Prof. Dr. Baran Yıldız
Tarih: 26.06.2023 03:43
GÜNÜN YAZISI
[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Abdullah bin Süheyl (r.a.)
2018-05-25 Tarihinde Yayınlandı
Hz. Abdullah, İslamiyet’in ilk yıllarında Müslüman oldu. Müşriklerin dayanılmaz işkencelerine maruz kaldı. Peygamberimizin müsaadesi üzerine Habeşistan’a hicret etti. Bir müddet orada kaldı. Rahattı. Kimse ibadetine engel olmuyordu. Fakat bütün Muhacirler gibi o da Resûlullah’tan ayrı kalmanın ıstırabını yaşıyordu. Daha fazla dayanamadı. Her türlü çile ve işkenceyi göze alarak Mekke’ye döndü.
O sıralar müşrik olan babası Süheyl, oğlunun Müslüman olmasına, hele hele hicret etmesine çok içerlemiş ve kızmıştı. Oğlunun geri dönmesine çok sevindi. İşte artık eline fırsat geçmişti. Hz. Abdullah’a gereken cezayı verecek, aklı sıra onu dininden döndürecekti. Hemen harekete geçti. Önce şiddetli bir şekilde dövdü, sonra da direğe bağladı. İşkenceyi o derece artırdı ki, sonunda Hz. Abdullah kalben inandığı hâlde müşrik görünmek mecburiyetinde kaldı. Böylece babasının zulmünden kurtuldu.
Süheyl oğlunu çözdü. Birçok ikramda bulundu. Onun putlara tekrar dönmesine çok sevinmişti. Günler böylece geçti. Müşrikler Bedir Savaşı için ordu hazırladılar. Süheyl kendisi bu orduya katıldığı gibi, oğlunu da yanına aldı. Artık onun Müslüman olabileceğine ihtimal vermiyordu. Hâlbuki Hz. Abdullah zaten Müslüman’dı. Dininden dönmemiş, müşrik olduğunu sadece diliyle söylemişti. Kalben kuvvetli bir imana sahipti.
Hz. Abdullah o günden beri Peygamberimize kavuşmak için fırsat kollamış, fakat bir türlü bu fırsata kavuşamamıştı. Bunun kendisi için iyi bir imkân olacağını düşündü. Bir yandan da Cenâb-ı Hakk’a duada bulundu, O’ndan yardım istedi.
İki ordu Bedir’de karşılaştılar. Hz. Abdullah bedenen müşriklerin arasında bulunsa da, ruhen Müslümanların yanındaydı. İç dünyasında Resûlullah’a kavuşmanın, müşriklere karşı kılıç kullanmanın hesaplarını yapıyordu. Müşrikler sayıca çok fazlaydı. Bir an önce Müslümanların safına geçmek gerektiğini düşündü. Nihayet bir fırsatını buldu. Âni bir hamle yaparak mücahitlere iltihak etti. Artık aylardır kurduğu hayaller gerçekleşmişti. Ölse de gam değildi.
Babası, oğlunu Müslümanların safında görünce çok kızdı, ağır laflar söyledi. Fakat Abdullah’ın (r.a.) bunlara aldıracak vakti yoktu. Babasına, “Cenâb-ı Hak bunu benim için hayırlı kıldı.” cevabını verdi. Sonra da bütün kiniyle müşriklere saldırdı. Zaten hep bu ânı beklemişti. Bu savaşta çok büyük kahramanlıklar gösterdi. Peygamberimizin takdirini kazandı. O sıralar 27 yaşında bulunuyordu.
Hz. Abdullah, Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara katıldı. Umre Seferi’nde bulundu. Bu arada kendisini derinden üzen bir hadiseyle karşılaştı: Müşrikler, Peygamberimizi Mekke’ye sokmak istemiyorlardı. Fakat barış taraftarıydılar. Bunun için Süheyl bin Amr’ı görevlendirdiler. Süheyl, anlaşmanın başına Besmele yazılmasına ve Peygamberimizden “Allah’ın Resûl’ü” olarak bahsedilmesine itiraz etti. “Biz senin Resûlullah olduğuna iman etseydik zaten seninle savaşmazdık!” dedi. Peygamberimiz bu anlaşmada Süheyl’in bütün şartlarını kabul etti. Müslümanlardan bazılarını da buna şahit gösterdi. Şahitlerden birisi de Abdullah’tı.
Babasının Resûlullah’a karşı bu saygısız davranışı, Hz. Abdullah’ı çok üzdü. Mahcubiyetinden başını yere eğdi.
Fakat biraz sonra Hz. Abdullah’ı bundan kat kat fazla mahzun eden bir hadise daha yaşandı: Hz. Abdullah’ın kardeşi Ebû Cendel, Müslüman olduğu için müşrikler tarafından zincire vurulmuştu. Fakat bir fırsatını bulup kaçmış ve Peygamberimize sığınmıştı. Süheyl bin Amr birdenbire oğlunu karşısında görünce şaşırdı. Ebû Cendel’in boynundan tuttu. Elindeki dikenli, budaklı ağaç parçasını yüzü
[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Ayet
..Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
(Bakara, 2/185)
İslami Uygulamalar islamiuyg@gmail.com
[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Hadis
Ramazan gecelerini, sevabına inanarak ve mükafatını Allah'tan umarak, ibadetle geçiren kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.
(Buhârî, İman, 27; Müslim, Müsâfirîn, 173)
İslami Uygulamalar islamiuyg@gmail.com
[00:50, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: Bir Dua
Allah’ım! Yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir.
(Ahmed b.Hanbel, Müsned, I, 403)
İslami Uygulamalar islamiuyg@gmail.com
[00:51, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: “Biriniz hiddetlendiğinde ayakta ise hemen otursun, hiddeti giderse (iyi), şayet gitmezse o zaman da yaslansın.”
(ibn Hanbel, V, 152)
[00:51, 13.06.2023] Ömer Tarık Yılmaz: O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü'mindir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Tegâbün Sûresi 2.Ayet
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —