28 ŞUBAT İHANETİ VE HİSSETTİKLERİM!
Atatürkçülük ve Kamalizm, altı asır cihana hükmetmiş bir milletin ruh ve şuuruna Batının vurduğu pranga. Altı asır savaş meydanlarında yenemediği hasmını dişi ve şeytanî desise ve ittifaklarla tarih sahnesinden düşüren Batı, toprak istiklâliyetinin bedelini ağır bir zihin işgaliyle tahsil etti.
Osmanlı'yı Osmanlı yapan bütün değerleri tahrib eden Ankara, savaş yorgunu millete dehşetli bir cebirle kabul ettirildi. Din, tarih ve ahlâk namına her ne varsa tahrib eden bir zihniyete taabbüd ettirilen Türk milleti, şimdi tanınmaz halde artık. İhanetle hesaba çekilmesi gerekenleri başında kahraman diye taşıyor.
Takrir-i Sükunlar, derme çatma idam sehpaları, Meclis koridorları ile Ankara'nın izbe sokaklarında işlenen cinayetlerle tesis edilen cebrî hâkimiyet; Milli Eğitim Müfredatı, basın ve bürokrasi eliyle tahkim edildi. Askerî ve adlî gücün susta tuttuğu millet, zamanla yaşadığı zihin iğdişinin elîm neticesi olarak değişip mankurtlaştı; ceddine, tarihine, inanç ve değerlerine küfreden, yeryüzünde emsali görülmeyen bir güruha dönüştü.
Teslim olmayan taban hareketleri ve hayat damarları on yılda bir darbe ve muhtıralarla budanıp kesildi.
Ve bugün 28 Şubat!.. Ancak ezelî bir düşmanın reva görebileceği bir ihanetle Türk ordusunun imza attığı meş'um gün. Milletin reyi ile seçilmiş bir başbakanın boncuk boncuk terletildiği, küfür ve hakaretlere maruz kaldığı utanç günü.
Önceki ihanet darbe ve muhtıraları gibi, 28 Şubat cinayet ve zulmü de Atatürkçülük ve Kamalizm adı altında Batı hesabına icra edilmişti. Bu iki mefhumu bir putperestin derin hürmeti içinde kalbleri ürpererek selâmlayanların bu topraklardaki çokluğu, dehşet verici bir tehlikedir.
Hazin olan, milletin bütün değerlerine düşman bu kitleyi beslemeye devam eden Kamalist Eğitim Müfredat ve Sistemine bir türlü dokunulamamasıdır. Türkiye'nin kanatlarını kıran bu düşman, Kamalist nesiller yetiştirmeye devam ettikçe, istikbale dair endişelerimiz asla bitmeyecektir.
25. sene-i devriyesinde 28 Şubat şenaatini gerçekleştiren zihniyet ve mensublarına, icra edenlere ve en ufak bir sempati ile bakanlara lânet ediyorum. Allah, Batı hesabına bu milleti Mankurtlaştıran bu habis zihniyetten millet ve ümmeti kurtarsın.
28 Şubat devri mazlumlarının acılarını derin bir sancı olarak yüreğimde yaşıyor, hepsine sabırlar diliyorum. Acılarının teskin olacağı gerçek bir adalet tecellisini de hep birlikte görürüz inşaallah.