SEMA ÖNER
Tarih: 02.06.2023 00:39
Günün yazısı
[19/5 17:31] Annem: Bir Ayet:
Rabbinizin mağfiretine mazhar olmak ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup gökler ve yer kadar geniş olan cennete girmek için yarışın!
(Âl-i İmrân, 3/133)
Bir Hadis:
Müslüman kardeşiyle bir sene küs kalan kimse, sanki onun canına kıymış gibi vebaldedir.
(Ebû Dâvud, 'Edeb', 55)
Bir Dua:
… Allah'ım! Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, Senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben Sana döndüm. Muhakkak ki ben Sana teslim olanlardanım.
(Ahkâf, 46/15)
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[19/5 17:31] Annem: Diyanet Takvimi Ön Yüz:
Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Bugün Greenwich saati ile 15.53’de içtima olacaktır.
Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar… (Bakara, 2/128)
Diyanet Takvimi Arka Yüz:
GENÇLERİMİZ EN BÜYÜK İMKÂN VE ZENGİNLİĞİMİZ
Gençlik, insan ömrünün baharıdır. Hayallerin ve fikirlerin yeşerip geliştiği, güç ve heyecanın zirvede olduğu dönemdir. Gençlik iyi değerlendirildiğinde kişiye dünya ve ahiret saadetini kazandıracak, aksi hâlde ise pişmanlıkla anılan yıllara dönüşecektir. Nitekim Peygamberimiz (sas) “İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin kıymetini bilin!” (Buhârî, Ezân, 36) uyarısında bulunur. Sevgili Peygamberimizin müjdesine göre, Allah’a kulluk bilinciyle yetişen genç, dehşetli kıyamet gününde arşın gölgesi altında korunacaktır. Gençlerimiz, geleceğimizdir, umudumuzdur. Bizi güçlü kılan en büyük imkân ve zenginliğimizdir. Her bir gencimiz bizim için ayrı bir değerdir; ilgiyi, iyiliği, desteği ve sevgiyi hak etmektedir. Onların insanlığa faydalı, millî ve manevi değerlerine bağlı, bilinçli ve ideal sahibi fertler olarak yetişmeleri için hep birlikte gayret gösterelim.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
[19/5 17:32] Annem: En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır. - A'râf - 180. Ayet
[19/5 17:33] Annem: Tarih: 19
ِِهْم
َِر ب
نوا ب
ُ
َم
.05.2023
ا
ٰ
ٌة
هْم ِفْتَي
ُ
ق اِ نَ
ل َحِ
ْ
ِا
ب
ه ْم ﷽
ُ
ْي َك نََباَ
ُ َعلَ
ق ص
ن نَ ُ
ُ
نَ ْح
ه ْم
ْدنَا ُ
ِ
ُه ًد . َوز ىۗ
َم
ْيِه َو َسل َ
َعلَ
ُ
ي ا ّلل ٰ
ِ َصل َ
ُل ا ّلل ٰ
ُسو
اَل َر
َوق : َ
م
ُ
ه
ُ
ُ
ُ
ُ ِظل
َسْبَع ٌة ي
ٰ
ا ّلل
ِظل ُ
الَ
ِ
إ
ِِه يَْوَم َال ِظ لَ
ِفى ِظل ُه : ...
َو َشا ب ٌ
ِِه
ِفى ِعَباَدِة َر ب
َ
نَ َشأ ...
GENÇLERİMİZ, MİLLİ VE MANEVİ
DEĞERLERİMİZİN EMANETÇİSİDİR
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin bizlere verdiği en büyük
nimetlerden birisi gençliktir. Gençlik, fiziksel,
ruhsal ve duygusal değişim yaşadığımız, karakter
ve kişiliğimizin geliştiği bir çağdır. İnsan,
geleceğini büyük oranda gençlik döneminde
şekillendirir. Edep ve ahlak, sevgi ve saygı, sabır
ve yardımlaşma gibi erdemler bu dönemde
belirginleşir.
Saygıdeğer Genç Kardeşim!
Sen, İslam’ın kıymetli bir neferisin.
Devletimizin ve milletimizin umudusun. Milli ve
manevi değerlerimizin emanetçisi sensin. Tarihin
akışını değiştiren ecdadımızın emaneti senin
omuzlarındadır. Kur’an ve sünnetin rehberliğinde
istikametin bellidir senin. Sen, hakikat arayışı ve
tevhit mücadelesinde Hz. İbrâhim gibi olmaya
namzetsin. Nefsani istek ve arzular karşısında “Ben
Allah’a sığınırım”1 diyen Hz. Yûsuf gibi olmak
yakışır sana. İffet ve onur abidesi Hz. Meryem gibi
olma azmi sendedir. “Şüphesiz onlar Rablerine
inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların
hidayetlerini artırmıştık.”2 Ayetinde övülen
Ashâb-ı Kehf gibi sarsılmayan bir duruş vardır
senin özünde. Gençliğin yegâne rehberi, güzel
ahlakın timsali, âlemlere rahmet Peygamberimiz
(s.a.s)’in izindesin sen. Sana, O’nun kutlu
mektebinde yetişen gençler gibi ilim ve irfanın,
hikmet ve adaletin peşinde olmak yaraşır.
Kıymetli Anne Babalar!
Gençlerimiz bizlerden fikirlerini içtenlikle
dinlememizi istiyor. Kendilerine güvenmemizi,
saygı duymamızı ve hedeflerine ulaşma noktasında
desteğimizi bekliyor. Öyleyse gençlerimize zaman
ayıralım. Onları samimiyetle dinleyelim. Sevgi ve
muhabbetimizi onlardan esirgemeyelim. Onlar için
güvenli bir sığınak olalım. Hz. Ali Efendimizin de
ifade ettiği gibi, onları içinde bulunacakları çağın
şartlarına göre yetiştirelim. Onların heyecan ve
enerjilerini İslam’ın şefkat ve rahmet yüklü
mesajlarıyla buluşturalım.
Değerli Anne Babalar!
Rabbimizin kabul ettiği dualardan birisi de
anne babanın çocukları için yaptığı duadır. Hz.
۪تي ۗ ,İbrâhim
َ
رِّي
وِّة َوِّم ْن ذُ
ٰ
ل
۪ني ُم۪قي َم ال صَ
ْ
ا ْج َعل
!Rabbim Ey “َر بِّ
Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı
kılanlardan eyle.”
3 yakarışıyla Rabbinden tertemiz
bir nesil istemiştir. Bizler de Hz. İbrâhim gibi
gençlerimizin alnı secdeli, dili dualı, güzel ahlaklı
olmaları için Cenâb-ı Hakk’a niyazda bulunalım.
Aziz Müminler!
Gençlerimizin dünyayı anlama, insanın
varoluş gayesini idrak etme, millet olarak bizi bir
arada tutan değerlerimizi benimseme noktasında
rehberliğimize ihtiyacı vardır. Geleceğimizin
teminatı, yarınlara dair umudumuz olan
gençlerimize dinimizi, tarihimizi, medeniyetimizi,
hâsılı bizi biz yapan değerlerimizi öğretmek ortak
sorumluluğumuzdur. Allah’a imanı, aileye
sadakati, milletimize hizmeti, insanlığa faydalı
olmayı kendine düstur edinen bir gençlik
yetiştirmek ortak vazifemizdir. Unutmayalım ki,
yeryüzünün imarı, güvenli bir geleceğin inşası,
ilmin değerini bilen, okuyan, araştıran, tefekkür
eden gençlerimiz eliyle olacaktır. Hak ve adaletten
ayrılmayan, zulme rıza göstermeyen, mazlum ve
mağdurun hakkını koruyan gençlerimiz dünyayı
barış yurdu kılacaktır.
Bu vesileyle, geçmişten günümüze milli ve
manevi değerlerimizi gençliğimize aktarmada
önderlik yapmış şanlı ecdadımızı, dinimiz,
devletimiz, milletimiz ve mukaddesatımız uğruna
canını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman
gazilerimizi şükran, rahmet ve minnetle yâd
ediyorum.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu
müjdesiyle bitiriyorum: “Hiçbir gölgenin
bulunmadığı kıyamet gününde Yüce Allah’ın
arşın gölgesinde gölgelendireceği yedi sınıf
insandan birisi de neşeyi ve huzuru Rabbine
itaat ve ibadette bulan gençtir.”4
1 Yûsuf, 12/23.
2 Kehf, 18/13.
3
İbrâhîm, 14/40.
4 Buhârî, Ezân, 36.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 17:33] Annem: Tarih: 12.05.2023
ْن ٰثى
ُّ
ٍر َوا
﷽ ِم ْن َذَك
ُّكْم
َنا
ا َخلَقْ
س اِ نَ
ا ُّ
َها ال نَ
ُّ
ي
يََٓا ا ... َ
َم
ْيِه َو َسل َ
َعلَ
ُّ
ي ا ّلل ٰ
ِ َصل َ
ُّل ا ّلل ٰ
ُّسو
اَل َر
َوق : َ
ْهلِِه
ُّكْم ِِلَ
ر
ُّ
ر ... ُّكْم َخْي
ُّ
َخْي
KADIN VE ERKEK: HÜRMETE LAYIK,
SAYGIN VARLIK
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir
erkek ile bir kadından yarattık…”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Sizin en
hayırlınız ailesine en güzel şekilde davranandır…”
2
Aziz Müminler!
15 Mayıs Pazartesi günü Uluslararası Aile
Günü’dür. Aile, kadın ve erkeğin şeref ve haysiyetini
koruyacak, helal dairesinde yaşamasını sağlayacak en
önemli kurumdur. Aile, Rabbimizin kullarına
bahşettiği, kişinin ruhuna huzur, gönlüne sürur veren
en büyük nimetlerden biridir. Aile, insan neslinin
devamını ve korunmasını sağlayan muhkem bir kale,
güvenli bir sığınaktır.
Aile, kadın ve erkek arasında şahitlerin
huzurunda gerçekleştirilen meşru bir nikâh akdiyle
kurulur. Kadın, aile yuvası kurunca anne olur; anne
olunca da cennet onun ayaklarının altına serilir. Anne,
merhametin, şefkatin ve fedakârlığın adıdır. Sevgi ve
muhabbetin kaynağıdır. Erkek, aile ocağı kurunca
baba olur. Baba, adalet, huzur ve güven demektir.
Ailenin direği, sarsılmaz dayanağıdır. Anne ve baba
insanın varlık sebebidir.
Kıymetli Müslümanlar!
İslam’a göre evlilik dışı nikâhsız birliktelikler
zinadır. Zina, dinimizin haram kıldığı büyük
günahlardan biridir. Ne yazık ki, nice insanlar zina
sebebiyle heder olmaktadır. Nice yuvalar zina
nedeniyle yıkılmaktadır. Nice umutlar ve hayaller zina
yüzünden sönmektedir. Nitekim Yüce Rabbimiz
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
َو ََٓساَء َس ۪بي ال
ًۜ
ُّه َكا َن َفا ِح َشاة
ٰنَٓى اِ نَ
ِ
َربُّوا ال ز
Zinaya “َوََل تَقْ
yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir
ve çok kötü bir yoldur.”3
Değerli Müminler!
Ne hazindir ki toplumun temel taşını oluşturan
aile yapısı her geçen gün fıtrata aykırı yıkıcı etkilere
daha fazla maruz kalmaktadır. Nikâhsız birliktelikler
özendirilmektedir. Sosyal medyadaki uygun olmayan
içerikler ile bazı televizyon dizi ve programları, aile
yapısını tehdit etmektedir. Böyle bir zamanda bizlere
düşen, aile içi huzur ve güveni tesis etmek için daha
fazla sorumluluk almaktır.
Aziz Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş gayelerinden
birisi de sevgi ve saygıya, sadakat ve güvene dayalı
güçlü bir aile yapısı inşa etmektir. Bu kapsamda
İslam, aile üyelerinin her birisine ayrı ayrı
sorumluluklar yüklemektedir.
Eşlerin birbirine karşı sorumluluğu, evliliği bir
rekabet haline dönüştürmemek, birbirlerini Allah’ın
emaneti olarak görmektir. Varlıkta ve darlıkta,
sevinçte ve tasada birbirine destek olmaktır. Anne
babanın sorumluluğu, çocuklarına milli ve manevi
değerlerimizi öğretmektir. Onlara zaman ayırmak,
sevgilerini göstermek, güvenli ve huzurlu bir aile
ortamı sunmak, iyi bir gelecek hazırlamaktır.
Çocukların sorumluluğu ise, anne babanın hakkını
gözetmektir. Onlara güzel söz söylemek, merhametle
muamele etmektir. Onlara “öf!” bile dememek,
onların hayır dualarını almaktır.
Değerli Müminler!
Yüce Rabbimiz, kadını kadın, erkeği erkek
olarak yaratmıştır. Kadın, kadın olarak; erkek de erkek
olarak her türlü hürmete layık, saygın birer varlıktır.
İnsanın temiz fıtratını bozmayı amaçlayan sapkın
anlayışların tamamı, ilahi iradeyi yok sayarak insanın
yaratılışına müdahale etmektedir. Fıtratı bozmaya
yönelik davranışlar, özgürlük söylemlerinin arkasına
sığınılarak asla meşru hale getirilemez. Dinimizin
kadın ve erkeğe bakışıyla uyuşmayan yanlış anlayış ve
tercihler, aile yapısını bozmakta, insan neslini ifsat
etmekte, toplumu felakete sürüklemektedir.
Muhterem Müslümanlar!
Aile yapımız sarsıldığında millet varlığımızı
devam ettirmemiz mümkün değildir. Dün olduğu gibi
bugün de bizleri güçlü kılacak ve her türlü zararlı
akımlardan koruyacak yegâne sığınak ailedir. Öyleyse,
dünyadaki cennetimiz olan ailemizin kıymetini
bilelim. Aile yapımızı tehdit eden her türlü zararlı
akım karşısında uyanık olalım. Her alanda olduğu gibi
aile hayatında da dinimizin emrettiği ilkelere içtenlikle
bağlı kalalım. Ailemizde nezaket ve zarafeti, şefkat ve
muhabbeti, hayâ ve iffeti hâkim kılmak için daha çok
gayret edelim.
Hutbemi Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu duayla
bitiriyorum: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve
çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a
karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”4
1 Hucurât, 49/13.
2 Tirmizî, Menâkıb, 63.
3
İsrâ, 17/32.
4 Furkân, 25/74.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:02] Annem: Tarih: 05.05
ا َوَكا َن بَْي َن
.2023
رو
تُ
قُ
ْ
ْم يَ
وا َولَ
﷽
ُف
ِ
ُ ْسر
ْم ي
قوا لَ
ُ
ْنَف
ا اَ
۪ذي َن اَِذَٓ
َ
َوال
ا
َوام
ٰذلِ . َك قَ
َم
ْيِه َو َسل َ
َعلَ
ُ
ي ا ّلل ٰ
ِ َصل َ
ُل ا ّلل ٰ
ُسو
اَل َر
َوق : َ
ة
ٍ
َمِخيلَ
ف َوالَ
ٍ
ْسَرا
ِ
إ
ِ
ُسوا ِفى َغ ْير
َب
ْ
قوا َوال
وا َوتَ َص دَ ُ
. ُكلُ
İSRAF: TÜKETİRKEN TÜKENMEK
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, bizleri yaratılmışların en
üstünü kılmıştır. Yeryüzünün imarı için bütün
nimetlerini bizlere emanet etmiştir. Bize düşen,
emanete sahip çıkmak, Rabbimizin bahşettiği her bir
nimetin kıymetini bilmektir. Bütün söz, iş ve
davranışlarımızda dengeli olmaktır. Maddi ve
manevi imkânlarımızın tamamını iktisatlı
kullanmak, onları asla israf etmemektir.
Aziz Müminler!
Bugün, kâinatın dengesini bozan, insanlar
arasındaki huzur ve barışa zarar veren
olumsuzluklardan birisi de bilinçsiz tüketim ve
israftır.
İsraf, Cenâb-ı Hakk’ın istifademize sunduğu
nimetleri yersiz ve ölçüsüz kullanmaktır.
Yeryüzündeki kaynakları sorumsuzca tüketmektir.
Kıymetli Müslümanlar!
Günümüzde israf, yemeden içmeye, sözden
davranışa, sağlıktan zamana, bilgiden çevreye,
emekten enerjiye kadar pek çok alana yayılmıştır.
Ne hazindir ki, dünyanın farklı bölgelerinde bir
lokma ekmeğe muhtaç insanlar varken başka
bölgelerde tonlarca ekmek ve gıda sorumsuzca çöpe
atılıyor. Kimi yerlerde içecek bir damla su
bulunamazken başka yerlerde hayat kaynağımız
sular hesapsızca israf ediliyor. Oysa ayet-i kerime
gayet açıktır: “Onlar, harcama yaptıklarında ne
israf ederler, ne de cimri davranırlar. Bu ikisi
arasında bir yol tutarlar.”
1 Peygamber Efendimiz
(s.a.s) ise şöyle buyurmaktadır: “Kibre kapılmadan
ve israfa kaçmadan yiyin, sadaka verin ve
giyinin!”2
Değerli Müminler!
En yaygın israf çeşitlerinden birisi de sağlık
ve zaman israfıdır. Dünyamıza ve ahiretimize hiçbir
katkısı olmayan zararlı alışkanlıklarla bedenimizi ve
ruhumuzu tehlikeye atmak, sağlığın israfıdır.
Ömür sermayemizi Rabbimizin razı olmadığı söz ve
davranışlarla heba etmek, vaktin israfıdır. Sağlığın
ve zamanın önemine Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)
şöyle dikkat çekmektedir: “İki nimet vardır ki
insanların çoğu onları değerlendirme hususunda
aldanmıştır. Bu iki nimet, sağlık ve boş
vakittir.”
3
Aziz Müslümanlar!
İsrafın öyle bir çeşidi vardır ki bütün israfların
temeli ve en büyüğüdür. O da kâinatın kendisine
emanet edildiği insanın israfıdır. Bilinmelidir ki,
yaratılış gayesinden uzak bir hayat süren her insan,
kendini israf etmiştir. Allah ve Resûlünü tanımadan
geçirilen bir ömür, israf edilmiş bir ömürdür. İman,
ibadet ve güzel ahlaktan yoksun yaşanan bir hayat,
israf edilmiş bir hayattır.
Kıymetli Müminler!
Bugün, hemen her birimizin şikâyetçi olduğu
israf türlerinden birisi de çevrenin ve doğal
kaynakların israf edilmesidir. İnsanoğlunun doymak
bilmeyen istekleri, aşırı tüketim ve israf alışkanlığı
hayatımızı zorlaştıran, dünyamızı kirleten nice çevre
sorunlarına sebep olmaktadır. Sınırlı
kaynaklarımızın sınırsızca israf edilmesi bir ahlak
sorunudur ve tedavi edilmesi gereken manevi bir
hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulabilmenin yolu ise,
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in tüketim ahlakını ve
tasarruf anlayışını hayatımıza hâkim kılmaktır.
Öyleyse Aziz Müslümanlar!
Hayatımızın her alanında israfın yerine
tasarrufu hâkim kılalım; tüketirken tükenmeyelim.
İsrafı önlemeye kendimizden ve ailemizden
başlayalım. Bir lokma ekmeğimiz çöpe gitmesin.
Bir damla suyumuz boşa akmasın. Enerjimiz boşa
harcanmasın. Vaktimiz heder olmasın. İlmimiz,
emeğimiz ve birikimlerimiz, hâsılı insanımız israf
olmasın. Unutmayalım ki, israf sebebiyle sadece
paramız, malımız ve mülkümüz yok olmuyor.
Umutlarımız ve yarınlarımız da yok olup gidiyor.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu
uyarısıyla bitiriyorum: “İnsanoğlu kıyamet günü
ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede
geçirdiğinden, malını nereden kazandığından ve
nereye harcadığından, öğrendikleriyle amel edip
etmediğinden hesaba çekilmedikçe yerinden asla
kımıldayamayacaktır.”
4
1 Furkân, 25/67.
2 Nesâî, Zekât, 66.
3 Buhârî, Rikâk, 1.
4 Tirmizî, Sıfâtü’l-kıyâme, 1.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:02] Annem: Tarih: 28.04.2023
ى
َما َس﷽ٰع
َّلَ
ْْلِْن َساِن اِ
ْي َس لِ
ى َوا . َ ْن لَ
ُ ٰر
ُه َسْو َف ي
َس ْعَي
َوا . َ َنَ
َم
ْيِه َو َسلََ
َعلَ
ُ
ي ا َّلل ٰ
ِ َصلََ
ُل ا َّلل ٰ
ُسو
اَل َر
َوق : َ
َّ
ن
ِ
إ َّ
ٰ
ْن ا لل تَّ َّعال ٰى يُتِْقَّنه ُ
ْم َّع َّمالً أ
إ َّذا َّع ِمَّل أ َّح ُدكُ
يُ ِح ب . ُ
İŞ AHLAKI: TOPLUMSAL HUZURUN
KAYNAĞI
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “İnsan için ancak çalıştığının
karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah Teâlâ,
birinizin yaptığı işi en güzel şekilde yapmasından
memnun kalır.”2
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş gayelerinden
biri de hayatın her alanında güzel ahlakı kendine
rehber edinen bir toplum inşa etmektir. Cenâb-ı Hak,
dünya ve ahiret mutluluğu için bizlere ibadetleri
emrettiği gibi işimizde de bizlerden ahlaklı olmayı
istemiştir.
İş ahlakı, doğruluk, güven, saygı ve adalet gibi
temel değerleri işimize yansıtmaktır. İşimizi sağlam
yapmak, kul ve kamu hakkına riayet etmek,
sözümüzde ve özümüzde dürüst olmaktır. Her daim
helali gaye edinmek, kazancımıza haram, dilimize
yalan bulaştırmamaktır.
Kıymetli Müslümanlar!
İş ahlakı, çalışma hayatının tamamını kapsayan
bir değerdir. Memur olmanın ahlakı olduğu gibi amir
olmanın da ahlakı vardır. İşçi olmanın ahlakı olduğu
gibi işveren olmanın da ahlakı vardır. Esnaf olmanın
ahlakı olduğu gibi müşteri olmanın da ahlakı vardır.
Memur olmanın ahlakı, devletine sadakatle
bağlı kalmak, milletine nezaket ve özveriyle hizmet
etmektir. Amir olmanın ahlakı ise, hak ve adaletten
asla ayrılmamak, himayesindeki kişilere hakkaniyetle
davranmaktır.
İşçi olmanın ahlakı, işini sağlam ve kaliteli
yapmak, işyerini işverenin emaneti olarak görmektir.
İşyerinin imkânlarını şahsi ihtiyaçları için
kullanmamaktır. İşveren olmanın ahlakı ise, işçiye
huzurlu bir iş ortamı oluşturmaktır. Onu sosyal
haklardan mahrum bırakmamak, alın teri kurumadan
ücretini tam ve vaktinde ödemektir.
Esnaf olmanın ahlakı, dürüstlükten
ayrılmamaktır. Malın kusurunu gizlememek, stok ve
karaborsacılığa tevessül etmemek, helal kazancına
haram bulaştırmamaktır. Sevgili Peygamberimiz
ْي َس ِمَنَا in)’s.a.s(
َنا َفلَ
bizden ,aldatan Bizi “َم ْن َغ َشَ
değildir”3 hadis-i şerifi gereğince müşterisini
aldatmamak, ölçü ve tartıyı eksik yapmamaktır.
Müşteri olmanın ahlakı ise, esnafa verdiği sözü
yerine getirmek, borcunu zamanında ödemek, onu
zarara uğratacak her türlü söz ve eylemden
kaçınmaktır.
Değerli Müminler!
İş hayatında duyarlılığın azaldığı, kanaat,
doğruluk ve dürüstlük gibi erdemlerin zayıfladığı,
ahlak kavramının içinin boşaltıldığı ve istismar
edildiği bir çağda yaşıyoruz. Dünyevileşme,
bencillik, bir malı değerinden fazlaya satmak veya
kiraya vermek suretiyle çok kazanma arzusu gibi
yanlış tutum ve davranışlar toplumsal huzuru ve
barışı derinden etkilemektedir. Oysaki güzel ahlakı
tamamlamak üzere gönderilen Allah Resûlü (s.a.s),
“Hiçbiriniz, kendisi için istediğini kardeşi için de
istemedikçe tam anlamıyla iman etmiş olmaz.”
4
buyurmuş, şahsi menfaatlere takılıp kalmamayı,
başkalarının hak ve hukukunu gözetmeyi, sosyal
hayatta adil ve dengeli olmayı bizlere tavsiye
etmiştir. Bizlere düşen görev, Sevgili Peygamberimiz
(s.a.s)’in sadakatini kuşanarak her işimizi emanet
bilinciyle sahiplenmektir. Onun hak duyarlılığına
riayet ederek işçinin hakkını zayi etmemek, iş sağlığı
ve güvenliğine daha fazla hassasiyet göstermektir.
Aziz Müslümanlar!
Bize verilen her bir imkânı Rabbimizden bir
emanet, O’nun rızasını kazanmak için bir fırsat
bilelim. İşimizi sağlam yaparak hem dünyamızı hem
de ahiretimizi mamur kılalım. Her işimizde helali
gözetelim. Allah’ın rızasında arayalım asıl
kazancımızı. O’nun yolunda harcayalım bilgimizi ve
servetimizi. Güveni hâkim kılalım hayatımızın her
alanında. Ne aldatan olalım ne de aldanan. Doğruluk
ve dürüstlükten, adalet ve hakkaniyetten asla
ayrılmayalım. Unutmayalım ki, Allah katında bizi
değerli kılan, yaratılış gayemize uygun hareket
etmemiz, her işimizde İslam ahlakını kuşanmamızdır.
1 Necm, 53/39,40.
2 Beyhakî, Şüabü’l-îmân, 4/334.
3 Müslim, Îmân, 164.
4 Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 59.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:02] Annem: Tarih: 21.04.2023
ُك ْم
َّخَّوْي
حوا بَّْي َّن اَّ
﷽
ْصلِ ُ
ٌة َّفاَّ
نوَّن اِ ْخَّو
ُ
ُمْؤِم
ْ
َّما ال
اِ ن . َّ
َّم
ْيِه َّو َّسل َّ
َّعلَّ
ُ
ي ا ّلل ه
ِ َّصل َّ
ُل ا ّلل ه
ُسو
اَّل َّر
َّوق : َّ
ْحَّناُء
ْذ َّه ِب ال شَّ
وا َّوتَّ
ُ
َّوتََّّهاَّدْوا تَّ َّحا ب
ُ
ِغ ل
ْ
ْذ َّه ِب ال
حوا يَّ
تَّ َّصاَّف . ُ
RAMAZAN BAYRAMI: NEŞE, HUZUR VE
KARDEŞLİK GÜNLERİ
Muhterem Müslümanlar!
Bugün, neşe, huzur ve kardeşliğin doruğa
çıktığı Ramazan bayramını idrak ediyoruz. Rahmet,
bereket ve mağfiret ayı Ramazandan sonra bizleri
bir bayram sabahına daha ulaştıran Rabbimize
sonsuz hamdü senalar olsun. Bizlere bu günlerin
kıymetini öğreten Peygamberimiz Hz. Muhammed
Mustafa’ya salat ve selam olsun. Ramazan
bayramımız mübarek olsun.
Aziz Müminler!
Bayramlar, sevgi ve saygının, ülfet ve
muhabbetin, şefkat ve merhametin, vefa ve
sadakatin zirve yaptığı günlerdir. Öyleyse, bugün,
varlık sebebimiz anne babamızın ellerini hürmetle
öpüp dualarını alalım. Mütebessim yüzlerimizle
hayatın yükünü paylaştığımız eşimize sevgimizi
gösterelim. Tatlı sözlerimizle göz aydınlığı
çocuklarımızı bayram sevincine ortak edelim.
Akraba ve komşularımızı ziyaret edip, bayramın
neşesini çoğaltalım. Geçmişlerimizi hayır ve
rahmetle yâd edip, dualarımızdan onları da
nasiplendirelim.
Kıymetli Müslümanlar!
Bayramlar, paylaşma, yardımlaşma ve
dayanışma günleridir. Öyleyse yetimlerin ve
öksüzlerin ışıl ışıl gözlerine bayram sevinci
taşıyalım. Muhtaca, mağdura, kimsesize el uzatıp,
onlara da bayramın huzurunu ve mutluluğunu
tattıralım. Bayramın coşkusunu, hanelerimizden
başlayarak, binalarımıza, mahallelerimize,
şehirlerimize, ülkemize ve tüm dünyaya taşıyalım.
Yeryüzündeki bütün mazlum ve mağdur
kardeşlerimizin özgürce bayram yapabilmeleri için
dua edelim. Edelim ki bayramımız bayram olsun.
Değerli Müminler!
Bayramlar, birlik, beraberlik ve kardeşlik
günleridir. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse
kardeşlerinizin arasını düzeltin.”1 buyurmaktadır.
O halde bugün dargınlıklara, küskünlüklere son
verelim. Bir mümin olarak başta ailemiz olmak
üzere dargın olanların arasını düzeltmek için çaba
gösterelim. Şefkat ve muhabbetle yüreklerimizi
birbirimize açalım. Birlik olalım, kardeş olalım,
kardeşler topluluğu inşa edelim. Edelim ki,
bayramımız bayram olsun.
Aziz Müslümanlar!
Bayramlar, günahlardan arınma, tövbe ve
istiğfar günleridir. Cenâb-ı Hak şöyle
ى :buyurmaktadır
ه
ِ ۪ه َّف َّصل
ۙى. َّوَّذَّكَّر ا ْس َّم َّر ب
ه
َّح َّم ْن تََّّز ك
قَّ ْد اَّْفلَّ
“Nefsini arındıran, Rabbini zikredip namaz kılan
kimse kurtuluşa ermiştir.”2 Camilerimizi bayram
sevinciyle tıklım tıklım dolduran değerli
kardeşlerim! Hatalarımızın ve günahlarımızın
ölçüsüne bakmadan, “Benim rahmetim her şeyi
kaplamıştır.”
3 buyuran Yüce Rabbimizin engin
hoşgörüsüne ve rahmetine sığınalım. Geleceğimizi,
huzurumuzu ve umudumuzu İslam’ın rahmet yüklü
mesajlarında arayalım. Arınalım her türlü
kötülükten, haramlardan, kul ve kamu hakkından.
Allah’ı zikirde bulalım huzuru. Namazla, ibadetle,
hayır ve hasenatla yaklaşalım Rabbimize.
Yaklaşalım ki bayramımız bayram olsun.
Kıymetli Kardeşlerim!
Az önce bayram namazımızı, omuz omuza,
gönül gönüle eda ettik. Birazdan tekbirlerle,
salavatlarla Rabbimize niyazda bulunacağız. Ancak
hemen ayrılmayalım camimizden, uzaklaşmayalım
birbirimizden. Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadisini
hep birlikte hatırlayalım: “Birbirinizle musafaha
edin, el sıkışın ki içinizdeki kin gitsin. Birbirinize
hediyeler verin ki sevginiz artsın, düşmanlıklar
yok olsun.”4 Öyleyse bu kutlu mabette başlayalım
bayram sevincini paylaşmaya. El sıkışıp
kucaklaşalım birbirimizle. Güler yüzümüzü ikram
edelim yanımızdaki kardeşimize. İkram edelim ki
bayramımız bayram olsun.
Aziz Müminler!
Bayramlar, ebedi bayramların müjdecisidir.
Öyleyse bayramı hakkıyla idrak edelim. Ramazan
ve bayramın güzelliklerini ömrümüzün tamamına
yayalım. Yayalım ki ahiretimiz cennet, akıbetimiz
bayram olsun. Bayramımız mübarek olsun.
1 Hucurât, 49/10.
2 A’lâ 87/14,15.
3 A’râf, 7/156.
4 Muvatta’, Hüsnü’l-hulk, 4.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:03] Annem: Tarih: 21
ه َوا اص َطِبار
دُّ
.04.2023
ب ا
ُّ
هَما َفا اع
ُّ
ا بَايَن
﷽
اَْلار ِض َوَم
ٰمَوا ِت َوا
ُّ ال سَ
َر ب
لِِعَباَدتِ ه.
َم
ايِه َو َسل َ
َعلَ
ُّ
ي ا ّلل ٰ
ِ َصل َ
ُّل ا ّلل ٰ
ُّسو
اَل َر
َوق : َ
لَى
ِ
ِل إ
َع َم
ا
َح بَ ال
َ
أ
نَ
ِ
إ ِ
ٰ
ا ّلل
ان قَ لَ
ِ
ُّه َوإ
م
ُّ
ادَو
َ
أ .
HAYATI RAMAZAN BİLİNCİYLE
YAŞAMAK
Muhterem Müslümanlar!
Bugün, gönül hanemizin aziz bir misafirini,
Ramazan-ı şerifi uğurluyoruz. Ramazan ayı,
Rabbimizin rahmet ve bereketini gönüllerimize,
hanelerimize ve beldelerimize ikram ederek bu yıl
da vedalaştı bizlerle. O, öylesine kıymetli bir
misafirdi ki, gelişi gibi gidişi de bayram oldu tüm
müminlere.
Aziz Müminler!
On bir ayın sultanı Ramazan, bir ay önce
ilahi bir rahmet esintisiyle geldi. Afetlerden dolayı
mahzun olan yüreklerimizi bereketiyle serinletti.
Buruk sinelerimizi coşkusuyla ferahlattı. Bu
mübarek ayda şifa kaynağı, hidayet rehberi
Kur’an’ın tilavetiyle huzur bulduk. Oruçlarımızı
günahlara kalkan yaparak takva elbisesine
büründük. Seherlerde teheccüt ve sahurla
bereketlendik. Birlikte oturduğumuz iftar
sofralarında Rabbimizin rızasını umarak
oruçlarımızı açmanın sevincini yaşadık. Teravih
namazlarımızla birlik ve beraberliğimizi
pekiştirdik. Zekât, fitre, hayır ve hasenatımızla
malımızı temizledik, paylaşmanın hazzına erdik.
Bin aydan daha hayırlı Kadir gecesiyle
günahlarımızdan arındık. Nihayetinde Rabbimizin
müminlere ikramı olan bayrama ulaştık.
Kıymetli Müslümanlar!
Ramazan mektebinde bir ay boyunca eğitim
aldık. Bu ayın rahmet ikliminde nice güzellikler
edindik. İyilik sardı dört bir yanımızı. Ferahladı
ruhumuz, huzurla doldu gönüllerimiz. Bundan
sonra bize düşen Ramazan bilinciyle bir ömür
geçirmektir. Vakit, Ramazan kazanımlarımızı
hayatın her alanına yayma vaktidir. Vakit, hayatı
Ramazan kılmanın vaktidir.
Değerli Müminler!
Kulluk, bir geceye ya da bir aya mahsus
değildir elbette. Allah’a kulluk, hayatın asıl
gayesidir. Fani dünya hayatını ebedi cennet
kılmanın yegâne yoludur. Kur’an-ı Kerim’de, “O
göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin
Rabbidir. Şu halde O’na sabır ve sebatla kulluk
et.”1 buyrulmaktadır. Rabbimiz bu ayette bir ömür
kendisine kul olmamızı, hayatımızın her anını
ibadete dönüştürecek sorumluluk bilincini
kuşanmamızı istemektedir. Peygamber Efendimiz
(s.a.s) ise bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:
“Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa
devamlı olanıdır.”2
Öyleyse Aziz Kardeşlerim!
Ramazandaki ibadet bilincimizi Ramazandan
sonra da devam ettirelim. Namazla olan bağımızı
Ramazan ayında kuvvetlendirdiğimiz gibi bundan
böyle de koparmayalım. Bu ayda daha iyi
özümsediğimiz Kur’an’ın hayat veren mesajlarını
ömrümüze hâkim kılalım.
Ramazan ikliminde merhametle dolan
yüreklerimizden şefkat ve muhabbet yayılsın
etrafımıza. Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma
ruhuyla kardeşlik köprüleri inşa edelim yıl
boyunca. İnfak ve desteklerimizle tebessümler
açsın ihtiyaç sahiplerinin yüzlerinde.
Ramazan-ı şerifte olduğu gibi Ramazandan
sonra da iyilikleri kendimize şiar edinelim.
Kötülüklerden uzak duralım. Gönül kırmayalım,
kalp incitmeyelim. Unutmayalım ki, iki cihan
saadeti, imanını ibadete, ibadetini ahlaka
dönüştüren müminlerin olacaktır.
Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’den
öğrendiğimiz şu duayla bitiriyorum: “Allah’ım!
Seni zikretmek, Sana şükretmek ve Sana
güzelce ibadet etmekte bize yardım et.”3
1 Meryem, 19/65.
2 Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 27.
3 Ebû Dâvûd, Vitr, 26.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:03] Annem: Tarih: 14.04.2023
﷽
ِ
ْ َقْدر
ِة ال
ْيلَ
َناُه ۪في لَ
ْ
ْنَزل
ا اَ
اِ ن . ََّٓ
ِ
ْ َقْدر
ُة ال
ْيلَ
ْد ٰري َك َما لَ
َ
َوَمَّٓا ا . ُة
ْيلَ
لَ
ِف َشْهر
ْ
ل
ر ِم ْن اَ
ٌ
َخْي
ِ
ْ َقْدر
ِ ال . ِا ْذِن
ح ۪فيَها ب
ُ
و
ُ
ِئ َك ُة َوال ر
َملَّٰٓ
ْ
تََن زَ ُل ال
ٍۛۙ
ْمر
اَ
ِم ْن ُك لِ
ِِه . َح ْم
َر ب
َ
ِهي
ۛ
مٌ۠
ََلٌ
َس
ِ
َف ْجر
ْ
ال
ِ
ٰى َم ْطلَع
ت .
اَل
َ
ُل ِ َوق
ُسو
َر
ا ّلل ي ٰ
َ
ُ
َصل
ا ّلل ْيِه ٰ
َ
َعل َم
َ
َو َسل :
ِبِه
َم ِم ْن َذْن
َق دَ
ُه َما تَ
ي َمانًا َوا ْحِت َسابًا ُغِفَر لَ
ِ
إ
ِ
ْ َقْدر
ْيلَ َة ال
اَم لَ
َ
َم ْن ق .
KADİR GECESİ: BİR ÖMRE BEDEL GECE
Muhterem Müslümanlar!
Ramazan-ı şerifin son günlerindeyiz.
Bayramın esenliğine ulaşmaya sayılı günler kaldı.
Bu günler, cehennem azabından kurtuluş günleridir.
Bu günler, dünyevi meşgalelerden sıyrılıp bütün
vaktimizi ibadet ve taate ayırdığımız itikâf
günleridir. Bu günler, ihtiyaç sahiplerini bayram
sevincine ortak eden sadaka-i fıtır günleridir. Bu
günler, Rabbimizin bin aydan daha hayırlı kıldığı
Kadir gecesini içinde barındıran fırsat günleridir.
Aziz Müminler!
Önümüzdeki Pazartesiyi Salıya bağlayan
gece, Kadir gecesini idrak edeceğiz inşallah. Kadir
gecesi, Cenâb-ı Hakk’ın “Oku!” emriyle başlayan
ilahi fermanının insanlıkla buluştuğu vuslat
gecesidir. Cehaletin karanlığıyla daralan gönüllerin
İslam’ın nuruyla aydınlandığı rahmet gecesidir.
Mağfiret kapılarının ardına kadar açılıp günahların
affedildiği arınma gecesidir. Yüce Rabbimiz, Kadir
suresinde bu gecenin kıymetini bizlere şöyle haber
vermektedir: “Biz Kur’an’ı, Kadir gecesinde
indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir
misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
Melekler ve Cebrâil o gecede, Rablerinin izniyle
her türlü iş için inerler. O gece, tan yerinin
ağarmasına kadar bir esenliktir.”1
Kıymetli Müslümanlar!
Ramazanı on bir ayın sultanı, Kadir gecesini
bir ömre bedel kılan, Kur’an-ı Kerim’dir. O Kur’an
ki; Rabbimizin kullarına en büyük nimeti ve
rahmetidir. Sözlerin en doğrusu ve en güzelidir.
Müminlere şifadır, hakkın ve hakikatin kaynağıdır.
O Kur’an ki; ilim ve irfanı, edep ve hayâyı, helal ve
haramı, adalet ve merhameti öğreten bir hidayet
rehberidir. Ruhlara huzur veren, yeryüzünü yaşanılır
kılan Rabbânî bir nurdur. İnsana, kendini, Rabbini,
kâinatı ve varoluşun gayesini hatırlatan son ilahi
mesajdır.
Değerli Müminler!
Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şerifte şöyle
buyuruyor: “İnanarak ve sevabını Allah’tan
umarak Kadir gecesini ihya edenin geçmiş
günahları affedilir.”2 Öyleyse bu geceyi kendimize
milat kılalım. Bu geceyi anlamlı kılan Kur’an-ı
Kerim’in rahmet yüklü mesajlarını gönlümüze,
zihnimize ve hayatımıza aktaralım. Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s)’in Hz. Âişe annemize
ُه مَ ,öğrettiği
ٰ
لل
نَ َك ا َ
ِ
و
م إ َع ُف ٌ
ٌ
ي
ِ
تُ ِح ُب َكر
ال َع ْفَو َفا ْع ُف َع ۪ ني ْ
“Allah’ım! Sen affedicisin, ikram sahibisin,
affetmeyi seversin, beni de affet.”3 duasıyla
Rabbimizin engin rahmetine sığınalım.
Günahlarımıza tövbe edelim, bağışlanmamız için
istiğfarda bulunalım. İşte o zaman, bölük bölük inen
meleklerin varlığıyla sıkıntılarımız hafifleyecek,
inşiraha erecek gönüllerimiz ve sekinet bulacak
ruhlarımız.
Aziz Müslümanlar!
Ramazanın bu son günlerinde eda etmemiz
gereken ibadetlerden biri de sadaka-i fıtırdır.
Toplumumuzda fitre olarak bilinen fıtır sadakası,
Ramazana kavuşmanın, bayrama erişmenin
şükrüdür. Fıtır sadakası, dayanışma ve paylaşma
bilincinin toplumun tamamına yayılmasına
vesiledir. O halde, fitrelerimizi ihtiyaç sahibi
kardeşlerimize ulaştırmanın gayretinde olalım.
Rabbimizin bizlere emaneti olan yetim ve öksüzleri
unutmayalım. Onların da neşe içinde bayrama
kavuşmalarına katkı sunalım. Unutmayalım ki,
hayır ve hasenat olarak ne harcarsak, Allah onun
yerine daha iyisini verecektir.
Bu vesileyle Kadir gecemizi tebrik ediyor,
birlik ve beraberlik, sıhhat ve afiyet, huzur ve
mutluluk içinde, bağışlanmamış tek bir günahı
bırakmaksızın bizleri bayram sabahına ulaştırmasını
Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
1 Kadir, 97/1-5.
2 Buhârî, Savm, 6.
3 Tirmizî, Deavât, 84.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:03] Annem: Tarih: 07.04
۪ۖ
ّ ه
ع ْنَد َرٰب
.2023
ْجُرُه ّ
ُهُٓ اَ
ن َفلَ
ُم ْح ّس ٌ
﷽ُهَو
ّ َو
َم َو ْجَهُه ّٰلِل ٰ
ْسلَ
ٰى َم ْن اَ
بَل
ْيّهْم َوََل ُه ْم يَ ْحَزنُوَن
ٌف َعلَ
َو . ََل َخْو
َم
ْيّه َو َسلَٰ
َعلَ
ُ
ي ا ٰلِل ٰ
ّ َصلَٰ
اَل َر ُسوُل ا ٰلِل ٰ
َوق : َ
ٰنَ
ّ
َ إ
ٰ
ا ٰلِل ى
ْْلّ ْح َسا َن َعلَ
ْي ء َكَت َب ا
َش
. ُكٰلّ
İHSAN BİLİNCİ: KULLUĞUN ZİRVESİ
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “Kim ihsan üzere Allah’a kulluk
ederse, Rabbi onu mükâfatlandıracaktır. Onlar
asla korkmayacak ve üzülmeyeceklerdir.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber
Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah her şeyin
en güzel şekilde yapılmasını emretmiştir.”2
Aziz Müminler!
Mümini mümin yapan hasletlerden biri de ihsan
bilincidir. İhsanın özü, kâmil bir imana sahip olmaktır.
Cenâb-ı Hakk’ın kâinatı yoktan var ettiğine ve
yönettiğine iman etmek, kullarına karşı cömert
olduğuna gönülden inanmaktır. Rabbimizi herkesten
ve her şeyden daha çok sevmektir. Rehber olarak
Kur’an’ı, örnek olarak Sevgili Peygamberimiz Hz.
Muhammed Mustafa (s.a.s)’i, ölçü olarak İslam’ın
hayat veren ilkelerini samimiyetle kabul etmektir.
Gönül hanemizi tevhitle inşa etmek, ruhumuzun
sekinetini Allah’ı zikirde aramaktır.
Kıymetli Müslümanlar!
İhsanın başı, ibadette ihlası kuşanmaktır.
Yalnızca Allah’a ibadet etmek ve sadece O’ndan
yardım dilemektir. İhsan, aynı zamanda güzel ahlaka
sahip olmaktır. Doğruluk ve dürüstlükten ayrılmamak,
Rabbimizin yarattığı her varlığa iyilikte bulunmaktır.
Nihayetinde ihsan, müminin mesleğini en güzel
şekilde yapması, işini hakkıyla yerine getirmesi,
görevine sadakatle bağlı kalmasıdır.
Değerli Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde
şöyle buyuruyor:
ُه يََرا َك ا َ
ٰنَ
ّ
ُه َفإ
ْم تَ ُك ْن تََرا
ْن لَ
ّ
ُه َفإ
ٰنَ َك تََرا
َ
َ َكأ
ْن تَ ْع ُبَد ا ٰلِل ٰ
َ
ْْلّ ْح َسا ُن أ
“İhsan, Allah’ı görür gibi kulluk etmendir.
Sen O’nu görmesen de O seni görmektedir.”3
Hadis-i şerifte de ifade edildiği gibi ihsan, yalnızca
Allah’a kul olmak, her an Allah’ı görüyormuş gibi
yaşamaktır.
İhsan bilinciyle yaşayan mümin, namazını
kendine miraç kılar. Zekâtıyla kazancını manevi
kirlerden arındırır, malını bereketlendirir, kardeşliğini
pekiştirir. Orucuyla kendisini kötülüklerden korur,
bedenini ve ruhunu şifaya kavuşturur.
İhsan bilincini kuşanan mümin nezaket sahibidir;
kimseyi incitmez. Güvenilirdir; emanete ihanet etmez,
kul ve kamu hakkına tevessül etmez. Takva sahibidir;
yalan ve iftiraya, gıybet ve dedikoduya, kin ve hasede
hayatında asla yer vermez.
Aziz Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle
buyuruyor:
ْي َن َما ُكْنُت ْم
olursanız Nerede “َو ُهَو َمَع ُك ْم اَ
olun Allah sizinle beraberdir.”4 Evet, ihsan sahibi
olmak, halk içinde Hak ile beraber olmaktır.
Sorumluluk sahibi bir ebeveyn, vefakâr bir eş, hayırlı
bir evlat, iyi bir komşu olabilmektir. Akrabayı
gözetmek, mazluma el uzatmak, yetime kol kanat
germektir. İhsan sahibi olmak, huzurun ve kardeşliğin
teminatıdır. Herkesin canını, malını ve onurunu
dokunulmaz bilmek, şiddete asla meyletmemektir.
İhsan sahibi olmak, ticarette kimseyi aldatmamak, stok
ve karaborsacılık yapmamaktır. Bir malı insafsızca,
vicdansızca değerinden fazlaya satarak veya kiraya
vererek insanları mağdur etmemek, fırsatçılık
yapmamaktır. Rızkı helalinden kazanıp helal olana
harcamaktır.
Kıymetli Müminler!
“Rabbinizin mağfiretine, genişliği göklerle
yer arası kadar olan ve takva sahipleri için
hazırlanmış bulunan cennete koşun.”5
emr-i
ilahisine uyarak Ramazanın rahmet ve bereket
ikliminden istifade edelim. Rabbimizin lütfettiği
nimetleri bizler de ihtiyaç sahibi kardeşlerimizle
paylaşmaya devam edelim. Rabbimizin mağfiretine
mazhar olmak için af yolunu tutalım. Kulluğun zirvesi
olan ihsan bilinciyle dünyamızı güzelleştirip,
ahiretimizi mamur kılalım.
Değerli Müslümanlar!
Ne hazindir ki, yine bir Ramazan ayında selam
ve barış yurdu Kudüs bir çatışma yeri haline getirilmek
isteniyor. Miracın ilk durağı Mescid-i Aksâ’nın
kutsiyeti ve dokunulmazlığı hiçe sayılıyor.
Müslümanların öz vatanlarında kendi camilerinde
ibadet etmeleri engelleniyor. Ancak bilinmelidir ki,
Kudüs, herhangi bir toprak parçası değildir; Kudüs,
İslam yurdudur, dârü’s-selâm’dır. Tarih boyunca tüm
dinlerin varlığını özgürce devam ettirdiği insanlığın
ortak mirasıdır. Mescid-i Aksâ, sadece Filistinlilerin
değil, bütün Müslümanların harîm-i ismetidir. Tarih
boyunca zalimin karşısında, mazlumun yanında yer
alan aziz milletimiz, dün olduğu gibi bugün de yarın da
Mescid-i Aksâ’nın yanında olmaya devam edecektir
inşallah.
1 Bakara, 2/112.
2 Tirmizî, Diyât, 14.
3 Buhârî, Tefsîr, (Lokman) 2.
4 Hadîd, 57/4.
5 Âl-i İmrân, 3/133.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:03] Annem: Tarih: 31.03
ِز۪قي َن
ر ال َرا
ُ
.2023
هَو َخْي
ُ
ه َو
﷽ْخلِ ُفُُۚ
ُ
هَو ي
ء َفُ
ْيٍ
تْم ِم ْن َش
ُ
ْنَفقْ
َوَمَٓا ا . َ
َم
ْيِه َو َسل َ
َعلَ
ُ
ي ا ّلل ه
ِ َصل َ
ُل ا ّلل ه
ُسو
اَل َر
َوق : َ
ا اَر َ
ء ال نَ
َماُ
ْ
ئ ال
ْطِف ُ
ُ
َخ ِطيَئَة َكَما ي
ْ
ئ ال
ْطِف ُ
ُة تُ
ل ص . َ َدقَ
ZEKÂT: İSLAM’IN DAYANIŞMA KÖPRÜSÜ
Muhterem Müslümanlar!
Bizler, bu dünyada Rabbimizin nimetlerinin
emanetçisiyiz. Ve biliyoruz ki her nimetin kendi
cinsinden bir şükrü vardır. Kalbimizin şükrü Yüce
Allah’a imandır. Dilimizin şükrü hakikate tercüman
olmaktır. Bedenimizin şükrü ibadetlerdir. Malımızın
şükrü ise zekâttır, sadakadır.
Aziz Müminler!
İslam’ın beş temel esasından biri olan zekât,
Müslümanlar arasında bir kardeşlik köprüsüdür.
Dayanışma ve paylaşmanın en güzel
göstergelerinden biridir. Zekât, insanı felaha,
toplumu refaha ulaştıran bir ibadettir. Cenâb-ı
Hakk’a teslimiyetimizin, kardeşlerimize karşı
samimiyetimizin tezahürüdür.
Zekât, bir garibin duasından nasip almak, bir
muhtacın sofrasında iftar sevinci olmaktır. Kırık bir
kalbe merhem, mahzun bir gönle derman olmaktır.
Bir yetimin başına dokunan şefkat eli, bir mazlumun
aşına katık olmaktır.
Kıymetli Müslümanlar!
Zekât, dinen zengin sayılan bir müminin,
malının belli bir kısmını ihtiyaç sahipleriyle
paylaşmasıdır. Aslında mümin, zekât vermekle
muhtaç kardeşinin hakkını teslim etmiş olur. Yüce
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de muttaki kulları
hakkında şöyle buyurur:
ِ
َم ْحُروم
ْ
ِل َوال
ائِ
ٌّ لِل سََٓ
ْمَوالِِهْم َح ق
َو۪فَٓي اَ
“Onların mallarında, muhtaç ve yoksulların da
hakkı vardır.”
1
Değerli Müminler!
Yüce Rabbimiz hayat rehberimiz Kur’an-ı
Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hayır yolunda her ne
harcarsanız Allah, onun daha iyisini verir.
O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
2 Bu ayet-i
kerime bize öğretiyor ki; zekât, malı asla eksiltmez,
bilakis bereketlendirir ve ahiret azığına dönüştürür.
Kişiyi dünyanın esiri olmaktan kurtarır, gerçek
özgürlüğe ulaştırır.
Zekât, toplumsal barışın teminatıdır. Bu eşsiz
ibadet, birlik ve beraberliğimizi pekiştirir,
kardeşliğimizi güçlendirir. Cimrilik ve dünyevileşme
gibi kötü huylardan arındırır. Mümini günahlardan
temizler, Rabbinin rızasına ve mağfiretine
kavuşturur. Peygamber Efendimiz (s.a.s) zekâtın bu
güzelliğini bize şöyle haber verir: “Su, ateşi nasıl
söndürüyorsa zekât da günahları öylece silip yok
eder.”
3
Kıymetli Kardeşlerim!
Yardımlaşma ve dayanışma ihtiyacının daha
da arttığı Ramazan günlerinde zekâtlarımızla
bereketlensin kazançlarımız. Huzur ve sevinçle
dolsun yuvalarımız. Rahmet ve merhamet kaplasın
çevremizi. Yetim ve öksüzlerin sevincinde arayalım
Allah rızasını. Muhtaç kardeşlerimizin duasında
bulalım dünya ve ahiret mutluluğunu. İnfakın da bir
ahlakı olduğunu unutmayalım. Zekât ibadetini ifa
ederken de nezaket ve zarafeti kuşanalım. Gerçek
ihtiyaç sahiplerini araştıralım. Yardımlarımızı onlara
ulaştırmaya devam edelim.
Aziz Müslümanlar!
Türkiye Diyanet Vakfımız, her yıl olduğu gibi
bu Ramazanda da “Kardeşliğimiz Zekâtla
Bereketlensin” çağrısıyla zekât ibadetine dikkat
çekmektedir. Hayırsever milletimizin emanet ettiği
zekâtları başta deprem mağduru kardeşlerimiz olmak
üzere ihtiyaç sahipleriyle buluşturmaktadır. Sizler de
müftülüklerimiz aracılığıyla, din görevlilerimiz
rehberliğinde ya da Vakfımızın kurumsal internet
sitesi üzerinden zekât seferberliğimize katkıda
bulunabilirsiniz. Ayrıca bugün Cuma namazından
sonra Vakfımızın deprem mağduru kardeşlerimize
yönelik yürüttüğü faaliyetlerde ve eğitim
hizmetlerinde kullanılmak üzere yardımlarınıza
müracaat edilecektir. Yüce Rabbimiz yaptığımız ve
yapacağımız yardımlarımızı kabul buyursun.
1 Zâriyât, 51/19.
2 Sebe’, 34/39.
3 Tirmizî, Cum’a, 79.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[19/5 18:04] Annem: Tarih: 24.03.2023
ض
ْولَِيَٓاُء بَ ْع
هْم اَ
ضُ
ُ
ت بَ ْع﷽
ُمْؤِمَنا ُ
ْ
نوَن َوال
ُ
ُمْؤِم
ْ
َوال .
َم
ْيِه َو َسلَٰ
َعلَ
ُ
ي ا ّٰلل ه
ِ َصلَٰ
ُل ا ّٰلل ه
ُسو
اَل َر
َوق : َ
ُ
َس ا ّٰللَ
ْنَيا نَ ٰفَ
ُ
ُكْربًَة ِم ْن ُكَر ِب ال ٰد
G-H1BEN5KZ8N