SELAHATTİN ALTINTAŞ
Tarih: 10.06.2023 04:13
GÜNÜN YAZISI
Günümüzün en büyük problemlerinden birisi de kavram kargaşasıdır.
Sen bir kelimeyi kullandığın zaman başka mânâda kullanıyorsun karşındaki bambaşka mânâda anlıyor ve itiraz ediyor. Aslında onun itirazı sana değil anladığı mânâyadır.
Mesela, rahat etmek... İnsanlar çalışıyor çabalıyor koşturuyor, Ne için? soruyorsun, rahat etmek için....
Halbuki rahat etmek ne demek acaba, insanın rahat etmek için yaptığı işler onun bütün bütün rahatını kaçırıyor olmasın?
İnsanda çeşit çeşit duygular var, Biz genellikle rahat deyince nefsin rahatını kastediyoruz. Rahat etmek ... eğer rahat etmekten maksat sadece nefsin rahat etmesi ise, çalışmamak yatmak ise, o zaman en rahat insanlar hapishanede yatanlar olması gerekir. Çünkü onlara çalış diyen yok, iş yap diyen yok. İstedikleri kadar yatabiliyorlar, ama hepimiz biliyoruz ki onlar rahat değil.
Demek ki rahat etmekten maksat sadece yatmak, istirahat etmek, nefsin rahatlığı olmaması gerekir.
Halbuki İnsanda akıl var, fikir var, kalp var, vicdan var, göz var, kulak var, mide var. Mesela mide boş durduğu zaman rahat etmiyor, ona gıda gönderdiğin zaman, yani çalıştığı zaman rahat ediyor.
İşte insanda vicdan var, vicdanın rahatı bütün yaptıklarınla alakalı, aklın rahatı var, fikrin rahatı var, Kalbin rahat olması var.
Eğer sen sadece nefsin rahatını düşünüyorsan, o biraz daha fazla rahat etsin diye lüks araba alsan, lüks eşyalar alsan, lüks ev alıp borçlara girsen, evet nefsin biraz rahat eder amma aklın, fikrin, vicdanın, kalbin rahatını kaybedersin.
Demek ki hakiki rahat insanın bütün cihazlarıyla, aklıyla, fikriyle, vicdanıyla, kalbiyle rahat etmesidir, yoksa Nefsim az biraz rahat etsin diye aklın fikrin kalbin vicdanın rahatını bozarsan buna rahat etmek denmez.
Günümüzde İnsanlar en fazla bu hatayı yapıyorlar. Biraz daha rahat edeceğim diye lüks araba alıyor, lüks ev alıyor, lüks eşyalar alıyor ve Neticede borçlara giriyor. Borçlara giren insanda ise akıl fikir vicdan kalp rahatı kalmaz. Bu rahatını kaybeden insanın nefsinin yapacağı az bir rahatın ise artık hiçbir önemi olmaz.
İşte bunalımlar stresler ve sıkıntılar bu şekilde nefsim biraz rahat etsin derken aklın, fikrin, kalbin, vicdanın rahatının kaybedilmesinden meydana gelmektedir.
O zaman sen akıllı ol. Nefsin az bir rahati için diğer bütün rahatlarini kaybedip gece uykularinı kaçirma. Yoksa sana psikologlar çare bulamazlar. Nitekim bulamiyorlar.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —