Prof. Dr. Baran Yıldız
Tarih: 05.06.2023 01:56
GÜNÜN YAZISI
[22:11, 26.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Tarih:
ُك ْم
ح
ُ
۪ري
26.05
ْذ َه َب
تَ
.2023
وا َو
عوا َفَتْف َشلُ
﷽ تََناَز ُ
ُه َوََل
ُسولَ
َ َوَر
ُعوا ا ّٰلل ه
۪طي
َواَ
ي َن
۪
ِر
َ َمَع ال ٰصَ اب
ا ّٰلل ه
اِ ٰنَ
ۜ
روا
ُ
ِب
َوا ْص .
َم
ْيِه َو َسلَٰ
َعلَ
ُ
ي ا ّٰلل ه
ِ َصلَٰ
ُل ا ّٰلل ه
ُسو
اَل َر
َوق : َ
ت َ
روا َوَلَ
تَ َدابَ ُ
َقا َط ُعوا َوَلَ
وا ِعَباَد ََل تَ
ُكونُ
دوا َو
ضوا َو ََل تَ َحا َس ُ
َبا َغ ُ
ِ
ا ّٰلل ْخَوانًا ه
ِ
إ .
BİRLİK VE BERABERLİK RUHU
Allah’ın lütuf ve inayetiyle kardeş olan, aynı safta
omuz omuza Cenâb-ı Hakk’ın divanına duran, aynı iman
ve şuurla bir arada bulunan Aziz Müminler! Cumamız
mübarek olsun! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi
üzerimize olsun!
Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s) bir
defasında ashabına şöyle buyurmuştu: “Allah’ın
peygamber ya da şehit olmayan öyle kulları vardır ki
kıyamet gününde Allah’a olan yakınlıkları sebebiyle,
peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.” Bu
büyük müjdeyi işiten sahâbe-i kirâm, “Ya Resûlallah!
Bunlar kimlerdir?” diye sordu. Bunun üzerine Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s) şu cevabı verdi: “Bunlar,
aralarında akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat
bulunmayan, sırf Allah için birbirlerini sevenlerdir.”1
Kıymetli Müminler!
Yüce dinimiz İslam, tevhid ve vahdet dinidir.
Birlik ve beraberlik dinidir. Yardımlaşma ve dayanışma
dinidir. Dinimiz, toplumun bütün fertleriyle iyilik ve
adalet esasına dayalı ilişkiler kurmamızı, sevgi ve saygı
içinde kardeşçe yaşamamızı, şefkat ve merhametle
birbirimize muamele etmemizi emretmiştir. Birbirimize
sırt dönmeyi, ilgi ve alakayı kesmeyi, kardeşlik bağlarını
koparmayı, her türlü olumsuz söz ve davranışta
bulunmayı da yasaklamıştır. Nitekim Yüce Rabbimiz,
وا
ُ
ِ َج ۪ميًعا َوََل تََفٰرَق
ِل ا ّٰلل ه
ِ َحْب
ُموا ب
birlikte Hepَ “وا ْعَت ِص
Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp
bölünmeyin.”2 buyurmaktadır. İstiklal Marşı şairi
Mehmet Akif Ersoy,
“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”
diyerek bu ayet-i kerimeyi muhteşem bir şekilde
anlatmaya çalışmıştır. Rahmet Peygamberi Hz.
Muhammed Mustafa (s.a.s) Efendimiz de bir hadis-i
şerifinde bizleri şöyle uyarmaktadır: “Birbirinizle ilgi ve
alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin,
birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin.
Ey Allah’ın kulları! Kardeşler olun.”3
Değerli Müslümanlar!
Bizler, aynı dine inanan, aynı Allah’a kulluk eden,
aynı kıbleye yönelen, aynı kitabı rehber edinen, aynı
peygambere gönül veren müminleriz. Dünyaya barış ve
adaletin en güzel örneklerini sunan, din, vatan, bayrak ve
mukaddesat uğruna fedâ-yı cân eyleyen şanlı bir ecdadın
torunlarıyız. Başa kakmadan, karşılık beklemeden,
kökenine, inancına, mezhebine ve düşüncesine
bakmadan, insan onurunu rencide etmeden ihtiyaç
sahiplerine yardım etmeyi kendine şiar edinen bir
medeniyetin temsilcileriyiz. Böylesine köklü bir
medeniyetin mensubu olan bizlere düşen, kardeşlik
ahlakını kuşanmak, gönül alıcı söz ve davranışlarla
birbirimizin hukukunu gözetmektir.
Aziz Müminler!
Hürriyetimizin nişanesi, hepimizin ortak yurdu
olan cennet vatanımız, ecdadımızın bizlere bir
emanetidir. Şanlı bayrağımız bağımsızlığımızın
sembolüdür; gölgesinde kardeşçe yaşayabilmek için
hepimize yer vardır. Şehadetleri dinin temeli olan ezan-ı
Muhammedî, bizleri birliğe ve kardeşliğe çağırmaktadır.
Öyleyse farklılıklarımızı bir zenginlik kabul edelim. Bizi
kardeş kılan, bizi millet yapan değerlerimize sımsıkı
sarılalım. Allah Resûlü Hz. Muhammed (s.a.s)’in şu
hadisini asla unutmayalım: “Müminler, birbirlerini
sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat
göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer
organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı
paylaşan bir beden gibidir.”4
Kıymetli Müslümanlar!
İçinde bulunduğumuz mayıs ayı Anadolu’nun
İslam’a açılan ilk kapısı Diyarbakır yöresinin sahâbe-i
kirâm tarafından fethedildiği aydır. Önümüzdeki
Pazartesi günü ise İstanbul’un fethinin 570. yıl
dönümüdür. Allah Resûlü (s.a.s) İstanbul’un fethini
şöyle müjdelemiştir: “Konstantiniyye mutlaka
fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel
komutandır! Ve o asker, ne güzel askerdir!”
5
Aziz Kardeşlerim!
Şanlı ecdadımızın gönlüne İstanbul’u fethetme
sevdasını düşüren, asrın en ileri bilgi ve teknolojisinden
istifade ederek aşılmaz denilen surları yerle yeksan
ettiren, inanç ve azimle gemileri karadan yürüten,
Ayasofya’yı fethin sembolüne, İslam’ın mabedine
dönüştüren işte bu Peygamber müjdesine nail olma
isteğidir.
Bu vesileyle şanlı ecdadımızı, aziz şehitlerimizi ve
kahraman gazilerimizi rahmetle yâd ediyorum. Hutbemi
şu ayet-i kerime meali ile bitiriyorum: “Allah’a ve
Resûlüne itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra
gevşersiniz ve gücünüz elden gider. Sabırlı olun.
Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”
6
1 Ebû Dâvûd, Büyû’, (İcâre), 76.
2 Âl-i İmrân, 3/103.
3 Tirmizî, Birr ve Sıla, 24.
4 Müslim, Birr, 66.
5 Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 335.
6 Enfâl, 8/46.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
[22:12, 26.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Her şeyin bir zekatı vardır. Bedenin zekatı da oruçtur…Oruç sabrın yarısıdır. - İbn Mâce, Sıyâm, 44
[22:12, 26.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: “Gece ve gündüz uyuyabilmeniz ve Allah’ın lütfundan nasibinizi aramaya çalışmanız da O’nun kanıtlarındandır. Bunda, dinleyen kimseler için elbette dersler vardır.” - Rûm, 30/23
[22:13, 26.05.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bakara sûresinin 255. ayeti olan “Âyetü’l-kürsî” adını içinde geçen kürsü kelimesinden almıştır. Kürsü mecazi olarak saltanat, hükümranlık, mülk manalarına gelmekte olup hiçbir şeyin Allah’ın hükümranlığı ve ilminin dışında kalamayacağını anlatmaktadır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslam inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l-kürsî de böyledir. Hadislerden ayet-i kerimenin şifa ve korunmaya da vesile kılındığını öğreniyoruz. Âyetü’l-kürsî bize şunları öğretmektedir: Allah Teâlâ birdir. O daima diridir. Bütün varlıkları görüp gözeten, yöneten, bir an bile onları bilgi ve ilgisi dışında tutmayandır. Allah Teâlâ, insanlara ait olan uyuklama ve uyku gibi sıfatlardan münezzehtir, uzaktır. Tüm kâinat O’nun tasarrufundadır. O’nun izni olmadan kimse şefaat edemeyecektir. O’nun bilgisi ezel ve ebedi kuşatır. Kudreti arz ve semaları kaplar. Zatı çok yücedir. Peygamber Efendimiz Âyetü’l-kürsi’nin Kur’an’ın en faziletli ayeti olduğunu buyurarak yatarken, evde, sabah akşam onu okuyan kimseyi Allah’ın koruyacağını ve şeytanın ona yaklaşamayacağını bildirmiştir (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 2; Buhârî, Vekâlet, 10). - ÂYETÜ’L-KÜRSÎ
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —