1968. İLK DEFA YAZIYORUM!
İnsan dünyaya gelir, çocukluktan gençliğe geçerken yavaş yavaş dünyayı da görmeye ve fark etmeye başlar.
Bakar ki; dünya zulümlerle dolu; Açlıklar, yokluklar, zulümler, vs...
İster ki bu dünyayı değiştirsin. Zulümleri, yokluğu, fakirliği, giderip dünyayı zalimlerden temizlemeye ve kurtarmaya karar verir.
Bir müddet böyle devam eder, amma bakar ki bu dünyayı değiştirmesi mümkün değil.
Bu defa hiç olmazsa ülkemi değiştireyim, zalimlerden kurtarayım, garibanlara yardım edeyim, kötülükleri kaldırıp iyilikleri getireyim diye karar verir. Artık bunun için fikirler üretmeye, faaliyet göstermeye başlar.
Bu arada yıllar da geçmeye devam eder. Bakar ki ülkeyi de düzeltmesi ve değiştirmesi mümkün değil, bunu anlar ve der ki, bari, içinde yaşadığım şehri düzelteyim.
Bunun için gayret etmeye başlar. Fakat nafile..bir müddet sonra şehrini de düzeltemeyeceğini anlar ve bundan da vaz geçer.
Bari ailemi, akraba, eş ve dostlarımı düzelteyim der ve bir müddet te bunun için gayret eder. Amma anlar ki bu da mümkün değil.
Anlamaya anlar amma, ne fayda,
Veee nihayet kendini düzeltmeye ve değiştirmeye karar verir.
Verir amma, bu arada yaşı da 60'ı geçmiştir.
NİHAYET OLMASI GEREKEN YERE VARMIŞTIR.
***
PEKI....DÜNYAYI DÜZELTEN OLMUŞ MUDUR VEYA BU MÜMKÜN MÜDÜR?
Evet, mümkündür. Ve bunu yapanlar da olmuştur!
NASIL MI?
Gayet basit....
Hakiki imanı elde ederek bunu başarmışlardır. Hakiki imanı elde edenler dünyayı düzeltmişler, bütün zulümlerden arıtmışlar ve içinde keyf etmişlerdir.
BU NASIL OLMUŞ?
Anlamışlar ki bu dünya son derece güçlü, kâdir, âlim, her yeri görüp herşeyi bilen, ne yaparsa güzel yapan bir zatın ülkesidir.
O zat'ın herşeye gücünün yettiğini, herşeyden haberdar olduğunu, her yeri görüp her sesi işittiğini ve ne yaparsa güzel yaptığını anlamışlar.
Nihayetinde; her şeydeki ve her olaydaki güzellikleri de görmüşler ve olan herşeyin ne kadar yerli yerinde ve ne kadar güzel olduğunu, hatta bu olanlardan daha güzelinin mümkün olmadığını görmüşler, anlamışlar ve bu güzellikler karşısında hayran kalıp secdeye kapanmışlardır.
Dolayısıyla bu zatlar o kadar harika ve güzel bir alemde yaşamaya başlamışlar ki, zaten onların bu aleminde çirkin bir şey yokmuş ki, düzeltsinler.
Her şey yerli yerinde imiş.
Bunu anlayan Ibrahim hakkı hz.leri, imamı Gazali hz.leri, Bediüzzaman hz.leri, Merkez efendi gibi zatlar kitaplarında herşeyin yerli yerinde olduğunu, bu alemde abes birşeyin olmadığını ilan etmişlerdir.
****
Tüm ifadeler:
141 yorum
5 Paylaşım
Beğen
Yorum Yap
Paylaş


