Menü tarıkhaber
SELAHATTİN ALTINTAŞ

SELAHATTİN ALTINTAŞ

Tarih: 11.06.2023 23:04

GÜNÜN YAZISI

Facebook Twitter Linked-in

Bizimkiler entellektüel değil
ENTELEKTÜEL FAHİŞE
Karl Marks’ın arkadaşı gazeteci Swinton, 1880’lerde New York Times'ta yazıyor. Gazete bir Yahudi tarafından satın alındıktan sonra düzenlenen toplantıda, davetli gazeteciler basının onuruna kadeh kaldırmak üzere onu kürsüye çağırıyorlar. Swinton elindeki kadehiyle kürsüye çıkıyor. Çıt yok. Ve cümleler dökülüyor.. 'Dünya tarihinin şu anına dek, Amerika'da 'Özgür, bağımsız basın' diye bir şey olmamıştır. Bunu siz de biliyorsunuz biz de...' diye başlıyor sözlerine.
'Hiçbiriniz düşündüklerinizi olduğu gibi yazmaya cesaret edemezsiniz.
Bunu yapmaya kalktığınızda yazdıklarınızın önceden basılmayacağını bilirsiniz, çünkü:
Çalıştığım gazete bana düşüncelerimi özgürce yazmam için değil, tersine yazmamam için bir ücret ödüyor. İçinizde benzer biçimde benzer ücret alan başkaları da vardır. Düşüncelerini açıkça yazacak kadar salak olan herhangi biri, sokakta başka bir iș arıyor olacaktır. Çalıştığım gazetemin herhangi bir sayısında düşüncelerimi apaçık yazsaydım, 24 saat dolmadan işimden atılırdım. Gazetecilerin işi; gerçeği yok etmek, düpedüz yalan söylemek, saptırmak, kötülemek, servet sahiplerine ve iktidara dalkavukluk etmek, kendi gündelik ekmeği uğruna yurdunu ve soyunu satmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de…
Öyleyse, şimdi burada 'bağımsız, özgür basının(!) şerefine(!) kadeh kaldırmak saçmalığı da nereden çıktı?
Bizler, sahnenin arkasındaki zengin adamların ve emperyalistlerin oyuncakları, kullarıyız. Bizler ipleri çekilince zıplayan oyuncak kuklalarız...
Onlar ipleri çekiyorlar ve biz dans ediyoruz. Yeteneklerimiz, imkanlarimiz ve hayatimiz, hepsi başkalarının malı...
Bizler entelektüel fahişeleriz.'/
Ertan Yılmaz
Tüm ifadeler:
2
 
 
2 Paylaşım
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
 
Geleceğin suçlusunu yetiştirmenin 8 basit kuralı...
1. Küçükken daha, çocuğa ne isterse vermeye başla!
Ki herkesin onun geçimini sağlamakla mükellef olduğuna inansın...
2. Fena sözler söylediğinde gül!
Ki, kendisinin akıllı olduğuna inansın...
3. Ona düşünmeyi, beynini kullanmayı öğretme sakın!
Bırak, on sekizine gelince kendisi karar versin...
4. Yerde bıraktığı her şeyi kaldır: kitaplarını, giysilerini, pabuçlarını...Onun için her şeyi sen yap!
Ki sorumlulukları hep başkalarına yüklesin...
5. Onun önünde sık sık kavga et!
Ki bir gün aile parçalanırsa pek de şaşırmasın...
6. Ona istediği kadar harçlık vermekten kaçınma!
Asla kendi parasını kazanmanın ne demek olduğunu öğrenmesin...
7. Yiyecekmiş, içecekmiş, konformuş, tüm arzularını yerine getir!
Ki istediklerini her zaman elde etmeye şartlansın...
8. Komşulara, öğretmenlere, polise, vs. karşı hep onun tarafında ol!
Ki hepsine karşı önyargılarla davransın...
KAFANIZ KARIŞTI DEĞİL Mİ?
Tüm ifadeler:
2
 
 
 
Beğen
 
 
 
Yorum Yap
 
 
Paylaş
 
 

 

Yorum yaz...
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
 
 
 
 
Allah rahmet eylesin..O da iz bırakanlarından dı..şu gök kubede hoş bir sâdâ bıraktı.
Fotoğraf açıklaması yok.
 
 
 
 
Bir yıldız daha kaydı!
Bir kaç neslin hayatında iz bırakan, inkişafına hizmet eden, eserleri, makale ve konuşmaları ile İslamî hayatın ihyasına büyük emeği geçen Yavuz Bahadıroğlu Abi'ye Allah'dan rahmet, kederli âilesi ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Şükür ki arkasında mânevî hayat ve hizmetlerini devam ettirecek eserler bıraktı.

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N