Vessulhu hayr= sulh hayırdır!
Nisa Suresi 128
Eğer beni dinleyen olursa Risâle-i Nûr'lar ile dinimize hizmet gayreti içinde olan kardeşlerime hitap etmek istiyorum.
Üstad Hazretlerinin vefatından sonra abilerin birlik ve beraberlik için çok gayret ettiklerini gördüm, amma olmamış.
Elbet bunun pek çok hikmetleri vardır, belki de öyle olması gerekmiştir, hikmet öyle iktiza etmiştir, bilemiyoruz.
Çünkü; insanlarda meslek ve meşrepler farklıdır.
Mesela; tavuk da ördek de aynı kategoridendir amma ördek yüzmeye gider, tavuk çöplüğe gider. Bunları bir araya getiremezsiniz. Zorla getirseniz de olmaz!
Aynen bunun gibi; insanlarda meşrep farklılığı vardır, bu onların ellerinde değildir. Dolayısıyla herkes meşrebine uygun hareket edecektir. Bu normaldir.
Hizmetin de pek çok yönü var. Yani, bir kısım kardeşlerimiz yazı ile meşgul olup kitapları yazmak suretiyle neşretme yolunu seçmişler, buna kötü diyemeyiz;
Bir kısım kardeşlerimiz okuyup anlamak ile meşgul olmuşlar, bir kısım kardeşlerimiz risale-i Nurları basıp neşretmek ile meşgul olmuşlar, bir kısım kardeşlerimiz risaleleri farklı dillere çevrilerek dünyaya ulaştırmak ile meşgul olmuşlar, bir kısım kardeşlerimiz kendilerini mânâya verip tevhid ve marifetullah ta terajki etme yolunu seçmişler, bir kısım kardeşlerimiz risale-i nurların herkese ulaşması için medreseler açmakla meşgul olmuş, bir kısmı da diğer ülkelerdeki insanlara ulaştırmak ile meşgul olmuşlardır...ve hakeza...
Gördüğünüz gibi hizmetin pek çok yönü olduğu gibi pek çok farklı kabiliyette insanlara da ihtiyaç olmuştur. Dolayısıyla her bir hizmet grubu farklı bir alanda çalışmıştır ve bugünlere gelinmiştir. Yani bugünlere kolay gelinmemiştir. Ne çileler çekildiği herkesin malumudur.
Dolayısıyla her kim İhlas ile hizmetini yapmış ise elbet mükafatın alacaktır, kim de başka maksatlar için hizmet ettiyse o da ona göre muamele görecektir.
Dolayısıyla, her bir farklı meşrep sahibi kardeşin kendi alanında hizmet etmiş olması veya hizmete devam etmesi gayet normal ve güzeldir. Bu farklı meşrep ve hizmetler diğerlerine rakip değil, aslinda tamamlayıcıdır. Dolayısıyla kendi alanında meşrebine uygun olarak hizmet eden herkes bizim kardeşimizdir, bizim hizmet edemediğimiz alanlardaki boşluğu doldurmaktadırlar. Eğer o alanda hizmet eden olmasa orası eksik olacaktır. Dolayısıyla her bir meşrep sahibi hizmetin farklı bölümünü tamamlamaktadır.
Böyle bakınca bizler birbirimizin rakibi, düşmanı değil, yardımcısı durumunda oluyoruz. El, ayak ve göz farklı olmak ile beraber aynı maksada hizmet ettikleri gibi..rakip değil yardımcı oluyorlar.
Işte bu sırrı anlayıp herkes kendi meşrebinde en iyi hizmeti yapmak gayreti içinde olması gerekirken maalesef son zamanlarda birbirleriyle kavga edip bir diğerinin hizmetine set çekmek gibi yanlış bir yola girilmiştir. Bu hal dinimize uymadığı gibi risale-i Nur'a da uymaz, hatta insanlığa da uymaz. Dinimiz birlik ve beraberliği emrettiği gibi, Üstad Hazretleri de 'mesleğinizin muhabbetiyle hareket edin' diyerek bu düsturu ortaya koymuştur. Başka meşreb ve meslek mensuplarıyla düşmancasına uğraşmak risale-i Nur'a da uymaz, dinimize de.
ÖYLEYSE:
Yapılacak iş: kendi meslek ve meşrebimzin muhabbeti ile en iyi hizmeti yapmak gayreti içinde olmaktır.
Başka meslek ve meşrepler ile hizmet etmekte olan kardeşlerimizi düşman görmek, onlarla uğraşmak doğru değildir.
Son zamanlarda özellikle sanal alemdeki kavga, dövüş ve yakışmayan hakaretlere derhal son vererek umumi sulh sağlamak gerekir.
Israr eden olursa ikaz etmeli, yoksa mahkemeye giderek konu halledilmelidir. Böylece olay kişiselleşmiş olur, hizmete zarari engellenir ve sonradan olabilecek yeni hakaretlerin de önü alınmış olur.