ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN 107. YILINDA ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET ve MİNNETLE ANIYORUZ .
Cenabı Hak Ali İmran süresi 123 124 ve 125. ayeti kerimesinde şöyle buyurmaktadır
بسم الله الرحمن الرحيم
وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ﴿١٢٣﴾
Andolsun ki Allah size, zayıf ve çaresiz iken Bedir’de de yardım etmişti. Allah’a isyandan sakının ki şükretmiş olasınız.
اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّ كُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ ﴿١٢٤﴾
O zaman inananlara şöyle diyordun:
'Rabbinizin, indirilen üç bin melekle size yardım etmesi sizin için yeterli değil mi?'
بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ ﴿١٢٥﴾
Evet, eğer siz sabır gösterip disiplinli davranırsanız, onlar şu anda süratle üzerinize gelseler bile rabbiniz size nişanlı beş bin melekle yardım edecektir.
BAKARA SÜRESİ 154.AYET İ KERİMESİNDE ;
وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ
Allah yolunda öldürülenler için 'ölüler' demeyin.
Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.
RESÛLULLAH ﷺ ŞÖYLE BUYURDULAR :
“Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz. Karşılaştığınız zaman da sabır ve sebat gösteriniz.”
(Buhâri, Cihâd 112)
Rahmet ve inayet in tecellisinin dört şartı var:
1. İnanmak (iman)
2. Elden geleni yapmak
3. Sabretmek
4. Hak etmek.
Çanakkale Zaferi :
mahiyeti itibarıyla bir diriliş cehdi, aynı zamanda da birlik beraberlik sembolüdür. Bu itibarla Çanakkale mücadelesini kazanan ruhu keşfetmeye ve kavramaya muhtacız.
Anlamlıdır, çünkü
“Osmanlı bitti, bir daha dirilemeyecek şekilde yere serildi” denilen bir zamanda kazanılmıştır.
Çanakkale Zaferi,
Avrupa’nın “Hasta Adam” damgasını vurduğu bir milletin varlık mücadelesidir. Mücadele kaybedilseydi her şey biter, o moral çöküntüsü içinde İstiklal Savaşı bile verilemezdi. Ama kazanıldı. Tarihin yolu ve yönü değişti.
Bir millet ateşle imtihan olundu Çanakkale’de, tarihle hesaplaştı ve kendi varoluş tarihini yeniden yazdı.
Çanakkale Zaferi ;
yokluktan varlık çıkarılabilmesi, “Çanakkale geçilmez” hükmünü dünya tarihinin alnına vurabilmesidir.
O mübarek insanlar
Allah’a yakın insanlardı… Cephede, bombalar altında namaz kılacak kadar yakın… Savaşırken, oruç tutacak kadar yakın… Her mermiyi besmele eşliğinde gönderecek kadar yakın.
Onlar imkânsızlıklara sığınmadılar, şartlara teslim olmadılar, ellerinden geleni yaptıktan sonra Allah’a iltica ettiler ve imkânsızı başardılar.
Önce zaferi hak etmek lazım!
Mehmet Âkif’ buyurduğu gibi;
“Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz,
“Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz…”
Cihan tarihinin en azametli harplerinden olan Çanakkale muhârebeleri ;
İngiltere, Fransa ve İtalya gibi üç büyük devletin buraya yığdığı en modern zırhlılar ve üç yüz bin kişiden ziyâde askere rağmen başarımızla sonuçlanmıştır.
Ama ne pahâsına!..
250.000 harp sâhasında, takriben 150.000 de hastahânelerde olmak üzere 400.000 vatan evlâdının şehâdet şerbetini içmesi neticesi...
O zamanki kötü şartlara ve askerî bakımdan binbir noksanlığa rağmen Mehmetçik, silâh kifâyetsizliğini îmânıyla telâfî ederek Osmanlı’nın tarihine en son altın sayfalarından birini Çanakkale’de ilâve etmiştir.
İşte Çanakkale’de çarpışan mü’min ordumuz, sadece kahramanlık ve cesaret destanı değil, aynı zamanda sahip oldukları mânevî kemâl bereketiyle bir fazîlet destanı yazmıştır.
Bugün Anadolu’da ocağı tüten her evin kudsî hâtırasında bir Çanakkale şehîdinin olduğu muhakkaktır. Her âile bir Çanakkale yetimidir. Bu hâl, nesilden nesile intikâl eden bir şeref madalyasıdır. Çanakkale, tarihe müşahhas şehîdlik mefhûmunu bir daha nakşetmiştir. Bu şehîdlerin kabirleri sîne-i millettedir.
Merhum Mehmed Âkif bunu ne güzel ifâde eder:
Ey şehîd oğlu şehîd! İsteme benden makber;
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber!..
Rabb'im ;
cümlemizi ecdadımıza layık ve şuurlu insanlar eylesin onların giydirdiği beyaz elbiseyi korumayı ve kirletmemeyi nasip etsin.
Şehitlerimize rahmet eylesin Peygamberimize komşu kılsın
Cenabı Hak vatanımızı ve tüm İslam alemini her türlü kötülüklerden ve düşman tasallutundan muhafaza buyursun.
Müslümanları her beldede Mahfuz Mansur ve Aziz kılsın
Himaye eylesin.
Başla peygamberimiz aleyhissalatu Vesselam'ın Ruhuna âline ashabına ve tüm şehitlerimizin ruhuna
EL FATİHA