Bir insan elektriği, telefonu, uçağı, bilgisayarı, treni, moturu ve her türlü teknoloji harikalarını bulmak gibi bir başarıya imza atmış olabilir, veya 150 katlı bir bina veya kıtaları birleştiren köprüler yapmış olabilir. Ayrıca müthiş hastalıklara ilaç bulmuş, harika ameliyatlar yapan bir cerrah veya ülkenin kurtulmasını sağlayan zaferler kazanmış ve daha aklınıza ne gelirse büyük başarılara imza atmış bir kişi olabilir.
Bu durumda buna benzer önemli bir başarıya imza atan kişi demesi gerekir ki' ben aciz bir insanım ve bu gösterdiğim başarı Allah'ın yardımı ile ve bana bu başarıyı nasip etmesi ile olmuştur. Bu başarıyı bana nasip ettiği için Allah'a hamdolsun'
Aynı tip başarılardan birisine imza atan başka birisi de, basarıyı tamen kendi yiğitliğine verip Karun gibi ' ben yaptım, ben başardım' der.
İnsanlar da böyle durumlarda aynı şekilde ikiye ayrılır.
Birinci gurup der ki' evet, bu büyük bir başarıdır, normalde bir insan bunu başaramaz. Bu başarı ancak Allah'ın yardımı ile olmuştur ve Allah cc bu başarıyı ona nasip etmiştir. O çalışmış ve istemiş, Allah ta ona nasip etmiştir.'
İkinci gurup ise adeta insan takatinin üstünde olan o başariyı o sahsa verir ve o kişinin adeta insan üstü bir varlık olduğunu düşünmeye başlar. Bu durumda o kişiyi o kadar yüceltir ki nihayetinde heykellerini dikip önünde saygı ile eğilir.
Bu gün hep bu tarz iki şahsiyeti ve iki gurup insanı görebilirsiniz. Birinci gurup istikametli, ikinci gurup sapık olanlardır.