Menü tarıkhaber
ABDULLAH ADEMOĞLU

ABDULLAH ADEMOĞLU

Tarih: 04.06.2023 04:21

GÜNÜN YAZISI

Facebook Twitter Linked-in

HZ. İSA'YA SORMUŞLAR ,
ÖLÜ DİRİLTMEKTEN DAHA ZOR NE OLABİLİR ?
BUYURMUŞ Kİ ;
افهام من لا يفهم.
İFHAMU MEN LA YEFHEM YANI ANLAMAYANA, ANLATMAK .
Mevlana'nın dediği gibi;
Uğraşma boşuna, seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Kimse, bir sen daha olamayacak bu dünyada. Kimse tam anlamıyla sende seni bulamayacak. Gücün yetmeyecek herhangi bir icat edilmiş dilde kendini tam anlamıyla anlatmaya, gördükleri ancak kendi anladıkları kadardır.
Tüm ifadeler:
83
 
1 yorum
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
 
Aydın Elibol
Işte o mümkün değil
Taşa laf anlatirsin anlar ve çatlar bazi insanlara anlatirsin anlamaz seni catlatir
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 2y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
HAYIRLI CUMALAR ;
BORÇLANMAYIN Kİ ÖZGÜR YAŞAYASINIZ :
BU KONULARDAKİ NEBEVİ UYARILARIN AMACI ;
Müslümanları borçsuz yaşamaya alıştırabilmek ,
Daha küçük yaşlardan itibaren iktisatlı yaşamasını bilen bir nesil yetiştirmek,
Lüzumsuz harcamalar ve borçlanmalar nedeniyle kendinden sonrakilerin hayatını da ipotek altına almamak ve
Nihayetinde de Allah Teâlâ’nın huzuruna borçlu göndermemeye çalışmaktır.
HZ. PEYGAMBER (S.A.V.): SİZLERİ BORCLU YASAMAYA KARŞI UYARIRIM . DÜNKÜ BORCUN EVVELİ GAM VE KEDER, SONU DA SAVAŞTIR . buyurmuştur.
Beyhaki, Sünen, Teflis,
Vaktinde ödenmeyen borçlar yüzünden geceleri uykuların kaçıp insanların dertlere düştüğünü ve ödenmeyen borçlar yüzünden çıkan kavgalar nedeniyle nice ocakların söndüğünü düşünürsek Hz. Peygamber’in yukarıdaki sözünde ne kadar haklı olduğunu anlarız.
Borç yüzünden alacaklıya karşı mahcup olmak veya şahsiyetinden ödün vermek, Müslümanın izzetine yaraşan bir durum değildir.
PEYGAMBERİMİZ ( S A V ),
“ KENDİNİZİ KÜÇÜK DÜŞÜRMEYİN .” buyurduğunda, sahabe, bunun nasıl olacağını sormuş, RESULULLAH (SAV ) DA; “ BORÇLA. karşılığını vermiştir.
Hâkim, Müstedrek
BORÇ, GECELERİ KEDER; GÜNDÜZLERİ DE ZİLLETTİR .
açıklamasını yaparken de aynı noktaya değinmiştir.
Keşf’ü-l Hafa,
İnsanı zillete düşürmesi dâhil birçok iktisadi, sosyal, ahlaki ve hattâ itikadi endişelerinden dolayı Hz. Muhammed (s.a.v.), günaha ve borca batmaktan defalarca Allah’a (c.c.) sığınmıştır. Bunun sebebini sorduklarında;
“ BORÇLANAN KİMSE KONUŞTUĞUNDA YALAN SÖYLER; SONRA DA VERDİĞİ SÖZDEN CAYAR. ” buyurdu.
Nesai, Sünen, İstiaze,
Konuşunca yalan söylemek ve sözünden caymak münafıklık alameti olması hasebiyle, borçlu yaşamak insanı böyle kötü bir konuma sürükleyebilir. Yüce Allah, borç aldığında ödememeyi hedefleyen bir kimsenin huzuruna borçlu olarak çıkmasını en büyük günahlardan saymıştır.
Borçlu kimse;
“ ALDIKLARINI HAK SAHİBİNE ÖDEMEZSE, KENDİSİ VELEV Kİ ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLSE BİLE O BORÇLARINI ÖDEMEDİKÇE CENNETE GİREMEZ .”
Hâkim, Büyu’,
tembihatını yapan Hz. Peygamber:
“ ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLMEK BORCUN DIŞINDAKİ BÜTÜN GÜNAHLARA KEFARETTİR/ONLARIN AFFINA VESİLE OLUR. ” BUYURMUŞTUR.
Beyhaki, Sünen
Bir başka rivayette ise şu açıklamayı yaparak meseleyi daha da netleştirmiştir:
“ ŞEHİDİN TOPRAĞA DÜŞEN KANININ İLK DAMLASI (HÜRMETİNE) BÜTÜN GÜNAHLARI BAĞIŞLANIR ANCAK KUL HAKLARI (BORÇLAR) HARİÇ .”
Heysemi, Zevaid
Nesai’deki rivayette ise:
“ CANIMI ELİNDE TUTAN ALLAH ’ A YEMİN EDERİM Kİ BİR İNSAN ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLSE SONRA DİRİLTİLSE, YİNE ÖLDÜRÜLSE SONRA DİRİLTİLSE, ÖLDÜRÜLSE VE SONRA YENİDEN DİRİLTİLSE, ÜZERİNDE DE BORÇ OLURSA O BORCUNU ÖDEMEDİKÇE CENNETE GİREMEZ .” uyarısında bulunmuştur.
Hz. Muhammed (s.a.v.), borca ve borçluya olan bakış tarzını değişik biçimlerde ifade etmiştir.
Özellikle hiç kimsenin, başkasının ömrünün karşılığı olan emeğini gasp etmesini istememiştir.
Şehidin bile üzerinde kul hakkı varken cennete giremeyeceğini söyleyen Allah Resulü (s.a.v.), insanlar aldıkları borçları mülklerine geçirmesinler diye bir ara borçluların cenaze namazlarını bile kılmamıştır.
Hâkim, Müstedrek
Bu münasebetle de kişi öldüğünde İslâm fıkhında vasiyet ve mirastan önce borçlarının ödenmesine hükmedilmiştir.
Hz. Ali’nin rivayet ettiği bir uygulamada, Resulullah’ın huzuruna bir cenaze getirildiğinde, onun borcunun olup olmadığını sorarmış. Şayet; “ödenmemiş borcu vardır” denilirse o kişinin cenaze namazını kılmazmış.
Yine bir defasında musallaya cenaze getirildiğinde;
“ ÜZERİNDE BORÇ VAR MI ?” DİYE SORMUŞ. “ EVET ” cevabını alınca; “ PEKİ GERİDE BU BORCU ÖDEYECEK MAL BIRAKTI MI ?” sorusunu yöneltince; “Evet.” demişlerdir. Hz. Peygamber de bunun üzerine o kimsenin cenaze namazını kılmıştır.
Başka bir günde getirilen cenazenin, borçlu olup geride de bu borcu ödeyecek mal bırakmadığı için Resulullah cenaze namazını kılmamış ve sahabeler: “Siz arkadaşınızın cenazesini kılabilirsiniz.” demiştir. Ebu Katade: “Ben bu kişinin borcunu üstleniyorum” deyince Hz. Peygamber, dönüp gelmiş ve cenaze namazını kıldırmıştır.
Beyhaki, Dıman
Borçlu kimsenin cenazesini kılmayışını Peygamber Efendimiz şöyle gerekçelendirmiştir:
“ KABRİNDE BORCUNA KARŞILIK REHİN TUTULAN VE KIYAMET GÜNÜNDE DE (ÖNCE BORÇLARINDAN DOLAYI ) HESABA ÇEKİLECEK ADAM İÇİN CENAZE NAMAZI KILMANIN SİZE NE YARARI DOKUNACAKTIR .”
Beyhaki, Dıman
“ MÜ ’ MİN VEFAT ETTİĞİNDE BORCUNA MAHSUBEN CENNETTEN ALIKONULACAKTIR .
BU DURUMDA KARDEŞİNİZİN İSTER BORCUNU ÖDEYİN, İSTERSENİZ ALLAH ’IN AZABINA TERK EDİN .” nebevî buyruğu da borçlu ölmenin uhrevi durumunu bizlere hatırlatmaktadır.
Hâkim, Müstedrek
Bu hadisler üzerinde derin tefekkür etmek ve borçlanmamak evladır. Velev ki zorunluluktan dolayı borçlanılsa bile alacaklıya hakkı mutlaka ödenmeli ve bir kuruş bile zimmete geçirilmemelidir.
İslâm devletinin genişleyip maliyesinin güçlenmesiyle beraber Resulullah (s.a.v.), borçluların borçlarını devletin kasasından ödemiştir. Velisi olmayanın velisi olan Resululah (s.a.v.), bu uygulamasıyla kendi sağlığında kimseyi Allah Teâlâ’nın huzuruna borçlu göndermemeye çalışmıştır.
Bu durumda yapılması gereken;
iktisatlı yaşamak,
israfın her türlüsünden kaçınmak ve
borç batağına düşmemektir.
İktisat ahlak ilişkisine dair dersler vermek ve bu dersleri tabana yayabilmektir.
Dere kenarında abdest alırken bile iktisatlı olmayı öneren İslâm’ın kültürel zenginlikleri ve kaynaklarından istifade edip topluma yayabilmektir
Ahmed, Müsned,

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N