ADEM KESKİN
Tarih: 04.06.2023 23:16
Günün yazısı
SANAT, DÜŞÜNCE VE YASAK
İnsanlık tarihini incelediğimiz zaman ne ilginç yasaklar çıkar karşımıza. İnsanların kendi otoritelerini korumak için diğer insanlara koyduğu yasaklar bahsettiğim. En çok yasak konulan şeyler sanat ve düşünce olmuştur herhalde.
Kitaplar, şiirler, şarkılar yasaklanır. Gazeteler kapatılır, bunları ortaya çıkaranlar derdest edilir, hapse atılır, cezalandırılır. Sürgün edilir ya da kendileri kaçarlar.
Şimdi internet var. Yasak olana ulaşmak zor değil. Otoriter rejimler neyi yasaklarsa gündemde daha çok ilgi çekiyor. 'Yassak kardeşim' kelimesini duymuyoruz şimdilerde. 141, 142, 163 rakamları bize birşey anlatmıyor artık. RTÜK cezaları, medyadan dışlanma, medyanın el değiştirmesi, nazikçe bu işi hallediyor, yasağı belirliyor. Ya da terör suçlusu, iltisaklısı, yardım ve yataklık edeni oluyorsun. Toplum gözünde küçültülüyorsun. Kendini bir Avrupa ülkesinde, Amerika'da buluyorsun. Yoksa linç edilirsin trollerce.
Bir sanatçı, bir gazeteci hakkında olumsuz bir paylaşım olsa, içimden hep ' İnşaallah yurt dışındadır' düşüncesi geçer. Zihnimizin daralması, yasak koyması bu olsa gerek.
Özgürlükçü bir düşünceyi savunanlar bile bir zaman sonra yasakçı olabiliyor. Kendisi iktidar olmuştur. Koruması gereken bir otoritesi vardır. Artık güçlüdür. Eleştirmek, karikatür çizmek, ozanca bir şarkı söylemek otoriteyi incitir. Alıngan bir yapı oluşur. Her atılan taşı üstüne alınır, her dikilen elbiseyi kendine sanır. Burun diyemezsin, sağırlıktan bahsedemezsin.
Bir şarkının sözlerini güç sahipleri üzerine alındı diye başka türlü yorumlarsın. Özgürce savunamazsın. Aklına getiremezsin yasaksız bir dünyayı.
Sanatla, sanatçıyla, onların ileri görüşlülüğüyle, halkın derdini ifade etmesiyle aşılacak bu günler. Tarkan'ı dinlerken bunlar geçti içimden ve yazdım.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —