle buyurur: 
ِ
َم ْحُروم
ْ
ِل َوال
ائِ
ٌّ لِل سََٓ
ْمَوالِِهْم َح ق
َو۪فَٓي اَ
“Onların mallarında, muhtaç ve yoksulların da
hakkı vardır.”
1
Değerli Müminler!
Yüce Rabbimiz hayat rehberimiz Kur’an-ı 
Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hayır yolunda her ne 
harcarsanız Allah, onun daha iyisini verir. 
O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
2 Bu ayet-i 
kerime bize öğretiyor ki; zekât, malı asla eksiltmez,
bilakis bereketlendirir ve ahiret azığına dönüştürür. 
Kişiyi dünyanın esiri olmaktan kurtarır, gerçek 
özgürlüğe ulaştırır.
Zekât, toplumsal barışın teminatıdır. Bu eşsiz 
ibadet, birlik ve beraberliğimizi pekiştirir,
kardeşliğimizi güçlendirir. Cimrilik ve dünyevileşme
gibi kötü huylardan arındırır. Mümini günahlardan 
temizler, Rabbinin rızasına ve mağfiretine 
kavuşturur. Peygamber Efendimiz (s.a.s) zekâtın bu 
güzelliğini bize şöyle haber verir: “Su, ateşi nasıl 
söndürüyorsa zekât da günahları öylece silip yok 
eder.”
3
Kıymetli Kardeşlerim!
Yardımlaşma ve dayanışma ihtiyacının daha 
da arttığı Ramazan günlerinde zekâtlarımızla 
bereketlensin kazançlarımız. Huzur ve sevinçle 
dolsun yuvalarımız. Rahmet ve merhamet kaplasın 
çevremizi. Yetim ve öksüzlerin sevincinde arayalım
Allah rızasını. Muhtaç kardeşlerimizin duasında 
bulalım dünya ve ahiret mutluluğunu. İnfakın da bir 
ahlakı olduğunu unutmayalım. Zekât ibadetini ifa 
ederken de nezaket ve zarafeti kuşanalım. Gerçek 
ihtiyaç sahiplerini araştıralım. Yardımlarımızı onlara
ulaştırmaya devam edelim.
Aziz Müslümanlar!
Türkiye Diyanet Vakfımız, her yıl olduğu gibi
bu Ramazanda da “Kardeşliğimiz Zekâtla 
Bereketlensin” çağrısıyla zekât ibadetine dikkat 
çekmektedir. Hayırsever milletimizin emanet ettiği 
zekâtları başta deprem mağduru kardeşlerimiz olmak 
üzere ihtiyaç sahipleriyle buluşturmaktadır. Sizler de 
müftülüklerimiz aracılığıyla, din görevlilerimiz 
rehberliğinde ya da Vakfımızın kurumsal internet 
sitesi üzerinden zekât seferberliğimize katkıda 
bulunabilirsiniz. Ayrıca bugün Cuma namazından 
sonra Vakfımızın deprem mağduru kardeşlerimize 
yönelik yürüttüğü faaliyetlerde ve eğitim 
hizmetlerinde kullanılmak üzere yardımlarınıza 
müracaat edilecektir. Yüce Rabbimiz yaptığımız ve 
yapacağımız yardımlarımızı kabul buyursun. 
 
1 Zâriyât, 51/19.
2 Sebe’, 34/39.
3 Tirmizî, Cum’a, 79.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:29] Annem: Tarih: 24.03.2023
ض 
 
ْولَِيَٓاُء بَ ْع 
هْم اَ
ضُ
ُ
ت بَ ْع﷽
ُمْؤِمَنا ُ
ْ
نوَن َوال
ُ
ُمْؤِم
ْ
َوال .
َم 
ْيِه َو َسلَٰ
 َعلَ
ُ
ي ا ّٰلل ه
ِ َصلَٰ
ُل ا ّٰلل ه
ُسو
اَل َر
َوق : َ
 
ُ
َس ا ّٰللَ
ْنَيا نَ ٰفَ
ُ
 ُكْربًَة ِم ْن ُكَر ِب ال ٰد
 
م ْسلِم
ُ
َس َع ْن 
َم ْن نَ ٰفَ
 
ِ
ُه ُكْربًَة ِم ْن ُكَر ِب يَْوم
َع ْن ِقَياَمِة 
ْ
ال . 
RAMAZAN VE DAYANIŞMA
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz 
şöyle buyuruyor: “Mümin erkekler ve mümin 
kadınlar birbirinin yardımcısıdır.”1
Okuduğum hadis-i şerifte Peygamber 
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim bir 
Müslüman’ın sıkıntısını giderirse, Allah da 
kıyamet günü onun bir sıkıntısını giderir.”
2
Kıymetli Müminler!
Rahmet, mağfiret ve ebedi kurtuluşun 
müjdecisi Ramazan ayına dün itibariyle kavuştuk. 
Bir yandan Ramazanın sevincini yaşarken diğer 
yandan afetlerin acısını yüreğimizde hissetmeye 
devam ediyoruz. Ramazanın gönüllerimizi 
ferahlatan manevi ikliminde kardeşliğimizi 
pekiştiren birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla 
acılarımızı daha da hafifletecek, geleceğe ümitle 
yürüyeceğiz inşallah. 
Değerli Müslümanlar!
Aziz milletimiz, yaşadığımız felaketlerin 
yaralarını sarmak için yine yardımlaşma ve 
dayanışmanın en güzel örneklerini sergiledi.
Cenâb-ı Hak, bütün imkânlarını seferber eden, 
duasını esirgemeyen her bir kardeşimizden razı 
olsun. Ancak bütün yaralar sarılıncaya, yürekler 
sükûnet buluncaya kadar birbirimize desteğimizi 
sunmak, yardımlarımızı hız kesmeden devam 
ettirmek kardeşliğimizin bir gereğidir. Zira birlik 
ve beraberliğimizin, huzur ve güvenimizin 
teminatı işte bu dayanışma ruhudur. Bu ruhla 
aramızdaki sevgi, şefkat ve muhabbet bağlarını 
kuvvetlendiririz. Bu ruhla sevinç ve kederi, varlık 
ve yokluğu paylaşırız. Bu ruhla kardeşlik ahlakını 
kuşanırız.
Değerli Müslümanlar!
İslam medeniyeti bir dayanışma 
medeniyetidir. Müminler, bu medeniyetin 
yeryüzündeki temsilcileridir. Nitekim yüce 
dinimiz İslam, dayanışma şuurunu her daim canlı 
tutmamızı emretmektedir. Cenâb-ı Hak, 
 ى 
هو
 َوالٰتَقْ
ِ
ِبٰر
ْ
َى ال
وا َعل 
ُونَعاَ َوتَ” İyilik ve takva üzere 
yardımlaşın.”3 buyurmaktadır. Sevgili 
Peygamberimiz (s.a.s) ise bizleri şöyle tarif 
 بَ ْع ُضُه بَ ْع ًضا :etmektedir
ُبْنَياِن ، يَ ُش ٰدُ
ْ
 َكال
ِ
ُمْؤِمن
ُمْؤِم َن لِلْ
ْ
 ال
ٰنَ
ِ
إ 
“Müminler tuğlaları birbirine sımsıkı 
kenetlenmiş bir bina gibidir.”
4
Aziz Müminler!
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yıl 
Ramazan ayında önemli bir konuyu gündeme 
taşıyoruz. Yaşadığımız afetler hususunda 
toplumsal duyarlılığı artırmak için bu yılın teması 
“Ramazan ve Dayanışma” olarak belirlenmiştir. 
Bu kapsamda yapacağımız faaliyetlerle toplumsal 
dayanışma bilincine katkı sağlayacağız inşallah. 
Bu vesileyle sıkıntı içinde olan kardeşlerimize 
destek olmaya gayret edelim. Zekât ve diğer 
bağışlarımızla ihtiyaç sahibi afetzede 
kardeşlerimizin sıcak yuvalarına kavuşmaları için
kalıcı konutlar inşa edilmesine yardımcı olalım.
Kıymetli Kardeşlerim!
Ramazanın manevi iklimini fırsat bilerek, el 
birliğiyle saralım yaralarımızı. Sevgi, şefkat ve 
muhabbet bağlarımız kuvvetlensin. Sahur ve 
iftarın sevinç ve bereketini yaşayalım hep 
birlikte. Paylaşalım sevgi ve muhabbeti. 
Giderelim hüznü ve kederi. Zekât ve sadaka
köprüleri kuralım. Cömertlik kaplasın her 
yanımızı. Cimrilik uzak olsun bizden. 
Kardeşliğimizi daim kılalım, iyiliği yayalım el 
birliğiyle. Huzur ve güven sarsın etrafımızı. 
Yardımlaşma ve dayanışma ruhu düsturumuz 
olsun. Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun.
 
1 Tevbe, 9/71.
2 Ebû Dâvûd, Edeb, 60.
3 Mâide, 5/2.
4 Buhârî, Salât, 88.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[12/5 19:29] Annem: Tarih: 17.03.2023
َن ﷽
ِس َوبَِ ينَا ٍت ِم َن َرَم َضا
َشْهُر ا
ْ ُقْراٰ ُن ُه ًدى لِل نَ
ِزَل ۪فيِه ال
ْن
۪ذ۪ٓي اُ
َ
 
ال
 
 
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N