MÜBAREK ÜÇ AYLAR İÇERİSİNDE MANEVİ DEĞERİ YÜKSEK BİR GECE OLARAK YERİNİ ALAN VE RAMAZAN I ŞERİF İN HABERCİSİ 'BERAAT KANDİLİ' OLARAK DA BİLİNEN BERAAT GECESİ İNŞALLAH BU GECE İDRAK EDİLECEK.
21 MAYIS İ 22 MAYISA (CUMARTESİ Yİ PAZARA ) BAĞLAYAN GECE.
TÜM İSLAM ALEMİNİN BERAAT KANDİLİNI TEBRIK EDER.
HAYIRLARA VESİLE OLMASINI CENAB I HAKTAN NİYAZ EDERİZ
CENAB I HAK KURAN I KERÎM DE DUHAN SÜRESİNDE ŞÖYLE BUYURMAKTADİR
بسم الله الرحمن الرحيم
حم وَالْكِتَابِ الْمُبِين إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ.
ف۪يهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَك۪يمٍۜ
1. Hâ Mîm
2,3. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
4 Tüm hikmetli işler bu gecede ayırt edilir
Bu gecenin, şu ayeti kerimede bildirilen gece olduğu söylenmiştir.
“O gecede her hikmetli iş, belirlenip hükme bağlanır.”
Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle 'MÜBAREK ',
Kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle
'BERAT',
Kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle
'RAHMET',
Geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle 'BERAE VEYA SAKK' ADI DA verilir.
Vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa, Allah Azze ve Celle de Berat Gecesinde mümin kullarına berat yazar.
'Berat, beraet' kelimesi 'el-berâe' kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir.
Müminlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Beraat Gecesi denmiştir.
Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) “Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar kabul olur.
Bunlar;
Recep ayının ilk gecesi,
Şaban ayının on beşinci gecesi,
Cuma ve Bayram geceleridir” buyurmuştur.
Yeryüzündeki Müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram gecesinden biri,
Şâban ayının on beşinci gecesi olan BERAAT GECESİ; diğeri ise KADİR GECESİDİR.
Beraat gecesine 'KEFARET gecesi' de denilir. Bir hadis-i şerifte Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem):
'Kim bayram gecesini ve Şâban ayının on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez'buyurmuştur.
Bu gecenin bir adı da 'ŞEFAAT GECESİ' dir. Bunun delili şu hadis-i şeriftir:
'Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi.
Bu gecenin diğer bir ismi de 'MAĞFİRET GECESİ'DİR.
Şu hadis-i şerif buna işaret eder:
'Allah Teâlâ Şaban’ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder.'
Rabbimiz, Beraat gecesi tövbe, istiğfar ederek pişmanlık duyan günahkârların cümlesini affedeceğini bildiriyor. Ancak şu sekiz sınıfın “Kesin Tövbe Etmedikçe” bu aftan istifadelerinin olamayacağını da işaret ediyor:
1, Allah'a şirk koşanlar.
2, Ana-babalarına isyan eden, onların kalplerini kırıp gönüllerini yıkanlar.
3, İçkiye devam edenler.
4, Falcılık edip gelecekten haber verenler.
5, Din kardeşine besledikleri kinden vazgeçmek istemeyenler.
6, Adam öldürmekten pişmanlık duymayanlar.
7, Nikâhsız aile ile yaşayanlar.
8, Akrabalarıyla alâkayı kesip ihmal edenler.
Ebu Hüreyre’den rivayet edildiğine göre: Resülullah Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
“Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:
“Ya Muhammed, başını semaya kaldır. Sordum.
“Bu gece nasıl bir gecedir? Şöyle anlattı:
“Bu gece, Allah Teâlâ, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayan hemen herkesi bağışlar. Meğerki bağışlayacağı kimseler büyücü, kâhin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah Teâlâ onları bağışlamaz.
Berat Gecesinin beş ayrı özelliği var.
1. Bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması.
2. Bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat kat sevaplı olması.
3. İlâhi rahmetin bütün âlemi kuşatması.
4. Allah'ın af ve bağışlamasının coşması.
5. Peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olması.
Zemzem kuyusunun bu gecede açık bir şekilde coşup çoğalması da bu manaları kuvvetlendiren kutsal bir işaret olarak yorumlanmaktadır.
Bediüzzaman (r.ah) hazretleri şöyle buyurmuştur:
‘’İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur'an harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir. Bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'an ve istiğfar ve salâvatla meşgul olmak büyük bir kârdır.’’
İmam Sübkî (rh.a.), tefsirinde şöyle der: 'Berat gecesi, yıl içinde işlenen günahlara kefaret; cuma gecesi, hafta içinde işlenen günahlara kefaret; Kadir gecesi ise ömür içinde işlenen günahlara kefarettir.'
Beraat Gecesinin Özelliği ve Önemi
Nasıl dünya işlerimizde genellikle yıllık bir kar-zarar hesabı yapıyor ve bu hesaba göre gelecekle ilgili plan ve program hazırlıyorsak; ahiretimizle ilgili hesapları da yapmamız gereklidir. Bu gece böyle bir muhasebe için bulunmaz fırsattır.
Duhan Sûresinin 2. 3. ve 4. âyetlerinin Beraat Gecesinden bahsettiği bildirilmektedir. Âyetlerin meali şöyle:
'O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur.'
Hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Beraat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir.
Bu hikmetli işler nelerdir ve âyetin mânası nedir?
Yıllık Kader Programı
At b. Yesar (rh.a) şöyle rivayet eder:
“Şaban ayının on beşinci gecesi olunca, gelecek yılın Şaban ayına kadar ölecek olanların isimleri yazılarak ölüm meleğine verilir. İnsan bir yanda ağaç diker, evlenir, bina yapar; ama ismi ölecekler listesine kaydedilmiştir! Ölüm meleği, ölüm anının gelerek emri yerine getirmeyi bekler.”
İbni Abbas'tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırt edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir:
Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.
Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir.
Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir.
Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsmail'e verilir.
Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir.
Fahreddin er-Râzî’nin (rah.a) açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir.
Kur'ân'ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir:
‘’Beraat gecesi, Kuran-ı Kerim’in Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.’’
Beraat Gecesi Duası
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:
'Allah’ım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin.”
Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:
'Allah’ım, şayet ismimi saîdler (iyilerin) defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler (kötülerin) defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, “Allah dilediğini siler, yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır.'
Peki, bizler böylesine önemli bir geceyi nasıl değerlendirmeliyiz?
Bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi vardır. Bu konuda Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
“Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der: Affedilmeyi dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim…”
Bu geceye mahsus belirli bir ibadet yoktur. Ancak ;;
Gecenin manevi değeri dolayısıyla çokça tövbe ve istiğfarla, namaz, Kur'an tilaveti, zikir ve salâvatla, hayır dualarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehabtır. Kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır.
- Gene bu gecede Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in mübarek ruhuna salât ve selam okumalıyız.
- Öncelikle böyle zamanlarda kulluğumuzu gözden geçirerek, eksik ve hatalarımızı ele almalı ve bunları düzeltebilmenin yollarını aramalıyız. Yani hesaba çekilmeden önce burada kendimizi hesaba çekmeliyiz, her gece ve dünyalık işlerin muhasebesini yaptığımız gibi bugünlerde de manevi kazanç ve kayıplarımızın muhasebesi yapmalıyız ki ahiretteki hesabımız kolay olsun.
- Bu mübarek geceyi günahlarımızın affı için bir fırsat bilmeli ve bol bol tövbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Özellikle Müslümanların içinde bulunduğu sıkıntıları düşünerek dua edip Allah’a yalvarmalıyız.
- Eğer kaza namazlarımız varsa bunları kılma yoluna gitmeli, kaza namazımız yoksa bile, çokça nafile namaz kılmaya çalışmalı ve özellikle geceleri iyi değerlendirmeliyiz.
- İmkânımız nispetinde çokça Kur’an okumalıyız.
- Akrabalarla, komşularla ve dostlarımızla olan yakınlığımızı bir kat daha artırmalı ve yapacağımız ziyaretlerle onların gönlünü almalıyız. Onları sohbet meclislerine davet, hayır hasenata teşvik ederek kendilerinin de bu feyzli, bereketli zamanlardan istifade etmelerini sağlamalıyız.
- Etrafımızdaki fakir fukaraya yardım etmeli, imkânımız ölçüsünde sadaka vermeli, fakir öğrencilerin okuması için onların elinden tutmalıyız. Çünkü bu zaman dilimlerinde vereceğimiz sadakalar veya zekâtlar bize kat kat sevap getirecektir. İftar yemeklerine katılmalı, gücümüz nispetinde iftar vermeli, bir yudum su dahi olsa iftar yemeklerine katkıda bulunmalıyız.
Allah Teâlâ, büyüklerimizin. dua ve bereketiyle böylesine mübarek gecelerden azami derecede istifade etmeyi bizlere nasip etsin inş
