Menü tarıkhaber
SELAHATTİN ALTINTAŞ

SELAHATTİN ALTINTAŞ

Tarih: 10.06.2023 03:39

GÜNÜN YAZISI

Facebook Twitter Linked-in

Değerli olun ki değer verilsin. Değerli değilseniz, değer vermekle değerli olmazsınız.
Tenekeye altın gibi değer verseniz gene de tenekedir, altın olmaz!
Altına değer vermeseniz de altındır ve değerlidir.
Tüm ifadeler:
14
 
2 yorum
3 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Ali Rıza Özdemir
Altını çamura düşürüp tenezzül etmeyenlerin de kulakları çınlasın.
2
 
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 1y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
 
 
Kesin söylüyorum;
Demokrasinin olduğu yerde İslamiyet, İslamiyetin olduğu yerde demokrasi olamaz!
Tüm ifadeler:
39
 
23 yorum
3 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Mustafa Çapraz
Aynen katılıyorum.
 
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 1y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
 
 
DÎNİ AÇIKLAYAN, HZ. PEYGAMBER (S.A.V.)’DİR
Kur‘an-ı Kerîm’in açıklaması sünnette aranır. Resûlullâh
(s.a.v.) Efendimiz İslâm şeriatini ve onun temeli olanKur’ân-ı
açıklamasaydı, mukaddes kitabımız mücmel (öz) olarak
kalacaktı ve emrolunan bir çok dînî vecibelerin mahiyet ve
keyfiyetleri bilinmeyecekti.
Allame Seyyid Abdulvehhab eş-Şa‘rânî (r.a.), Şeyh Zekeriya
el-Ensârî (r.a.)’den şöyle nakl ediyor: “Eğer Resûlullâh
(s.a.v.)’in ve müçtehid ulemanınKur’ân ve sünnette bulunan
mücmelleri (kısa ve az sözle anlatılanları) açıklamaları
olmasaydı, bizim hiçbir şeye gücümüz yetmeyecekti.
Resûlullâh (s.a.v.) Efendimizin sünneti ile taharetin hükmünü
öğretmemiş olsaydı, biz onun keyfiyeti hakkında bir bilgiye sahip
olamayacaktık. Keza farz ve nâfile namazlarının şeklini ve
rekatlarını, orucun, haccın, zekatın şeklini, nisabını, şartlarını,
farzlarını ve sünnetlerini bilemeyecektik. Keza sünnetin
açıklaması olmasaydı,Kur’ân-ı Kerim’in mücmelini bilmemize
imkan olmayacaktı.”
Ebû Râfî (r.a.) Resûlullâh (s.a.v.) Efendimizden söyle
rivâyet eder: “İçinizden hiç birisini koltuğuna yaslanmış
bir vaziyette iken, kendisine, benim emir ve nehiylerimden
biri ulaştırıldığında ‘Başkasını bilmem, biz Allâhü
Te‘âlânın kitabında gördüğümüze uyarız’ dediğini sakın
görmeyeyim. Böylelerine yaklaşmayın ve onlarla dostluk kurmayın.”
Ebû Hureyre (r.a.) Resûlullâh (s.a.v.) Efendimizden rivâyet
ediyor, Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz buyurmuşlardır ki: “Size
bir şeyi emrettiğim zaman gücünüz yettiği müddetçe onu
yapın. Size yasakladığım şeyden de muhakkak sakının.”
Peygambere itaat, Allâh’ın emrine itaattir. Ona itaat etmemek
ve emirlerini dinlememek; Allâh’a isyândır ve onun
emirlerini dinlememektir. Unutmamak lazımdır ki, Peygamber
(s.a.v.) yalnız konuşan ve öğüt veren bir vaiz değildir.
Din, hayatın pratik düzenidir. Hayatın maddi ve manevi
cephesini düzenleyecek ve gerçekleştirecek peygamberin
yaptırım gücüne sahip olması lazımdır.
(Mehmed Çağlayan, Ehl-i Sünnet ve Akâidi, s.14-16)
Tüm ifadeler:
8
 
1 yorum
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 
 
SEyfi Yildirim
Cok güzel Allah razı 0lsun kuran bize yeter sünnete gerek yok diyen zindiklara ders olsun
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 1y

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
 
 
Mükemmel bir tespit..bir şeyi tam bilmeden anlatma...
 
Bu içeriğe şu anda ulaşılamıyor
Bunun olmasının nedeni genellikle sahibinin bu içeriği sadece küçük bir kişi grubuyla paylaşması, kimlerin görebileceğini değiştirmesi veya içeriğin silinmesidir.
 
Tüm ifadeler:
Cemil Paslı ve 6 diğer kişi
 
3 yorum
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 
 
Diğer yorumları gör
 
Abdullah Küçük
Yusuf Güney abi TEBRİK Ederim ALLAH CC Razı olsun güzel bir paylaşım olmuş
  • Beğen
     
  • Yanıtla
  • 1y
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N