بِسْمِ اللهِ الْرَّحْمَنِ الْرَّحِيمِ
يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِّنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ وَلاَ تَجَسَّسُوا وَلاَ يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
“ EY İMAN EDENLER! ZANNIN BİR ÇOĞUNDAN SAKININ . ÇÜNKÜ ZANNIN BİR KISMI GÜNAHTIR . BİRBİRİNİZİN KUSURLARINI VE MAHREMİYETLERİNİ ARAŞTIRMAYIN .”
HUCURAT AYET 12
RASÛLULLAH ( S A V ) EFENDİMİZ, HADÎS-İ ŞERÎFLERİNDE ŞÖYLE BUYURMUŞLARDIR:
“Kim arkadaşının ayıbını örterse, Allah da kıyâmet günü onun ayıbını örter. Kim de müslüman kardeşinin ayıbını açığa vurursa, Allah da onun ayıbını açığa vurur. Hattâ evinin içinde bile olsa, onu ayıbıyla rezil eder.”
(İbn-i Mâce, Hudûd, 5)
“Müslüman kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah Teâlâ onu rahmetiyle felâketten kurtarır da, seni imtihan eder.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Kıyâmet, 54)
YUNUS EMRE ŞÖYLE BUYURMAKTADIR ;
Mümin kardeşine ait sevmediğin bir iş duyarsan, onun için özür bulmaya çalış. Bulamazsan “belki benim anlayamadığım bir durum vardır de” ve özrü kapat.
CÂFER-İ SÂDIK HAZRETLERİ ÖYLE BUYURMAKTADIR ;
“Bir mü’min kardeşine âit, hoş olmayan bir şey duyarsan, onun için birden yetmişe kadar mâzeret kapısı araştır. Bulamazsan; «Belki benim bilmediğim veya anlayamadığım bir mâzereti vardır.» de, sonra da meseleyi kapat!”
Başkasının kusurunu arayıp ayıbını ortaya döken kişinin, kendi evindeki kusurları ortaya dökülür.❞
HZ ÖMER İLE İLGİLİ İBRETLİK BİR HADİSE
Hazret-i Ömer-radıyallâhu anh- bir gece Medîne sokaklarında geziyor, şehri teftiş ediyordu. Evinde şarkı söyleyen bir adamın sesini işitti. Duvardan atlayıp yanına vardığında adamın yanında bir câriye ve içki bulunduğunu gördü. Ona:
“‒Ey Allâh’ın düşmanı! Sen mâsiyet üzere iken Allâh’ın senin günahını örteceğini mi zannettin?” diye çıkıştı.
Adam:
“‒Ey Mü’minlerin Emîri, bana kızmakta acele etme! Ben Allâh’a karşı bir defa isyân ettiysem, sen üç defa âsî oldun:
Birincisi; Cenâb-ı Hak «Tecessüste bulunmayın!»
(el-Hucurât, 12) buyuruyor, sen tecessüste bulundun!
İkincisi; Allah Teâlâ «Evlere arkalarından girmeniz, hayırda ileri gitmek değildir!»
(el-Bakara, 189) buyuruyor, sen duvardan atlayıp bana baskın yaptın ve evin arkasından izinsiz girdin!
Üçüncüsü de; Allah Teâlâ «Ey îmân edenler! Kendi odalarınızdan başka odalara, sahiplerine geldiğinizi fark ettirip (izin alıp) selâm vermeden girmeyiniz!»
(en-Nûr, 27) buyuruyor,
sen ise selâm vermeden girdin!” dedi.
Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-:
“‒Seni affedersem hâlini düzeltir misin?” diye sordu.
Adam:
“‒Evet, vallâhi ey Mü’minlerin Emîri! Eğer beni affedersen, bir daha böyle günahlara kesinlikle dönmem!” dedi.
Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- da onu affetti ve evden çıkıp gitti.
Tüm ifadeler:
65Beğen
Yorum Yap
