Muazzam bir mesele
İnsanda firavunluk denen bir enaniyet bulunur. Kazandığı her bir mal, öğrendiği her bir ilim, yükseldiği her bir makam bu enaniyete kuvvet verir. Bu enaniyetten kurtulmak çok zordur.
Allah rahmet eylesin, tanıyanlarınız vardır, Ağrılı Nusret hoca vardı, alim bir zattı, o şöyle demişti; diri diri derimi soysanız kolay, bu enaniyetten kurtulmak zor.
Evet dunyalık olarak her kazandığın mal ve ilim bu enaniyete kuvvet veriyor, kurtulması daha da zorlaşıyor. Adeta kişi küçük bir firavun oluyor. Böyle olan kişileri şu sözlerinden anlarsınız:
Mal benim, istediğim gibi harcarım,
Vücud benim, istediğim gibi giyinirim, istediğim gibi kullanırım,
Makam benim, istedigim gibi hükmederim, ve hakeza...ben, ben, ben...der.
Bundan kurtulmanın yolu kolay olmamakla beraber şu şekildedir;
Onu görmek, Onu bilmek....
Yani, Allah'ın mülküne bakacaksın, Onun mülkünün, zenginliğinin yanında seninki hiç kalır., üstelik sende ki de Onundur, emaneten sana vermiştir, vakti gelince geri alacaktır.
Mesela,
Onun ilmine bakacaksın, Onun ilmi yanında seninki hiçtir, üstelik o ilmi de sana O vermiştir.
İşte her mesele de bu sekilde Onu görursen benlik dava edecek hiçbir seyin olmadığını anlar ve enaniyetten kurtulabilirsin.
Bu arada pek çok hata ve kusurlarını görüp boynunu bükersin. Çünkü o rezil haller, hata kusur ve günahlar senindir...onları kimseye veremezsin...
Bunları yapabilirsen olması gereken güzel bir kul olursun. Bu defa sen şöyle dersin;
Mülk senindir, mülkünde istediğin gibi tasarruf edersin, Allah'ım!
Benim hata kusur ve günahlarımı affet!
Tüm ifadeler:
21 yorum
Beğen
Yorum Yap
Paylaş

