Menü tarıkhaber
Prof. Dr. Baran Yıldız

Prof. Dr. Baran Yıldız

Tarih: 05.06.2023 01:10

GÜNÜN YAZISI

Facebook Twitter Linked-in

[22:45, 21.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Helâl
'Haram'ın karşıtı olan 'helâl', sözlükte bir fiilin mubah, câiz ve serbest
olması ve yasağın kalkması gibi anlamlara gelir. Dinî bir terim olarak da
helâl, şer‘an izin verilmiş, hakkında şer‘î bir yasaklama ve kısıtlama bulunmayan
davranışı ve onun dinî-hukukî hükmünü ifade eder. Câiz, mubah,
mutlak gibi terimler de aralarında cüz'î anlam farklılıkları bulunmakla birlikte
genelde aynı anlamda kullanılır ve mükellefin yapıp yapmamakta muhayyer
bırakıldığı davranışları belirtmek üzere kullanılır.
Helâl de esasında câiz ve mubahla eş anlamlı olmakla birlikte, dinî literatürde
daha çok haramın zıt anlamlısı olarak yani bir şeyin yasaklanmamış
ve kınanmamış olduğunu bildiren bir terim olarak kullanılır. Kur'an'da ve
hadislerde sıklıkla geçen helâl ve hill tabirleri de genelde bu son anlamda
kullanılmıştır (bk. Âl-i İmrân 3/93; el-Mâide 5/5, 88; Yûnus 10/59; en-Nahl
16/16). ...Daha az
[22:47, 21.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Ameş ve Karısı
 
İmam-ı Azam Ebu Hanife rh.a.'in arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.
Kızcağız da annesini konuşması için ikna etmeye çalıştı. Ama annesi inat etti, konuşmamakta direndi.Karısının konuşmamakta kararlı olduğunu gören A'meş'in ise az önce öfkeyle ettiği yeminin ciddiyeti aklına geldi, söylediğine pişman oldu. Eşiyle boş olmaktan kurtulmak için care düşünmeye başladı. Gecenin bir yarısında giyinip evden cıktı. Doğru Ebu Hanife Hazretlerinin evine gitti. Ebu Hanife onu içeri alıp derdini sordu. A'meş karısıyla olan hadiseyi anlattı, dert yandı:
-Bu kadın bu tavrıyla benden kurtulup kaçmak istiyor. Beni sıkıntıya sokmasından korkuyorum. Kendisi çocukların annesidir. Onu boş olmaktan kurtarıp beni rahatlatacak bir care var mı? diye sordu.
Ebu Hanife:
-Üzme kendini. Allah'ın izniyle bir care bulunur, dedi.
Ebu Hanife, A'meş'in oturduğu yerdeki mescidin müezzinine haber gönderip yanına çağırdı. Bu gece sabah ezanını henüz vakti girmeden okumasını tenbihledi. A'meş de evine dönüp, ezanı beklemeye başladı. Daha sabah olmadan okunan ezanı duyan A'meş'in hanımı, sabah oldu da boşanması gerçekleşti zannederek konuştu:
-Oh be! dedi. Senden kurtuldum, kötü huylu herif!
A'meş ise kıs kıs gülerek cevap verdi:
-Henüz sabah olmadı. Sen de konuşup yeminimi bozdun. Bize çare gösterenden Allah razı olsun.
[22:47, 21.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Ayet:
… Eğer şükrederseniz, size (nimetimi) daha çok vereceğim…
(İbrâhîm, 14/7)
 
Bir Hadis:
Şüphesiz ki Allah, verdiği nimetin eserinin kulunun üzerinde görülmesinden hoşlanır.
(Tirmizî, 'Edeb', 54)
 
Bir Dua:
Allah'ım! Harama tamah etmeyecek şekilde helal nimetlerin ile yetinmeyi nasip eyle.
(Tirmizî, 'Deavât', 127)
 
T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N