RUHUN ŞAD OLSUN CENAZESİ KİMSESİZ AKİF...!
ÖZ YURDUNDA GARİP OLARAK ÖLEN MİLLİ ŞAİRİMİZ AKİF..!
Mehmed Akif artık sıkılmıştı onun tabiriyle peşindeki ' polis hafiye'siyle gezmekten', 52 yaşındayken Mısır'a gitmeye karar verdi.
Onu öz vatanını satıp ecnebi vatanına gitmekle suçladılar.
O, bunu diyenlere şöyle dedi :
''Arkamda polis hafiyesi gezdiriyorlar. Ben vatanını satmış ve memlekete ihanet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemiyorum ve işte bundan dolayı çaresizce gidiyorum'' diyordu ( Akifname sayfa 505 )
11 yıl Mısır' da sefil hayatı sürdü. 63 yaşında çok hastayken, vefat etmesine yakın İstanbul'a geri dönmeye karar verdi. İstanbul' un camilerini görünce ağlamaya başlayan şairin yanında sadece zevcesi İsmet Hanım vardı. ( Akifname sayfa 508 )
AKİF'İN SAHİPSİZ CENAZESİ
Âkif hayranlığı genç bir hoca iken başlayan Prof. Ali Nihat Tarlan, cenazeyi anlatırken yüreğini hüzün kapladığı belliydi: “Divanyolu'nda kahvede oturuyordum. Birkaç tıbbiyeli arkadaş koşarak geldiler. 'Hocam, Şair ‘Âkif hakkın rahmetine kavuşmuş dediler.. cenazesini Beyazıd camine getirmişler, bir araba içinde bırakmışlar, ne yapalım?’ Gittim baktım çıplak, örtüsüz, yalnız tahtadan ibaret bir tabut. Etrafı kimsesiz hey koca şairr böyle mi uğurlanacaktın
Talebeler hüngür hüngür ağlamaya başladılar. Çıplak bir tahta ile tabut, musalla taşında al sancaklarla, kâbe örtüleriyle donatıldı. Âkif, İstiklâl Marşı ile defnedilmeye götürüldü…”
...