'Z kuşağına ulaşamıyormuşuz, onları ihmal ediyormuşuz. Onların dilini yakalayamıyor muşuz', gibi şeyler şimdilerde dillerde!
Kimi Z kuşakları nefsinin zebûnu olmuşsa, hevâi şeylerden hoşlanıyorsa, günlük, anlık zevkler ve o zevklere hitap edenler onların hoşuna gidiyorsa bütün suç bizde mi yani,!!!
Keyiflerinin tersi bir şey söyleyince keyiflerini kaçırıyoruz, suçlu yine biz oluyoruz haliyle.
Kibirlensinler, artisleşsinler, nasihata kendilerini kapasınlar. Sanal alemde yaşasınlar. Anne babalarını beğenmesinler. Ondan sonra bütün suç bizde olsun. İyi valla!
Öyle z - m bilmem ne kuşak diye kalacak değilsiniz.
Aklınızı başınıza alın, kendinizi ayrı bir kuşak muşak gibi görüp havalara girip, naz yapıp da kendinizi halden hâle sokmayın.
Vallaha hangi kuşak olursanız olun; ister sarı kuşak, ister siyah kuşak, ister x-y-z kuşak. Şunu iyi bilin ki!
'Sizdeki gençlik kat'iyyen gidecek' ve ölümün genci ihtiyarı yok.
Yani sonumuz toprak kuşağı olmak!
O yüzden havalara girip trip atmanın da bir gereği yok! Size faydası da yok.
Yani kusura bakmayın da biraz şımartıldınız!
Aklınızı başına alın. Adam olun!
Dâire-i İslâmiyetten başka huzurunuz yok! Yol da yok!
Bunu ya gençken anlayacaksınız, karlı çıkacaksınız, ya da gençlik gidince anlayacaksınız ama zarar edeceksiniz. Fakat illa anlayacaksınız!
Yani diyeceğim o ki! Genç elbette bizim gencimiz, elbette onlara sevgiyle, şefkatle yanaşalım, yanaşalım da onları dokunulamayan kutsal ineğe de çevirmeyelim. Biraz da onlar Allah'tan korkup kuldan utansınlar. Çünkü Dünya fani, Gençlikte. Ve ölmez yaşarlarsa genç olan evlatlarını nasıl görmek isterlerse öyle olsunlar.