ADEM KESKİN
Tarih: 04.06.2023 23:20
Günün yazısı
HAKİKAT
Biz, kalubelâdan cemiyet-i Muhammedîde dahiliz. Cihetül-vahdet-i ittihadımız, tevhiddir. Peyman ve eymanımız, imandır. Madem ki muvahhidiz, müttehidiz. Molla Ahmed-i Cizirî-i Kürdî, Kürdçe olarak buyurmuş ki,
ﺳِﺮّ ﻭَﺣْﺪَﺕْ ﮊﺍَﺯَﻝْ ﮔِﺮْ ﺗِﻴَﻪ ﺣَﺘَّﻰ ﺑِﺎَﺑَﺪْ
(Sirrê wehdet ji ezel girtîye hetta bi ebed)
Her bir mümin ilâ-yı kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi, maddeten terakki etmektir. Zira, ecnebiler fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı manevîleri altında eziyorlar. Biz de fen ve sanat silâhıyla, ilâ-yı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehl ve fakr ve ihtilâf-ı efkâra cihad edeceğiz. Amma cihad-ı haricîyi, şeriat-ı garrânın berahin-i katıasının elmas kılınçlarına havale edeceğiz. Zira, medenîlere galebe çalmak ikna iledir; söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir. Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur!
Meşrutiyet ki, adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. On üç asır evvel şeriat-ı garra teessüs ettiğinden, ahkâmda Avrupaya dilencilik etmek, din-i İslâma büyük bir cinayettir ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir.
Kuvvet kanunda olmalı; yoksa istibdat tevzi olunmuş olur. ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻘَﻮِﻯُّ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦُ hâkim ve âmir-i vicdanî olmalı. O da marifet-i tam ve medeniyet-i âmm veyahut din-i İslâm namıyla olmalı. Yoksa, istibdat daima hükümferma olacaktır. İttifak, hüdadadır; hevada değil! İnsanlar hür oldular amma yine abdullahtırlar. Her şey hür oldu. Şeriat da hürdür, meşrutiyet de. Mesail-i şeriatı rüşvet vermeyeceğiz. Başkasının kusuru, insanın kusuruna sened-i özür olamaz! Yes, mâni-i her kemaldir. Havale etmek, menba-ı her zillettir. “Neme lâzım, başkası düşünsün” istibdadın yadigârıdır. Bu cümlelerin mabeynini rabtedecek olan mukaddematı, Türkçe bilmediğim için mütaliînin fikirlerine havale ediyorum.
Bediüzzaman Said-i Kürdî
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —