ERDOĞAN’IN BAKANI YANIK, DİNİ TASFİYE EDEBİLECEK Mİ?
Vâkıâ hikmet-i hükümeti bilmiyoruz, lâkin bazen hükümette de hikmet kalmıyor. Devlet ricalinin her yaptığı doğru olsa memlekette cennet âsâ bir bahar hükümferma olur. Oysa çoğu zaman fırtınalı kışlar yaşıyoruz.
Türkiye’de Kamal Atatürk’ün bütün icraatlarına rağmen yıkılmamış tek müessese: âile. Yıkmak için varını yoğunu ortaya koyan, âile düşmanlığı ile Âile Yıkım Bakanı denmeye şayeste Zehra Zümrüt Selçuk arkasında gerçek bir yıkım bırakarak gitti. Bakanlıktan alınmış olmasına sevinmek gerekirdi ama yerine tayin edilenin kimliği bu sevinci yaşatacak gibi değil. Aksine endişe ve dehşete hak verecek bir düşünce dünyası var yeni bakanın.
Selçuk gibi Kademci olan yeni bakan Derya Yanık sıkı da bir Atataürkçü, lâikçi imiş meğer. Hiç evlenmemiş, doğum sancısı çekmemiş, anne olmamış, çocuğu için uykusuz geceleri birbirine bağlamamış, milletin inançlarına düşmanlığını ilândan çekinmeyecek kadar da gözü kara yeni bakan gittiğinde âileden geriye bir şey kalır mı, yalnız mı gider, Ak Parti iktidarını da beraberinde mi götürür, zaman gösterecek.
Yeni bakanla aramızda doldurulması imkânsız büyük uçurumlar var. İki gerçek düşmanız. Onun hayat maksadı, İslâmiyet’i bu topraklardan tamamen tasfiye etmek, bense ömrümü bu topraklarda İslâm’ın ihyasına adadım. Onun “yaşa” dediğine ben bütün ruhumla “geber”, derim. Hanımefendi bir twitter mesajında buyurmuşlar ki:
“Şunu tesbit olarak ortaya koyalım; Atatürk, Cumhuriyet ideolojisini dine mesafe üzerine kurmuştur. Keşke mümkün olsaydı dini tümüyle tasfiye (etseydi).
Bu düşüncede bir kişinin Aile bakanlığına getirilmiş olması iktidar için gerçek bir intihardır, olmalı da. Dinin Kamal Atatürk tarafından bütünüyle tasfiye edilememiş olmasıyla yüreği yanan Derya Yanık’ın dürüstçe de bir tarafı var ki, Kamal Atatürk’ü Erdoğan ve diğerleri gibi “gâzi”likle sarıp sarmalayıp mübarek bir dindar olarak takdime tenezzül etmiyor, hiç değilse.
Ümid ediyorum ki, Kamal Atatürk’ün dini tasfiye etmekte yarım bıraktığını tamamlamak için elinden geleni yapacaktır. Dini tasfiye ve yıkma fırsatını Erdoğan’ın takdim ettiği bakanlık ile yakalayan hanımefendinin sözünün eri çıkmasını gönülden temenni ederim.
O zaman hadi mücadele başlasın, el mi yaman, bey mi yaman hep birlikte görelim.