Görünüşte her alanda kadına karşı her türlü şiddeti önleme sözleşmesi.
Düşman kim?
Düşman erkek.
Kadının en büyük düşmanı olan erkek her zaman aile içinde ve dışında kadına saldırabilir, tecavüz edebilir, şiddet uygulayabilir.
Zavallı erkek, bu durumda artık ne yapabilir? Kendisine karşı ülkeler birleşmiş! Ve çıkardıkları kanunlar ile yavaş yavaş erkeği kadının karşısıda elini kolunu bağlayıp etkisiz hale getirmek için harekete geçmişler.
* kadının beyanı esas, şahide gerek yok. Kadın 'bu adam bana şiddet uyguluyor' dedi mi, adam gitti.
* kadın amirine 'bana cinsel tacizde bulundu' dedimi şahide gerek yok, adamın hayatı gitti.
* adam kendi karısına rızası dışında dokundu mu, tecavüz etmiş kabul ediliyor, nikâhlı karısına tecavüzden doğru hapse.
* öğrenci öğretmenine iyi not vermezse, 'bana cinsel tacizde bulundu' dedimi, öğretmenin hayatı gitti.
Amma kadın isterse istediği erkekle beraber olabilir, zina edebilir, rızası ile olunca serbest.
* anne babaların rızası ile evlenen gençler, peygamberimizin de sav tavsiyesine uyarak 18 yaşını doldurmadan evlenmişler ve çocukları da olmuş. Aradan yıllar geçmiş, amma zamanında erken evlendikleri ortaya çıkmış, hadi mahkeme ve tecavüzden erkek hapse, çocuk babasız, kadın kocasız... nitekim bu yüzden binlerce erkek şu anda hapiste...
Örnekleri çoğaltmak mümkün..
İşte bu istanbul sözleşmesinde bunları yapacaksınız diyor. İlk imzayı atan bizimkiler oluyor. Bazı gavur ülkeleri 'aile yapımızı bozar' diye hâlâ imza atmıyor amma biz çoktan tatbikata koymuş bulunuyoruz.
ETCEP projesinde olduğu gibi toplumsal tepki fazla olursa geri adım atıp bekliyorlar. Amma asla vazgeçmiyorlar.
Değerli kardeşim! Bu sözleşme ile adeta kadına dokunulmazlık getiriliyor. Karın bile olsa rızası dışında dokunamazsın. Amma razı edebilirsen her kadınla her haltı yiyebilirsin, serbest!