Menü tarıkhaber
ABDULLAH ADEMOĞLU

ABDULLAH ADEMOĞLU

Tarih: 03.06.2023 04:22

GÜNÜN YAZISI

Facebook Twitter Linked-in

MIRAÇ KANDİLİNİZİ TEBRİK EDER ÜLKEMİZE VE TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLAR VE HUZUR GETİRMESİNİ CENAB-I ALLAH TAN NİYAZ EDERİZ
Allah-u Teala bu mübarek gece, Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’i Mi’râc davetiyle müşerref kıldı.
Onu “Mekke”de bulunan “Mescidi Haram”dan alıp “Kudüs”teki “Mescidi Aksa”ya götürdü.
Oradan da göklere yükseltip yarattığı mükevvenâtı, melekût âlemini, esrar ve ceberrût âlemini ve bütün semâvâtı gezdirdi.
Cenneti ve Cehennemi gösterip Arş’ı, Kürsü’yü ve daha nice âyetlerini temâşâ ettirdikten sonra bilinmeyen makamlara çıkardı.
Onu Kendisine yaklaştırıp şekil, şemâl ve cihetten münezzeh, keyfiyet ve mekândan ârî olarak o yüce makamda görüştü ve tekrar geri döndürdü
Birinci hadiseye biz 'İSRA' ikincisine de 'MİRAÇ' adını veriyoruz.'
İSRA hadisesi ayetle
MİRAÇ hadisesi de hadislerle sabittir
HÜZÜN SENESİNDE
ALLAH, HABİBİNİN GÖNLÜNÜ
İsra ile teselli,
Mirac ile taltif ve
ümmetinin gönlünü namaz ile tekrim etmişti.
MİRAÇ
Fizik alemden metafizik aleme,
Beşeriyetten insanlığa yükseliştir;
Kulun Rabbine yükselişidir.
BİZİM MİRACIMIZ,
gönül semamızda yükselişimizdir.
BİZİM BURAKIMIZ
samimi iman, ihlas ve takvamız;
REFREFİMİZ
Amel, ibadet ve ahlakımızdır.
MİRAÇ'IN BİRİNCİ MESAJI;
Biz Müslümanların Rabbimizin verdiği ruhumuzun imkanlarıyla nasıl yüceleceğimizdir.
Miraç bize yücelme ve yükselme yollarını gösteriyor. Miraç bize yücelmeden ilerleyemeyeceğimizi gösteriyor.
ÜSTAD BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ ( K S ) BU KONUDA ŞÖYLE BUYURMAKTADIR ;
Bütün evliyanın sultanı olan Resul-i Ekrem ( S A V ) , değil yalnız kalbi ve ruhuyla, belki hem cismiyle, hem havassıyla,
hem letâifiyle, kırk seneye mukàbil kırk dakikada, velâyetinin keramet-i kübrâsı olan Miracı ile bir cadde-i kübrâ açarak hakaik-i imaniyenin en yüksek mertebelerine gitmiş,
Mirac merdiveniyle Arşa çıkmış,
Kàb-ı Kavseyn makamında, hakaik-i imaniyenin en büyüğü olan iman-ı billâh ve iman-ı bil’âhireti aynelyakîn, gözüyle müşahede etmiş, Cennete girmiş, saadet-i ebediyeyi görmüş,
O Miracın kapısıyla açtığı cadde-i kübrâyı açık bırakmış.
Bütün evliya-yı ümmeti seyr ü sülûk ile, derecelerine göre, ruhanî ve kalbî bir tarzda o Miracın gölgesi içinde gidiyorlar.
NAMAZ
MÜSLÜMANLARIN MİRACIDIR.
Yüce Rabbimiz günde 5 defa her mümin kuluna kendisiyle konuşabilme imkanını lütfetmiş, miraca çıkma imkanı sunmuştur.
ALLAH RESÛLÜ (SAV) ; takatsizlikten artık konuşamayacak duruma gelinceye kadar ashabına namaza dikkat etmeleri konusunda uyarıda bulunmuş ve şöyle buyurmuştur:
“ASHABIM, SİZLERE ÜÇ ÖNEMLİ VASİYETİM VAR.
İlk olarak,
KADINLAR konusunda Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim.
İkinci olarak,
gözümün nuru NAMAZ, aman buna dikkat edin.
Üçüncü olarak,
KUL HAKKIYLA Allah’ın huzuruna gitmeyin.”
(İbn Mâce, Cenâiz, 64)
KORONA SENESİNDE İNŞALLAH MİRAC KANDİLİNİ ÜMMET İÇİN HAKK’A ’a URUC VE HASTALIKTAN BÜTÜNÜYLE HURUC VESİLESİ KILAR.
RABBİM ,
BU MÜBAREK GÜN VE GECELER HÜRMETİNE
ÜMMET İ MUHAMMEDİYYEYİ VE ÜLKEMİZİ
KAZA, BELA VE MUSİBETLERDEN MUHAFAZA BUYURSUN
KARANTİNASIZ GÜNLER NASİB OLMASI DİLEĞİ İLE
MİRACINIZ MÜBAREK OLSUN
Tüm ifadeler:
Eyüp Çetin, Riza Sarıbabıçcı ve 244 diğer kişi
 
68 yorum
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Seyhmus Akdeniz
Hayırlı kandiller
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 1y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
HAYIRLI CUMALAR
RECEB AYININ 26.GÜNÜ İDRAK EDİLEN MİRAÇ KANDİLİ,
BU YIL 27 ŞUBAT 2022 ( PAZARI PAZARTESİ YE BAĞLAYAN ) GECESİ İDRAK EDİLECEK.
MİRAÇ, İNSANIN ERDEM YOLCULUĞU VE RABBİNE VUSLATIDIR.
Sadece İslam dünyasının değil, bütün bir insanlığın yücelmesine ve yükselmesine engel teşkil eden problemler ancak miraç değerleriyle aşılacaktır.
Müminlere düşen görev,
miracı sadece Sevgili Peygamberimizin (sas) bir hatıratı, bir tarihi vakıa olarak okumak olmamalıdır.
Hz. Muhammed'in amcası Ebû Tâlib'i ve eşi Hz. Hatice'yi peş peşe kaybetmenin acısını yaşadığı, destek arayışı için gittiği Tâif'ten taşlanarak döndüğü Hüzün Yılı'nda gerçekleşti
HABİB-İ EDİBİ'Nİ
teselliye,
desteğe ve
güvene davet eden miraç, MÜSLÜMANLARI DA
huzura,
hakikate ve
marifete davet etmektedir'
MİRÂÇ, Cenab-ı Hak'tan gelen davete icabet ederek kulluğun gereklerini yerine getirerek, her adımda O'na yaklaşmaktır.
MİRAÇ, beşeriliğin insanlığa, fiziğin metafiziğe, bedenin ruha, ruhun sahibine yükselişidir.
MİRÂÇ, maddeden uzaklaşarak manaya ulaşmak; fânî olandan vazgeçip bâkî olana yönelmektir.
MİRAÇ, elemi, kederi, çaresizliği, ümitsizliği bir kenara koyup yeniden yola çıkma, arınma ve durulmadır.
MİRAÇ,
ilahi huzura erişmenin, Allah'a boyun eğmeden geçtiğini hatırlatan bir fırsattır
MİRAÇ
Bizlere, ilahi rahmet ve huzura erişmenin, öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki erdemlere yükselişten geçtiğini haber verir
MİRAÇ, Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa arasındaki bağları kuvvetlendiren, Müslümanların gönül dünyalarını güçlendiren, sıdk ve imanlarını pekiştiren, kardeşlik şuurunu yaşatan, müminleri eğiten, onlara değer kazandıran bir okuldur. Miracın bizim için en büyük dersi “esfel-i safilinden” “ahseni takvime” çıkaracak değerleri göstermesidir.
Miraç hadisesi bizlere, ilahi rahmet ve huzura erişmenin, öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki erdemlere yükselişten geçtiğini haber verir
SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ (SAS) MİRAÇTAN BİZE ÜÇ BÜYÜK HEDİYE İLE DÖNMÜŞTÜR.
BİRİNCİSİ, GÜNDE BEŞ DEFA RABBİMİZLE BULUŞMA İMKANI VEREN “MÜMİNİN MİRACI ” NAMAZDIR.
Mümin namaz ibadetiyle sadece O’nun huzurunda eğilir, sadece O’na secde eder, sadece O’na ibadet eder ve sadece O’ndan yardım diler.
Namazla mümin kişiliğine ve kimliğine kavuşur. Tevhid ve vahdetin müşahhas hâli namaz sayesinde gerçekleştirir.
İKİNCİSİ, BAKARA SÜRESİNİN SON AYETLERİ DIR Kİ ( AMENERRASÜLÜ )
Burada Rabbimiz bizlere yüksek sorumluluklarımızı ve zaaflarımızı birlikte hatırlatmaktadır. Her sorumluluk bir emanettir ve emaneti omuzlarında taşıyan her insan, her türlü kin ve öfkeden, haset ve kıskançlıktan, gurur ve kibirden uzak durarak bütün insanlara hatta bütün mahlûkata karşı merhametli, mütevazı ve alçak gönüllü olmak zorundadır. Zira Peygamber Efendimizin (sas) ifadesiyle tevazu yüceltir, kibir düşürür, gurur aldatır, haset bitirir. Nefsimizin ölümcül zaafları bizi her türlü miraçtan, yüceliş ve yükselişten alıkoyar.
ÜÇÜNCÜSÜ İSE; TEVHİD İNANCINA SAHİP OLAN HERKESİN EBEDİ KURTULUŞA ERECEĞİ MÜJDESİ
Tevhid İslâm’ın en temel ilkesi, Kur’an ve Sünnetin ruhu, bütün peygamberlerin gönderilişi gayesidir. Tevhid ilkesinden üç temel esas ortaya çıkar: Selâm, eman ve vahdet yani barış, güven ve birlik. İslâm-selâm ilişkisi, iman-eman ilişkisi ve tevhid-vahdet ilişkisi doğru kurulamadan bir toplumun İslâm toplumu olması mümkün değildir.
Tüm ifadeler:
149
 

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N