Çocuk dünyaya geldikten hemen sonra nefsi ile başbaşa olur. Yani canının istediğini yapar, hoşuna giden şeyi yapar, hoşuna gitmeyen şeyi yapmaz.
Bu durum buluğ çağına erene kadar ya da 15 yaşına kadar devam eder.
15 yaşına geldiği zaman ona yaratanın emir ve yasakları gelir, yani nefsinin hoşuna giden birçok şeyi yani haramları terk etmesi istenir. Bir de nefsine zor gelen emirler: namaz oruç gibi, yapması istenir.
Genel olarak bu yaştaki çocuklar bu emir ve yasaklara kulak asmazlar ve hayatlarına nefsani bir hayat olarak devam ederler.
Ancak bir taraftan Allah'ın emir ve yasaklarının onu hatırlatılması, bir tarafından gözüyle gördüğü ölümün ve ahirete gidiş yolculuğunun olması onu ister istemez düşünmeye sevk eder. Nefsani hayatın sonu olmadığını görür ve dönüş yapmak Allah'ın emir ve yasaklarına göre bir hayata geçmek ister, amma bu kolay olmaz.
Bu dönüşü yapmak isteyen kişilerin en çok zorlandıkları şey;
1. O alıştıkları özellikle haram olan zevkleri terk etmektir.
2. Bu yoldaki arkadaşlarını terk etmek.
Yani kişi Allah'ın emir ve yasaklarını göre bir hayata geçmeye kalkarsa yalnız kalacağını düşünür ve en zorlandığı işlerden bir tanesi budur.
Arkadaşlardan ayrılmak.......ve çok insan bunu başaramaz.
Halbuki Allah için nefsinin hoşuna giden o zevkli haramları terk eden bir insan ve Allah için arkadaşlarını terk edip yalnız kalmayı kabul eden bir insanı Allah yalnız bırakır mı?
Elbette bırakmaz......Ama illa önce bu geçidin geçilmesi gerekir. Bu imtihanın başarılması gerekir.
Eğer bunu başarırsa ne olur?
Allah ona öyle güzel melek gibi arkadaşlar verir ki hiç yalnızlık çekmez ve ona öyle zevkli ve güzel meşgaleler verir ki önceki eski haramlardan aldığı zevkler hiç kalır.
Tüm ifadeler:
8Beğen
Yorum Yap
Paylaş
