Prof. Dr. Baran Yıldız
Tarih: 05.06.2023 01:38
GÜNÜN YAZISI
[21:34, 25.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: ÜÇ SİLAHIMIZ: EL, DİL VE KALP
Müslümana, her şeyden önce üç silâhı da birleştirmiş olarak eliyle hareket etmesi emredilmiştir. Onu yapamadığı, yâni eli ve kolunun bağlı olduğu yerde iş dile kalmakta, ağız açmaya bile imkân olmayan yerde de kötüyü kalple reddetmekten başka çare kalmamaktadır.
Şu kadar ki, el dururken işi dilde bırakmak, hele kendi kendisini tecrit edici bir susma ve katlanma seciyesiyle yalnız kalpten protesto tesellisine sığınmak, İslâm ruhuna asla uymaz! Ancak kati zor altında kalındığı zaman işleyecek olan ikinci ve üçüncü (fakülte)ler, iyice bellemek ve kavramak lâzımdır ki, kıymetçe, mareşal rütbesinde olan ele nispetle çavuş ve er bile değildir.
Üstelik mâzur vaziyetlerde dahi makbul sayılamazlar. Hele kati zor ve eli işlemekten alıkoyucu sebep bulunmaksızın, lâftan ve yürekteki gizli duygudan ibaret kalmak,
Müslümanı küfrün eşiğine kadar sürükleyen bir iman ve ahlâk zaafına kadar varabilir.
Kuveyt Türk Dijital Takvim
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kuveytturk.dijital.takvim
[21:34, 25.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: قَالَ اللهُ تَعَالَى: اَلَّذِينَ اٰمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللهِ اَلَا بِذِكْرِ اللهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ. (سورة الرعد، 28)
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu -meâlen-: “(Onlar), o zâtlardır ki iman etmişlerdir. Ve onların kalpleri Allâh’ı zikirle mutmain olur. Haberiniz olsun ki, kalpler, ancak Allâh’ı zikirle mutmain olur.” (Ra‘d Sûresi, âyet 28)
25 Mayıs 2023
Fazilet Takvimi
[21:34, 25.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: İMÂM-I RABBÂNÎ HAZRETLERİNİN BİR GÜNÜ
İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri, çoğu zaman gecenin yarısından sonra, bazen de gecenin üçte ikisi geçtikten sonra kalkar, abdest alırdı. Abdest alırken kıbleye yönelmek, misvak kullanmak gibi sünnetlere son derece riâyet ederdi. Abdestten sonra teheccüd namazına başlar; tam bir huşû içinde, manen derli toplu olarak ve Yâsîn Sûresi’ni okuyarak kılardı. Teheccüd namazından sonra murâkabeye oturur, sonra da sabah namazı vaktine kadar az bir müddet uyurdu.
Sabah namazını talebeleriyle birlikte mescitte kılar, işrak vaktine kadar mescitte, talebeleriyle birlikte murâkabeye oturur ve sonra uzun sûreler okuyarak işrâk namazı kılardı. Sonrasında ise o vakitte okunması icap eden tesbîhler ve dualar ile meşgul olurdu. Sonra evine gider, hanımının ve çocuklarının hâllerini sorar, eve lâzım olan ve yapılması icap eden işleri hâllederdi. Sonra odasına çekilir ve Kur’ân-ı Kerîm okurdu. Bundan sonra talebelerini çağırır onların hâllerini sorar, yüksek manevî mertebede olan evlatlarını çağırarak onlara sohbet ederdi. Bazen talebelerinin her birine, hâline ve gücüne göre vazifeler verirdi.
Duhâ namazını kendi odasında kılardı. Sonra talebeleri ile yemek yer ve sonunda yemek duası yaparlardı.
Çoğu zaman oruç tutardı. Oruçlu olmağı günlerde de az yemek yerdi.
Öğle vaktinde, sünnet olduğu için bir müddet kaylûle yapar sonra kalkıp abdest alır ve öğle namazını kılardı. Şöyle buyurmuşlardır: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.), vefat edinceye kadar öğle namazının sünnetini terk etmemiştir.” Öğle namazı bittikten sonra hâfızlardan Kur’ân-ı Kerîm dinlerdi.
İkindi namazını kıldıktan sonra akşama kadar talebeleriyle beraber murâkabe halkasında otururdu. Sabah ve ikindi halkalarında talebelerinin hâllerine teveccüh ederdi.
Akşam namazını ilk vaktinde kılar, akabinde altı rekât evvâbîn namazını kılmayı ihmal etmezdi. Yatsı namazını kıldıktan sonra istirahate geçerdi.
25 Mayıs 2023
Fazilet Takvimi
[21:34, 25.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: “Allah’ım! Rahmetinin gereklerini, mağfiretinin sürekliliğini, her türlü günahtan uzak ve salim olmayı, her türlü iyilik ve nimetleri, cennete girerek felaha ermeyi, yardımınla cehennem ateşinden kurtulmayı istiyorum.” (Hakim, Deavat, No:1925)
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —