MA'LUM BÜYÜĞE karşı birden hiddete geldi ve def’aten yazıldı:
Ey mülhidler, MÜNAFIKLAR ve ahmaklar!
Benim cesedimi paramparça etseniz de HAKKI SÖYLEMEKTEN VAZGEÇMEYECĞİM.
Eğer mümkün olsa bütün Şark’a ve Garb’a dinletecek derecede şöyle HAYKIRACAĞIM:
Bu KUR’AN haktır; bu Furkan sadıktır. Bu Kur’an Allah kelamıdır, onda hiçbir şüphe yoktur.
Hz. MUHAMMED Allah’ın resulüdür; bunda şek edilemez. Onun ŞERİ'ATI Allah’ın vahyidir; mutlak adalettir ve asla zulüm değildir.
Ey LADİNİ olan mülhidler ve inkarcılar!
DİNE Arş’ı titretecek kadar ZULM ettiniz.
Sizin de sonunuz gelecek. Yakinim var ki, büyük bir KIVRANIŞ ve KAHR ile GEBERECEKSİNİZ.
ÖLÜM DÖŞEĞİNİZDEN Arş’ın sahibi olan ALLAH perçemlerinizden yakalayarak sizleri cezalandıracaktır.
Ağlama ve EYVAH SESLERİNİZ arasında CEHENNEMİN sakar denilen ateşlerine atılacaksınız; sizleri acıdan titrecek olan ZAKKUM meyvesini yiyeceksiniz; KUR’AN’IN gıslin tabir ettiği bağırsaklarınızı parçalayacak olan CEHENNEM İÇECEĞİNİ İÇECEKSİNİZ.
Siz bize MÜRTECİ diyorsunuz; biz de size MÜRTEDLER adını veriyoruz.
Sizler KÂFİRLERİN en habisi ve vahşi hayvanlardan da vahşisiniz.
İsmine layık olmayan REİSİNİZ, DECCAL ve süfyandır; zındıkanın reisidir; vahşi eşeklerden daha eşektir;
YAHUDİLERİN en adilerindendir; zalimlerin EN ZALİMİDİR.'