Menü tarıkhaber
Prof. Dr. Baran Yıldız

Prof. Dr. Baran Yıldız

Tarih: 26.06.2023 03:43

GÜNÜN YAZISI

Facebook Twitter Linked-in

[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Abdullah bin Süheyl (r.a.)
2018-05-25 Tarihinde Yayınlandı
 
Hz. Abdullah, İslamiyet’in ilk yıllarında Müslüman oldu. Müşriklerin dayanıl­maz işkencelerine maruz kaldı. Peygamberimizin müsaadesi üzerine Habeşis­tan’a hicret etti. Bir müddet orada kaldı. Rahattı. Kimse ibadetine engel olmu­yordu. Fakat bütün Muhacirler gibi o da Re­sû­lul­lah’tan ayrı kalmanın ıstırabını yaşıyordu. Daha fazla dayanamadı. Her türlü çile ve işkenceyi göze alarak Mek­ke’ye döndü.
 
O sıralar müşrik olan babası Süheyl, oğlunun Müslüman olmasına, hele hele hicret etmesine çok içerlemiş ve kızmıştı. Oğlunun geri dönmesine çok sevindi. İşte artık eline fırsat geçmişti. Hz. Abdullah’a gereken cezayı verecek, aklı sıra onu dininden döndürecekti. Hemen harekete geçti. Önce şiddetli bir şekilde dövdü, sonra da direğe bağladı. İşkenceyi o derece artırdı ki, sonunda Hz. Ab­dullah kalben inandığı hâlde müşrik görünmek mecburiyetinde kaldı. Böylece babasının zulmünden kurtuldu.
 
Süheyl oğlunu çözdü. Birçok ikramda bulundu. Onun putlara tekrar dönme­sine çok sevinmişti. Günler böylece geçti. Müşrikler Bedir Savaşı için ordu ha­zırladılar. Süheyl kendisi bu orduya katıldığı gibi, oğlunu da yanına aldı. Artık onun Müslüman olabileceğine ihtimal vermiyordu. Hâlbuki Hz. Abdullah za­ten Müslüman’dı. Dininden dönmemiş, müşrik olduğunu sadece diliyle söyle­mişti. Kalben kuvvetli bir imana sahipti.
 
Hz. Abdullah o günden beri Peygamberimize kavuşmak için fırsat kollamış, fakat bir türlü bu fırsata kavuşamamıştı. Bunun kendisi için iyi bir imkân olaca­ğını düşündü. Bir yandan da Cenâb-ı Hakk’a duada bulundu, O’ndan yardım iste­di.
 
İki ordu Bedir’de karşılaştılar. Hz. Abdullah bedenen müşriklerin arasında bulunsa da, ruhen Müslümanların yanındaydı. İç dünyasında Re­sû­lul­lah’a kavuşmanın, müşriklere karşı kılıç kullanmanın hesaplarını yapıyordu. Müşrikler sayıca çok fazlaydı. Bir an önce Müslümanların safına geçmek gerektiğini düşündü. Nihayet bir fırsatını buldu. Âni bir hamle yaparak mücahitlere iltihak et­ti. Artık aylardır kurduğu hayaller gerçekleşmişti. Ölse de gam değildi.
 
Babası, oğlunu Müslümanların safında görünce çok kızdı, ağır laflar söyle­di. Fakat Abdullah’ın (r.a.) bunlara aldıracak vakti yoktu. Babasına, “Cenâb-ı Hak bunu benim için hayırlı kıldı.” cevabını verdi. Sonra da bütün kiniyle müş­riklere saldırdı. Zaten hep bu ânı beklemişti. Bu savaşta çok büyük kahraman­lıklar gösterdi. Peygamberimizin takdirini kazandı. O sıralar 27 yaşında bulu­nuyordu.
 
Hz. Abdullah, Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara katıldı. Umre Sefe­ri’nde bulundu. Bu arada kendisini derinden üzen bir hadiseyle karşılaştı: Müş­rikler, Peygamberimizi Mekke’ye sokmak istemiyorlardı. Fakat barış tarafta­rıydılar. Bunun için Süheyl bin Amr’ı görevlendirdiler. Süheyl, anlaşmanın ba­şına Besmele yazılmasına ve Peygamberimizden “Allah’ın Resûl’ü” olarak bahsedilmesine itiraz etti. “Biz senin Re­sû­lul­lah olduğuna iman etseydik zaten senin­le savaşmazdık!” dedi. Peygamberimiz bu anlaşmada Süheyl’in bütün şartlarını kabul etti. Müslümanlardan bazılarını da buna şahit gösterdi. Şahitlerden birisi de Abdullah’tı.
 
Babasının Re­sû­lul­lah’a karşı bu saygısız davranışı, Hz. Abdullah’ı çok üzdü. Mahcubiyetinden başını yere eğdi.
 
Fakat biraz sonra Hz. Abdullah’ı bundan kat kat fazla mahzun eden bir hadise daha yaşandı: Hz. Abdullah’ın kardeşi Ebû Cendel, Müslüman olduğu için müş­rikler tarafın­dan zincire vurulmuştu. Fakat bir fırsatını bulup kaçmış ve Pey­gamberimize sığınmıştı. Süheyl bin Amr birdenbire oğlunu karşısında görünce şaşırdı. Ebû Cendel’in boynundan tuttu. Elindeki dikenli, budaklı ağaç parçası­nı yüzü
[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Ayet
..Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. 
(Bakara, 2/185)
 
İslami Uygulamalar  islamiuyg@gmail.com
[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Hadis
Ramazan gecelerini, sevabına inanarak ve mükafatını Allah'tan umarak, ibadetle geçiren kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.
(Buhârî, İman, 27; Müslim, Müsâfirîn, 173)
 
İslami Uygulamalar  islamiuyg@gmail.com
[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Dua
Allah’ım! Yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir.
(Ahmed b.Hanbel, Müsned, I, 403)
 
İslami Uygulamalar  islamiuyg@gmail.com
[00:51, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: “Biriniz hiddetlendiğinde ayakta ise hemen otursun, hiddeti giderse (iyi), şayet gitmezse o zaman da yaslansın.”
(ibn Hanbel, V, 152)
[00:51, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü'mindir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Tegâbün Sûresi 2.Ayet

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-H1BEN5KZ8N